İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/461 E. 2026/580 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/461
- Karar No
- 2026/580
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/461 KARAR NO : 2026/580
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; davalı işçinin iş ilişkisi devam ederken rekabet yasağı hükmünü ihlal etmesi ve davacı işverene karşı özen ve sadakat yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle son aldığı ücretin 10 katı karşılığında cezai şart bedelinin; haklı ve geçerli fesih yapmaksızın işi gerçeğe aykırı beyanda bulunmak ve ihbar süresine uymayarak bırakması nedeniyle şimdilik 100,00-TL ihbar tazminatının; işyerinde çalıştığı süre boyunca müvekkil şirketin aracına kendi kusuru ile verdiği zararlara karşılık şimdilik 100,00-TL'nin ve davalı için yapılan vize ve sair masrafların iadesine karşılık şimdilik 100,00-TL'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, davalı işçinin iş sözleşmesi devam ederken rekabet yasağına aykırı eylemleri nedeniyle cezai şart tazminatı, işçilik alacaklarına dair ihbar tazminatı, işçinin işverenin aracına verdiği zararın ve işverenin işçi için yapmış olduğu vize masrafının belirsiz alacak davası olarak tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Dava öncelikle ---. İş Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece 26/03/2026 tarih ---- esas, ----- karar sayılı görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememizin ---- esasına tevzi olunmuştur.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın iş sözleşmesi devam ederken rekabet yasağına aykırılık sebebi ile cezai şart ve bir kısım işçilik alacakları nevisine dair ihbar tazminatı, işçinin işverenin aracına verdiği zararın ve işverenin işçi için yapmış olduğu vize masrafının belirsiz alacak davası olarak tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, davacının işveren davalının ise işçi olduğu, davacının işveren olarak davalı işçisi ücretsiz izin alıp aynı iş kolunda faaliyet gösteren dava dışı şirkette yine şöför olarak iş sözleşmesi devam ederken çalıştığından bahisle iş bu davayı açtığı, yani rekabet etmeme yasağına dair ihlalin iş sözleşmesi devam ederken gerçekleştiğinin açık olduğu bu hususta ihtilaf olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda genel hizmet sözleşmesinin düzenlendiği 6.Bölüm Birinci ayırımının işçinin borçları başlıklı C bölümünde; işçinin Borçları arasında gösterilen "Özen ve Sadakat Borcu" başlıklı 396.maddesinin 3 fıkrasında kanun koyucunun; "İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez" şeklinde, yine aynı kanunun sözleşmenin sona ermesi başlıklı G bölümünün VII. Kısmındaki "Rekabet Yasağı" başlıklı 444.madesinin 1.fıkrasında; "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir." şeklinde, yine aynı bölümün 446.maddesinin birinci fıkrasında ise; "Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür." şeklinde vazedildiği, tüm bu yasal düzenlemeler doğrultusunda iş sözleşmesi devam ederken işçinin 396. madde uyarınca özen ve sadakat borcu gereği kendi işvereni ile rekabete girişemeyeceği, bunun için hizmet sözleşmesinde ayrıca bir hüküm bulunmasına gerek de olmadığı, bu durumun bizatihi işçinin işverenine karşı sadakat borcunun gereği olduğu, rekabet etmeme borcunun, işçinin işverene karşı olan sadakat borcunun bir türü olduğu, işçinin, iş sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemeyi sadakat borcu kapsamında üstlendiği, bunun dışında tarafların iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki dönem için işçinin işverene karşı rekabet etmemesini serbest iradeleri ile kararlaştırabilecekleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444-447. maddeleri arasında da iş sözleşmesinin sona ermesinden sonrasına yönelik işçi ile işveren arasında kurulabilecek rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin düzenlemeler ve sınırlamaların yer aldığı, bu haliyle TBK'nun 396.maddesinde düzenlenen işçinin işveren ile rekabete girişemeyeceğine ilişkin hüküm ile TBK'nun 444.vd.maddesinde düzenlenen rekabet yasağı hükmü birbirinden farklı kavramlar olduğu, sadakat borcu kapsamında düzenlenen rekabet etmeme borcunun, iş sözleşmesinden kaynaklanan bir yan edim yükümlülüğü olduğu, genel manada sadakat borcunun, özelde ise bu borç içinde yer alan rekabet etmeme borcunun işlerlik kazanması için ayrı bir sözleşme yapılmasının gerekmediği, bu borcun iş sözleşmesinin sürekli ve kişisel bir sözleşme olmasından kaynaklandığı, yani sadakat borcunun iş sözleşmesi devam ettiği sürece devam ettiği, dolayısıyla iş sözleşmesi devam ederken sadakat borcu kapsamında rekabet etmeme borcuna aykırı davranan işçi aleyhine açılacak tazminat davalarında 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 5/1-(a)’ maddesinin “İş mahkemeleri; … 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, … ilişkin dava ve işlere bakar.” hükmü gereği İş Mahkemelerinin görevli olduğu, ancak TBK'nun 444-447 maddeleri arasında düzenlenen ve iş sözleşmesinin sona erdikten sonrasına yönelik rekabet yasağından doğan davaların ise 13/06/2025 tarih ve ---- Esas----Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereği asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiği, tüm bu hükümler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı işveren tarafından dava dilekçesinde açıkça davacının iş sözleşmesi devam ederken işveren ile aynı ana faaliyet konusuna sahip dava dışı şirkette işçi olarak çalıştığından bahisle eldeki davanın açıldığı, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacı işverenin talebinin yasal dayanağı TBK'nun 396.maddesinde düzenlenen sadakat borcu kapsamında rekabet etmeme borcuna aykırı davranışta bulunan işçinin eylemi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın giderilmesine yönelik olduğu ve 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1-a maddesi uyarınca iş mahkemesi görevli olduğu ( bknz: emsal---- mahkememizce anlaşılmış ve karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-Dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli -----. İş Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yargılama gideri ve harcın görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Kararın İstinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde meydana gelen görev uyuşmazlığı nedeni ile merci tayini yönünden dosyanın resen ----- Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.