Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/722 E. 2026/981 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/722
- Karar No
- 2026/981
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.2 Mad. Uyarınca Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmasına)
ESAS NO : 2026/722 KARAR NO : 2026/981
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2026 NUMARASI : 2023/762 Esas - 2026/199 Karar
DAVACI : ADRES : VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ADRES : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Tazminat KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında 15.03.2019 tarihinde...Projesi kapsamında bir Satın Alma Sözleşmesi (Ek-1 ... İmalatları(SZ-KSK-128-00) adlı 15.03.2019 tarihli sözleşme ve ekleri) imzalandığını, sözleşme görüşmelerinde davalı tarafın TTK kapsamında 4 adet teminat mektubu (Kesin Teminat Mektubu ve Avans Teminat Mektubu) istediğini, sözleşmenin ifası süresince sözleşme konusu yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, 08/10/2019 tarihinde geçici kabul yapıldığını, sözleşmede belirtilen sürede kesin kabul tarihi için “Geçici kabul tarihinden itibaren 365 (üçyüzaltmışbeş) takvim günüdür.” yazmasına karşın davalı tarafından kesin kabul yapılmadığını, geçici kabul tarihinden bugüne kadar müvekkile yazılı ve sözlü bir ayıp bildirimi de gelmediğini, aynı makine dairesi daha önce de su bastığında teknik ekip, hatanın kendilerinde olduğunu bildiğinden sorunlu ekipmanı kendileri tamir ettirdiklerini, bu durumda tamir ettirilen ekipmanların garanti dışında kalacağı kendilerine bildirildiğini, geçici kabulün yapılmasının üzerinden 18 ay geçtikten sonra projenin ve kullanılan ekipmanın uygun olmadığı ve değiştirilmesi gerektiği istendiğini, sorunun mimari proje kaynaklı olmasına rağmen, haksız olarak müvekkilinden istendiğini, kullanıcı hatalarının müvekkile yüklenmek istenmesi, sorumluluktan kurtulmak için kötü niyetli bir davranış olduğunu, ayrıca 17/12/2019 tarihli 5.739,50 EURO tutarında bir faturanın davalı şirket tarafından kayıtlara alınmaması ile birlikte kesin kabul yapılmaması, nakit teminatlar olan 13.266,81 TL ve 3.000.- EURO tutarındaki mektupların geri ödenmemesi, bununla birlikte 6.000 Euro ve 15.000 TL bedelli iki adet teminat mektubunun nakde çevrilmesi sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrildiğini, müvekkil şirketin İstanbul Beyoğlu 35.Noterliği'nin 08575 yevmiye numaralı 12.04.2021 tarihli ihtarname ile alacak taleplerini davalıya bildirildiğini, ileri sürerek, teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrildiğinin ve davalı tarafın sözleşmeye aykırılıkların tespiti ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 10.000 TL'nin, 2/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 95.077,10 TL artırarak, 105.077,10 TL tazminat ve alacağın muaccel olduğu tarihten tahsil tarihine kadar işleyecek ticari faizi ile, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; sözleşme kapsamında geçici kabul işlemlerinin tamamlanmasından sonra, davacının sözleşme ve eklerine uygun olmayan imalatları nedeniyle defalarca süs havuzunun denge tankının su seviyesinin artması sonucu küçük çaplı su baskınları yaşandığını, davacının teslim etmiş olduğu teminat mektuplarının 02.04.2021 olan vadelerinin sona ermek üzere olduğunun tespit edilmesi üzerine 16.03.2021 tarihinde davacıya iletilen elektronik posta ile mektupların vadesinin uzatılması talep edildiğini, sözleşme uyarınca davacının garanti süresinin sona ermesine kadar kesin teminat mektuplarının vadesini uzatma yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davacının teminat mektuplarının vadelerinin uzatılması adına herhangi bir aksiyon almadığını, 19.03.2021 tarihinde AVM’de yer alan süs havuzunun denge tankının su seviyesinin artması nedeniyle pompa dairesini su bastığını, en son 30.03.2021 tarihinde davalıya iletilen elektronik posta aracılığıyla sorunların bildirildiğini, davalının müvekkili şirket yetkilileri tarafından defalarca kez iletilen hususlara ilişkin yazılı/sözlü herhangi bir dönüş sağlamamakta ve imalatlarındaki uygunsuzlukları gidermemekte ısrar etmesi üzerine müvekkilince 31.03.2021 tarihinde Ankara 9. Noterliği aracılığıyla keşide edilen 08348 yevmiye numaralı ihtarname (EK-3) ile davalı, imalatlarındaki uygunsuzlukların giderilmesi ve sözleşme kapsamında teslim etmiş olduğu kesin teminat mektuplarının vadelerinin uzatılması adına gerekli aksiyonların alınması hususunda bir kez daha uyarıldığını, tüm uyarılara rağmen davacı tarafından müvekkiline teslim edilmiş olan kesin teminat mektuplarının vade tarihlerinin de uzatılmaması o karşısında müvekkili müvekkilince 6.000,00 € ve 15.000,00 TL bedelli kesin teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, müvekkili tarafından Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/38 D.İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 18.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda da davacının imalatlarının sözleşme ve teknik şartnamelere uygun olmadığı ve müvekkili şirketçe daha önce de davacı yana defalarca kez iletilen tüm uygunsuzluklar tespit edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Mahkememizce kaldırma ilamı doğrultusunda 1 eser sözleşmesi alanında uzman bilirkişi, 1 tane makine mühendisi bilirkişi ile 1 SMMM bilirkişisinden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile; Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/38 D. İş sayılı dosyası üzerinden alınan rapor ile mahkememizce alınan 19.09.2022 tarihli bilirkişi raporları arasında teknik hususlar bakımından çelişkileri giderir nitelikte ve taraflar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen sözleşme ekleri çerçevesinde davalı iddiasına konu hususların sözleşme ve sözleşme eklerine aykırı imalatlardan yahut hatalı malzeme kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kusurlu imalatlar bulunması durumunda sözleşmenin 9. maddesi çerçevesinde bu imalatların garanti kapsamında olup olmadığı, bu kapsamda davacının sorumlu tutulup tutulamayacağı, davalının davacı teminatlarını nakde çevirmekte haklı olup olmadığı, davacının koşulları mevcut ise davalıdan talep edebileceği dava konusu alacak ve faiz talebi ile temerrüt tarihi yönünden ayrı ayrı denetime elverişli rapor aldırılması yoluna gidilmiştir. 23.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu sunulmuştur. Tarafların itiraz ve beyanları üzerine davalının itirazlarını karşılar ek rapor alınması için dosyanın bilirkişi heyetine tevdii yoluna gidilmiş, 17.11.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu sunulmuştur. Mahkememizce davacı tarafa tazminat taleplerinin ve miktarlarının açıklanması için davacı vekiline süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından 23.11.2025 tarihli dilekçe ile " Alacak talebimiz; sözleşmeden kaynaklanan, ödenmeyen hak edişler ve iade edilmeyen bedellerden doğan alacak kalemlerine ilişkindir. Tazminat talebimiz ise; teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrilmesi nedeniyle tazminat, ticari itibarın zedelenmesi, banka kredibilitesinin düşmesi ve iş kaybı nedeniyle uğranılan maddi zararlara ilişkindir. Bu doğrultuda; dava dilekçesinde şimdilik talep edilen 10.000 TL, 5000 TL’si alacak, 5000 TL’si tazminat olmak üzere talep edilmiş olup, 28.10.2022 tarihli değer artırımı dilekçesiyle dava değeri 105.077,10 TL’ye yükseltilmiş, fazlaya ilişkin taleplerimiz usulüne uygun şekilde dosya kapsamına alınmıştır. Dolayısıyla; dava dilekçesinde alacak ve tazminat taleplerinin bulunduğu, dava değeri artırımı ile birlikte müddeabihin belirli hale getirildiği, işbu dilekçe ile de sayın mahkemenin ara kararında belirtilen tereddütlerin giderildiği açıktır. İşbu dilekçe alacak ve tazminat kalemleri, dava dilekçesinde talep edilen alacak ve tazminat taleplerinin açıklanmasından ibaret olup, yeni bir talep, değer arttırım veya ıslah niteliği taşımamaktadır." şeklinde 10.000,00 TL 'lik bedel yönünden talebin açıklandığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı taraf itiraz ve beyanları ve alınan çelişkiyi giderir ve itirazları karşılar 17/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporu çerçevesinde uyuşmazlık ele alınmakla; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. Maddesinde sözleşme eklerine aykırı imalatlardan veya hatalı malzemeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı üzerinde durulmuş olup taraflar arasında imzalanan Eser Sözleşmesi kapsamında davacı yüklenici tarafından yapılan imalattaki arızaların hatalı malzemeler veyahut sözleşme maddeleri ve ekleri kapsamında eksik imalatların bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı ancak, İzmir Karşıyaka 2 Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/38 D.İş dava dosyasına sunulmuş 18.06.2021 tarihli Bilirkişi Heyeti Tespit Raporunda yukarıda da 6 madde halinde belirtilen eksik ve hatalı imalatların mevcut olduğu tespit edildiği, Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/38 D. İş dosyasına ibraz edilmiş Bilirkişi Kurulu Raporunda; yerinde yapılmış incelemelerde, denge tankının üst müdahale kapağının bulunmadığı tespit edilmiş bulunmakla, meydana gelen probleminin işletme ve bakım eksikliği ile kusuru teşkil ettiği, bu kapsamda, sözleşme konusu imalatlardan dolayı davacı yüklenicinin kusurunun olmadığı, taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin 9. Maddesinde "İşbu sözleşme konusu İşlerin Garanti Süresi, Sözleşme veya eklerinde aksi belirtilmediği müddetçe, Kesin Kabulden itibaren malzemeler ve her türlü işçilik için 5 yıldır. İş bu Sözleşmenin 2. maddesi istisna olmak üzere; Sözleşme eklerinde başkaca bir garanti süresi belirtilmesi halinde, Sözleşme eklerinde belirtilen garanti süreleri geçerli olacaktır.” Hükmünün yer aldığı, Sözleşmenin eki olan Sözleşme Genel Şartnamesinin 39. Maddesinde ikler sözleşmede belirtilen garanti süresi zarfında TTK ve TBK'da belirtilen süre ve ihbar koşulları aranmaksızın imalatta (malzeme dahil) meydana gelen ve imalattaki eksiklik ve hatalardan kaynaklanan her türlü ayıp ve kusuru masrafı kendisine ait olmak üzere İşverenin belirlediği sürede ve İşverenin tercihine göre düzeltecek ya da yenileyecektir. İş eksiksiz ve kusursuz hale getirilecek ve belirtilen hallerden doğan İşverenin her türlü kaybı karşılanacaktır.” Hükmünün yer aldığının, bilirkişi tarafından yapılan teknik incelemede, davacının işi eksiksiz ve ayıpsız olarak davalıya teslim ettiği, havuzdaki arıza nedeniyle davacı yüklenicinin kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla sözleşmenin 9. Maddesinde belirtilen malzeme ve işçilikten kaynaklanan bir kusurun bulunmadığı, yine Genel Şartnamenin 39. Maddesi kapsamında imalatta herhangi bir eksiklik ve hata bulunmadığı kanaatine varılmakla; davacının garanti kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı bu nedenle davacının davalıdan 105.077,10 TL talep hakkı bulunduğu ancak, 6.617,33 TL bakiye iş bedeli bakımından bu bedelin dava dilekçesinde talep edilmediği bu haliyle davanın genişletilmesi yasağı çerçevesinde ve taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği faiz başlangıcı yönünden usulü kazanılmış haklar da gözetildiği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 98.459,77 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 09/09/2021 tarihinden itibaren, 88.459,77 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 28/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece faiz başlangıcının hatalı olarak belirlendiğini, teminat mektuplarının 14/01/2021 tarihinde paraya çevrildiğini, dava konusu uyuşmazlıkta beyoğlu 35. noterliği’nin 08575 yevmiye numaralı ihtarnamesinin 19 nisan 2021 tarihinde tebliğ edildiğini, istinaf başvurusu ekinde sunulan ihtarnameden de görüleceği üzere mahkemece aranan bütün koşulların sağlandığını, müvekkilince gönderilen ihtarnamenin borçluyu temerrüde düşürücü etkisi olduğunun kabul edilebilmesi için, ihtarname belirli bir süre içerisinde bir borcun ödenmesi ihtarını içermekte olup ödenmesi talep edilen bedel ise ihtarname içeriğinde mevcut olduğunu, temerrüt koşullarının oluştuğunu, faize ilişkin talep haklarının ihtarnamenin gönderildiği tarihten itibaren muaccel hale geldiğini, ayrıca müvekkilince uğradıkları zararlar nedeniyle hem alacak hem de tazminat talebinde bulunduklarını, taleplerinin sözleşmeden kaynaklanan, ödenmeyen hak edişler ve iade edilmeyen bedellerden doğan alacak kalemlerine ilişkin olduğunu, yerel mahkemece alınan tüm bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere müvekkilinin davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 105.077,10 TL olduğunun değerlendirildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece alınan 17/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince verilen 2023/62 Esas - 2023/1097 Karar sayılı bozma ilamında belirtilen hukuka aykırılıkları ve çelişkileri gidermediğini, taraflar arasında aktedilen sözleşme konusu imalatlar kapsamında malzemeler ve her türlü işçilik dahil garanti süresinin kesin kabulden itibaren 5 yıl olduğunun taahhüt edildiğini, imalatlara ilişkin ayıpların ortaya çıktığı ve tüm uyarılara karşın davacının teminat mektuplarının vadesini uzatmaması nedeniyle mektupların nakde çevrildiği tarihte henüz kesin kabul işlemleri dahi yapılmamış olduğunu, yerel mahkemece hükme esas alınan 17/11/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda detaylı ve teknik hiçbir açıklamaya yer verilmediğini, bilirkişi raporunun davaya konu sözleşme ve ekinde bulunan teknik şartnameler ile ulusal standartlara tamamen aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, söz konusu olayda teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için aranan şartların oluşmadığını, yine mahkemece davacıya kesin süre verilmesine rağmen, talep sonucunun usulüne uygun şekilde somutlaştırılmadığını, buna rağmen yeniden, 3. kez süre verilerek hüküm kurulması hatalı olduğunu, gerekçeli kararda hükmedilen alacak bedelinin hangi alacak kalemlerinden oluştuğu anlaşılır bir şekilde belirtilmediğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 15/03/2019 tarihli sözleşme ile İzmir/ Karşıyaka'daki AVM inşaatının havuz imalatı işlerinin davacı tarafından yapılması kararlaştırılmıştır. Davacı sözleşme gereklerini tam olarak yerine getirmesine rağmen, davalının davacı teminatlarını nakde çevirdiğini iddia ederek alacak talep ederken; davalı, davacının sözleşme ve eklerine uygun olmayan imalatlar yaptığını, yapılan uyarıya rağmen bunları düzelmediğini, bu nedenle davacı teminatlarının nakde çevrildiğini, davacı iddiasının yersiz olduğunu savunmaktadır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı teminatlarının haksız olarak nakde çevrildiğinin tespiti ile 98.459,77 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. 1- Mahkemenin Dairemizin 2023/62 E-1097 K sayılı HMK 353/1a.6 maddesi uyarınca verdiği kaldırma kararı üzerine, yaptığı araştırma ve inceleme neticesinde kurduğu hüküm ile ilgili olarak davalı vekilinin yaptığı istinaf itirazları bakımından bir isabetsizliğe rastlanmamış olmakla davalı tarafın istinaf itirazlarının tümden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; davacı tarafın dava dilekçesinde iş bedeli alacağı konusunda bir talepte bulunmadığı görülmektedir. Islah yolu ile dava dilekçesinde olmayan yeni bir alacak kalemi dava konusuna eklenemez. Mahkeme kararında aşağıdaki bendin dışında kalan hususlarda bir isabetsizliğe rastlanmamış olmakla davacı vekilinin sair istinaf itirazları da yerinde bulunmamıştır. 2- Davacı vekilinin faiz başlangıcı yönünden yaptığı istinaf itirazı incelendiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Alacaklı tarafından gönderilen ihtarnamenin borçluyu temerrüde düşürücü etkisi olduğunun kabul edilebilmesi için, ihtarnamenin belirli bir süre içerisinde bir borcun ödenmesi ihtarını içermesi zorunlu olup bir bedel içermeyen ya da içeriğinden bedel belirlenemeyen ihtarnameler borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte kabul edilemez.(15 HD 25.05.2015 tarihli, 2014/7125 Esas, 2015/2786 Karar sayılı ilâmı) Somut olayda davacının davalıya gönderdiği Beyoğlu 5. Noterliği'nin 12/04/2021 tarihli ve 08575 yevmiye numaralı ihtarnamesi davalıya 19/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, ihtarname yukarıda anlatılan hususları içermekte olup, temerrüt oluşturacak mahiyettedir. İhtarname ile tanınan 3 günlük ödeme süresinin sonunda 23/04/2021 tarihinde davalı temerrüde düşmüştür. Bu nedenle mahkemece hükmedilen alacağa yazılı tarihten itibaren avans faizi işletilmesi gerekirken, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olmuştur. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/762 Esas, 2026/199 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Davanın KISMEN KABULÜ ile 98.459,77 TL'nin temerrüt tarihi olan 23/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Alınması gereken 6.725,78 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL peşin harç ile 1.624,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.794,78 TL harcın düşümü ile eksik alınan 4.931,00 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 1.624,00 TL ıslah harcı, olmak üzere toplam 1854,08 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 7-Davacı tarafça yapılan 8,50 TL vekalet harcı, 26.724,80 TL posta-davetiye-bilirkişi gideri olmak üzere toplam 26.733,40 TL yargılama giderinin ret kabul oranına göre 25.130,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.TNin 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 6.617,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin ret kabul oranına göre 1.227,60 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bakiye kısmın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-HMK. 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, artan gider ve delil avansının yatıran tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 12-Davacı tarafça peşin ödenen 960,00 TL istinaf karar harcından, alınması gereken 732,00 TL'nin mahsubu ile, bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 13-Davalı taraftan alınması gereken 6.725,78 TL istinaf karar harcından, peşin ödenen 732,00 + 960,00 = 1.692,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.033,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 14-Davacı tarafça yapılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 360,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 2.362,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... E-imzalıdır
Üye ... E-imzalıdır
Üye ... E-imzalıdır
Katip ... E-imzalıdır