İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/847 E. 2026/647 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/847
- Karar No
- 2026/647
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/847 Esas KARAR NO : 2026/647
HAKİM : ........ KATİP : ............
DAVACI : ............. VEKİLLERİ : ......... . DAVALILAR : 1..............
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali) DAVA TARİHİ : 04/10/1993 KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR Y. TARİHİ : 14/10/2026
BİRLEŞEN ANKARA 14. A DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali) DAVA TARİHİ : 21/02/2025 KARAR TARİHİ : 26/02/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; T.C. Kamu Ortaklığı tarafından Yüksek Kurulun 07/07/1992 tarih ve 92/12 sayılı kararları uyarınca satışa çıkarılan ......... Mevye Suyu ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin toplam 22.115.757.000 TL tutarındaki hisseleri müvekkilinin davalı ......... ve bunların dışında üç kişi tarafından satın alındığını, adı geçen hisselerin 16/07/1992 tarihli devir ve teslim tutanağı ile davalı ...'a tüm hisse sahipleri adına Kamu Ortaklığı İdaresi tarafından teslim olunduğunu, işbu tutanağı davalının kendi adına asaleten ve diğer tüm hisse sahipleri adına vekaleten imzalayarak yedinde muhafaza altına alındığını, hisse devir ve teslim tutanağının imzalanmasından 1 yılı aşkın süre geçmesine rağmen hisse senetlerinin davalı tarafından gerçek hak sahiplerine teslim olunmadığını, müvekkili adına davalı tarafından teslim alınan ve ancak taraflarına verilmeyen hisse senetlerinden %24 paya tekabül eden kısmın müvekkiline ait olduğunun tespiti ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin hisselerin üzerine 30/03/1994 tarihli tedbir konulduğunu, müvekkilinin tebligat yapılmadığını ve şirket ortaklarından ...'dan öğrendiklerini, şirket sermayesinin 2.200.000.000 TL olduğunu ve davacının hisse miktarının %10 olup hisselerin çoğunun yasal olmaya yollarla gele geçirilmek istendiğinden29/07/1992 tarihinde genel kurulun toplandığını, davanın haksız sebeple açıldığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN DAVADA: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/847 esas sayılı dosyasının 06.02.2025 tarihli duruşmasının 6 numaralı bendinde 2021/5389 esas, 2023/4501 karar sayılı bozma ilamı uyarınca dava açması için 1 aylık süre verildiğini, davalının dava konusu hisse senetlerinde hiçbir payının bulunmadığını, mahkeme ilamı ile sabit olduğunu, dava konusu hisse senetlerinin 1.840.000,00 DM karşılığı toplam 8.500.000,00 TL'lik ihale bedelinin tamamının 200.000 dm Müvekkili ..., 1.640.000 DM ise ..., Hermann Rail ve Thomas Szabados olmak üzere 4 kişi tarafından ödendiğini, davalı ...'nın bu hisselerin satın alma bedeli için hiçbir ödeme yapmadığını, KOİ kayıtlarının....... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1993/793 esas ve 1997/321 karar sayılı ilamı ile sabit olduğunu, davalı ...'nın hiçbir ödeme yapmadığını, dava konusu hisse senetlerini T.C Kamu Ortaklığı İdaresi ( KOİ) 'den 16.07.1992 tarihli Hisse Senedi Devir Teslim Sözleşmesi kapsamında kendi adına asaleten diğer katılanlar adına vekaleten ... ve Thomas Szbadados'un devir ve teslim aldığını, aradan süre geçmesi sonrası müvekkiline hisse senetlerinin teslim edilememesi sonrası müvekkilinin....... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1993/793 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davalının yalan beyan ve sahte evraklar kullandığını, mahkemeleri yanlışa düşürmeye çalıştığını, Yargıtayın, davacının , dahili davalının davalı gösterilerek açılacak dava ile esas davanın birleştirilmesinin gerektiğine dair, bozma kararı gereğince işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, tüm bu nedenlerden ötürü dosyanın....... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/847 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, dava konusu hisse senetlerinin, üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyaten tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı asil, ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının yerinde olmadığını, ......... Meyve Suyu ve Gıda Sanayi A.Ş. 'nin 16.07.1992 tarihli ihalesine katılan ...'ın ihale bedelini peşin ödediğini, bu bedeli kendi nam ve hesabına asaleten, diğer kişiler adlarına vekaleten ödediğini, davalının tarafların bağışladığı 50 adet 1000 TL hamiline hisse senedine sahip olduğunu, ayrıca kalan hisseleri ...'dan satın aldığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1994 /304 Es. ve 1994 /461 K. nolu kararıyla genel kurul kararının iptal edildiğini ve bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 1995 /2219 Es. , 1995 /3660 K. nolu kararı ile onanarak kesinleştiğini, sermaye artışı kararının tescil edilmediğini ve davalının hisselerinin %86 oranında olduğunu, menkul hükmündeki hamiline hisse senetlerinin teslimle mülkiyetinin alıcıya geçtiğini belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddini, tedbir talebinin reddedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizin 2014/929 E, 2016/814 K, sayılı yargılamanın iadesi dosyasının incelenmesinde; davacı ...'nın davalılar ..., Başbakanlık Kamu Ortaklığı İdaresi Özelleştirme Dairesi Başkanlığı, ..., Thomas Szabados, Herman Reil ve İflas Halinde ......... A.Ş iflas idaresi aleyhine açtığı Mahkememizin 1993/793 E, 1997/321 K, sayılı dosyasınaki yargılamanın iadesinin talep edildiği, mahkemece yargılamanın iadesi taleplerinin kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebileceği, ancak....... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1993/793 E, 1997/321 K, sayılı kararının kesinleşmediği gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verildiği, davacının istinaf başvurusu üzerine....... BAM 21. Hukuk Dairesi'nin 2018/1325 E, 2018/992 K, sayılı ilamıyla davacı asilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/661 E, sayılı dosyasının incelenmesinde; 15/04/2015 tarihinde ... tarafından İsmail Kayar, Özelleştirme İdare Başkanlığı, Garanti Bankası, ... Ticaret İl Müdürlüğü, ... Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, Turkish Bank Genel Müdürlüğü, Enver Erciyes, İflas Halinde ......... A.Ş iflas idare memurları Mevlüt Atalay, Mustafa Hüsrevoğlu, Şenol Yüksel ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine ......... A.Ş'nin iflasının hileli olduğu gerekçesiyle 13,00 TL tazminatın davalılardan tahsilinin talep edildiği, Mahkemece davanın bir kısım davalılar yönünden usulden, bir kısım davalılar yönünden esastan reddine karar verildiği görülmüştür. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1616 E; 2015/173 K, sayılı dosyasının incelenmesinde; ... tarafından Bekir Özkan Gülmez, İsmail Kayar, Özlem İlbasmış Hızlısoy, Yonca Dağ Develioğlu, ..., Adalet Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Gülsan Gıda Sanayi Tic. A.Ş, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İflas Halinde ......... A.Ş iflas idare memurları .........., Mustafa Hüsrevoğlu, Şenol Yüksel, ... Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, Turkish Bank Genel Müdürlüğü, Enver Erciyes, ..., Halit Develioğlu, Mevlüt Atalay, Nuriye Ayşe Boztosun, Remzi Çalışkan, Şenol Yüksel, ..., Garanti Bankası ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine ......... A.Ş'nin genel kurulunun toplantıya çağrılmasına izin verilmesini talep ettiği, Mahkemece 24/02/2025 tarihinde, davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. ... Ticaret Odası'nın 03/12/2025 tarih ve 2025/28377 sayılı cevabi yazısında; Muflis ......... Meyve suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi’nin Müdürlüğün kayıtlarında yapılan incelemede şirket 26.08.1968 tarihinde kurulduğu ve şirketin en son 04.12.1997 tarihli tesciline rastlandığı bu tarihten sonra başkaca tesciline rastlanmadığı, İlgili firmanın sicil dosya aslının İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 1997/1268 Es. sayılı dosyasının 05/03/1998 tarihli yazısına istinaden Müdürlük tarafından 17/04/1998 tarih ve 1998/1587 sayılı yazıyla gönderildiği, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesine sicil dosyasının Müdürlüğe iadesi hususunda müzekkereler yazılmış ise de söz konusu Mahkemeden herhangi bir cevap gelmediğinin belirtildiği, sicil numarasının 4227, şirketin adresinin Ambar Mah. Sadık Sok. N:10 Melikgazi/... olarak belirtildiği olarak belirtildiği görülmüştür. ... Ticaret Odası'nın 03/12/2025 tarih ve 2025/28377 sayılı cevabi yazısı ekinde 12 Haziran 1997 tarihinde yapılan 1996 yılı Olağan Genel Kurul toplantısına ait hazirun cetvelinin incelenmesinde ..., Davut Bulut, Y. Burhan Özen, Nevzat Türkten’in ve Bakanlık Komiserinin bulunduğu, şirketin sermayesinin 85.000.000.000 TL, hisse adedinin 85.000.000 olduğu, toplantı nisabının % 89,4 karşılık geldiğinin vekalet oy kısmının boş olduğunun belirtildiği yine yazı ekinde 12/06/1997 tarihli şirket merkezinde yapılan yönetim kurulu toplantısında, Yönetim kurulu üyelerinin ..., Ali Patpat, Necdet Egeli, Davut Bulut, ......... olduğu ve Muhtar Özkar ile Ekrem Şahin’in toplantıya katılmadıklarının belirtildiği, Yönetim Kurulu başkanlığına ...’ün Yönetim kurulu başkan vekilliğine Davut Bulut’un seçildiği, imza yetkililerinin de başkan ve başkan yardımcısı ile yönetim kurulu üyesi ......... olarak seçildiği görüldü. Ekinde şirketin Yönetim kurulu nun 420 nolu kararıyla “Organize Sanayi Bölgesi 5.cadde No: 17 ..." olarak değiştirilmiş olan merkez adresi'nin bu kez görülen lüzum üzerine " Ambar Mah.Sadık Sokak No: 10 ..." olarak değiştirilmesine ve bu adres değişikliğinin ... Ticaret Siciline Tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına karar verildiği görüldü. ......... Meyve Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi’nin 1995 yılı olağan genel kurul toplantısının 12/04/1996 tarihinde Bakanlık Komiserinin katılımıyla birlikte yapıldığı, “Şirketin 85.000.000.000 TL sermayesine tekabül eden 85.000.000 -paydan 53.057.905 asaleten, 21.000.006 payın vekaleten katılmasıyla “74.057.911 hissesinin toplantıda hazır, bulunduğunun, ...’nın toplantıya davet edilmediğine ve buna itiraz ettiğine ilişkin el yazısı ile yazılı dilekçe örneklerinin bulunduğu, ekinde 08/10/2017 tarihli yönetim kurulu toplantı tutanağında Davut Bulut’un yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin belirtildiği ekte adres değişikliğinin belirtildiği başkaca şirketin faaliyet durumuna ilişkin evrak olmadığı görüldü. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2025 tarih ve 2014/1307 Esas sayılı cevabi yazısında dava konusu senetlerin davacı asil ...’nn talebi üzerine kendisine iade edildiğinin belirtildiği ve UYAP ortamından gönderilen dosyanın incelenmesinde; ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/171 Esas sayılı dosyasında davacının ..., davalıların ... 4. İcra Müdürlüğü, -......... Meyvesuyu ve Gıda Sanayi A.Ş. İflas Dairesi, Garanti Bankası Genel Müdürlüğü, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, Enver Erciyes, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/07/1998 tarih, 1998/78 Esas, 1998/114 Karar sayılı kararının davada hile ve desiseler ile ......... Meyvesuyu ve Gıda Sanayi A.Ş iflas kararı verildiğini ileri sürerek şirketin iflas durumuna son verilmesi ve şirketin faaliyetinin devam ettirilmesinin talep edildiğine ilişkin iflasın kapanması davası olduğu, mahkemenin 07/11/2014 tarihli duruşmada ... Asliye Ticaret Mahkemesi ve 2014/1307 Esas sayılı dosyası olarak öninceleme duruşmasının yapıldığı, 07/09/2015 tarihli duruşmada davacı asil ...’nın beyanında, “…Ankarada sonucu beklenen dosyanın hakim tarafından eve götürülürken arabasının camının kırılıp çalındığı ve dosyanın fotokopisi ile ihya edildiğinin öğrenildiğinin…” belirtildiği, 28/12/2015 tarihli duruşmada mahkememizin 1993/793 Esas, 1997/321 Karar sayılı dosyası üzerinden talep edilen ve dava edilen yargılamanın iadesi davasının sonucunun beklenilmesine karar verildiği, 27/06/2016 tarihli celsede mahkememizin 1993/793 Esas sayılı dava dosyasının sonucunun beklenilmesine karar verildiği, 14/11/2016 tarihli celseden itibaren ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1307 Esas sayılı dava dosyası olarak ve mahkememizin 2014/929 Esas sayılı dava dosyasının sonucunun beklenildiği, 24/02/2025 tarihli duruşmada....... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/847 Esas sayılı dava dosyasının beklenilmesine ilişkin davacı talebinin reddine, yargılamanın yenilenmesi koşulları bulunmadığından Türkiye Garanti Bankası A.Ş hakkında açılan davanın HMK'nun 376 ve 379/1 (a) maddesi uyarınca usulden reddine, Davacının Türkiye Garanti Bankası A.Ş dışındaki diğer davalılar hakkında açtığı davanın ise davalı sıfatları bulunmadığından pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1888 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacının ..., davalıların Türkish Bank Genel Müdürlüğü, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, ..., T. Garanti Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü, Müflis ......... A.Ş. iflas İdare Memurluğu olduğu, mahkemenin dava tarihinin 14/12/2015 olduğu, mahkemenin 09/05/2016 tarih, 2015/1888 Esas, 2016/601 Karar sayılı kararı ile davacının diğer davalı Müflis ......... A.Ş iflas idaresi aleyhine açtığı dava ve talebi yönünden yapılan incelemede ise, davacının netice ve talep olarak bu şirketin hisse senetleri asıllarının kendisinin elinde, uhdesinde ve zilliyetliğinde olduğunu ve Mahkememize (2014/1307 Esas sayılı dosyasına) sunduğunu bu yönde bir karar verilmesini talep ve dava etmiş ise de, bizzat davacının kendisince de beyan ve kabul edildiği üzere bu hisse senetleri asıllarının kendisinin uhdesinde ve zilliyetliğinde olduğu ve Mahkemeye sunulduğu, işbu fiili durum ve olgunun aksinin de iddia edilmediği, bu yönden işbu davalı tarafından da aksi iddianın ileri sürülmediği ve herhangi bir muaraza yaratılmadığı anlaşıldığından,aksi iddia edilmeyen ve muaraza da yaratılmamış olan işbu fiili durum ve olgu ile ilgili olarak davacının Mahkememize söz konusu işbu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile HMK'nun 114/1 -h ve 115/2 maddelerine göre de hukuki yarara ilişkin dava şartının bulunmaması nedeniyle açılan davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/07/2025 tarih ve 2015/147 Esas sayılı cevabi yazıda, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/429 Esas sayılı dosyası arasında mahkememiz dosyasının bulunmadığı, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin müzekkeresinin ekinde de mahkememiz dosyasının bildirilmediği, mahkememizce 11/05/2016 tarihli müzekkeremizce mahkemeniz dosyasının istenildiği ancak bir cevap verilmediği belirtildiği görülmüştür. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan yazıya 23/05/2025 tarih ve 2025/314 muh sayılı yazı ile cevap verildiği mahkememizin 1998/443 Esas, 2007/1486 K, 2006/429 Esas, 2014/1488 Esas, 2015/66 Esas sayılı dosyalarının suretlerinin olmadığı ve mahkememize gönderildiğinde dair bir bilginin olmadığının belirtildiği görüldü. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/05/2025 tarih ve 2024/1307 Esas sayılı cevabi yazısında, Mahkemenin 2015/66 Esas sayılı (2014/117 Esas) sayılı dava dosyasında dava konusu olup olmadığı hususlarının bildirilmesinin istenildiği, bahsi geçen hisse senetlerinin mahkemenin 2014/11307 Esas sayılı dosyasından davacı asil ...'ya teslim edildiğinin belirtildiği görüldü Türkiye İş Bankasının 15/09/2025 tarihli cevabi yazısında, ... adına 4002210 ve 4075959 numaralı Türk Lirası hesapları ve 5 numaralı kiralık kasası hulunduğu, anılan mahkememiz müzekkeresi ile kasa içeriğinin de mahkememize bildirilmesinin istenildiği belirtilerek 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun "müşteri sırrı" konulu emredici düzenlemeleri uyarınca, kiralık kasaların müşterileri tarafından açılması esnasında kendilerine Banka çalışanlarınca eşlik edilmediğinden, işlemler müşteriler tarafından gizlilikle bizzat gerçekleştirildiğinden ve kiralık kasalar ile ilgili işlemlerde, kiralık kasanın açılması ve içindekilere yönelik işlem, tespit yapılması vb. işlemler bankaca re'sen gerçekleştirilemediğinden kasada nelerin mevcut olduğunun Banka tarafından bilinmesinin mümkün olmadığının belirtildiği görüldü. ... Genel İcra Dairesi’nin 25/09/2025 tarih ve 2025/17 iflas sayılı cevabi yazısı ile 2020/17 iflas sayılı dosyasında müflis ......... A.Ş.nin iflas idare memurlarının ad ve adreslerinin belirtildiği ve iflas işlemlerinin ... Genel İcra Dairesinde yürütüldüğünün belirtildiği görüldü. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan yazıya 14/07/2025 tarih, 2016/521 Esas sayılı verilen cevabi yazıda davacının ... olduğu, mahkeme dosyasında herhangi bir ihtiyati tedbir kararının olmadığının belirtildiği görüldü. ... Genel İcra Dairesine Dairesi’nin 1998/57 tedbire sayılı dosyasında dava konusu hisse senetlerine; 12.07.1994 tarih ve 1993/793 sayılı tedbir kararı verildiği belirtildiğinden tedbire dayanak kararlarını, tedbirin nasıl ve ne şekilde infazının yapıldığı, tedbirin süresi, tedbirin devam edip etmediği, tedbir kaldırılmış ise dayanak kararın birer örneklerinin Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine ilişkin celse arasında yazılan yazıya ... Genel İcra Dairesi’nin 27/05/2025 tarih, 2025/8594 muh sayılı cevabi yazısı ile cevap verilmiştir. ... Genel İcra Dairesi’nin 27/05/2025 tarih, 2025/8594 muh sayılı cevabi yazısında açılmış yalnızca 1 adet defter kaydına ulaşıldığı ancak yazıda belirtilen taraflarla uyuşmadığı, var olan defter kaydının İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 1998/2648 E sayılı dosyasından gönderilen talimatına istinaden açılmış olduğunu belirtildiği görülmüştür. ... Genel İcra Dairesi’nin 27/05/2025 tarih, 2025/8594 muh sayılı cevabi yazısına göre yazılan müzekkereye ... Genel İcra Dairesinin 16/06/2025 tarihli cevabi yazı ile mahkememize cevap verilmiştir. ... Genel İcra Dairesinin 16/06/2025 tarihli cevabi yazısında ... Kapatılan 6. İcra Dairesi 1998/57 Talimat sayılı dosyası ilgili birim arşivlerinde arandığı ancak fiziki dosyaya ulaşılamadığı, defter kayıtlarının incelendiği ve 1998/57 Talimat sayılı dosyanın 03/03/1999 tarihinde muameleden kaldırıldığının tespit edildiği ve buna ilişkin defter sayfa suretinin mahkememize gönderildiği anlaşıldı. Mahkememizce dava dışı ......... şirketinin 1987, 1988, 1989, 1990, 1991, 1992 yıllarına ait ticari defter, şirkete ve şirket ortaklarına ilişkin tüm belgeler incelenmek suretiyle iflas kararı ile ilgili bilgi ve belgelerle birlikte şirket ortaklarına, davanın tarafları olan ..., ..., ...’ya ve müdahiller Hermann Reil, Thomas Zsabados'a ait varsa şirket iflas öncesi ve iflas sonrası hisse senetlerine ve tedbir kararlarına yönelik tüm bilgi ve belgeleri belirten rapor düzenlenmesi bakımından; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne istinabe yazılmış olup, alınan bilirkişi raporunda; dahili davalı vekili tarafından 09.12.2025 tarihinde verilen Beyan Dilekçesinde Dava dışı ......... Meyve Suyu ve Gıda San. A.Ş. şirketinin 1987, 1988, 1989, 1990, 1991, 1992 yıllarına ait ticari defterlerinin, şirkete ve şirket ortaklarına ilişkin tüm belgelerin şirketin iflasına karar verildiğinde önce ... Pınarbaşı Cezaevine arşiv olarak gönderildiği daha sonra buradan da ... Bünyan Cezaevi arşivine gönderilmiş olduğunun beyan edildiği, bu bilgi ve....... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderdiği 09.12.2025 tarihli talimat yazısı üzerine ... Genel İcra Dairesi İflas Bürosuna ilgili evrakların arşivden getirtilerek incelenebilmesi için başvuruda bulunulduğu, ... Genel İcra Dairesi İflas Bürosu, konu ile ilgili....... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.09.2025 tarih ve 2024/847 Esas sayılı yazısına kendilerinin 25.09.2025 tarihli yazı ile cevap verdiklerini, ... Genel İcra Dairesinde ......... Meyve Suyu ve Gıda San. A.Ş.’nin 1987, 1988, 1989, 1990, 1991, 1992 yıllarına ait ticari defterlerinin bulunmadığını, ilgili şirket iflas idare memurları ile irtibata geçilmesi gerektiğini bildirerek iflas idare memurlarından Şenol YÜKSEL’in iletişim numarasını verdiklerini, verilen iletişim numarasından İflas İdare Memuru Şenol YÜKSEL ile irtibata geçildiği, İflas İdare Memuru Şenol YÜKSEL, ......... Meyve Suyu ve Gıda San. A.Ş.’ne yaklaşık 25-30 yıl önce iflas idare memuru olarak atandıklarını, ellerinde şirkete ait 1987, 1988, 1989, 1990, 1991, 1992 yıllarına ait ticari defterlerinin bulunmadığını, görevlendirme yapıldığı tarihten bu zamana kadar kendilerine bu evrakların teslim edilmediğini, şimdiye kadar çok sayıda bu şirketin ve ortaklarının davaları ile ilgili olarak gerek......., gerek ... gerek ise diğer şehirler mahkemelerinden bu istemlerle ilgili gelen yazılara evrakların kendilerine teslim edilmediği ve ellerinde bulunmadığı yönünde olumsuz cevap verdiklerini, diğer iflas İdare memurlarından Avukat ..........’nun bürosunda bir kısım evrakların ve daha önce mahkemeler ile yapılan yazışmaların örneklerinin olduğunu, ancak Av. ..........’nun yaş sebebiyle avukatlık bürosuna çok fazla gelmediğini, kendisinin onunla irtibata geçerek var ise evrakları hazır edip dönüş yapacağını bildirdikleri, İflas İdare Memurları Şenol YÜKSEL ve Avukat .......... ile Avukat ..........’nun Gevher Nesibe Mah. Hukuk Plaza Kat 5 Kocasinan-... adresindeki işyerinde 29.01.2026 tarihinde görüşülmüştür. Bu görüşmede ......... Meyve Suyu ve Gıda San. A.Ş.’ne yaklaşık 25-30 yıl önce iflas idare memuru olarak atandıklarını, ellerinde şirkete ait 1987, 1988, 1989, 1990, 1991, 1992 yıllarına ait ticari defterlerinin bulunmadığını, görevlendirme yapıldığı tarihten bu zamana kadar kendilerine bu evrakların teslim edilmediğini, şimdiye kadar çok sayıda bu şirketin ve ortaklarının davaları ile ilgili olarak gerek....... gerek ... gerek ise diğer şehirler mahkemelerinden bu istemlerle ilgili gelen yazılara evrakların kendilerine teslim edilmediği ve ellerinde bulunmadığı yönünde olumsuz cevap verdiklerini tekraren bildirmişler ve daha önce gerek ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/661 Esas sayılı dosyasına verdikleri 11.03.2025 tarihli cevap yazısını gerek ... Genel İcra Müdürlüğü (İflas Müdürlüğü) 2020/17 Esas sayılı iflas dosyasına verdikleri cevap yazısını tarafıma sunduklarını, ibraz edilen ve yazılardan da görüleceği üzere iflasın açılması ve iflas idaresinin teşekkül ettiği tarihlerde dahil olmak üzere idareye ......... A.Ş.’ne ait hiçbir ticari kayıt ve teslim edilmediği ve yapılan araştırmalarda da bu defter ve kayıtlara ulaşılamadığı, mahkemeye sunulacak herhangi bir ticari defter, kayıt, ihale, satış, alış, devir vb herhangi bir belge bulunmadığının bildirildiği, bu nedenle istenilen hususlarda inceleme yapılamadığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl davada davadaki uyuşmazlık, Kamu Ortaklığı tarafından satışa çıkarılan ......... Mevye Suyu ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin hisse senetlerinin %24'ünün davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Birleşen davada davadaki uyuşmazlık, Kamu Ortaklığı tarafından satışa çıkarılan ......... Mevye Suyu ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin hisse senetlerinin %10, 86956522 hissesinin davacı ...'e, %61, 95652174 müdahiller Thomas Szabados ve Hermann Rail'e, %27,17391304 hissesinin davalı ...'a ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizin 19/06/1997 tarih, 1993/793 E, 1997/321 K, sayılı kararı ile T.C. Kamu Ortaklığı tarafından satışa çıkarılan ......... Mevye Suyu ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin toplam 2.115.257.000,00 TL nominal değerindeki hisselerden %10,86956522 hissesinin davacı ..., %61,95652174 hissesinin müdahiller Thomas Szabados ve Hermann Rail %27,17391304 hissesinin davalı ...'ın olduğunun tespitine, bu miktarlardaki hisselerin davacı ve müdahillere aidiyetine, davacı ve müdahillerin fazla istemin reddine karar verildiği, asıl davada dahili davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/5389 E, 2023/4501 K, sayılı ilamıyla mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1588 E, 2024/5702 K, sayılı ilamıyla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği görülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/5389 E, 2023/4501 K, sayılı ilamında özetle; davadışı şirket hisselerinin bir kısmının davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkin davada gerek 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanun'unda (1086 sayılı Kanun) gerekse de 6100 sayılı Kanun'un düzenlemesi bulunmayan dahili davalı sıfatıyla Mahkemenin gerekçeli kararında gösterilen ve davalı sıfatı bulunmayan ...'nın dosyada bulunan bankaların cevabi yazılarına göre bankada bulunan ......... Mevye Suyu ve Gıda Sanayi A.Ş. hisse senetleri üzerinde tedbiren muhafaza altına alınması ve sonuç olarak Mahkemece gerekçeli kararın hüküm kısmında şirket hisselerinin bir kısmının davacıya, bir kısmının davalı ile müdahil talebinde bulunanlara ait olduğunun tespitine karar verilmesi, bu şekilde temyiz eden ...'ya ait olup muhafaza altına alınan hisseler yönünden ... aleyhine dolaylı olarak hüküm kurulması ve usulune göre gerekçeli kararın tebliğ edilmediğinin kesinleşmiş Mahkeme kararı ile tespit edilmiş olunması nedenleriyle ...'nın karara karşı kanun yollarına başvurmakta hukuki yararı bulunduğundan temyiz incelenmesine karar verildiği, temyiz itirazlarına gelince, dosya içerisinde bulunan Sümerbank A.Ş.'nin 21.03.1995 tarihli, Tütüncüler Bankası ... Şubesinin 24.03.1994 tarihli, Türkiye Emlak Bankaı A.Ş.'nin 23.03.1994 tarihli cevabi yazılarında ...'nın elinde bulunan bir kısım hisse senetlerinin muhafaza altına alınmasına rağmen, Mahkemece ...'nın yokluğunda ve davacının talebini de aşacak şeklide hisse senetlerinin bir kısmının davacıya, diğer kısımlarında davalı ve müdahil talebinde bulunanlara ait olduğunun tespitine karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece öncelikle yapılacak iş ...'nın müdahale talebi üzerine davacıya, ... aleyhine dava açması için süre verilmesi, açıldığı takdirde davanın eldeki davayla birleştirerek dosyadaki bilgi ve belgelere göre oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığı bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerektiği bildirilmiştir. Mahkememizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13/07/2023 tarih, 2021/5389 Esas, 2023/4501 Karar sayılı bozma ilamı usul ve yasaya uygun bulunduğundan uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. 6100 sayılı HMK’nın 204. maddesinde: “(1) İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar. (2) İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. (3) Mahkeme, yukarıdaki belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hâl görürse, ilgili daireden açıklama isteyebilir.” ifadesine yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesine göre Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, delil gösterilmesini isteyebilir, aynı Kanun'un 204. maddesinin 3. fıkrasında resmî belgeler hakkında tereddüt olduğunda mahkemeye ilgili daireden açıklama isteme imkânı verilmiştir. Resmî belgenin muhtevasının kesinliği ve doğruluğu konusunda tereddütün giderilmesi amacıyla belgeyi düzenlediği iddia edilen resmî memur veya makamın bilgisine başvurabilecektir. (Mine Tan Dehmen, Milletlerarası Usul Hukukunda Yabancı Belgelerin İspat Gücü, sayfa 184). Kural olarak hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. Maddesi uyarınca, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme HMK’nın 190. maddesinin birinci fıkrasında, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2021 tarihli ve 2017/15-425 E., 2021/440 K.; 29.04.2021 tarihli ve 2017/15-3098 Esas, 2021/546 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/01/2022 tarih, 2019/11-172 Esas, 2022/69 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/10/2022 tarih, 2019/23 (6)-852 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararları) HMK’nın 219/1. maddesi gereğince taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır. Tarafların mahkemeye ibraz ile yükümlü oldukları belgeler, ileri sürülen hususların ispatı ile ilgili olanlardan ibaret olup bunun belirlenmesi ise HMK’nın 194. maddesi çerçevesinde taraflarca gerçekleştirilecek somutlaştırma faaliyeti ile mümkündür. Bu doğrultuda taraflar, ileri sürdükleri vakıayı ispata elverişli bir biçimde somutlaştırmanın yanında delil olarak dayandıkları belgeleri ve hangi belgenin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıklamakla yükümlüdürler. Anılan yükümlülüğün ifası ile belgenin içerik ve niteliği hakkında bilgi sahibi olunarak ispat konusu vakıaya ilişkin olarak ibrazı istenen belgenin gerekli olup olmadığı yahut belgedeki hangi kısımların gerekli olduğu belirlenebilecektir. Bu sayede ileri sürülen hususların ispatıyla ilgili olmayan belgelerin gereksiz yere ibrazı önlenebileceği gibi HMK’nın 219/2. maddesi gereğince devamlı kullanılan ve içeriği bölünebilen belgelerin tamamı yerine sadece ispat konusu vakıa ile ilgili kısımları belirlenerek tarafların mahkemeye belge ibraz yükümlülüklerinin sınırları tespit edilebilecektir (Pekcanıtez, Hakan/Özekes, Muhammet/Akkan, Mine/Korkmaz, Hülya Taş; Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, C II, İstanbul 2017, sayfa 1814, 1815). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/01/2022 tarih, 2019/11-172 Esas, 2022/69 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere HMK’nın 219/1. maddesi gereğince taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır. Tarafların mahkemeye ibraz ile yükümlü oldukları belgeler, ileri sürülen hususların ispatı ile ilgili olanlardan ibaret olup bunun belirlenmesi ise HMK’nın 194. maddesi çerçevesinde taraflarca gerçekleştirilecek somutlaştırma faaliyeti ile mümkündür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 64/1. maddesinde ise: her tacirin, ticarî defterleri tutmak ve defterlerinde, ticarî işlemleriyle ticarî işletmesinin iktisadi ve malî durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun’a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu düzenlenmiştir (YHGK 27/01/2022 tarih, E. 2019/11-172, K. 2022/69 ). Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar (HMK m. 222/4). HMK'nın 222/5. maddesi uyarınca ticarî defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır. Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren hertürlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 513/1. maddesi gereğince “Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır.” Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2022 tarih ve 2020/(23)6-663 Esas, 2022/1789 Karar sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. Yapılan yargılama sonucunda, dava dışı müflis ......... Meyve Suyu ve Gıda San. A.Ş. Hakkındaki ticari bilgileri ulaşılabilmesi amacı ile müflis şirket adresinin bağlı bulunduğu ... İflas Dairesince oluşturulan iflas idaresindeki iflas idare memurlarından Şenol YÜKSEL’in, ......... Meyve Suyu ve Gıda San. A.Ş.’ne yaklaşık 25-30 yıl önce iflas idare memuru olarak atandıklarını, ellerinde şirkete ait 1987, 1988, 1989, 1990, 1991, 1992 yıllarına ait ticari defterlerinin bulunmadığını, görevlendirme yapıldığı tarihten bu zamana kadar kendilerine bu evrakların teslim edilmediğini, şimdiye kadar çok sayıda bu şirketin ve ortaklarının davaları ile ilgili olarak gerek......., gerek ... gerek ise diğer şehirler mahkemelerinden bu istemlerle ilgili gelen yazılara evrakların kendilerine teslim edilmediği ve ellerinde bulunmadığı yönünde olumsuz cevap verdiklerini, dava dışı ......... şirketinin 1987, 1988, 1989, 1990, 1991, 1992 yıllarına ait ticari defter, şirkete ve şirket ortaklarına ilişkin tüm belgeler incelenmek suretiyle iflas kararı ile ilgili bilgi ve belgelerle birlikte şirket ortaklarına, davanın tarafları olan ..., ..., ...’ya ve müdahiller Hermann Reil, Thomas Zsabados'a ait varsa şirket iflas öncesi ve iflas sonrası hisse senetlerine ve tedbir kararlarına yönelik belgelere ulaşılamamış ve bu bağlamda davaya konu hisse senetlerinin bağlı olduğu müflis şirketle ilgili delillerin yargılama yasal süresince ibraz edilmediği anlaşılmakla mevcut delil durumuna göre ispatlanamayan asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, A-1-Asıl Davanın REDDİNE 2-Mevcut ihtiyati tedbirlerin İş Bu Kararın HMK 397/2. maddesi gereğince kesinleşmesine kadar devamına, 3-Davacı tarafça talep olunan önceki ihtiyati tedbir kararlarından farklı ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, 4-Alınması gereken 732,00-TL maktu harcın asıl davada davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Asıl davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak asıl dosyada kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 6- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, B-Birleşen....... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/135 Esas, 2025/149 Karar sayılı dosyasında 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL maktu harcın, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın birleşen davada davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Birleşen dosyada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan alınarak birleşen davada kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin ve birleşen davada davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 24/09/2026 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza