İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/35 E. 2026/947 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/35
Karar No
2026/947
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2026/35 Esas KARAR NO:2026/947

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/01/2026 KARAR TARİHİ:06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçluNUN, .... İcra Dairesinin 2025/... E Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığını, müvekkili şirketin davalı yandan alacaklı olduğunu, bu alacağa karşılık davacı kurumun icra takibi başlattığını, davalı yanın bu icra takibine haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını ancak davalı yanın görüşmelere katılmadığını, anlaşamama şeklinde tanzim edilerek imza altına alındığını, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; davasının kabulüne, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava konusu alacağın tahsilinin güvence altına alınması amacıyla, iik m.257 ve devamı uyarınca; davalının menkul, gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının, geçiş ücretlerini ödemeyen taşıtlarının ihtiyati haczine, davalının dava konusu malvarlığını devretmesini veya kaçırmasını önlemek amacıyla, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, icra dosyasına itirazı da yetkiye itirazda bulunmasalar bile bu durumun mahkemeyi yetkili kılmadığını, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmediğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; yetki ilk itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili Batman Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmesini, ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz karanın iptali ve kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, geçiş ihlalinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmiştir. 6001 sayılı Kanun'un 30/5 maddesine göre; geçiş ücretleri ve cezalardan araç maliklerinin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır. Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde, geçiş sırasındaki sistem alarm verdiğinden, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. Bu geçiş ücreti, hesabında para olması halinde otomatik olarak düşer. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 7.025,00-TL asıl alacak 1.817,21-TL işlemiş faiz, 363,45-TL KDV olmak üzere toplam 9.205,66-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 24/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20/11/2026 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 23/06/2026 tarihli 9 sayfadan ibaret raporunda özetle; Yasal düzenleme ve değişiklikler kapsamında gerekli ihtarat ve sürenin yerine getirilip getirilmediği hususu hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası'nın 24/c maddesi gereği işlemiş faiz alacağı üzerinden KDV talep edebileceği, Dava konusu davalıya ait araçların ogs/hgs bakiyesinin davalıya ait otoyollarda geçiş tarihlerinde yeterli olmadığı kaçak geçiş yapıldığı, iddia edilen geçişlerin tümünün davalıya ait olduğu hesaptan tahsilat yapılmadığı, ücret alınamama sebebinin davalı ogs/hgs bakiyesinin yetersiz olmasından kaynaklandığı sonradan 15 gün içinde tahsil edilmediği, Davalı-Borçluya ait; ...-... plakalı araçlar ile 08.03.2025-10.05.2025 tarihleri arasında 23 adet geçiş yapıldığı, geçiş ücretinin 1.405,00 TL, ceza bedelinin 5.620,00 TL ödenmediği, Sayın mahkemece davacının ihlalli geçişler nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu kabulü halinde 7.025,00 TL asıl alacak ve 1.774,87 TL faiz, 354,97 TL KDV alacağı olmak üzere toplam davacının 9.154,84 TL alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacının işletmecisi olduğu otoyoldan davalı adına kayıtlı ...-... plakalı araçların ücret ödemeksizin geçiş ihlali yapması sebebiyle alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde icra takibine itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, icra takibine itiraz üzerine davacı tarafından iş bu itirazın iptali davası açtığı görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafça mahkememizin yetkisine itirazda bulunulmuş ise de davacı tarafın işlettiği otoyolun geçiş bedeli karşılığında kullanılması hususunda, taraflar arasında, hizmet sözleşmesi bulunduğu, İİK'nın 50. maddesi yollamasıyla kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 10. maddesi uyarınca takipte akdin ifa edileceği yer icra müdürlüğü / mahkemesi de yetkili olup sözleşmeye göre akdin ifa yeri yani hizmetin yapıldığı yer aynı zamanda TBK 89. Maddesi uyarınca para borcu alacaklısının yerleşim yeri İstanbul olduğundan, davalının yetki itirazın reddine, karar verilmiştir. Mahkememizce alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davacı tarafından dosyaya sunulu ihlalli geçiş kayıtlarının incelendiği, davalıya ait araçların 08.03.2025-10.05.2025 tarihleri arasında bir çok geçiş ihlali gerçekleştirdiği, bu geçişlerin bedelinin ödenmediği tespit edilmiştir. 6001 sayılı kanunun 30/5 maddesi gereği ihlalli geçiş olduğu durumlarda ise cezasız geçiş ücretinin 15 gün içerisinde ödenmesi gerektiği aksi takdirde 15. günün sonunda geçiş ücreti ve 4 katı ihlalli geçiş cezasının ödenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Davalının anılan geçiş bedellerini 15 gün içerisinde ödemediği anlaşıldığından bilirkişi raporunda hesap edildiği üzere 7.025,00 TL asıl alacak (ihlalli cezalı, geçiş ücreti), 1.774,87 TL işlemiş faiz, 354,97 TL KDV olmak üzere toplam 9.154,84 TL alacağının bulunduğu, ancak icra takibinde belirtilen taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 7.025,00-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faiz uygulanmasına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan 1.405,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kafi miktarda harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.464,00-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 6.757,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 7.025,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/35, K. 2026/947, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-35-e-2026-947-k-0d8718efcdbe