Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/145 E. 2026/973 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/145
Karar No
2026/973
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/145 - Karar No:2026/973

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)

ESAS NO : 2025/145 KARAR NO : 2026/973

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2024 NUMARASI : 2020/288 E-2024/350 K

ASIL DAVADA DAVACI BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : VEKİLİ : Av. ASIL DAVADA DAVALI BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :20/10/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı ... Şti. arasında taşeron-alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin alt yüklenici olarak davalı ... Şti. ile Başbakanlık Toplu Konut İdaresi arasında 05.12.2016 tarihinde akdedilmiş olan “...Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi” işini üstlendiğini, müvekkili şirkelin yüklenilen işi eksiksiz ve sözleşmeye uygun bir şeklide tamamladığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, sözleşme anahtar teslimi götürü bedel sözleşmesi olup, ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak, işin tamamı için işveren hesabına yatan paraya yüklenici tarafından Yoll tenzilat uygulandıktan sonra kalan bedel üzerindesi anlaşıldığını, davalı şirketin ihale makamından hak edişlerini düzgün bir şekilde aldığını, ancak müvekkili şirkete yapılan ödemelerin eksik ve düzensiz olduğunu, buna rağmen müvekkili şirketin kendi imkanları ile işi tamamladığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “Hakediş Yapılması ve Ödemeler başlıklı” bölümündeki hususlara uyulmadığını, müvekkili şirketin 05.02.2020 tarihinde Diyarbakır 3. Noterliği'nin 03723 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete ihtarname göndererek iş bu sözleşmeden kaynaklanan (6.000.000,00 TL) alacağın ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının ihtamameye rağmen müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, sözleşmenin “Taraflar” başlıklı maddesine göre taraflar adreslerinde meydana gelebilecek değişiklikleri 7 gün içinde karşı tarafa yazılı olarak bildirecekler ifadesinin bulunduğunu, aksi halde iş bu sözleşmedeki adreslere yapılacak tebligatların tarafların kendilerini ilzam edeceğini kabul ettiklerini, dolayısıyla Diyarbakır 3. Noterliği'nin 05.02.2020 tarih ve 03723 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünü, müvekkiline ödenmesi gereken 10.000,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) alacağın ihtarname tarihi olan 05.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesine, davalının, müvekkili şirketin alacağından teminat adı altında yaptığı % 3'lük kesintinin 1.000,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) ihtarname tarihi olan 05.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesine, ... Başkanlığı ile davalı.... Ltd. Şti. arasında 05.12.2016 tarihinde akdedilmiş olan "... Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi” işine ait geçici kabul, kesin kabul tutanaklarının ve davalı şirkete bu iş kapsamında yapılan ödemelerin tarih ve miktarlarının istenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirket ile davacı arasında “... ile Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” işine ilişkin olarak anahtar teslimi götürü bedelli alt yüklenicilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme ile kendisine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, öncelikle sözleşme şartlarına uygun olarak yer teslimini yaptığını, sözleşme şartlarına uygun olarak, yapılan her hak edişten tenzilat oranı uygulandıktan sonra davacı firmaya ödenmesi gereken miktarın ödendiğini, ancak davacının ekonomik olarak zor duruma düşmesi üzerine, idare tarafından henüz hak edişler müvekkili firmaya ödenmeden önce, müvekkili firmanın hiçbir zorunluluğu olmaksızın davacı firmaya hak edişleri almadan ödemeler yaptığını, bu durumun mahkemeye sunulan ödeme belgelerinden de görüleceğini, müvekkili firma tarafından kendisine düşen edimlerin yerine getirilmesine rağmen davacı firmanın işi sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlayamadığını, idare tarafında müvekkili firmaya gecikme cezaları uygulandığını, aynı zamanda 4734 sayılı KİK'nın 21. maddesinin fıkrasına istinaden yapılan bu pazarlık usulü ile müvekkili firmanın bünyesinde kaldığını, davacının gerek işi zamanında teslim etmemesinden gerekse kurum içi görüşmelerde kötü tavırlar sergilemesinden dolayı müvekkili firmaya bir daha davetiye çıkarılmasına da engel olduğunu, davacı firmanın 3. kişilerce yaptığı sözleşmeleri de yerine getirmediğini, davacının mutabakatı da alınarak 3. kişilere ödemelerin müvekkili firma tarafından yapıldığını, müvekkili firmanın idare ile yapmış olduğu sözleşme gereğince iş bu işin sözleşme şartlarına uygun olarak teslimine ilişkin sorumluluğu bulunduğu gibi idare nezdinde de yüklü teminat mektupları bulunduğunu, davacı firmaya Ankara 69. Noterliği'nin 15.05.2020 tarih ve 15612 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek fazlaya ilişkin her türlü talep ve haklar ile tazminat, cezai şart vs. gerek işin yapımına gerekse üçüncü kişilere yapılan ödemeler nedeniyle 3.360.725,03-TL alacağın ödenmesi talep edilmiş ise de bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, belirterek davacının borca batık durumda olduğunu, borçlarını ödemeden aciz duruma düştüğünü, mahkemece takdir edilen teminat miktarının davacı tarafından yatırılarak, yargılama giderlerini karşılamak amacıyla teminat göstermesini, haksız ve yasal dayanaktan yoksurı davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davaıda davacı ... Şti’nin vekili müvekkili şirket ile davalı arasında “... Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” işine ilişkin olarak anahtar teslimi götürü bedelli alt yüklenicilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili firmanm kendisine düşen tüm edimleri yerine eksiksiz getirdiğini, gerekli ödemelerin davalı firmaya yapıldığını, ödemelerin yapılmasına rağmen davalı firmanın işi sözleşme ve eki şartlarına uygun olarak tamamlamadığını, ihtara rağmen edimlerini yerine getirmediğini, müvekkili firmanın gecikme cezasına muhatap olduğunu, idare nezdinde yüklü miktarda kesin teminat mektuplarını riske edildiğini, 3. kişilere bu nedenle ödemelerinde aksama yaratıldığını, eksik bırakılan işlerin tamamlatılmak zorunda kaldığını, ve 118.000,00 TL KDV dahil harcama yapıldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplamda 3.478.725,03 TL alacaklarından şimdilik 15.000,00 TL ile cezai şart alacaklarının tahsili için bu davayı açtıklarını ve davalının aynı işten kaynaklı müvekkili aleyhine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/288 Esas sayılı dosyasında açılmış olan alacak davası ile bu dosyanın da birleştirilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiş, Birleşen dava davacı vekili 11/03/2024 tarihli dava değerinin artırım dilekçesi ile ile; müvekkili ... Şti. olan unvanı ... A.Ş. olarak değişmiş olup, buna ilişkin ticaret sicil gazete örneği dilekçe ekinde sunulduğunu, mahkemeniz dosyası ile birleşen ve tarafımızdan açılan Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/413 Esas sayılı dosyası ile davalıdan 15.000,00-TL alacak ve 1.000,00-TL cezai şart olmak üzere 16.000,00-TL talep edildiğini, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere dava ile talep ettiği alacak kalemlerini artırdıklarını ve harçlarını yatırdıklarını, dava dilekçesi ile sözleşmeden kaynaklanan ve 15.000-TL olarak talep edilen alacaklarının 1.574.527,06-TL artırarak 1.589.527,06 TL'ye yükseltildiğini, dava dilekçesi ile 1.000-TL olarak talep ettikleri cezai şart alacağı 497.000-TL artırarak 498.000-TL'sına yükselttiklerini, artırdıkları işbu alacak toplamlarına; davalıya göndermiş oldukları 15.05.2020 tarihli temerrüt ihtar tarihinden ihtar tarihinin kabul edilmemesi halinde ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.05.2020 tarihine verilen süre 3 gün ilavesi ile 26.05.2020 tarihinden itibaren, bunun da mümkün görülmemesi halinde dava tarihinden itibaren avans (ticari) faiz işletilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Birleşen davalı vekili; davacı tarafından dosyaya sunulan deliller tarafımıza tebliğ edilmediğini, bu delillere karşı itiraz hakkımızı saklı tuttuklarını, bu delillerin de tebliğini talep ettiklerini, müvekkil şirket ile davacı ... İnş Tic Ltd Şti arasında taşeron-alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını İmzalanan sözleşme gereğince; müvekkil şirket alt yüklenici olarak, davalı ... İnş Tic Ltd Şti ile...İdaresi arasında 05.12.2016 tarihinde akdedilmiş olan '' ...İnşaatı İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi'' işini üstlendiğini, Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, sözleşme anahtar teslimi götürü bedel sözleşmesi olup, ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak, işin tamamı için işveren hesabına yatan paraya yüklenici tarafından %11 tenzilat uygulandıktan sonra kalan toplam bedel üzerinden anlaşıldığını, hakediş yapılması ve ödemeler maddesine göre işveren müvekkile ödemesi gereken hakedişlerden sözleşmeye göre %3 teminat amaçlı kesinti yapmış, ancak bu kesintileri de müvekkiline ödemediğine Birleşen dosya davacısı yer teslimini sözleşmede belirtilen süre içinde ve sözleşmede ki şartlara uygun bir şekilde yapmadığını, birleşen dosya davacısı müvekkil şirkete Ankara 69. Noterliğinin 27.08.2020 tarihli 32125 yevmiye numaralı ihtarname göndermiş ve bu ihtarname ile kesin kabul eksikliklerine ilişkin olarak yapmış oldukları 118.000,00 TL tutarındaki alacağın ödenmesini istediğini, müvekkil şirketin bu ihtarnameye cevaben Diyarbakır 3. Noterliğinin 09/09/2020 tarihli 23955 yevmiye numaralı ihtarnameye cevaplarını gönderdiğini, müvekkil şirketin cevaben taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince işlerin tamamının sözleşmeye uygun bir şekilde eksiksiz ve tam olarak tamamlandığını ve eksik iş yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;"Asıl davada uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme uyarınca birleşen dosya davalısının sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, getirmemiş ise eksik kalan işlerin ne olduğu ve parasal karşılığı, birleşen dava davacısının eksik işleri yerine getirip getirmediği, getirmiş ise 3. firmalara eksik işleri kaç TL'ye getirdiği, 3. firmalara ödeme yapıp yapmadığı, birleşen dosya davalısının sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü süresinde yerine getirip getirmediği, getirmemiş ise cezai şartın miktarı noktasında toplandığı belirlenmiştir.Davanın alt yüklenici tarafından, imalat alacağının ve hakkedişlerden yapılan% 3 teminat kesintisinin tahsili talebiyle açılan alacak davası niteliğinde olduğu, davaya konu değer 11.000,00-TL'dir. Birleşen davada davacı asıl yüklenici, davalının muvafakatıyla, nam ve hesabına ödemeler yapıldığını, davacının mali anlamda sıkıntılar yaşaması nedeniyle fazladan ödemeler yapıldığını, ayrıca kesin kabulde tespit edilen eksik işler bedeli olarak 118.000,00-TL. alacaklı olduğunu, davalının işi geciktirmesi nedeniyle cezai şart alacağı olduğunu ifade etmektedir. Davanın, asıl yüklenici tarafından, alt yükleniciye yapıları fazla ödemeler, eksik işler bedeli ve cezai şart alacağının tahsili talebiyle açıldığı, davaya konu değerin 15.000,00-TL'dir. Dava değerinin artırılması dilekçesi ile sözleşmeden kaynaklanan ve 15.000-TL olarak talep edilen alacaklarının 1.574.527,06-TL artırarak 1.589.527,06 TL'ye yükseltildiğini, dava dilekçesi ile 1.000-TL olarak talep ettikleri cezai şart alacağı 497.000-TL artırarak 498.000-TL'sına yükselttiklerini beyan etmiştir. Tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (Selimoğlu, Y. E. : Eser Sözleşmesi, Ankara 2017, s. 138). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. TBK 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -YHGK- 10/06/2021 tarih ve 2017/15-2331 Esas, 2021/739 Karar sayılı kararı) Götürü bedelin kanunda tanımı yapılmamış olup, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve uygulamaları ile doktrinde, götürü bedel, sözleşmede yapılacak işin tamamı için kararlaştırılan toplam bedel olarak ifade edilmektedir. Başka bir anlatımla önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücrete “götürü ücret” denilmektedir. İş bedeli TBK m. 480 uyarınca bedel götürü olarak belirlenmiş ise yüklenici işi kararlaştırılan bedel ile yapmak zorundadır. Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin hakettiği imalat bedeli, “fizikî oran yöntemi” ile, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalatın eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamına göre fizikî oranı tespit edilerek bulunacak bu oran götürü iş bedeline uygulanmak suretiyle belirlenen rakamdan, yapıldığı tespit edilmiş olan ödemeler düşülüp hesaplanması gerekmektedir. Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. TBK'daki 471 inci maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. yüklenici, basiretli bir tacir ve iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. (YHGK 07/06/2022 tarih ve E. 2020/3-688 ve K. 2022/846, 28/09/2021 tarih, E. 2017/3-2615, K. 2021/1102). HMK’nın 219/1. maddesi gereğince taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır. Tarafların mahkemeye ibraz ile yükümlü oldukları belgeler, ileri sürülen hususların ispatı ile ilgili olanlardan ibaret olup bunun belirlenmesi ise HMK’nın 194. maddesi çerçevesinde taraflarca gerçekleştirilecek somutlaştırma faaliyeti ile mümkündür. (YHGK 27/01/2022 tarih, E. 2019/11-172 Esas, K. 2022/69) Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Türk Borçlar Kanunu’nun 179/2. maddesinde ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir denilmek suretiyle ifaya ekli cezayı düzenlemiştir. Bu cezaya, gecikme cezası da denmektedir. Anılan hükme göre borçlunun borca aykırı davranışı hâlinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. Bu nedenle, burada ceza koşulunun aynen ifaya ilave olarak (kümülatif) talep edilebilmesi olanaklıdır. Örneğin, bir inşaat sözleşmesinde yüklenici, işin teslim edilmesi gerektiği tarihten itibaren geciktiği her gün için iş sahibine 10.000TL ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse, yüklenicinin borcunu ifada gecikmesi hâlinde, iş sahibi hem gecikilen her gün için 10.000TL ceza koşulunu hem de inşaatın bitirilmesini isteyebilir. İfaya eklenen ceza koşulu, özellikle borcun geç ifa edilmesi hâlinde uygulanır ve uygulamada en çok rastlanan ceza koşulu türüdür. (YHGK 29/092022, E. 2022/11-490, K. 2022/1184). Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarı ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Dava dilekçesine ekli tarafların imzasını içeren Sözleşme örneğinde, taraflardan İşverenin ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti olduğu, Yüklenicinin ise ......Ltd. Şti. Olduğu, sözleşmenin konusunun işveren ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Ştinin... tarafından 05/12/2016 tarihinde akdolunmuş olan"...ile Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi " işini yüklenici ... Şirketinin genel iş akış programındaki süreler içinde teknik şartname, projeler, SGK hükümler kapsamında ve sözleşme şartlarına uygun olarak yapacağını ve tamamlayacağını beyan eder hükmü yer almaktadır. Aynı sözleşmenin işin bedeli başlıklı maddesinde sözleşme anahtar teslimi götürü bedel sözleşmesi olup, ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak, işin tamamı için işveren hesabına yatan paraya yüklenici tarafından teklif edilen fiyata %11 tenzilatlı fiyat toplam bedel üzerinden akdedildiği, yüklenicinin işçiler ile ilgili her türlü masraf ve ücretleri mevzuat ve toplu iş sözleşmelerinden doğan her türlü hak ve alacakların ulaşım, yemek yatakhane ve sair masraflar ile yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir. Hakediş Yapılması ve Ödemeler başlıklı maddesinde "Ödemeler yüklenici tarafından aylık olarak hazırlanacak ve işveren (... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti) tarafından onaylanacak ara ve nihayetindeki kesin hakedişlere göre yapılacaktır. Yüklenici (... Tic. Ltd. Şti) ayda bir kez her ayın son günü ara hakediş yaparak işverenin onayına sunacaktır. Hakedişler sahada ay itibariyle gerçekleştiği miktar imalatlar baz alınarak ve İşverenin hesabına bu işle yatan paraya % 11 tenzilat yaparak kalan bedel üzerinden KDV dahil faturasını kesecektir. İşveren sözkonusu işe ait idareden ilgili ayda aldığı hakedişten sonra 15 gün içinde yükleniciye ödeme yapacaktır. İşveren hakkedişinden kesilecek % 3stopaj teminat amaçlı tutulacak olup işveren tarafından iadesi alındığında yükleniciye % 11 tenzilat yapıldıktan sonra ödenir". İşin Süresi ve Gecikme Cezası (Cezai Şart) başlıklı maddede "Sözleşme konusu iş, yer tesliminin yapıldığı tarih itibariyle başlamak kaydıyla 300 (üçyüz) takvim günü içerisinde bitirilecektir. İşlerin ifası işverenin idare ile olan sözleşmesinde bulunan programına göre yapılacaktır. Yüklenici işverene gecikilen her takbim günü için 1.500 TL (Bin Beş Yüz Türk Lirası) Cezai şart ödeyecektir. Yüklenici bu düzenlemeye itiraz edemez. Hesaplanacak gecikme cezası yüklenicinin doğmuş ya da doğacak alacaklarından -hakedişlerinden bu da yeterli olmaz ise kendisinden nakden tahsil edilecektir." hükümleri mevcuttur. Somut olayda, asıl ve birleşen davalarda talep, cevap, ticari defter ve kayıtlar, hakediş faturaları ödeme belgeleri, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ... Ltd. Şti. defterlerinde; ... tarafından düzenlendiği tespit edilen 21 adet hakediş faturasının toplam tutarının KDV dahil 17.257.578,41 TL olduğu, ...'ın ... adına düzenlediği 30.10.2019 tarihli, 5.590.612,90 TL bedelli faturanın sehven kesildiği ve kayıtlara alınmayacağına dair ... Ltd. Şti. kaşesi üzerine imzalı bir taahhütname de bulunduğu, ... tarafından ana yüklenici ... Ltd. Şti.'ne 22 adet hakediş kapsamında, damga vergisi kesintisinden sonra 22.047.734,07 TL ödeme yapıldığı, yükleniciye ödeme yapılan 22.047.734,07 TL ile %11 oranındaki indirim olan 2.425.250,75 TL miktar düşüldüğünde 19.622.483,32 TL ödenmesi gereken hakediş tutarının olduğu (hesaplamalarda ...'nin ana yükleniciye yaptığı fili ödeme tutarı üzerinden sözleşmede taraflarca kararlaştırılan % l1 indirim uygulanarak bulunan tutarın esas alındığı) anlaşılmakla asıl davada ... şirketinin Hakediş Alacağının 19.622.483,32 TL, olduğu anlaşılmıştır. Bu miktara 2018 yılında ... şirketinin ... adına yaptığı ödeme olan 7.937,67 TL, 2019 Yılı İade/düzeltme Kaydı olarak 9.166,00 TL Teminat İadesi olarak ... şirketinin payı 798.501,77 TL olarak ilave edildiğinde ... Hakediş/ödeme/iade alacağı toplamı 20.438.088,76 TL' dir. Asıl davada davalı ... şirketinin davacı ... adına uaptığı ödemeler toplamının (cari Hesapta Kayıtlı Ödemelerden Kabul Edilenler) ise 20.430.892,31 TL olduğu; bu durumda ... Hakediş/ödeme/iade alacağı toplamından ... şirketinin ... adına yaptığı ödemeler toplamı çıkarıldığında (20.438.088,76-20.430.892,31) 7.196,45 TL davacı ... şirketinin davalı ... şirketinden alacağının bulunduğu anlaşılmakla, asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ... Ticaret Ltd. Şti’nin 7.196,45 TL alacağının, dava tarihi olan 02/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davada All Risk Sigorta Poliçeleri (2017-2019) toplamının 80.879,32 TL, Teknik Personel Maaş Ödemesi toplamının (2017-2019) 225.571,06 TL, Muvafakatname İle Yapılan Ödemelerin 520.600,04 TL, Sözleşme Damga Vergisinin 320.764,90 TL Teminat Mektubu Masraflarının 55.285,85 TL SGK ödemelerinin 393.622,34 TL olmak üzere ... Cari Hesap Dışı Ödemelerden 1.596.723,51 Kabul Edilenler (... Alacağı) olduğu ve birleşen Davada davacı ... Ltd. Şti.'nin davalı ... Ltd. Şti.'nden 1.596.723,51 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davacı ... Ltd. Şti’nin (yeni unvan: ... A.Ş.) 1.589.527,06-TL alacağının, (bu alacağın 15.000,00-TL’sinin temerrüt tarihi olan 26/05/2020 tarihinden, bakiye 1.574.527,06-TL’sinin dava değerinin artırılması tarihi olan 11/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek) ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir. Taraflar arası sözleşmenin “Hakkediş yapılması ve ödemeler” başlıklı maddesine göre, gecikilen her gün için 1.500,00-TL. cezai şart ödeneceği belirtilmiştir. İdarece gönderilen geçici kabul tutanağı'na göre eksikliklerin 02/09/2019 tarihi itibariyle giderildiği ve geçici kabulle birlikte işin teslim edildiği, birleşen davada, davacı ... şirketinin Ankara 24. Noterliğinin 20/09/2018 tarih 32634 yevmiyeli ihtarnamesinde, davalıya tanımış olduğu 15 günün bitiminda davalı ... şirketinin temerrüde uğradığı ve davacının da anılan tarihten sonraki dönem için cezai şart talebinde bulunabileceği, bu durumda; davalının temerrüde düştüğü tarih olan 05/10/2018 tarihinden, geçici kabul itibar tarihi olan 02/08/2019 tarihine kadar geçen 332 gün için; 498.000,00 TL cezai şart alacağı olduğu anlaşılmakla davacı ... İnşaat Ticaret ve Taahhüt Ltd. Şti’nin (yeni unvan: ... A.Ş.) 1.589.527,06-TL alacağının, (bu alacağın 15.000,00-TL’sinin temerrüt tarihi olan 26/05/2020 tarihinden, bakiye 1.574.527,06-TL’sinin dava değerinin artırılması tarihi olan 11/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek) ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... Ltd. Şti.’nin (yeni unvan: ... A.Ş.) 498.000,00-TL cezai şart alacağının, (bu alacağın 1.000,00-TL’sinin dava tarihi olan 26/05/2020 tarihinden, bakiye 497.000,00-TL’sinin dava değerinin artırılması tarihi olan 11/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek) ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve birleşen davanın kabulüne" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin götürü bedel olmadığına, iş bedelinin %11 tenzilatlı olarak belirlendiğini, mahkemenin bu hususa yönelik tespitinin hatalı olduğunu, 30/10/2019 tarihli faturanın hesaplamaya dahil edilmemesinin hatalı olduğunu, davalının 8 gün içinde itiraz etmediğini, taahhütnamedeki imzanın incelenmesine yönelik bilirkişi raporunun denetim ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, belgenin sahte olduğunu, imza ile birlikte sahteciliğinin de incelenmesini talep ettiklerini ancak mahkemece bu hususla ilgili inceleme yapılmadığını, belgenin süresinden sonra dosyaya sunulduğunu, muvafakatları olmadığı halde mahkemece bu belgeye itibar edildiğini, dava dışı iş sahibi ... tarafından davalının hakedişlerinden kesintiler yapıldığını, bunlarda müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, yapılacak ödemelerin hesabında müvekkilinin alacağından kesilmesinin hatalı olduğunu, sözleşmede idarenin kestiği cezanın taşerona yüklenmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede işin bitim tarihinin yer tesliminden itibaren 300 gün olarak belirlendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bu süreden sonra başlayacağını, davalı ödemeleri geç yaptığı için işin geciktiğini, davalının hakedişlerinden kesilen gecikme cezalarının idarece bloke edildiğini, bunların davalıya sonradan ödenip ödenmediğinin araştırılmadığını, davalının ticari defterlerinde yer alan 2017-2018 yıllarına ilişkin müvekkili adına yapıldığı belirtilen SGK ödemelerini kabul etmediklerini, yine davalının ticari defterlerinde yer alan ve müvekkili adına yapıldığı iddia edilen 1.206.255,94 TL yi kabul etmediklerini, kime ve ne için yapıldığının belli olmadığını, bilirkişi raporunda cari hesaba göre ödemelerin tamamında davalı kayıtlarının esas alındığını, 16/09/2020 tarihli müvekkili adına kesilen eksik işlere ilişkin fatura bedelinin davalı alacağı olarak kabul edilememesine rağmen sonuçta ödeme olarak kabul edildiğini, çek ile yapılan ödemelerin müvekkilinin kayıtlarında bulunmadığını, davalının SGK'ya Türkiye genelindeki işlerinin tamamı için beyanname vererek ödeme yaptığını, bu ödemelerin müvekkili adına yapıldığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, birleşen davada davacının bedel artırım dilekçesine karşı beyanda bulunma talebinin reddedildiğini, 06/06/2024 tarihli duruşmada zamanaşımı definin ileri sürdükleri halde mahkemece dikkate alınmadığını, cari hesaba girmeyen ödemelerden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede her türlü sigortadan müvekkilinin sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, burada kastedilenin araç ve makinalara ilişkin sigortalar olduğunu, All Risk sigorta poliçelerinden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin çalıştırdığı personele ödemelerini kendisinin yaptığını, müvekkili tarafından verilen muvafakatnamelere istinaden yapılan ödemelerin müvekkilinin şirket kayıtlarında bulunmadığını, kaldı ki bunlara göre yapılan ödemelerin aynı zamanda çek ödemeleri ve cari hesaba giren ve müvekkili adına yapılan ödemeler içinde yer alıp almadığının belli olmadığını, teminat mektubu masraflarının karşı taraça ödenmesi gerektiğini, KDV tevkifatını müvekkili alacağına dahil edilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı/birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine verilmesi gerektiğini, 05/12/2018 tarihinde yüklenici çalışmaları durdurduğundan 21 ve 21 Ekteki hakedişlerdeki işlerin davacı tarafından yapıldığının kabul edilmesinin doğru olmadığını, birleşen davadan KDV tevkifatının çıkarılmasının hatalı olduğunu, KDV tevkifatının ödeme olarak alınamayacağını, alacağın bir kısmına dava, bir kısmına değer artarım tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasında kesin hesabın eldeki davayla yapıldığı, geçici kabul tarihi olan 02/09/2019 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin birleşen davada ıslah tarihi olan 11/03/2024 tarihi itibariyle dolmadığı, 20/09/2018 tarihli ihtarla cezai şart yönünden ihtirazi kayıt konulduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... ... San Tic Ltd Şti'den asıl davada alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın Asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-Asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... ... San Tic Ltd Şti'den birleşen davada alınması gerekli 142.598,97 TL istinaf karar harcından peşin alınan 35.649,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 106.949,23 TL harcın Asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 4-Asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... Anonim Şirketi'den asıl davada alınması gerekli 491,59 TL itinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 63,99 TL harcın Asıl davada davalı/birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 5-Asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... Anonim Şirketi'den birleşen davada alınması gerekli 732,00 TL itinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın Asıl davada davalı/birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 6-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/145, K. 2026/973, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-145-e-2026-973-k-8b2b436f250b