Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1576 E. 2026/1742 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1576
Karar No
2026/1742
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1576 - 2026/1742 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1576 KARAR NO : 2026/1742 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2024 NUMARASI : 2023/265 E. - 2024/124 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/03/2024 Tarih ve 2023/265 Esas - 2024/124 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2000/03355, 2004/21239, 2004/39020, 2004/39021, 2004/39022, 2008/32542, 2008/32543, 2010/21479, 2015/69216, 2016/66529, 2017/15724, 2017/15735, 2019/02531, 187405 sayılı ...................................şekil", "....................ambalaj şekil", ".......................................", ".........................." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere gerçekleştirdiği 2021/064287 sayılı başvuruya müvekkili tarafından itiraz edilmişse de, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından itirazın reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, başvuru markasında müvekkilinin tanınmış markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin aynın kullanıldığını, dava konusu markanın tescilinin haksız rekabete sebep olacağını ileri sürerek 2023-M-3508 sayılı YİDK kararının kısmen iptaline ve 2021/064287 numaralı marka başvurusunun 30. sınıfta yer alan “..........................” emtiaları için tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldıklarında özellikle kavramsal açıdan sahip oldukları farklılıkların, bütüne olan etkisi itibariyle, tüketicinin, işaretler arasında yanılgı yaşayabileceği mahiyette bir benzer algı ediniminin mümkün olmadığı, her ne kadar markalar kapsamındaki emtialar ortalama düzeyde tüketicilere hitap eden emtialar ise de dava konusu markanın bütünsel mizanpajında, markaların yine karıştırılmayacağı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin mesnet markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu markada da ayrı yazılarak bağımsız ayırt edici niteliğinin korunduğunu, markaların aynı emtialarda kullanılacağını, "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 30.sınıf emtia yönünden tanımlayıcı ya da nitelik bildirici olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin bu ibareye uzun süreli yoğun ve yaygın kullanımla ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandırdığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava,YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirket'in, 2021/064287 sayılı "... ...+şekil" ibareli markanın tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, davacının bu karara itirazının ise, TÜRKPATENT YİDK'nin 29/03/2023 tarih, 2023-M-3508 sayılı kararıyla reddedildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 25/05/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı ve aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği işbu davada uyuşmazlık konusu olan 30.sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” emtiaları, davacının itirazına mesnet "..." asli unsurlu markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak bulunduğundan taraf markaları arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmiştir. İşaret benzerliğine gelince; davalı başvurusu "... ..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itiraza mesnet markaları ise "..." asli unsurludur. Dolayısıyla taraf markalarında "..." kelimesi ortaktır. İptali talep edilen YİDK kararında, dava konusu markanın tertip tarzı itibariyle davacı markalarından uzaklaştığı değerlendirmesiyle sonuca ulaşılmış ise de, dava konusu markada davacı markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin aynen kullanıldığı, "..." ibaresinin 30. sınıf mallar yönünden ayırt edici olduğu kabul edilmiştir. Bu hale göre, başvuru ile davacının mesnet markaları arasında, asli unsurlarını oluşturan "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan, görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, "... ..." ibare ve biçimli işareti gördüğünde, bunun "..." esas ibareli markadan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu markanın davacı adına tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, başvuruda kullanılan şekil ve renk unsurları ile tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, tam tersine "..." ibaresinin davalı başvurusunda yer almasının, davalının bu ibarenin anlamı ile sosyal ve ticari hayatta kullanımının çok yoğun olmasından değil, davacı markalarına yanaşma niyet ve arzusundan kaynaklandığı, bu durum karşısında benzer mallar yönünden SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Her ne kadar davacı vekilince, tanınmışlık iddiasına dayalı olarak da davalının tescil talebinin reddinin gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmışlığı kanıtlanamadığı gibi, başvurunun tescilinin SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluşma ihtimaline sebebiyet vereceği ispatlanmadığından, davacı vekilinin bu iddiası yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince taraf markalarını oluşturan işaretler arasında uyuşmazlık konusu 30.sınıf emtia yönünden iltibas bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 26/03/2024 gün ve 2023/265 Esas - 2024/124 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'nin 29/03/2023 tarih, 2023-M-3508 sayılı kararının 30.sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” emtiaları yönünden KISMEN İPTALİNE, 3- Dava konusu 2021/064287 sayılı markanın 30.sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” emtiaları yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 190,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 321,50-TL tebligat ve posta giderleri, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 6.180,90-TL yargılama giderine 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 6.540,70-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1576, K. 2026/1742, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1576-e-2026-1742-k-035f49f38f02