Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/532 E. 2026/946 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/532
- Karar No
- 2026/946
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/532 KARAR NO : 2026/946
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.02.2026 NUMARASI : 2025/801 E. - 2026/144 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.06.2026
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.02.2026 tarih 2025/801 E. - 2026/144 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, davalının iş akdinden kaynaklanan sadakat yükümlülüğüne ve rekabet yasağına aykırı nitelikteki eylemlerinin tespiti ile bu eylemlerin önlenmesi ve ..... nolu GSM hattının müvekkili şirkete iadesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı tarafça cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında davadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, işbu dava dosyasının haksız rekabetin tespiti, müdahalenin meni ve telefon hattının iadesine yönelik edim davası olduğu, davanın 16.04.2021 tarihinde açıldığı, mutlak ticari davalarda davaların 01.01.2019 tarihinden itibaren zorunlu alabuluculuğa tabi olduğu, 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince arabuluculuğa başvurulmadan açılmış olan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği, İş Mahkemesinin görevsizlik kararı ile mahkemeye geldiği zaman dilimine kadar arabuluculuğa da gidilmediğinden Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, dava konusu taleplerin, zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını, dava açılmadan önce 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmasına gerek olmadığını, anılan yasa maddesinde ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiğini, konusu bir miktar para olmayan diğer dava türlerini kapsam dışında bırakıldığını, taleplerinin "karşı tarafın haksız rekabet eylemlerinin tespiti, önlenmesi ve ..... no'lu GSM hattının müvekkil şirkete iadesi" şeklinde olup, bu taleplerin konusunun bir miktar para olmadığından zorunlu dava şartı olarak arabuluculuğa tâbi olmadığını belirtmiştir. GEREKÇE:Dava, haksız rekabetin tespiti ve davacı şirkete ait olduğu iddia edilen GSM hattının davacı şirkete iadesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı, davacı şirketin faaliyetleriyle doğrudan ilgili olan ve davacı şirkete ait GSM hattının davalı tarafından kendi uhdesine geçirilmesinin TBK'nun 396/3. Maddesi uyarınca (işçinin özen ve sadakat borcuna aykırılık) dürüstlük kuralına aykırılık ve TBK'nun 57/1 maddesi gereğince haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve GSM hattının davacı şirkete iadesini istemiştir. Mahkemece davanın niteliği gereği arabuluculuk dava şartına tabi olduğu ve davadan önce davacının arabulucuya başvurmamış olması nedeniyle bu yönden arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İstinaf edilen bu karar yönünden uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti ve davacı şirkete ait olduğu iddia edilen GSM hattının davacı şirkete iadesi talebiyle açılan işbu davanın 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 Maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinde gösterilen genel dava şartlarına ek olarak özel bir dava şartı getirildiğinden, bu dava şartının ne şekilde anlaşılıp uygulanacağı üzerinde durmak gerekir. Dava şartları mahkemece bir davanın esasına girilebilmesi için varlığı ya da yokluğu zorunlu olan şartlardır. Dava şartları taraflarca ileri sürülmese dahi hakim tarafından re’sen dikkate alınmalıdır. Özel dava şartlarının bu niteliği gereği dar biçimde yorumlanmaları gerekir. Türk Ticaret Kanununun 5/A-1 maddesine göre "Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan,konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." Somut olayda, dava bir alacak ya da tazminat davası olmayıp, talep davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile şirkete ait GSM hattının davalının uhdesine geçirilmiş olması nedeniyle söz konusu hattın iadesi istemine ilişkin olup davanın TTK’nunn 5. maddesine eklenen 5/A maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Bahse konu maddeye göre, TTK’nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Somut olayda, dava konusunun bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak ve tazminat talebine ilişkin olmaması nedeniyle arabuluculuğa tabi değildir. Açıklananan nedenlerle, eldeki davanın konusunun “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri” cümlesinden olmayıp, TTK 5/A maddesi kapsamında zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi olmayacağı, dolayısıyla işbu dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf sebepleri bu yönlerden haklı ve yerinde görülmüş olmakla, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının belirtilen yönlerden usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.02.2026 tarih 2025/801 E. - 2026/144 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.