İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/268 E. 2026/734 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/268
Karar No
2026/734
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/268 Esas KARAR NO : 2026/734

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkil şirketin araç kiralama firması olduğunu, davalı ... ile 21.02.2023 tarihinde Araç Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, ... plakalı aracın bir yıl süreyle kiralandığını, 07.03.2023 tarihinde davalı ...'un sevk ve idaresindeki araçla, park yasağı olan yerde duraklayan ...'ün maliki, ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araca çarptığını, kazanın maddi hasarlı ve yaralamalı olarak meydana geldiğini, kaza tespit tutanağının hatalı olduğunu ve kabul edilmediğini, 06/07/2023 tarihinde ... 20 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin nezdinde ...D. İŞ sayılı dosya ile delil tespiti yaptırıldığını, bilirkişi raporunda aracın ağır hasarlı olduğunun tespit edildiğini, davalı ... şirketine 03.12.2024 tarihinde yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, 2918 sayılı KTK'nın 97'nci maddesi gereği dava açma hakkının doğduğunu, sigorta şirketi ile 26.01.2024 tarihinde başlayan arabuluculuk sürecinin 09.02.2024 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalı... ile 28.02.2024 tarihinde başlayan arabuluculuk sürecinin ise 22.03.2024 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkilin uğradığı zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ileride hak kaybına uğramamak adına davalıların malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davada 1.000 TL tutarındaki alacağın davalı .. yönünden temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle, diğer davalı Musa Sarıtosun yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, ... Müdürlüğü, ... Sigorta müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 04/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda Dava konusu araçla ilgili kiralama sözleşmesinin kiracı tarafından imzalandığı, sözleşmenin yukarıda belirtilen ilgili maddeler yönünden dava konusu araçta oluşan hasar ile ilgili kiracının sorumlu olup olmadığı kararının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sigorta yönünden değerlendirme uzmanlık alanım içinde olmadığından tarafımdan değerlendirme yapılamadığı, Dava konusu aracın onarımı için dosya münderecatında bulunan... D.İş sayılı dosya ile ilgili 21.09.2023 Tarihli, Bilirkişi Raporunda bulunan hasarlı araç fotoğrafları ve orijinal değişecek parça listesi incelenmiş olup, yetkili servislerle görüşülerek hasarlı araç fotoğrafları ile değişecek parça listesinin ve raporda belirtilen fiyatların piyasa fiyatları ile uyumlu olduğu, hasar onarım bedelinin KDV dahil 816.127,03 TL olduğu, Dava konusu aracın onarım bedelinin, gerek .. D.İş sayılı delil tespiti konulu bilirkişi raporunda belirtilen serbest piyasa rayiç değeri, gerek kaza tarihindeki kasko değeri, gerekse de güncel serbest piyasa değeri ile güncel kasko değeri arasındaki oranın kaza tarihindeki kasko değerine yansıtılması ile belirlenen serbest piyasa değerine oranları (onarım bedelinin, her üç yönteme göre tespit edilen rayiç bedellere oranları) %74,2, %90,57, %97,90 oranları olması nedeniyle dava konusu araç tam hasarlı (pert total) olarak kabul edilebileceği tespit edilmiştir. 31/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda dosyaya sonradan sunulan ... dosya nolu sigorta ekspertiz raporu nedeniyle dava konusu araç ile ilgili hasar yeniden değerlendirilmiş, söz konusu sigorta ekspertiz raporunun incelenmesi sonucunda sigorta ekspertizinin kaza tarihinden 13 gün sonra yapılmış olması, Sigorta ekspertiz raporunun, .. D.İş sayılı dosya ile ilgili 21.09.2023 Tarihli bilirkişi raporuna göre hasar tespitinin kaza tarihine göre daha güncel ve sıcağı sıcağına yapılmış olması nedeniyle, kaza raporu ve hasarlı araç fotoğraflarına göre sigorta ekspertiz raporunda yapılan tespitlerin kontrolü ve piyasa araştırması sonrasında sigorta ekspertiz raporundaki hasar bedeli ile ilgili tespitlere katılmakta olduğumuzu, hasar onarım bedelinin kaza tarihine göre; parça, işçilik, KDV dahil iskonto hariç 758.362,15 TL Parça, işçilik, KDV ve iskonto dahil 703.373,27 TL olduğu, Dava konusu aracın... dosya nolu ekspertiz raporunda belirtilen parça ve işçilik fiyatlarındaki iskontolu ve iskontosuz onarım bedelinin; gerek kaza tarihindeki kasko değeri, gerekse de kaza tarihindeki serbest piyasa değerine oranları %75,42 ile %84,31 arasındaki oranlarda olması nedeniyle dava konusu aracın tam hasarlı (pert total) olarak kabul edilebileceği, Davaya konu olay incelendiğinde, dosyada, araç sürücüsünün zorunlu nedenlerle olay yerinden ayrıldığına dair bir belge ve delil bulunmadığı, bu nedenle, meydana gelen kazanın poliçe teminat dışında kaldığı, sigorta şirketinin sorumluluğu oluşmadığı, davacının diğer davalı ...’a rücu edebileceği tespit edilmiştir. 22/06/2026 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda Davalı sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ürücü ...'ın kusursuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı araç kiralama şirketine ait, davalı sigorta kooperatifi nezdinde kasko sigortalı aracın, davalı kiracı tarafından kullanıldığı sırada meydana gelen trafik kazasında tam hasara uğraması nedeniyle araç pert bedelinin, sigortacıdan kasko sigorta sözleşmesine, kiracı sürücüden ise kira sözleşmesine ve haksız fiile dayanılarak tahsili istemine ilişkin, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; kazanın oluşumunda kusur durumu, aracın tam hasarlı (pert) sayılıp sayılmayacağı, sürücünün olay yerini terk etmesinin kasko sigortası teminatını ortadan kaldırıp kaldırmadığı ve hüküm altına alınacak miktar noktalarında toplanmaktadır. Davacı, alacağın miktarının bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini ileri sürerek davayı HMK'nın 107/1. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açmış ve talep sonucunu 1.000,00 TL olarak göstermiştir. Delil tespiti raporu, bilirkişi kök ve ek raporları ile Adli Tıp Kurumu raporunun dosyaya girmesiyle alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilir hale gelmiştir. Bunun üzerine mahkememizin 03/02/2026 tarihli 5 numaralı celsesinde, HMK'nın 107/2. maddesi uyarınca davacı tarafa talep artırım dilekçesini sunup sunmayacağını bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, aksi halde dosyanın talep sonucunda belirtilen miktar üzerinden incelemeye alınacağı davacı vekiline ihtar edilmiştir. Davacı vekili verilen kesin süre içinde talep artırım dilekçesi sunmamıştır. Kazanın oluşu ve kusur durumu: Kaza tespit tutanağı ve ekli kroki ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 22/06/2026 tarihli raporuna göre; 07/03/2023 günü saat 03:10 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ...üzerinde ... istikametine seyir halindeyken, yerleşim yeri içinde, hız sınırı 50 km/h olan, gece aydınlatmalı, kuru zeminli ve eğimsiz yolda direksiyon hakimiyetini kaybederek, aynı istikamette yolun sağında park halinde bulunan sürücü ... idaresindeki ...plakalı otomobilin sol yan kısımlarına çarpmış, aracı takla atmış ve davalı sürücü olay yerinden firar etmiştir. Kaza tespit tutanağında davalı sürücünün KTK'nın 52/1-b maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda; davalı sürücü ...'un yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini görüş mesafesini dikkate alarak müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında park halindeki otomobile çarptığı gerekçesiyle %100 oranında kusurlu, park halindeki aracın sürücüsü ...'ın ise alabileceği bir önlem bulunmadığından ve araçların ilk darbe aldığı kısımlar gözetildiğinde kusursuz olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin, ... plakalı aracın duraklama ve park yasağı olan yerde park ettiği yönündeki itirazı, çarpmanın sağ şerit üzerinde gerçekleştiği ve davalı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesinin kazanın tek etkin nedeni olduğu gözetilerek raporda karşılanmıştır. Kaldı ki park halindeki araç sürücüsünün kusuru, davalı sürücü ile davacı araç maliki arasındaki iç ilişkiyi ve kasko sigortacısının sorumluluğunu etkileyecek nitelikte de değildir. Uzman kurum tarafından düzenlenen, oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli rapor mahkememizce de benimsenmiş, taraf vekillerinin rapora itirazları 13/10/2026 tarihli duruşmada reddedilmiştir. Hasarın niteliği ve aracın tam hasarlı sayılması: Mahkememizin 08/10/2024 tarihli ara kararı ile makine mühendisi bilirkişiden alınan 04/01/2025 tarihli kök raporda; İ...20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasındaki 21/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hasarlı araç fotoğrafları ve orijinal değişecek parça listesi yetkili servislerle görüşülerek incelenmiş, fiyatların piyasa fiyatlarıyla uyumlu olduğu belirtilerek hasar onarım bedeli KDV dahil 816.127,03 TL olarak tespit edilmiş, bu bedelin delil tespiti raporundaki serbest piyasa rayiç değerine, kaza tarihindeki kasko değerine ve güncel değerler oranlanarak bulunan kaza tarihindeki serbest piyasa değerine oranlarının sırasıyla %74,2, %90,57 ve %97,90 olması nedeniyle aracın tam hasarlı (pert total) kabul edilebileceği bildirilmiştir. Bilirkişi, kira sözleşmesi yönünden kiracının sorumluluğunu mahkemenin takdirine bırakmış, sigorta yönünden ise uzmanlık alanı dışında kaldığından değerlendirme yapmamıştır. Taraf vekillerinin itirazları üzerine mahkememizin 18/02/2025 tarihli ara kararı ile heyete sigorta uzmanı bilirkişi eklenerek ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti, kaza tarihinden 13 gün sonra yapılmış olması nedeniyle hasarı kazaya en yakın tarihte tespit eden davalı sigortacının ... sayılı hasar dosyasındaki ekspertiz raporunu esas almış; kaza raporu ve hasarlı araç fotoğrafları üzerinden yapılan kontrol ve piyasa araştırması sonucunda, sigorta ettirenin gerçek zararının tazmini ilkesi gereği servis anlaşmasına dayalı iskonto uygulanmaksızın hasar onarım bedelini parça, işçilik ve KDV dahil 758.362,15 TL, iskontolu tutarı ise 703.373,27 TL olarak belirlemiştir. Dava konusu 2022 model ... aracın kaza tarihindeki kasko değeri 901.101,00 TL, emsal araç ilanları ve kasko değerleri arasındaki oran esas alınarak hesaplanan kaza tarihindeki serbest piyasa rayiç değeri ise 932.640,00 TL'dir. Buna göre onarım bedelinin aracın kaza tarihindeki kasko değerine oranı %78,06 ile %84,16, serbest piyasa rayiç değerine oranı ise %75,42 ile %81,31 arasındadır. Onarım maliyetinin aracın değerinin dörtte üçünü aşması karşısında aracın onarımı ekonomik olmayıp araç tam hasarlı (pert total) kabul edilmiştir. Delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu da aynı sonuca ulaşmıştır. Tam hasar halinde sigorta ettirenin zararı, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinden hasarlı haldeki sovtaj değerinin düşülmesiyle bulunur. Dosyada sovtaj değeri ayrıca hesaplanmamış ise de, aracın rayiç değeri (932.640,00 TL) ile onarım bedeli (758.362,15 TL) karşısında davacının zararının talep edilen 1.000,00 TL'nin üzerinde olduğu açık olup sovtaj, muafiyet veya poliçedeki diğer kayıtların uygulanması hüküm altına alınan miktarı etkilemeyeceğinden bu yönde ayrıca hesaplama yapılmasına gerek görülmemiştir. Davalı sigorta kooperatifinin sorumluluğu ve olay yerinin terki: Davacıya ait ... plakalı araç, kaza tarihinde davalı sigorta kooperatifi nezdinde ... numaralı ... Kasko Sigortası Poliçesi ile sigortalıdır. TTK'nın 1409. maddesi uyarınca sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesi halinde tazminatı ödemekle yükümlüdür. Kasko sigortası, sigortalı aracın çarpma, çarpışma, devrilme gibi olaylar sonucunda uğrayacağı zararları teminat altına alan bir mal (zarar) sigortası olup kaza, poliçe süresi içinde ve teminat kapsamındaki bir riziko olarak gerçekleşmiştir. Davalı sigortacı, sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle hasarın teminat dışı kaldığını savunmuştur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.10 maddesi; "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb.) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 numaralı bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" halini teminat dışında saymaktadır. Maddenin atıf yaptığı 5.4 ve 5.5 numaralı bentler ise aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kişilerce kullanılması ile alkollü içki veya uyuşturucu madde etkisi altında kullanılması hallerine ilişkindir. Hükmün lafzından anlaşılacağı üzere Genel Şartlar, olay yerinin terk edilmesini tek başına ve her durumda teminat dışı bir hal olarak düzenlememiştir. Teminat dışı halin gerçekleşmesi için; sürücünün olay yerinden ayrılmasının, sürücü belgesiz araç kullanma veya alkol ya da uyuşturucu etkisi altında araç kullanma ihlallerinden kaynaklanması ve bu ihlallerin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla sürücünün kimliğinin tespitini engellemeye yönelik olması gerekir. Sigorta sözleşmesindeki istisna kayıtları, sigorta ettirenin aleyhine olarak genişletici yoruma tabi tutulamaz. Bu sonuç, 6502 sayılı Kanun'a değil, genel şartların sigortacı tarafından önceden hazırlanmış olması ve TBK'nın 23. maddesinde düzenlenen, belirsiz hükümlerin düzenleyen aleyhine yorumlanması ilkesinin bir gereğidir. Sigortacının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir istisnanın varlığını ispat yükü sigortacıdadır. Sigorta ettiren, rizikonun teminat kapsamında gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlü olup somut olayda kaza ve hasarın varlığı tartışmasızdır. Davalı sigortacı ise davalı sürücünün sürücü belgesiz olduğunu veya kaza anında alkollü ya da uyuşturucu etkisi altında bulunduğunu gösteren herhangi bir delil sunmamıştır. Aksine sürücünün kimliği kaza tespit tutanağı ile tespit edilmiş, sürücü olarak araç kiralama sözleşmesinin tarafı olan davalı Musa Sarıtosun belirlenmiş ve Adli Tıp Kurumu da kusur incelemesini bu kişi hakkında yapmıştır. Böylece sürücünün kimliğinin tespit edilmesinin engellenmesi şeklinde bir sonuç doğmamıştır. Adli Tıp Kurumu raporunda belirtildiği üzere dosyada sürücünün ifade tutanağı bulunmamakta olup, davalı vekilinin sürücünün kırmızı ışıkta geçtiğine ve kazayı başka bir kişinin üstlendiğine ilişkin beyanları da dosya kapsamındaki herhangi bir belgeyle desteklenmemektedir. Bilirkişi heyeti, dosyada sürücünün zorunlu nedenlerle olay yerinden ayrıldığına dair belge bulunmadığı gerekçesiyle hasarın teminat dışı kaldığı görüşüne varmış ise de, bu değerlendirme Genel Şartlar'ın A.5.10 maddesinin yorumuna ve ispat yükünün dağılımına ilişkin nitelendirme olmakla Bilirkişi heyetinin yalnızca zorunlu hal istisnasını değerlendirip, teminat dışı halin asli unsuru olan 5.4 ve 5.5 numaralı bentlerdeki ihlallerin varlığını incelememiş olması nedeniyle bu yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda atıf yapılan, bedeni hasarlı olmayan kazalarda olay yerinin terki halinde sigortacının rücu hakkına ilişkin değerlendirmeler, zarar görene karşı sorumluluğu sigortalı ile sigortacı arasındaki iç ilişkiden ayrı olarak düzenleyen ... rejimine ilişkindir. Bunun yanında davacı sigorta ettiren, aracı ticari faaliyeti kapsamında yazılı bir kira sözleşmesiyle davalı ...'a teslim etmiş olup olay yerinin terkinde davacının herhangi kusuru bulunmamaktadır. Araç kiralama şirketleri için özel olarak düzenlenen ... Poliçesi'nin amacı da tam olarak, aracın sigorta ettiren dışındaki kiracılar tarafından kullanıldığı sırada uğrayacağı zararları teminat altına almaktır. Bu itibarla davalı sigorta kooperatifinin, teminat dışı halin varlığını ispat edemediği ve rizikonun teminat kapsamında gerçekleştiği anlaşıldığından, davacının araç pert bedelinden doğan zararından poliçe kapsamında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı ...'un sorumluluğu: Davalı Musa Sarıtosun ile davacı arasında 21/02/2023 tarihinde bir yıl süreli araç kiralama sözleşmesi imzalandığı ve aracın davalıya teslim edildiği uyuşmazlık konusu değildir. TBK'nın 316. maddesi uyarınca kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmakla, TBK'nın 334. maddesi uyarınca ise kira sözleşmesinin sona ermesiyle kiralananı teslim aldığı durumda geri vermekle yükümlüdür. Kiracı, kiralananda kendi kusuruyla meydana gelen zararlardan TBK'nın 112. maddesi uyarınca sorumludur. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 3, 7, 8, 11/f, 12/b-j ve 18. maddelerinde kiracının araçta meydana gelen hasarlardan sorumluluğu, 12/d maddesinde ise sigorta şirketlerinin sigorta bedelini ödemediği hallerde kiracının ödemekle yükümlü olduğu kararlaştırılmıştır. Davalı sürücü ayrıca, Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu üzere kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğundan, davacının malvarlığında meydana gelen zarardan TBK'nın 49. maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğu gereğince sorumludur. Davalının, kazada kusursuz olduğuna veya illiyet bağını kesen bir sebebin bulunduğuna ilişkin herhangi bir savunma veya delili bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı Musa Sarıtosun'un, hem kira sözleşmesine aykırılık hem de haksız fiil hükümleri uyarınca davacının araç pert bedelinden doğan zararından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davalılar, aynı zarardan farklı hukuki sebeplere dayanarak sorumlu olduklarından TBK'nın 61. maddesi uyarınca davacıya karşı müteselsilen sorumludurlar. Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile 1.000 TL araç pert bedelinin davalı ...sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ ile 1.000 TL araç pert bedelinin davalı Atlas Mutluel sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren diğer davalı Musa Sarıtosun yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 1.000,00-TL vekalet ücretinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin/nisbi harcı, 12.500,00 TL bilirkişi ödemeleri, 8.169,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar olmak üzere toplam 21.524,20 TL yargılama giderinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/268, K. 2026/734, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-268-e-2026-734-k-060ee18cdbae