İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/276 E. 2026/698 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/276
- Karar No
- 2026/698
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/276 Esas KARAR NO : 2026/698
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 21/04/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Otelcilik Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Taksim ve ...'nda yer alan prestijli otelleriyle turizm sektöründe köklü bir şirket olduğunu, müvekkilinin "..., ... Cd. No:15, 34371 Şişli İstanbul" adresindeki ... otelinde 2022 yılı sonlarından itibaren geniş kapsamlı bir mimari yenileme başlattığını, bu kapsamda otel odalarının banyolarında yer alan duşakabin sistemlerinin imalatı ve montajı için davalı ... Yapı Malzemeleri Ticaret A.Ş. ile 26.05.2023 tarihinde sözleşme akdettiğini ve aynı tarihte 150.025,20 TL tutarında fatura düzenlendiğini, müvekkilin fatura bedelini eksiksiz ödediğini, sözleşme uyarınca ... Yapı'nın duşakabin ve cam separatörlerin imalatı, teslimi ve montajı dahil olmak üzere anahtar teslim bir paket kapsamında 6 adet ....158, 6 adet .... 165, 8 adet .... 166 ve 2 adet .... 167 kodları altında 12 adet cam duşakabin ve 10 adet cam separatör olmak üzere toplamda 22 adet ürünün imalatı, teslimi ve montajını taahhüt ettiğini, Müvekkilinin, sözleşme akabinde ... Yapı'nın ürünlerinin montajı için ... Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adlı bir alt yüklenici ile anlaştığı bilgisini edindiğini, ürünlerin ... şubesinde montajının, ... Yapı denetim ve gözetimi altında ... tarafından yapıldığını, müvekkili tarafından Akınlat Yapı'ya yapılan ödemenin ; imlat, teslim ve montaj olmak üzere bütün kalemleri içerdiğini, Davalılar tarafından teslimi sağlanan ve kurulan ürünler içerisindeki 12 adet duşakabinde, otel müşterilerinin duş aldığı esnada ve odada hiçbir müşterinin konaklamadığı anlarda kendiliğinden cam patlamaları meydana gelmeye başladığını, Müvekkilinin ticari işletmesinde kullanmak üzere satın aldığı ürünlerde meydana gelen bu ayıplar neticesinde; İlk olarak 06.09.2024 tarihinde otelde konaklayan müşterilerden birinin banyonun içerisindeyken duşakabin camının kendiliğinden patlaması nedeniyle fiziksel zarara uğrayıp vücudunda birçok yere dikiş atılması gerektiğini, 29.09.2024 tarihinde otel personelinin müşterilere oda tanıtımı yaparken ve cam duşakabin kullanımda dahi değilken ürünün yine ciddi yaralanmalara sebep olacak şekilde patlamış olduğunu, 22.10.2024 tarihinde ise yine bir otel müşterisinin banyonun içerisindeyken cam patlaması yaşanarak yaralandığını, Daha önce gerçekleşen patlamalardan neticesinde ürünlerde bir ayıp olduğunun farkına varan müvekkilinin, bu son olay kapsamında müşterinin tedavisi için yapılan hastane masraflarına ilişkin belge ve kayıtları muhafaza ettiğini, Ayıplı ürünlerin değişiminin otel müşterilerinin güvenliği ve otelin itibarı açısından elzem olması nedeniyle yapılan delil tespitinde ayıpları tevsik edilen ayıplı ürünlerin noter eşliğinde otel odalarından sökümünün yapıldığını, sökülen ayıplı ürünlerin (dışakabinlerin) mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılması ihtimaline binaen depoya konulduğunu, bununla birlikte, dava konusu 12 adet duşakabin arasından 1 adet duşakabinin yerinde incelemenin elzem görülmesi ihtimaline binaen, yapılacak bilirkişi incelemesi için kullanıma kapalı bir otel odasında davalılar tarafından ilk montajı yapıldığı haliyle bırakılmış olduğunu, ayıplı imüne müteakip, müvekkilinin, dava dışı üçüncü kişi ... ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ('Bevel') yeni duşakabinlerin alımı, teslimatı ve montajı için 9.874,60 ABD Doları ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, ayıplı ürünlerin fatura karşılığı olan 82.140,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan alınıp müvekkile verilmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere ayıplı ürünler nedeniyle müvekkilinin maruz kaldığı zararların (dava dışı Bevel'e ikame ayıpsız ürünler için yapılan ödeme ve yaralanan otel müşterilerine ödenen tedavi masrafları) tazmini için şimdilik 50.000,00 TL'lik belirsiz alacak talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı ... Yapı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu olayın yalnızca montajı gerçekleştiren diğer davalı ... İnş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin faaliyetinden kaynaklandığını, müvekkil şirketin yalnızca satıcı konumunda bulunduğunu, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında yalnızca 22 adet duşakabin ve separatör ürününün satışına yönelik bir ticari ilişki kurulduğunu, bu ürünlerin imalatı ve montajına ilişkin bir taahhütlerinin bulunmadığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/... D.İş sayılı delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunun, camların patlamasının montaj hatasından kaynaklandığını ortaya koyduğunu, montaj işlemlerinin ise müvekkili tarafından değil üretici ve montajı yapan firma olan ... Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin faturasında yalnızca ürün bedellerinin yer aldığını ve montaja dair herhangi bir hizmet veya bedelin bulunmadığını, hal böyle iken, montaj kaynaklı zararlar nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuk ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, davacı tarafın, sözde bir montaj taahhüdüne dayandığını iddia ettiği 26.05.2023 tarihli sözleşmeyi ibraz etmediğini, bunun da iddialarının mesnetsiz olduğunu gösterdiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sunulan dava dilekçesi ile müvekkili tarafından imalat, teslim ve montajı gerçekleştirilen, gizli ayıplı ürünler nedeniyle müvekkilinin duçar olduğu zararın tazmininin talep edildiği, Öncelikle işbu davanın asliye hukuk mahkemesinde değil tüketici mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu sebeple davanın görev yönünden usulden reddinin gerektiğini, davacının iddialarının kabul anlamına gelmemekle birlikte 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 12 uyarınca ayıplı maldan sorumluluğun malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu uyarınca ise ticari alım satımlarda alıcının açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için sekiz günlük yasal süreler içerisinde muayene külfetini yerine getirip ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete ayıp ihbarında bulunulmadığından kanunda belirtilen hak düşürücü sürelerin aşıldığını, davacı tarafından ... 8. Noterliği'nin 22.10.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı ... Yapı'ya ayıp ihbarı keşide edildiğini, müvekkili tarafından ibu ihtarnameye karşı Kadıköy 3. Noterliği'nin 30.10.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, müvekkili firmanın uzun yıllardır sektörde hizmet veren bir firma olduğunu, tüm ürünlerin belirli standartlar ve testler dahilinde piyasaya sürülmekte olduğunu, temperli camların kırılmaz camlar olmadığını, ani ve sürekli noktasal darbelerle, mekanik olarak zorlamayla, çarpma, temizlerken baskı uygulayarak ovma veya sivri uçlu eşyaların temasıyla kırılabildiğini, binaların belli oranda esnemesi, ani sıcak-soğuk hava değişimleri durumunda da camlarda kırılma meydana gelebildiğini, temperli camların bir diğer kırılma sebepleri arasında ise, kapı ve rulman ayarlarının bozulması olduğunu, rulmanlarda biriken kir ve tortunun zamanla mekanizmanın işlevsiz hale gelmesine deden olacağını, bu durumda, rulmanlar ray üzerinde ilerlemeyecek ya da zorlanacak duruma gelecek ve bu durumun, fark edilmeden cam üzerinde orantısız bir güç uygulanmasına ya da baskı oluşmasına neden olacağını, aynı zamanda tam kapanmayan kapılar ve yüzey alanına uygulanan dengesiz gücün camım kırılmasına neden olabileceğini, bu hususun kullanıcılar tarafından her zaman fark edilemeyebileceğini ve kontrolsüz bir güç uygulanmasına neden olduğunu, bunun da temperli camların kırılmasının genel nedenlerinden biri olduğunu, temperli camların, normal camlara kıyasla mukavemeti daha yüksek camlar olsa da hiçbir zaman kırılmayacağının garantisinin herhangi bir üretici tarafından verilemeyeceğini, tüm bu sebeplerle yaklaşık 1,5 yıl önce montajı yapılan, müvekkili firma tarafından satılan ürünlerde, üretim ya da montajdan kaynaklanan bir sorunun olmadığını, kırılmanın kullanıcıya bağlı olarak dış etkenler ile gerçekleşmiş olabileceğinin muhtemel olduğunu, dolayısıyla da müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davaya konu ürünlerin, müvekkili şirket tarafından kusursuz olarak imal edilip davacı tarafa teslim edildiğini, davacı vekilinin iddialarının, imalat hatası değil kullanıcı hatasından kaynaklandığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifa edilmesine dayalı sözleşmeden dönme sebebiyle ödenen bedelin iadesi ile menfi zararın karşılanması istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 20/05/2026 tarihli raporunda özetle; "Borçlar Mevzuatı Yönünden Değerlendirme: -Davacı ... Otelcilik Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı ... Yapı Malzemeleri Ticaret A.Ş. arasında 12 adet duşakabin ve 10 adet separatörden oluşan, otelin özel ihtiyacına yönelik üretilmiş, imalat ve montaj edimini de içeren niteliği gözetildiğinde TBK m. 470 ve devamı hükümleri çerçevesinde eser sözleşmesi olarak değerlendirildiği, Davalı ... Yapı'nın imalat ve montaj edimini davalı ...'ya alt yüklenici sıfatıyla bıraktığı, bu durumun TBK m. 116 ve m. 471/3 hükümleri çerçevesinde davacı işsahibi karşısında asıl yüklenici sıfatıyla davalı ... Yapı'nın sözleşmesel sorumluluğunu sona erdirmediği, -Dava konusu duşakabinlerde imalat ve montaj kaynaklı yapısal eksikliklerin .... ATM 2025/... D.İş sayılı dosyasındaki 18.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda saptandığı, -Davacının 22.10.2024 tarihinde son patlama olayı ile birlikte aynı gün davalı ... Yapı'ya keşide ettiği ... 8. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin TBK m. 474 anlamında uygun süre içinde yapıldığı; davalı ...'nun da bu ihbardan haberdar olarak 30.10.2024 tarihinde Kadıköy 3. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesini tanzim ettiğinden ihbarın ... bakımından da hüküm ifade ettiği; eser sözleşmelerinde TTK m. 23'te düzenlenen 2 ve 8 günlük sürelerin uygulanmadığı; - Davacının 30.09.2025 tarihli beyan dilekçesi ile mahkemeye TBK m. 475/1 anlamında sözleşmeden dönme hakkını kullandığını bildirdiği; ayıbın önemli ayıp niteliğinde olması ve duşakabinlerin inün aşırı zarar doğurmaması nedeniyle TBK m. 475/son fıkrasındaki dönme yasağının somut olayda gündeme gelmediği; sözleşmeden dönme yönündeki yenilik doğuran irade beyanının geçerli olarak gerçekleştirildiği, - Davacının ürün bedelinin iadesine ilişkin 82.140,00 TL'lik talebinin 26.05.2023 tarihinde KDV hariç ödenen 12 adet duşakabin bedeline isabet ettiği; hükümlerinin sonucu olarak bu tutarın iadesi talebinin yerinde olduğu; faiz yönünden tarafların tacir niteliği gözetilerek 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca avans faizi uygulanabilir olduğu, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak belirlenmesinin Yargıtay'ın bu yöndeki içtihadına uygun olduğu, ancak bu yöndeki nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, - Söküm/demontaj masrafının menfi zarar kapsamında talep edilebilir nitelikte olduğu; Teknik Yönden değerlendirme: Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandı; - Tespit raporunda yer alan fotoğraflar incelendiğinde ; Davaya konu 12 adet duşakabin ürününde kırılmaya (patlamaya) yol açan temel kusurun montaj kaynaklı kenar gerilmesi olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda ; Duşakabin sisteminde cam panelin, taşıyıcı ve kılavuz elemanlara uygun elastik ara elemanlar kullanılmaksızın, rijit ve noktasal baskıya maruz kalacak şekilde monte edildiği, bu nedenle cam kenarlarında gerilme yoğunlaşması oluştuğu ve söz konusu montaj kusurunun, temperli camın ani kırılmasıyla sonuçlandığı değerlendirilmiştir. Bu tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda ; Davaya konu duşakabin camlarının kırılmasının, montaj hatasından kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. -Tespit raporunda yer alan fotoğraflar incelendiğinde, kırılmaya (patlamaya) yol açan hatalı uygulamaların : - Camın, metal aksamla doğrudan teması,- Conta/izolasyon eksikliği,- Noktasal sıkıştırma şeklinde ki ilk anda fark edilmesi zor olan, basit gözle tespit edilemeyen teknik detaylar olduğu değerlendirilmiştir. Bu tespit ve değerlendirme doğrultusunda ; Dava konusu duşakabin sisteminde tespit edilen montaj hatalarından kaynaklı kusurların, teslim anında basit gözle tespit edilemeyen ve kullanım sürecinde sonradan ortaya çıkan bir durum olduğundan, bu yönüyle söz konusu kusurlu montaj uygulamasının, gizli ayıp niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. -Dava konusu 12 adet duşakabin ürününün hatalı montajından dolayı temperli duşakabin camlarının kırılması (patlaması) nedeniyle kullanılamayan ürünler nedeniyle maddi zararın oluştuğu, ayrıca otel müşterilerinin patlama esnasında vücutlarında oluşan yaralanmalar dolayısı ile zarar görmeleri neticesinde hastane masraflarından dolayı maddi zararın oluştuğu değerlendirilmiştir., Bu kapsamda ; Davacının 21.04.2025 dava tarihi itibarı maddi zararının ; 12 adet duşa kabinin sökülmesi gerekli yerlerin tamirinin yapılması : 12 adet x 2.500,00 TL/Adet = 30.000,00TL + KDV 12 adet sürgülü sistem alüminyum profilli mm temperli cam duşakabin temin ve montajının yapılması : 12ad. x 1.000,00 TL/ad. = 132.000,00 TL + KDV Hastane giderleri = 6.612,00 TL Toplam maddi zarar tutarı : 168.612.00 TL4 KDV olarak hesap edilmiştir." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Uyuşmazlık, duşa kabin işine ilişkin akdedilen eser sözleşmesi uyarınca davalının ayıplı ifasının bulunup bulunmadığı, ayıbın niteliği, (gizli, açık), ayıp sebebiyle sözleşmeden dönme hakkı ve buna bağlı olarak ödenen bedelin iadesini hakkı bulunup bulunmadığı, davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zararın niteliği, miktarı ve davalının bu zararı ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizin 24/09/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı gereğince davacı vekiline "Davanın ayıplı ifaya dayanmasına karşın dava dilekçesinde ve bu dilekçenin netice-i talep kısmında eser sözleşmesini düzenleyen TBK Madde 475 uyarınca seçimlik haklarından hangisinin kullanıldığına ilişkin ve 3 nolu netice-i talep bakımından ayıbın giderilmesi için ikame ürünler bakımından yapılan ödemelere yönelik fatura, ödeme belgesi, yapılan işlerde kullanılan ürünler işçilik bedelleri ayrı ayrı olacak şekilde ve yine yaralanan otel müşterilerine ödenen tedavi masraflarının tazmini talebi bakımından olayın gerçekleştiği tarih, olaya ilişkin tutanak vb tüm kayıtlar olay sonrası tedaviye ilişkin hastaneye yapılan ödeme kayıtlarının ayrıntılı olarak açıklanması suretiyle dava dilekçesinin somutlaştırılması ve ilgili kayıtların eksiksiz olarak sunulması hususunda" 2 haftalık kesin süre verildiği, beyan dilekçesinin sunulmasının ardından değerlendirme yapılarak bilirkişi incelemesi için ara karar kurulmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından bu kapsamda sunulan beyan dilekçesinde; açıkça sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığını ve dava konusu ayıplı ürünler için davalılara ödenen 82.140,00 TL'nn iadesi ayrıca dava dışı üçüncü kişi ... Duş ve Kabin Sistemleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ye ("Bevel") yeni duşakabinlerin alımı için, ürün bedeli, teslimat, montaj ve işçilik dahil toplamda ödenen 284.613,24 TL ile otelde yaralanan müşterinin tedavi masrafı olan 6.612,00 TL'nin zarar kalemleri olarak talep edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi heyet raporu ve dosya kapsamı ile d.iş dosyası üzerinden yapılan inceleme ve tespitlere göre denetime elverişli bulunmuş olup davalıların edim ifasının ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Bu hali ile, somut olay bakımından davacının sözleşmeden dönme, sözleşmeden dönmeye bağlı bedel iadesini ve menfi zararını talep etme hakkı bulunduğu sabit bulunmuştur. Ayıplı ürün karşılığı olarak davacı tarafından davalıya ödenen bedelin 82.140,00 TL olduğu hususu uyuşmazlık konusu olmayıp, bu bedelin sözleşmeden dönme hakkı kapsamında davacıya iade edilmesi gerekmektedir. Davacının menfi zarar talebi bakımından öncelikle menfi zararının niteliğine ve hangi zarar kalemlerinin menfi tespit olarak talep edilebileceğine değinmek gerekirse, menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşme hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, age., s. 427). Bu husus Borçlar Kanunu'nun 108. ( 6098 sayılı TBK'nın 125/son) maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmıştır. Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Menfi zarar kavramına, sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabulü için yapılan masraflar, sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla (gönderilen şeyin kaybolması gibi) uğranılan zarar, sözleşmenin geçerliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zarar, başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla uğranılan zarar ve dava masrafları, noter masrafı, karar pulu, KİK payı, gerçekleştirilen imalat bedeli, personel gideri vb kalemler örnek olarak verilebilir. Bu kapsamda somut olay bakımından, davalı ile sözleşme yapılmasa idi davacı başka bir yüklenici ile sözleşme yapabilecek olduğu için kaçırılan fırsat nedeniyle sözleşmeden dönme sonrasında sözleşme konusu işlerin bedel dışında aynı şartlarda yapılacak sözleşme sonucu ödenecek bedel ile davalı yüklenici ile sözleşme yapılmamış olsaydı en yakın hangi fiyatla yapılabileceği bedel arasındaki fark ile, duşakabinlerin söküm giderleri ve hastane masrafının davacının menfi zararını oluşturduğu anlaşılmıştır. Ancak davacı vekili tarafından müspet zarar kalemi olan sözleşmenin dava dışı üçüncü kişiye yaptırılmasına ilişkin giderlerinin de dava değer arttırım dilekçesi ile talep edildiği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, koşulları mevcut ise sözleşmenin ifasını ve gecikme tazminatını isteyebileceği gibi, ifadan vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan olumlu zararının giderilmesini de isteyebilir veya sözleşmeden dönerek olumsuz zararının giderilmesini talep edebilir. Eser sözleşmeleri bakımından ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475.maddesinde iş sahibine, eserin ayıplı olması hâlinde, eserin kullanılamayacak veya hakkaniyet gereği kabulünün beklenemeyecek derecede ayıplı olması durumunda sözleşmeden dönme hakkı tanınmıştır. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, kural olarak verdiklerini geri isteme hakkına sahip oldukları gibi, yüklenicinin kusurunun bulunması hâlinde dönme nedeniyle uğranılan menfi zararlarını da talep edebilirler. Buna karşılık, sözleşmeden dönülmesiyle birlikte sözleşmenin gereği gibi ifa edilmiş olması hâlinde elde edilecek ekonomik duruma ulaşmayı amaçlayan müspet zarar niteliğindeki taleplerin, dönme hakkıyla birlikte istenmesi mümkün değildir. Nitekim eksik bırakılan imalatın tamamlanması için gereken bedel, kural olarak eserin sözleşmeye uygun şekilde tamamlanması hâlinde iş sahibinin ulaşacağı ekonomik durumu sağlamaya yönelik olduğundan müspet zarar niteliğindedir. Bu nedenle, sözleşmeden dönme hakkını kullanan iş sahibinin, bir taraftan sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini talep ederken diğer taraftan eserin tamamlanması veya yeniden yapılması için gereken bedeli talep etmesi, kural olarak aynı anda mümkün değildir. Yukarıda ayrıntılı olarak değinildiği üzere netice-i talebin açıklanması hususunda davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde açıkça sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığının bildirildiği, ayrıca, 01/07/2026 tarihli celsede davacı vekili tarafından taleplerinin davalıya ödenen bedelin iadesi ile menfi zararlarının tahsiline ilişkin olduğunun tekrar beyan edildiği dolayısı ile sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığı yönünde tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile; dava konusu gizli ayıplı ürünler ilişkin davalıya ödenen 82.140,00 TL bedel ve duşabinlerin demontaj masrafı, müşterinin yaralanması sebebiyle ödenen hastane masrafı ve sözleşme yapılmasa idi başka bir yükleniciyle yapılacak sözleşme bedeli ile davalı ile akdedilen sözleşme bedeli arasındaki fark tutar olarak hesaplanan menfi zarar kalemleri bakımından davanın kabulüne, müspet zarar kalemi olan işin dava dışı yükleniciye yaptırılmasına yönelik gider talebinin ise reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -82.140,00 TL'nin ödeme tarihi olan 26/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -49.860,00 TL ve 30.000,00-TL (demontaj bedeli) olmak üzere toplam 79.860,00-TL'nin ödeme tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -6.612,00-TL'nin ödeme tarihi olan 22/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 11.517,88-TL karar ve ilam harcından alınan 2.256,63-TL peşin ile 5.000,00-TL tamamlama harcın mahsubu ile geriye kalan 4.261,25-TL eksik harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 615,40-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 16.970,00-TL olmak üzere toplam 17.585,40-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 11.824,...-TL yargılama gideri ve peşin 2.256,63-TL tamamlama yatan harç gideri 5.000,00-TL'nin toplamı olan 19.081,05-TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı taraflar vekille temsil olunduğundan reddedilen miktar yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 7-4.700,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.160,28-TL'nin davalılardan geriye kalan 1.539,72-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2026
Katip ...
Hakim ...