Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1510 E. 2026/1377 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1510
Karar No
2026/1377
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1510 KARAR NO : 2026/1377

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/07/2026 NUMARASI : 2026/1225 Esas

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN DAVACI : .... VEKİLİ : ....

KARŞI TARAF DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari mal ve hizmet tedarikine dayalı süreli bir açık hesap ilişkisi bulunduğunu, takibe konu alacağın fatura ve mahsup kayıtları esas alınarak belirli hale geldiğini, dosyada yer alan cari hesap ekstresine göre, davalı şirketin hesabı 01.01.2025 tarihi itibarıyla (2024 yılı) devreden bakiye ile başladığını, 2025 yılı boyunca düzenlenen çok sayıdaki satış faturası nedeniyle borç bakiyesinin arttığını, buna karşın davalı tarafından borcu kapatmaya elverişli, düzenli ve tam bir ödeme yapmadığını, yalnızca belirli tarihlerde kısmi tahsilatlar gerçekleştirdiğini, davalı şirket ile çek keşidecisi şirket yetkililerinin aynı olduğunu, çekin davalı tarafından cirolanarak müvekkili şirkete verildiğini, 31.05.2026 tarihli, ....numaralı ve 185.549,34 TL bedelli çekin bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığını, daha sonra keşideci tarafından bu çek bedeline ilişkin olarak 04.06.2025 tarihinde 100.000,00 TL ve 09.09.2025 tarihinde 85.549,34 TL olmak üzere iki ayrı ödeme gerçekleştirildiğini, yine davalı tarafından cirolanarak verilen 15.08.2025 tarihli 138292 numaralı ve 296.132,82-TL bedelli çek yönünden de karşılıksız işlemi yapıldığını ancak ödemesinin yapılmadığını, Samsun İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, yasal süre içerisinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, 732.720,11 TL alacak için İİK m 257 uyarınca teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının itirazının iptalini, icra takibinin 732.720,11 TL asıl alacak üzerinden devamını, takip tarihinden itibaren temerrüt faiz uygulanmasını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın kanuna ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartının mevcut olduğunu, davalı tarafın kısmi ödemeleri ve karşılıksız çıkan çeklerin borcun ikrarı niteliğinde olduğundan yaklaşık ispat şartının sağlandığını, icra takibine yapılan itirazın ihtiyati haczi engellemeyeceğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. İhtiyati haciz talep edebilme şartları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklarda, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacak rehinle temin edilmemiş olmalıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenilemeyeceği ise de, borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesi yeterlidir. Alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili; taraflar arasında ticari mal ve hizmet tedarikine dayalı süreli bir açık hesap ilişkisi bulunduğunu, takibe konu alacağın fatura ve mahsup kayıtları esas alınarak belirli hale geldiğini, çok sayıdaki satış faturası nedeniyle borç bakiyesinin arttığını, davalı tarafından borcu kapatmaya elverişli, düzenli ve tam bir ödeme yapmadığını, Samsun İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, yasal süre içerisinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, 732.720,11 TL alacak için İİK m 257 uyarınca teminatsız ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Yerel mahkemece, ihtiyati haciz için yaklaşık olarak ispatın yeterli olmadığından talebin reddine dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, dava konusunun itirazın iptali davası olduğu ve yargılamayı gerektirdiği, bu anlamda yaklaşık ispat şartının dosya kapsamında bulunmadığı, dosya kapsamındaki mevcut delillerin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca alacağın yaklaşık olarak ispatına yeterli görülmediği anlaşıldığından, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.İhtiyati Haciz Talep Eden Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE. 2.İstinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca alınmasına yer olmadığına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/09/2026

.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 17/09/2026

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1510, K. 2026/1377, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1510-e-2026-1377-k-d9361b7deb7a