Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1932 E. 2026/670 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1932
- Karar No
- 2026/670
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1932
KARAR NO: 2026/670
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/09/2022
NUMARASI: 2021/5 Esas - 2022/683 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'un davalı ......Şubesi nezdinde ticari mevduat hesabı bulunduğunu, davacı ile davalı banka arasında 17.09.2018 tarihinde ticari kredi niteliğinde genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı bankanın ...Merkez Şubesi nezdindeki ... Iban numaralı hesabından 15.09.2020 tarihinde bilgisi ve rızası dışında, 60.000,00 TL (22.754,93TL sabit faizli mevduat ve 37.254.07TL ticari ek hesap tutarı toplamı olmak üzere) tutar ...adlı 3. kişinin T.C. ...A.Ş. nezdindeki ... no'lu Iban numaralı hesabına "depo bedeli" açıklamasıyla EFT yoluyla gönderildiğini, davacının 15.09.2020 tarihinde 17:30 sularında davalı bankanın müşteri hizmetleri tarafından kullanmakta olduğu ........ gsm nolu telefonundan arandığı, ...... İban numaralı hesabından 60.000,00 TL EFT çıkışının bilgisi dahilinde olup olmadığı sorduğunu, davacının işbu para çıkışının bilgisi dahilinde gerçekleşmediğini beyan ettikten sonra, davalı bankanın ...Sb. Müşteri temsilcisiyle görüşerek kendi hesabından ...adlı 3. kişinin, T.C. ...A.Ş. nezdindeki .......... no'lu Iban numaralı hesabına 60.000,00 TL para gönderildiğini öğrendiğini ve hesaba bloke konduğunu, davacının bilgisi ve izni dışında üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı işlem ile TCK md. 157,158,243,244,245,245/A kapsamında gerekli soruşturmanın yapılarak şüphelilerin tespiti ve cezalandırılması için ...Cumhuriyet Başsavcılığına 15.09.2020 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, 2020/3537 Soruşturma sayılı dosyada devam ettiğini, davalı bankanın müşteri hizmetleri tarafından aranarak hesabından bilgisi dışında para transferi gerçekleştirdiğini öğrenip hesabına bloke konduktan sonra, davalı banka tarafından davacıya gönderilen SMS ile; "'... ..... marka ve model cihazınıza Cep İmza kurulduğunu, işlem veya cihaz size ait değilse ....ü arayınız." şeklinde SMS gönderildiğini, davalı banka nezdindeki hesabından para transferlerini web üzerinden bilgisayar vasıtasıyla gerçekleştirdiğini, mobil bankacılığın davacı tarafından kullanılmadığını, davalı banka tarafından gerekli önlemler alınmadığını, kötü niyetli 3. kişiler tarafından davacının internet bankacılığına girilmesine sebebiyet verildiğini, davacının bilgisi olmaksızın usulsüz işlemler nedeniyle doğan zarardan, gerekli güvenlik önlemlerini almayarak kusurlu olarak zarara sebebiyet veren davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunu, bu sebeplerle, davanın kabulü ile davacı davacının davalı bankanın ...Merkez Şubesi nezdindeki ... İban numaralı hesabından 15.09.2020 tarihinde davacının bilgisi ve rızası dışında 3. kişinin hesabına aktarılan 60.000,00 TL 'nin Arabuluculuk Son Tutanağı'nın düzenleme tarihi olan 23.10,2020 tarihinde itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda, banka müşterisi ...'a ait ... cihaza kurulum sonrası mail güncellemesi yapıldığını, (....com) ve hesabından 60.000,00 TL ...... ...hesabına aktarıldığını, bu işlemlerin müşterinin internet bankacılığı yoluyla EFT işlemleri gerçekleştirildiğini, davalı bankanın Internet Bankacılığı'na giriş yapılabilmesi için kart hamilinin kullanmış olduğu İnternet Şifresi'nin bilinmesi ve sonraki aşamada istenecek olan müşteri telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifrenin de sisteme girilmesi gerektiğini, davacının internet bankacılığı şifresinin paylaşımından sonra internet bankacılığı üzerinden hesabındaki sabit faizli mevduat ve ticari ek hesap tutarı olan 60.000,00 TL 'nin EFT yolu ile ...... hesabına aktarıldığını, konu ile ilgili olarak EFT işlemlerinin yapıldığı anda davalı banka tarafından saat 15:04'de “banka personeli, polis, savcı, sigortacı, dosya-kart-masraf iadesi veya başka gerekçeler ile şifre istemez. mobil aktivasyon şifreniz: ***” Saat 15:07 de "Şifrenizi hiçbir işlem icin banka personeli dahil hiç kimse ile paylaşmayınız. 15:07'de İnternet Bankacılığı'na giriş yapıyorsunuz. Şifreniz: *** ve ... ... marka ve model cihazınıza Cep İmza kurulmuştur. İşlem veya cihaz size ait değilse ....u arayınız."Saat 15:08 de "Şifrenizi hiçbir işlem için banka personeli dahil hiç kimse ile paylaşmayınız.15:08'de İnternet Bankacılığı'na giriş yapıyorsunuz. Şifreniz: *** Saat 15:20 de ise "Bilgilendirme: Değerli Müşterimiz, .............. nolu hesabınızdan 60.000,00 TL tutarında Türkiye Cumhuriyeti ...A.S. bankasına EFT çıkışı olmuştur. İşlem bilginiz dışındaysa ...'u arayınız seklinde 5 adet SMS atıldığını, konuya ilişkin banka internet Bankacılığı'na ait ekran görüntüleri, Internet bankacılığı ve mobil bankacılık IP ve PORT bilgileri ve davacının bankada kayıtlı bulunan ... numaralı telefonuna ait sms bilgilerinin de davalı banka kayıtlarında tutulduğunu, davaya konu olayın gerçekleşmesinin, davalı banka sistemine ait eksiklikten kaynaklanmasının söz konusu olmadığını, banka siteminde kayıtlı cep telefonuna iletilen şifreleri korumanın müşterinin sorumluluğunda olduğunu, müşterinin bilgi ve şifre paylaşımı olmadan hesaplarına internet bankacılık kanalından erişim teknik olarak mümkün olmadığını, sistem güvenliği, davalı banka tarafından mevcut/en son teknoloji kullanılarak sağlandığını, söz konusu olayda gerçekleşen saldırı davalı banka sistemine değil, tamamıyla davacı/müşterinin bilgisayarına yönelik olduğunu, sonuç olarak, davacı ve diğer müşterilerin bilgisayarındaki güvenlik önlemlerinin alınması, davalı banka tarafından davacı ve diğer sunulan güvenlik uygulamalarının kullanılması, bilgi paylaşımının yapılmaması sorumluluklarının yerine getirilmesinin, davalı banka müşterilerinin inisiyatifinde bulunduğunu, bankaların ne tarz güvenlik önlemi alırlarsa alsınlar, müşteriler ne kadar bu güvenlik önlemlerini kullanırlarsa kullansınlar söz konusu güvenlik duvarının kırılabileceği ve şifrelerin ele geçirilebileceği, virüs yazılımlarının tam anlamıyla güvence sağlamadığının açık olduğu, söz konusu olayda gerçekleşen saldırının banka sistemine değil, tamamıyla müşteri hesabına yönelik olduğunu, saldırının bankaya yönelik olması halinde o tarihte ınternet bankacılığını kullanan on binlerce aktif internet hesabı bulunan ve özellikle hesabında yüz binlerce TL bakiyesi olan müşterilerin hesaplarının da, aynı şekilde dolandırıcılık eylemine maruz kalması gerektiğini, müşterinin şifrelerinin ne şekilde 3. şahısların kullanımında olduğunun bankaca takip edilmesinin mantıksal bir çerçeveden bakıldığında mümkün olamayacağı, ispat yükümlülüğünün de bankaya yüklenemeyeceğinin aşikar olduğu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan iş bu davanın reddi ile yargılama harç ve giderleriyle avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı ile davalı banka arasında 19.09.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı,sözleşme kapsamında davalıya 5.000.000 TL limit tahsis edildiği,çerçeve sözleşmesi kapsamında davalıya 60.000 ek hesap tanımlandığı,15.09.2020 tarihinde davacının hesabından bilgisi dışında, dava dışı 3.kişi hesabına 60.000 TL EFT çıkışının yapıldığından bahisle davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, mahkememizde zararın tazmini amacıyla dava ikame edildiği,yapılan incelemede, transfer işlemlerinin ...Şubesi üzerinden yapıldığı,her ne kadar varılan sonuç bakımından 23.02.2022 tarihli bilirkişi raporu benimsenmemiş olsa da; teknik değerlendirme kısmında davaya konu işlem sırasında mobil şube ve internet şubesinin aynı anda kullanıldığı,ve farklı işlemler yapılmasından dolayı, internet Şubesi Şifresinin birden fazla kişi tarafından bilindiği, ayrıca tek kullanımlık şifre gönderilen cep telefonunda, hem internet hem de mobil şube giriş SMS'lerinin dakikalar içerisinde doğrulanması nedeniyle, cep telefonunun da birden fazla kişi tarafından kullanıldığı sonucuna varıldığının bildirildiği,her ne kadar gerek 23.02.2022 tarihli ek raporunda davalı bankanın kusurunun olmadığı belirtilmişse de ; davacıya ait paranın, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaptan çekilerek başka hesaplara EFT yapılmış olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini de kanıtlayamadığı, Kaldı ki, internet bankacılığında bankanın ve müşterilerin güvenliğini sağlayacak ek güvenlik önlemlerinin kullanılmasının zorunlu kılınmaması ve davacının inisiyatifine bırakılması nedeniyle, meydana gelen zarardan dolayı davalı bankanın sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, Ayrıca, davacıya ek güvenlik enstrümanlarını kullanmadan işlem yapma yetkisinin davalı banka tarafından verilmiş olması karşısında, bunları kullanmadan işlem yapan davacının meydana gelen zararda müterafik kusuru olduğunun kabulünün de mümkün olmadığı,güvenlik zafiyeti sebebiyle söz konusu işlemlerin yapıldığının ve kusurun davalı bankada olduğunun kabulü gerektiği, dava konusu olayda davacının mobil şube ve internet şubenin aynı zamanlarda kullanılması ve farklı işlem yapılmasının birden fazla kişi tarafından aynı anda işlem yapılmasının banka güvenliği tarafından hiç fark edilmemiş olması bankanın sağladığı internet bankacılığının güvenlik açığı olarak kabul edilmesi gerektiği, ve doğan zararı telafisi etmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.23.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı bankaya kusur izafe edilemeyeceğinin belirtildiği,ancak yukarıda açıklanan sebeplerle davalı bankanın güvenlik zafiyeti sebebiyle zarardan sorumlu olduğu kanaatiyle bu rapora itibar edilmediği,işbu raporun mahkememizce denetime elverişsiz olduğu gerekçesiyle dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edildiği ancak 18.05.2022 tarihli raporda da davacının telefonuna gelen şifreye SMSlere 2 saatlik bir süreçte bakamaması sebebiyle kusur yüklendiği, salt bu sebeple davacıya kusur yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğu Hakimin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığı,dolayısıyla aşamalarda aldırılan bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek davalı bankanın kusurlu olduğu kanaatiyle davanın kabulü ile 60.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı, davalı banka ...şubesi müşterisi olduğunu, bankanın internet bankacılığı hizmetinden faydalanma talebi üzerine bu sistem kendisi için kullanıma açıldığını, davacının sms listesi incelendiğinde şikayete konu işlemden önce mobil aktivasyon şifresi gönderildiğini, cep imza kurulumu yaptığını, daha sonra da şikayete konu olan eft hakkında taraflarına bilgilendirme mesajı gönderildiğini, söz konusu olayda müşterinin kullanmakta olduğu ... marka model cihazdan farklı olarak başka bir cihaza cep imza kurulumu ve aktivasyonu yapılması ve akabinde şikayete konu işlemin gerçekleşmesi müşterinin bilgisi dışında gerçekleştiğini iddia ettiği işlemin kendi iradesi dahilinde olan şifre, bankacılık bilgilerinin 3. şahıslarla paylaşılmasından kaynaklandığını, davalı banka söz konusu işlem öncesinde ikili doğrulama sisteminin gereğini terine getirmekle birlikte müşteriye yapılan işlem hakkında bilgilendirme amacıyla sms gönderdiğini, bankaca işlemlerini yapanın kim olduğunun bilinmediğini, şikayete konu işlem tutarı gerek hayatın olağan akışı süreci içerisinde yer alması gerekse müşterinin kendi hesabından yapılan transferler incelendiğinde anormallik bulunmadığını, bilirkişi raporunda davalı bankaya hiçbir kusur atfedilmemişken ve davacının telefonuna gelen şifreye ve smslere 2 saatlik süre içerisinde bakmaması nedeniyle kusur yüklenmişken mahkeme uzmanlık gerektiren bir konuda bilirkişi raporu ile bağlı kalmayarak hüküm tesis etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarında teknik değerlendirme kısmında davaya konu işlem sırasında davacının şifre paylaşmış olmasının aşikar olduğunu, internet şubesi ve mobil şube üzerindeki işlemlerin tek bir İP üzerinden gerçekleştirildiğini, dava konusu olayda telefonla sim kart kopyalama yoluyla casus yazılım vasıtasıyla şifre kopyalama şüphesi yer almadığını ve olsaydı dahi bu yöntemlerin aynı cep telefonuna gönderilen birden çok SMS şifresinin doğru girilmesini sağlamayacağından davacının internet bankacılığına giriş ve hesaplarına erişim için bir kusuru bulunmadığını, mahkemece teknik bilgiyi gerektiren işlerde hakimin bilirkişi mütalaasının aksine bir görüş benimseyememelidir ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, internet bankacılığı yoluyla rıza dışında, üçüncü kişilere yapılan havale nedeniyle oluşan zararın tazmini, davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının hesabından yapılan havale işlemi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Davacının, davalı arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış, imzalanan sözleşme kapsamından davacının hesabına 60.000,00 TL KMH tanımlanmıştır. Davacının KMH hesabından, 15.09.2020 tarihinde, 15:04:42 de cep telefonuna cep imza uygulaması yüklenmiş, 15:07:38 de cep telefonu cep imza kurulduğu davacının telefonuna SMS gönderilmiş, bu sefer 15:07:38 de bilgisayar üzerinden internet şubesine giriş yapılmış ve davacının telefonuna 15:07:45 de tek kullanımlık şifre gönderilmiştir. Mobil şubeye ilk 15:08:04 'de giriş yapılmış olup, mobil şube ile internet şubesi 15:08:04, 15:08:11, 15:08:51 ve 15:10:54 arasında aynı anda kullanılarak, davacının KMH hesabından 60.000,00 TL dava dışı 3. kişinin hesabına EFT olarak gönderilmiştir. Davacı SMS lerden yaklaşık 2 saat sonra 17.30 da çağrı merkezini arayarak söz konusu işlemin rızası dışında olduğunu bildirmiştir.
Davacı tarafça, davaya konusu işlemin rızası dışında gerçekleştiğinden bahisle söz konusu tutarın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet; Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun115/3 ve 116/3. maddeleri gereğince, özel yasa ile kuruldukları ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanındığı için bankaların, hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 18. maddesinin 2. fıkrası gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle birer itimat kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle koruma yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, internet bankacılığını müşterilere özendiren davalı banka, kendilerine emanet edilen mevduatı korumaya özen yükümlülüğü gereğince internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli alt yapıyı sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2022Tarih ve 2021/4810 E.- 2022/485 K. Sayılı Kararı).
Mudinin de, kimlik bilgileri ile kendisine özel olarak üretilen şifreleri korumak ve üçüncü kişilerle paylaşmamak şeklinde yükümlülüğü bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı taraf, yapılan işlemlerin bilgisi dahilinde olmadığını, mobil bankacılığını hiç kullanmadığını, 15.09.2020 tarihinde 17:30 da davalı banka tarafından arandığını ve sonrasında hesabından 60.000,00 TL'nin gönderilmiş olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, 15.09.2020 tarihinde, 15:04:42 de cep telefonuna cep imza uygulaması yüklendiği, 15:07:38 de cep telefonu cep imza kurulduğu davacının telefonuna SMS gönderildiği, bu sefer 15:07:38 de bilgisayar üzerinden internet şubesine giriş yapıldığı ve davacının telefonuna 15:07:45 de tek kullanımlık şifre gönderildiği, mobil şubeye ilk 15:08:04 'de giriş yapılmış olup, mobil şube ile internet şubesi 15:08:04, 15:08:11, 15:08:51 ve 15:10:54 arasında aynı anda kullanılarak, ilk olarak saat 15:07 de davacının ...bulunan hesabından davalı bankadaki hesabına 8.700,00 TL para transferi yapıldığı, davalının davacının KMH hesabından 17:20 de 60.000,00 TL dava dışı 3. kişinin hesabına EFT olarak gönderildiği, internet şubesi şifresinin birden fazla kişi tarafından bilindiği, ayrıca tek kullanımlık şifre gönderilen cep telefonunda hem internet hem de mobil şube giriş SMS'lerinin dakikalar içerisinde doğrulanması nedeniyle, cep telefonunun da birden fazla kişi tarafından kullanıldığı, davalı banka tarafından proaktif olarak farkedilerek önlenebilecek bir durumun olmadığı, olayda telefonla (vishing), sim-kart kopyalama yoluyla, casus yazılım vasıtasıyla şifre kopyalama şüphesi yer almadığı ve olsaydı dahi bu yöntemlerin aynı cep telefonuna gönderilen birden çok SMS şifresinin doğru girilmesini sağlamayacağı, bu gerekçelerle davaya konu olayla ilgili davalı Bankaya internet bankacılığına giriş ve davacının hesaplarına erişim için bir kusur atfetmenin mümkün olamayacağını tespit edilmiştir.
Davacının söz konusu telefon hattıyla ilgili bir SİM kart değişikliği bulunduğu veya telefonun başka bir hatta yönlendirildiğine ilişkin bir iddia ve tespit de bulunmamaktadır. Mobil bankacılıkta kullanılan IP adresinin yurt dışından kullanılan bir İP adresi olduğu, internet şubesinden kullanılan IP adresinin ... adresi olduğu, aynı anda hem internet hem mobil bankacılığın kullanıldığı, davalı banka işlemlere ilişkin SMS'leri davacının telefon hattına gönderdiği görülmüştür. SMS'ler davacının hattına iletildiğine göre artık SMS ile gönderilen şifre ve aktivasyon kodunun güvenliğini sağlamak davacının sorumluluğundadır. Davacının bu güvenliği sağlayamaması nedeniyle davalı bankaya herhangi bir kusur yüklenmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davacının oluşan zararının davalı bankadan tahsili gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.025,00 TL harcın mahsubuyla kalan 293,00 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan 54,40-TL Başvuru Harcı, 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 250,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar. kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,
7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;
a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının ve davacının tüketici olması nedeniyle istinaf başvuru harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 221,00 TL, posta ve tebligat gideri 66,00 TL olmak üzere toplam 287,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.09/04/2026