İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/895 E. 2026/765 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/895
- Karar No
- 2026/765
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/895 Esas KARAR NO : 2026/765
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/11/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Davalı/borçluların kullanımında bulunan ... hizmet numaralı, "..." adresinde bulunan tüketim noktasında 27.02.2025 tarihinde müvekkil şirket saha ekiplerince gerçekleştirilen kontrol neticesinde; ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü devresine müdahale edilerek direkt bağlı bir şekilde kaçak elektrik enerjisi kullanıldığını tespit edildiği, Tespit edilen durumu açıklayan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Halleri" başlıklı 42/1-a. maddesinde "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi" kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği, Zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tanzim edildiği, Davalı/borçlu aleyhine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenmiş olup davalı/borçlu aleyhine DAHA ÖNCE DE ...seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini, borçlunun kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini ve mükerrer kaçak elektrik kullanıcısı olduğu, Mükerrer kullanıma ilişkin tutanak ve faturaların müvekkil şirketten celbini talep ettiklerini, Davalı borçlu adına tanzim edilen işbu faturalar neticesinde davalı borçlu aleyhine yukarıda izah ettiğimiz kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 23.549,25-TL'nin tahsili amacıyla .... 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderilmiş olup davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğundan davalı/borçlu tarafa haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yapılan işbu itirazın iptalini talep etme zaruretinin hasıl olduğu, Fatura hesaplamasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılarak kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiği, Tespit ve tahakkukta hata bulunmadığı, şirketimizce uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkil Kurumun herhangi bir tasarrufunun söz konusu olmadığı, konu hakkında tasarruf sahibi olan Kurumun EPDK olduğu, Taraflar arasındaki ilişkinin davalının ticarethane vasfindaki mahallinde kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuymazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, ticari dava şartı teşkil eden karekodlu arabuluculuk son tutanağının işbu dilekçe ekinde sunulduğu, Kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfi ile HMK'nin 16. maddesi gereği yetkili olduğu, Kaçak elektrik kullanım hususu tutanaklar; fotoğraflar ve tespit tutanakları ile sabit olduğundan bahisle davalı/borçlu tarafından ileri sürülen borca itirazı yerinde olmadığından borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblagın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etme zarureti doğduğu, Alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin karşılanması gerektiği, Tüzel kişiliğin organı konumunda olan yöneticilerin tüzel kişilerin haksız fiil niteliğindeki fiillerinden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğu, Sonuç ve İstem : Yukarıda izah edilen ve Mahkemenizce re'sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda: Davalı/borçlunun ... 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblagın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini" talep ve edilmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Dava dilekçesi ve delil listesinin HMK’nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığı, HMK’nın 25. Maddesinde aynen “(1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hakim kendiliğinden delil toplayamaz” emredici hükmünün yer aldığı, HMK’nın 25. maddesi emredici hükmü gereği davacının dilekçesinde göstermediği vakaların Sayın Mahkemenizce kendiliğinden incelenmesi veya bunların hatırlatılmasının mümkün olmadığı, ayrıca HMK’nın 194. maddesi hükmü gereği, ispat bakımından bir iddia ileri sürenin bu iddiasını somutlaştırma yükü bulunduğu, Yine HMK’nın 190/1. maddesinde aynen “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” emredici hükmünün yer aldığı, 318. maddenin 1. fikrası; “… Taraflar dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakının delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır…” Yasaların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığı, Dava dilekçesinde belirtilen ihtarname ve sözleşme dava dosyasına sunulmadığı gibi müvekkil davalılara tebliğ çıkarılmadığı ve savunma hakkının açıkça kısıtlandığı, Yine 119. maddenin 1. fikrasının g bendinde ise, dayanılan hukuki sebeplerin açıkça belirtilmesi gerektiği hüküm altına alındığı, Ancak dava dilekçesi incelendiğinde, dayanılan hukuki sebeplerin açıkça belirtilmediği. HMK’nın 194. maddesine göre; “taraflar, dayandıkları vakaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakının ispatı için gösterildiğini açıkta belirtmeleri zorunludur” Davacının bundan sonra delil listesi sunmasına da muvafakatleri olmadığından davacı yanın dava dilekçesine ekli olmayan ve yasal süresi içinde sunulmayan herhangi bir delil sunmasına ve tanık ismi bildirmesine, usul hükümleri hilafina delil ibraz edilmesi ve/veya tanık isimlerini bildirmesi halinde; ibraz edilen delillerin dosya ve değerlendirme kapsamına alınmamasını talep ettiklerini, **Husumet İtirazımız (Davalı... Yönünden):** Davacı yan, müvekkil şirket ... Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinden ayrı olarak, şirket yetkilisi olan diğer müvekkil...'nu da davalı olarak göstermiş ve müteselsil sorumlu olduğunu iddia ettiği, Bu durumun Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) temel ilkelerine aykırı olduğu, Limited şirketlerde ortakların ve müdürlerin sorumluluğunun sınırlı olduğu, Şirketin borçlarından dolayı şirket tüzel kişiliğinin sorumlu olduğu, Davacı, müvekkil ...'nun şahsi kusurunu veya haksız fiile bizzat iştirakini ispatlayamadığı, Sırf şirket yetkilisi olması, iddia edilen kaçak elektrik kullanımı eyleminden şahsen sorumlu tutulması için yeterli olmadığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, tüzel kişilik perdesinin ancak çok istisnai ve kötüniyetin ispatlandığı hallerde aralanabileceğini öngördüğü, somut olayda böyle bir durum söz konusu olmadığından davalı gerçek kişi yönünden davanın Pasif Husumet Yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği, esasa ilişkin cevaplar Kaçak Elektrik Kullanımı İddiasının Gerçeği Yansıtmadığı, Davacı kurum tarafından 27.02.2025 tarihinde düzenlendiği iddia edilen ... seri numaralı tutanak, tek taraflı ve soyut tespitlere dayandığı, Tutanakta "sayac ölçü devresine müdahale edilerek direkt bağlı olduğu" iddia edildiği, söz konusu tesisatın teknik incelemesinde, sayacın bulunduğu panonun herkesin erişimine açık olduğu, müdahalenin kim tarafından ve ne zaman yapıldığının tespit edilemediğinin görüleceği, Sayacın bulunduğu yer ve fiziki koşullar dikkate alındığında, söz konusu müdahalenin üçüncü şahıslar tarafından veya teknik bir arıza sonucu oluşmuş olma ihtimalinin göz ardı edildiği, Tahakkuk Ettirilen Bedel ve Hesaplama Yöntemi Fahiştir: Davacı taraf, kaçak tahakkukunu "Abonesiz Kaçak" statüsünde ve en yüksek tarifeden hesapladığı, Tahakkukta hesaplamaya esas alınan süre (17.02.2025 - 27.02.2025) 10 gün olarak belirlendiği, davacı taraf, kaçak kullanımın başladığı iddia edilen tarihi somut delillerle ispatlamakla yükümlü olduğu. Tutanakta belirtilen 28,84 kW kurulu güç hesabı, işyerinde fiilen kullanılmayan veya o anda çalışmayan cihazları da kapsayacak şekilde afaki yapıldığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre "kullanma faktörü" ve "eş zamanlılık katsayısı" dikkate alınarak gerçek tüketim potansiyelinin belirlenmesi gerektiği, Davacının hesaplamasının fahiş olduğu, Fatura tutarı olan 22.380,97 TL, müvekkil şirketin ticari kapasitesi ve geçmiş tüketim ortalamaları ile örtüşmediği, Mükerrerlik İddiasına İtirazımız: Davacı dilekçesinde, müvekkil hakkında daha önce H/742874 seri numaralı tutanak tutulduğunu ve mükerrer kullanım olduğunu iddia ettiği, Önceki tutanağa ilişkin yasal süreçlerin ve itirazlarının devam ettiği, Kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan müvekkilin "mükerrer kullanıcı" olarak yaftalanması ve buna bağlı olarak cezai katsayıların (2 kat, 3 kat gibi) uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesi gereği, ispatlanmamış önceki iddialar, işbu davada ceza artırım sebebi yapılamayacağı, Davacının dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay ve BAM kararları (TMK 50/3 ve TBK 41 uyarınca organların sorumluluğu), yöneticinin haksız fiili bizzat işlediği veya talimat verdiği haller için geçerli olduğu, Müvekkil M. Selçuk Kürkoğlu, şirketin idari işlerini yürütmekte olup, teknik altyapı ve elektrik tesisatıyla bizzat ilgilenmediği, Davacı taraf, müvekkil M. Selçuk Kürkoğlu'nun eline tornavida alıp sayaca müdahale ettiğini veya çalışanlarına bu yönde yazılı/sözlü talimat verdiğini ispatlayacak tek bir delil (kamera kaydı, tanık beyanı, parmak izi vb.) sunmadığı, İcra İnkar Tazminatı Talebinin Reddi Gerekir: Davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğu, Alacak likit (belirli) değildir. Kaçak elektrik bedeli; kurulu güç, çalışma saatleri, kullanma faktörü ve tarifeler gibi birçok değişkenin teknik bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini gerektiren bir "tazminat" niteliğinde olduğu, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektiren alacak kalemleri likit sayılmadığından müvekkillerin takibe itiraz etmesi kötüniyetli değil, yasal hak arama hürriyetinin kullanımı olduğu, Özetle; Davacı, aynı tüketim noktasında birden fazla kaçak tespit tutanağı düzenleyerek çifte tahakkuk yoluna gittiği, hukuka aykırı bir şekilde mükerrer alacak talep ettiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42. maddesi ve ilgili Yargıtay kararları uyarınca, aynı tüketime noktasında aynı müdahale nedeniyle birden fazla kaçak tespit tutanığı düzenlenerek çiftte tahakkuk yapılamayacağı, Davacının kendi beyanında “daha önce de... seri numaralı tutanak tanzim edildiği” açıkça yer aldığı, Bu durum, davacının aynı olaydan dolayı mükerrer tahakkuk yaparak hukuka aykırı bir şekilde alacak talep ettiğini gösterdiği,. Kaçak elektrik kullanımı tespit edildiğine dair iddianın ispatlanamadığı, Tespit tutanağının hukuka aykırı olduğu, 27.02.2025 tarihli ...sayılı tutanakta iddia edilen “sayaç ölçü devresine müdahale edilerek direkt bağlı bir şekilde kaçak elektrik kullanıldığı” iddiasının somut delille ispatlanamadığı, Tutanakta: Müdahalenin nasıl yapıldığına dair teknik rapor olmadığı, Fotograf, video veya başka bir görsel delil sunulmadığı, Sayaç mühürlerinin sağlam olup olmadığına dair net bir ifade bulunmadığı, Tespit sırasında tüketim yerinde bulunan kişi/kurum temsilcisi imzasının bulunmadığı, Tutanakta “sayacın arkasından direkt bağlı” ibaresi yer almakta ancak bu müdahalenin ne zaman yapıldığı, kim tarafından yapıldığına dair hiçbir tespit bulunmadığı, Bu haliyle tutanak tek taraflı olarak düzenlenmiş, usulüne uygun olmayan, hukuka aykırı bir belge niteliğinde olduğu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları uyarınca, kaçak elektrik kullanımı iddiası somut, teknik ve tarafsız delillerle ispatlanmadığı, Davacı, 23.549,25 TL alacak talep etmektedir. Bu miktar: Aynı tüketim noktasında daha önce yapılan tahakkuklarla birlikte mükerrer nitelikte olduğu, Kaçak kullanımın miktarı bilimsel ve teknik bir hesaplama ile değil, tahmini ve cezai nitelikte bir yöntemle hesaplandığı, Yönetmelik gereği uygulanması gereken “son 6 aylık ortalama tüketim” yerine çok daha yüksek bir katsayı kullanıldığı Öncelikle davalı... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, Davacı yanın haksız ve kötüniyetli takibi nedeniyle, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep edilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, dava dilekçelerinde belirtilen nedenlerle;asıl ve birleşen davalarda takip tarihleri itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarlarının tespiti ile icra inkar tazminatına ilişkin koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: " Davacı kurum görevlileri tarafından davalya ait olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi,... adresteki ... Hizmet numaralı elektrik tesisatından Sözleşmesiz- direkt bağlı** elektrik kullanıldığı tespit edilerek 27.02.2025 tarihli ve H/742894 seri numaralı kaçak zabıtı düzenlenmiş olup ilgili dönemdeki EPTHY Madde 42 – (1)- a) bendi hükmü gereği: “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davalı tarafın, dava konusu tutanak nedeniyle 22.380,98 TL. kaçak tahakkuk bedelinden sorumlu olduğu, Davalı tarafın 27.02.2025 tarihli tutanak kapsamında 22.380,98 TL olarak hesaplanmış olan alacak bedelini son ödeme tarihinde ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibi kapsamında davacı elektrik dağıtım şirketinin Toplam 22.380,98 TL Asıl Alacak + 797,79 TL Gecikme Faizi + 159,56 TL Faizin % 20 KDV’si = 23.338,33 TL alacağı olduğunun hesaplandığı, Birleşen dava :... tarihli ve ... seri numaralı kaçak zabıtı yönünden; a) Davacı kurum görevlileri tarafından davalıya ait olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi No: ... adresteki ... Hizmet numaralı elektrik tesisatından Sözleşmesiz- kayıtsız ...seri numaralı ... marka 2024 imal yılı elektrik sayacından elektrik kullanıldığı tespit edilerek ... tarihli ve ... seri numaralı kaçak zabıtı düzenlenmiş olup ilgili dönemdeki EPTHY Madde 42 – (1)- a) bendi hükmü gereği; “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,” kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davalı tarafın, dava konusu tutanak nedeniyle 21.192,76 TL. kaçak tahakkuk bedelinden sorumlu olduğu, Davalı tarafın 09.12.2024 tarihli tutanak kapsamında 21.192,76 TL olarak hesaplanmış olan alacak bedelini son ödeme tarihinde ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibi kapsamında davacı elektrik dağıtım şirketinin Toplam 21.192,76 TL Asıl Alacak + 927,77 TL Gecikme Faizi + 185,55 TL Faizin % 20 KDV’si = 22.306,09 TL alacağı olduğunun hesaplandığı 2. 30.12.2024 tarihli ve ... seri numaralı kaçak zabıtı vönünden; a) Davacı kurum görevlileri tarafından davalıya ait olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi No: ... adresteki ... Yardımcı Tesisat numaralı elektrik tesisatından Sözleşmesiz- kayıtsız .. seri numaralı Köhler marka 2020 imal yılı elektrik sayacından elektrik kullanıldığı tespit edilerek ...tarihli ve ...seri numaralı kaçak zabıtı düzenlenmiş olup ilgili dönemdeki EPTHY Madde 42 – (1)- a) bendi hükmü gereği; “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,” kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, b) Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davalı tarafın, dava konusu tutanak nedeniyle 18.464,44 TL. kaçak tahakkuk bedelinden sorumlu olduğu, c) Davalı tarafın 30.12.2024 tarihli tutanak kapsamında 18.464,44 TL olarak hesaplanmış olan alacak bedelini son ödeme tarihinde ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibi kapsamında davacı elektrik dağıtım şirketinin Toplam 18.464,44 TL Asıl Alacak + 658,18 TL Gecikme Faizi + 131,64 TL Faizin % 20 KDV’si = 19.254,26 TL alacağı olduğunun hesaplandığı ... tarihli ve... seri numaralı kaçak zabıtı vönünden; a) Davacı kurum görevlileri tarafından davalıya ait olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi,... adresteki Ticarethaneye ait olan ... Hizmet numaralı Abone Tahliye durumundaki elektrik tesisatından ... seri numaralı elektrik sayacından elektrik kullanıldığı tespit edilerek ... tarihli ve ... seri numaralı kaçak zabıtı düzenlenmiş olup ilgili dönemdeki EPTHY Madde 42 – (1)- a) bendi hükmü gereği; “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,” kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, b) Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davalı tarafın, dava konusu tutanak nedeniyle 6.107,85 TL. kaçak tahakkuk bedelinden sorumlu olduğu, c. Yukarıda yapılan değerlendirme ve hesaplamalar doğrultusunda davacı tarafın asıl dava yönünden 22.306,09 TL; Birleşen dava yönünden 22.306,09 TL+ 19.254,26 TL+ 6.107,85 TL= 47.668,20 TL olmak üzere toplam alacak bedeli 69.974,29 TL olduğu hesaplanmış olup bu bedelin davalı tarafından davacı kuruma ödenmesi gerektiği, 5. Davacı kurum tarafından şirket tüzel kişiliğine düzenlenmiş kaçak tüketim zabıtı kapsamında hesaplanmış olan kaçak tüketim bedelinden ...’nun sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususundaki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz iş bu esas numaralı dosya ile birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... Karar sayılı dosyasının tefriki ile mahkememizin... esas sayılı dosyasına esas kaydının yapılmış olduğu anlaşıldı. Tüm dosya kapsamı ve davacı vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesinde,""Davalı tarafından yalnızca asıl davaya konu borç, dava açıldıktan sonra müvekkil şirkete ödenmiş olup, davalının icra borcunu ifa ederek borçlu olduğunu ikrar etmesiyle işbu itirazın iptali davasında haklılığımız ispatlanmıştır. Davalı tarafından ; Asıl dosya kapsamındaki asıl alacak, Asıl dosya kapsamındaki dava açılış aşamasında yatırılan yargılama giderleri ; Başvurma Harcı, Peşin Harç, Vekalet Suret Harcı ve Vekalet Pulu ile 3550-TL gider avansı ödenmiştir. Asıl dava yönünden harcanan gider avansımızdan kalan bakiye, vekalet ücretimiz ile birleşen dosyalar yönünden alacaklarımız (asıl alacak, yargılama gideri, vekalet ücreti) ödenmemiştir. Yukarıda izah olunan nedenlerle davamızın konusuz kalması sebebi ile asıl dosyanın tefrik edilerek karar verilmesine yer olmadığına kararı verilerek, dava açıldıktan sonra dosya borcu ödendiğinden lehimize vekalet ücretine, kalan yargılama giderlerine karar verilmesini arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesini ve gerekçeli kararın yazılması akabinde tebliğe çıkarılmasını" talep ettiğinden, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK m. 331(1) hükmü uyarınca; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Keza, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin m. 6(1) hükmüne göre; "anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur". Buna göre; dosyadaki mevcut belgeler gözetilerek; dava tarihi itibariyle davacı tarafça açılan davanın haklılığının ortaya konulduğu, davacı tarafından 01/09/2026 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunduğu da belirtildiğinden; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak yatırılan 615,40 TL'nin mahsup edilerek bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.350,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 23.549,25 TL üzerinden hesaplanan 23.549,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 197,50 TL tebligat, posta gideri ile 16.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.197,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sununda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/10/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır