İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/191 E. 2024/510 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/191
- Karar No
- 2024/510
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/191 Esas - 2024/510 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/191 KARAR NO : 2024/510
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 22/11/2023 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı müvekkili ġirketin, aralarında ... San ve Tic. A.Ş, ... San ve Tic A.Ş, ... A.Ş., ... A.Ş, gibi şirketlerin de bulunduğu yaklaşık 50 adet ... Şirketinin arasında yer almakta olduğunu; 1980’li yıllarda başlayan faaliyeti ile bünyesinde barındırdığı dev perde ve ev tekstili üretim tesisleri, pazarlama şirketi ve dünyaca ünlü markaları ile ev tekstilinin lider kuruluşları arasında yerini aldığını; ... markasının ise Türkiye’nin en köklü ve deneyimli kuruluşlarından ... Holding’e bağlı ...’nun bilinen en özgün uluslararası markalarından biri olduğunu; 2005 yılında ev tekstili dünyasına tanıtıldığı günden bu yana ..., farklı renk ve desen seçenekleri; yenilikçi ve sade koleksiyonlarıyla yaşam alanlarına özgün bir stil kazandırdığını; müvekkili şirketin, ... ibareli markalarının ... sicilinde tescilli olduğunu; davalı şirket tarafından, işbu davanın konusunu oluşturan ... başvuru numaralı ... markasının başvurusunun 20.09.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini; davalının marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından markaları mesnet gösterilerek itiraz edildiğini; müvekkilinin marka yayıma itirazının 6769 sayılı SMK m.6/1 – 6/5 – 6/9 hükümleri mesnet alınarak gerçekleştirildiğini; ...’nın 20.03.2023 tarihli kararında taraf markaları arasında sınıfsal benzerliğin mevcut olmamasından ötürü SMK m.6/1 5 hükmü doğrultusunda iltibas tehlikesinin mevcut olmadığını, SMK m.6/5 ve 6/9 hükümlerinin de uygulama alanı bulamayacağını belirterek müvekkili şirketin itirazını reddedildiğini; ... tarafından verilen ret kararı üzerine müvekkili şirketin bu sefer itiraz sürecini ...’ ya taşımış ve ... tarafından uyuşmazlık hakkında “itirazın reddine” yönelik karar verildiğini; taraf markaları arasında SMK m.6/1 anlamında karıştırılma ihtimalinin olduğunu; müvekkili Şirketin, ... markasının gerçek hak sahibi konumunda olduğunu; SMK m.6/3 hükmü doğrultusunda ... ibaresi üzerindeki gerçek hak sahipliğinin müvekkili şirkete ait olduğunu; davalının müvekkilinin tescilli markasında esas unsur konumunda olan ... ibaresinin hiçbir değişiklik yapılmaksızın tescil edilmesinin, müvekkilinin SMK m.6/3 hükmü uyarınca elde ettiği gerçek hak sahipliğine zarar verdiğini; ... ... Tarafından SMK m.6/5 hükmünün göz ardı edildiğini; markalar arasında bağlantı kurulması ve karıştırılma riskini arttıran bir faktörün de ... markasının inceleme konusu mallar bakımından bilinirlik niteliği olduğunu; davalı ġirket adına gerçekleştirilen marka başvurusunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini; davalı şirketin, müvekkilinin ... markası ile yüksek düzeyde benzerlik ihtiva eden “...” markasını, üstelik davacı müvekkilinin faaliyet gösterdiği alanlarda, satışını gerçekleştirdiği mallarda tescile konu etmesinin iyi niyetli olamayacağını; davalıların kötü niyetle marka başvurusu gerçekleştirdiğine ilişkin somut vakıaların da bulunduğunu; davalı şirketin ... ibaresini ilk kullanımının, bu marka başvurusu ile olmadığını; davalı yanın ... ibaresini kullanmasının ilk olarak hem ticaret unvanında; hem de ... URL uzantılı web sitelerinde söz konusu olduğunu; davalı şirketin kullanımlarının müvekkili şirket tarafından tespit edilmesi üzerine müvekkilinin, davalı yanın ... ibareli kullanımlarının haksız ve hukuksuz olduğunu, müvekkilinin ... markalarından kaynaklı haklarını ihlal eder nitelikte olduğunu ve bu kullanımların durdurulmaması halinde hukuki çarelere başvuracağını; 15.09.2023 tarihli ihtarnamesi ile davalı yana ihtar ettiğini; müvekkilince keşide edilen ihtarnamenin, 19.09.2022 tarihinde davalı yana tebliğ edildiğini ve davalı yanın, müvekkilinin ihtarnamesini tebliğ aldıktan yalnızca 1 gün sonra işbu davaya konu edilen marka başvurusunda bulunduğunu; müvekkili tarafından keşide edilen ihtarnameye dava dışı ... (TC:...) tarafından, vekili aracılığıyla keşide edilen ....Noterliği kanalı ile 07.10.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiğini; gelen cevabi ihtarnamede tarafların iştigal alanlarının farklı olduğu, müvekkilinin ... markasından haberdar olunduğu ve gerekli düzenlemelerin yapılacağının belirtildiğini, aynı zamanda marka başvurusunda bulunulduğunun müvekkiline haber verildiğini; ticaret sicil kayıtlarında ...’ in davalı şirketin müdürü olduğunu; davalı şirketin, müvekkili tarafından keşide edilen ihtarnameyi tebliğ alır almaz işbu davaya konu edilen marka başvurusunu gerçekleştirmesinin tesadüfi olamayacağı gibi, işbu davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdikten sonra yine bir ihtarname ile müvekkilinin ... markasından haberdar olduğunu ve çeşitli önlemlerin alınacağını bildirmesinin de ticari dürüstlüğe son derece aykırı bir durum olduğunu; taraflar arasında ...Mahkemesi nezdinde görülen ... E. sayılı uyuşmazlıkta müvekkili tarafından ikame edilen davada davalı yanın ... ibaresini çeşitli platformlarda tanıtım vasıtası olarak kullandığı, tarafların benzer sektörlerde faaliyet gösterdiği ve ... ibaresinin davalı yanca hukuka aykırı kullanımı nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğü, müvekkilinin ... ibaresinden kaynaklı haklarının ihlal edildiği ileri sürülmüş ve davalının ... ibaresinin kullanımının durdurulması talep edildiğini; ... nezdinde görülen dava kapsamında alınan bilirkişi raporlarında açıkça “Taraf markalarının neredeyse birebir aynı olduğu, davalı tarafın “iş elbiseleri, tulumlar, üniformalar vs. ” üzerindeki marka kullanımının 25. Sınıf kapsamında kaldığı bu anlamda davacı tarafa ait ... Tescil Numaralı ..., ... Tescil Numaralı ... Va , ... Tescil Numaralı ... Va , ... Tescil Numaralı ... markalarının ihlal edildiği,” belirtildiğini; davalı yanın, hem fiili kullanımlarıyla hem de marka başvurularıyla müvekkilinin markasından kaynaklı haklara zarar verici eylemlerde bulunduğunu; işbu davaya konu edilen marka başvurusunun asıl amacının markasal bir koruma elde etmek olmadığını; davalı yanın, gerçekleştirdiği marka başvurusu ile 6769 sayılı SMK koruması elde etmeyi amaçladığını; bu koruma aracılığı ile müvekkili markasına zarar verici eylemlerine devam etme amacını taşıdığını; ... ...’nın ... sayılı kararının iptali ile davalı şirket adına başvurusu gerçekleştirilen ... başvuru numaralı “...” markasının, tescil edilmesi halinde SMK m.6/1, 6/3, 6/5, 6/9 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davalının marka başvurusunun ... tarafından tescil edilmiş olup dava bu yönüyle davanın markanın hükümsüzlüğü davası olduğunu; davacı tarafından açılmış ve ... sayılı dosyasından yürüyen aynı nitelikte ve tarafları aynı olan bir dava bulunduğunu; bu nedenle öncelikle derdestlik itirazında bulunulduğunu; müvekkilinin markasının tescil edildiği sınıfta davacının marka tescili olmadığını; bu alanda davacı şirketin faaliyetinin de bulunmadığını; müvekkili şirketin gemi inşa etmekte olduğunu ve ana faaliyet sektörünün bu olduğunu; davacı şirketin de bununla hiçbir ilgisinin olmadığını; sınıf bazında değerlendirildiğinde davacının bu sınıfta önceden elde ettiği, öncelikli bir hakkı bulunmadığını; dolayısıyla SMK'nun 6/3'ün ileri sürülmesinin yersiz ve alakasız olduğunu; bu sınıfta hatta tekstil dışında hiçbir sınıfta davacının faaliyeti bulunmadığını; buna dair tek bir bilgi ve belge sunulmadığını; davacı şirket dava yoluyla markasının tanınmışlığını kanıtlayarak tanınmış marka statüsü kazanmak yerine bunu alamayacağını bildiğinden markayı neredeyse tüm sınıflarda tescil etme yoluna gittiğini; davalı şirket tarafından bu markaların 5 yıl içinde kullanılmaması gerekçesiyle ... Hukuk Mahkemesinin aynı sayılı dosyasından karşı dava açıldığını; davada bilirkişi raporuna göre bu markanın tekstil dışında hiçbir sınıfta kullanılmamasından dolayı hükümsüz kılınması doğrultusunda rapor geldiğini; tekstil sektörü ile gemi inşa sektörünün birbirine hiçbir yakınlığı bulunmayan sektörler olduğunu; hazır giyimle gemi inşası arasında bir ilinti kurmanın son derece zorlama bir iddia olduğunu; ortalama tüketicinin bunları karıştırmasının mümkün olmadığını; tarafların markalarının hitap ettikleri tüketici kategorisinin de son derece farklı olduğunu; müvekkili şirketin tersanesinde yüzlerce kişiyi çalıştıran sektöründe son derece tanınmış bir şirket olduğunu; sunulan nedenlerle davacının iddialarının haksız, yersiz ve tutarsız olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı ... Şirketi tarafından 20.09.2022 tarihinde ... (...+...) ibaresinin “(09-8) Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. (37-4) Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. (42-1) Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. (42-3) Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç).” emtialarında tescili için marka tescil başvurusunda bulunulduğu; ...’nın 08.11.2022 tarih ve ...sayılı kararı ile davalının marka başvurusunun 12.10.2022 tarih ve 406 sayılı ...’nde yayımlanmasına karar verildiği; marka yayımına davacı şirket tarafından adına tescilli ..., ... sayılı markalara dayalı olarak SMK madde 6/1, 6/5, 6/9 gereğince itiraz edildiği; itirazın ...’nın 20.03.2023 tarih ve... sayılı kararı gereğince davacının ... sayılı markaları benzer görülmekle birlikte farklı mal / hizmeti kapsadığından karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının ... sayılı markasının ise benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verildiği; konunun davacı şirket tarafından 02.05.2023 tarihinde itirazın yeniden incelenmesi talebi ile ...’ya taşındığı, itirazın davacı şirket tarafından adına tescilli ..., ... sayılı markalara dayalı olarak SMK madde 6/1, 6/5, 6/9 gereğince yapıldığı; dava konusu ... ...’nın 16.10.2023 tarih ve ... sayılı kararı ile özetle: “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 ile birlikte 6/5, 6/9 maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. … Somut olayda, sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda itiraz gerekçesi markaların ilgili maddeler uyarınca tanınmış markalardan olduğu yönünde bir kanaat oluşmamış, yanı sıra itiraza konu başvurunun itiraz gerekçesi markalar ile karıştırılma ihtimali bulunmaması da dikkate alınarak başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddelerinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı değerlendirildiğinden tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötüniyet iddiasının kabulü için bir kanıt teşkil etmediğinden (... Genel Mahkemesi, 01/02/2012 tarih, ... sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da haklı görülmemiştir. Öte yandan her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede işbu başvurudan farklı marka örneğini haiz ve farklı aşamalarda incelenmiş olan başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır.'' gerekçesiyle, ''İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: 1.Davacının markalarından ... sayılı markası ile davalının ... sayılı dava konusu marka başvurusunun görsel, anlamsal ve sesçil olarak benzer olmadığı; 2. Davacının itirazına ve davasına mesnet markalarından ... sayılı markaları ile davalının ... sayılı marka başvurusunun görsel ve sesçil olarak benzer olduğu; 3. Davacının itirazına ve davasına mesnet markalarından ... sayılı markaları ile davalının ... sayılı marka başvurusu arasında mal ve hizmet ayniyeti/benzerliği koşulunun oluşmadığı; 4. SMK madde 6/1 koşullarının oluşmadığı; 5. SMK madde 6/3 koşullarının oluşmadığı; 6. SMK madde 6/5 koşullarının oluşmadığı; 7. Kötüniyet hukuki değerlendirme gerektirmekle mahkemenin takdirinde olduğu; bildirilmiştir. Sektör uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: 1.Davacının itirazına ve davasına mesnet markaları ile davalının ... sayılı marka başvurusunun benzer olduğu; 2.Davacının itirazına ve davasına mesnet markaları ile davalının ... sayılı marka başvurusu arasında mal ve hizmet ayniyeti/benzerliği bulunmadığı, 3.Davacının itirazına ve davasına mesnet markaları ile davalının ... sayılı markası arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir ... olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır: -Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır. - Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir. Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
...+...
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalının dava konusu marka başvurusu “(09-8) Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. (37-4) Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. (42-1) Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. (42-3) Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç).” emtialarını kapsamakla anılan emtiaların davacının adına tescilli markalarının kapsamında bulunmadığı, dolayısı ile somut olayda mal ve hizmet ayniyeti/benzerliği koşulunun oluşmadığı görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmemiştir. Devamla; Davalının markasının incelenmesinde; davalının dava konusu marka başvurusu ... ve ... markası olup markada yer alan ... unsuru ... ibaresi olduğu, bu ibarenin fantezi bir ... olup markanın Türkçede bir anlamsal karşılığı bulunmadığı, markayı oluşturan ... unsuru beyaz renkler ile boyalı büyük stilize harflerle kaleme alınmış ve siyah dikdörtgen zemin üzerine konumlandırıldığı, markanın ... unsuru ise V harfinden oluşan kompozisyon olduğu, davalının marka başvurusunun esaslı unsurunun ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacının itirazına ve davasına dayanak markalarının "...” ibarelerinden oluştuğu V harfinden oluşan ... kompozisyonu ve esaslı unsurunun ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, markaların görsel olarak benzer olduğu, ... unsuru ... olmakla markalar sesçil olarak da aynı olduğu, davacının itirazına mesnet markalarından ... sayılı ve ... esas unsurlu markaları ile davalının ... sayılı ... esas unsurlu marka başvurusunun benzer olduğu; işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda markalar arasında çifte benzerlik şartının oluşmamış olması nedeniyle SMK 6/1 koşullarının somut olayda gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Davalının dava konusu marka başvurusu “(09-8) Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. (37-4) Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. (42-1) Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. (42-3) Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç).” emtialarını kapsamakla anılan emtialar yönünden davacının tescilsiz kullanım sonucu gerçek hak sahibi olduğunu gösterir somut bir veri dosya kapsamında bulunmadığından her ne kadar davacının yukarıda belirtilen markaları ile davalı marka başvurusu işaretsel anlamda benzer bulunmuş olsa da SMK madde 6/3 koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Davalının dava konusu marka başvurusu “(09-8) Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. (37-4) Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. (42-1) Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. (42-3) Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç).” emtialarını kapsamakla anılan emtialar yönünden davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği ... markalarının gerek tanınmışlığı gerekse davalının kapsamında bulunan yukarıda belirtilen emtialar yönünden ve 6/5 madde metninde belirtilen haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerin oluşabileceğini gösteren, davacının tekstil alanında tanınmışlığını iddia ettiği mallar ile davalının marka başvurusunun kapsamındaki emtiaların bağlantısını içeren bir ispat bulunmadığından SMK madde 6/5 koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Davacı, davalının kötü niyetli olduğunu iddia etmiştir. SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir. Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Davalı şirketin ... ibaresini ilk kullanımının, bu marka başvurusu ile olmadığı; davalı yanın ... ibaresini kullanmasının ilk olarak hem ticaret unvanında; hem de ... URL uzantılı web sitelerinde söz konusu olduğu; davalı şirketin kullanımlarının davacı şirket tarafından tespit edilmesi üzerine davacının 15.09.2023 tarihli ihtarnamesi ile davalı yana ihtar ettiği; davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin, 19.09.2022 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği; davalı yanın, davacının ihtarnamesini tebliğ aldıktan yalnızca 1 gün sonra işbu davaya konu edilen marka başvurusunda bulunduğu; davacı tarafından keşide edilen ihtarnameye dava dışı ticaret sicil kayıtlarında davalı şirketin müdürü ... (TC:...) tarafından, vekili aracılığıyla keşide edilen ....Noterliği kanalı ile 07.10.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiği; gelen cevabi ihtarnamede tarafların iştigal alanlarının farklı olduğu, müvekkilinin ... markasından haberdar olunduğu ve gerekli düzenlemelerin yapılacağının belirtildiği, davalı şirketin, davacı tarafından keşide edilen ihtarnameyi tebliğ alır almaz işbu davaya konu edilen marka başvurusunu gerçekleştirmesinin tesadüfi olamayacağı; taraflar arasında .... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen ... E. sayılı uyuşmazlıkta alınan bilirkişi raporlarında “Taraf markalarının neredeyse birebir aynı olduğu, davalı tarafın “iş elbiseleri, tulumlar, üniformalar vs. ” üzerindeki marka kullanımının 25. Sınıf kapsamında kaldığı bu anlamda davacı tarafa ait ... Tescil Numaralı ..., ... Tescil Numaralı ... Va, ... Tescil Numaralı ... Va , ... Tescil Numaralı ... markalarının ihlal edildiği,” belirtildiği; davalı yanın, hem fiili kullanımlarıyla hem de marka başvurularıyla davacının markasından kaynaklı haklara zarar verici eylemlerde bulunduğu; işbu davaya konu edilen marka başvurusunun asıl amacının markasal bir koruma elde etmek olmadığını; davalı yanın, gerçekleştirdiği marka başvurusu ile 6769 sayılı SMK koruması elde etmeyi amaçladığı; bu koruma aracılığı ile davacının markasına zarar verici eylemlerine devam etme amacını taşıdığı; dosya kapsamında yer alan ....Noterliği kanalı ile keşide edilen 15.09.2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname sureti ve tebliğ şerhi, tebliğin 19.09.2023 tarihinde yapıldığını gösterir ... çevrimiçi sorgu sayfası örneği, dava dışı ... vekili aracılığı ile ....Noterliği kanalı ile keşide edilen 07.10.2022 tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname, ... isimli şahsın, davalı şirket müdürü olduğunu göstermek üzere TTSG’nin 21.12.2021 tarih ... sayılı baskısının 823.sayfasına ilişkin nüsha, taraflar arasında görülen ... nezdinde görülen ... E. sayılı dava kapsamında aldırılan bilirkişi raporu vs. hususlar bir bütün olarak incelenerek değerlendirildiğinde, dava konusu markanın, tescilsiz markayı kullanan hak sahibine karşı hukuki tehdit oluşturma/engelleme amaçlı olarak tercih edildiği, yukarıda gerekçelendirilen tüm anlatımların kötü niyet iddiası bakımından esas alınabilecek deliller olduğu, onca seçenek özgürlüğü varken davacının itibar sahibi olduğu sektöre yönelik olarak davalı tarafından “...” ibaresinin seçilerek marka olarak tescili yönünde başvuru yapılmasının ve tescilinin davalının kötü niyetli olduğuna delalet ettiği kabul edilmiş; açıklanan nedenlerle davaya konu ...'nın ... sayılı kararının SMK 6/9 kapsamında iptaline, ... sayılı markanın SMK 6/9 kapsamında tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1- Davaya Konu ...'nın ... sayılı kararının SMK 6/9 kapsamında İPTALİNE, ... sayılı markanın SMK 6/9 kapsamında tüm sınıflar bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 6.987,10-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/11/2024
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 578,10-TL GİDER AVANSI :6.409,00-TL TOPLAM :6.987,10-TL