İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/931 E. 2026/740 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/931
Karar No
2026/740
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/931 Esas KARAR NO : 2026/740

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 10/12/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkil bankanın...Şubesi ile dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeyi davalı ...’ün müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine ... 10. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, borcun ödenmemesi neticesinde ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine borca, faize, ferilere ve yetkiye haksız şekilde itiraz ettiğini, taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, davalının itirazlarının tamamen alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik ve kötü niyetli olduğunu, banka kayıtlarının delil teşkil ettiğini, faiz oranlarının sözleşme ve ilgili mevzuat uyarınca serbestçe belirlendiğini, yetki itirazının ise müvekkil bankanın genel müdürlük adresinin mahkemenin yetki sınırları içerisinde bulunması nedeniyle yersiz olduğunu belirterek ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile 43.092,71 TL asıl alacak ve ferileri üzerinden takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasına daveti içerir tensip zaptının müvekkile usulüne uygun tebliğ edilmediğini, dosyada tebligat kaydının bulunmadığını, bu durumun hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, ön inceleme duruşmasının taraf teşkili sağlanmadan gerçekleştirildiğini, müvekkilin ikamet adresi yerine şirket adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilin ilgili şirketin yetkilisi olmayıp sadece çalışanı olduğunu, bu nedenle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi yerine 17. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğini, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ve yetki itirazlarının bulunduğunu, davaya konu kredi kartı borcunun icra takibinde yer almadığını, takip talebi ile dava konusu alacağın birbiriyle uyuşmadığını, müvekkilin dava dışı şirketteki paylarını 24.08.2022 tarihinde devrettiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 202. maddesi uyarınca 2 yıllık yasal sorumluluk süresinin dolduğunu, müvekkilin kefalet borcunun bulunmadığını, ... sözleşmesi kapsamında kefaletin 40.000-TL ile sınırlı olduğunu, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davanın usulden veya esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile ... Bankası müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 10/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda...Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen ... Üyelik Sözleşmesi kapsamında davalı ...’ın müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığının tespit edildiğini, davalı ... adına düzenlenen ... numaralı ve 40.000 TL limitli ticari kredi kartının kullandırıldığını, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı için ödenmeyen borçtan kefalet limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu, davalının dava dışı şirketteki hissesini devretmesinin şahsi sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, davalının kefillikten caydığını Noter kanalıyla bankaya bildirdiğine dair bir ispat belgesi sunmadığını, davacı bankanın... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı ve 14.05.2025 tarihli takip dosyası itibarıyla 40.000 TL asıl alacak, 2.020 TL temerrüt faizi ve 101 TL BSMV olmak üzere toplam 42.121 TL tutarında alacağının bulunduğunu, yapılan hesaplamalarda asıl alacağın 40.000,00 TL, faizin 2.020,00 TL ve BSMV tutarının 101,00 TL olarak belirlendiğini, toplam alacak miktarının 42.121,00 TL olarak hesaplandığını, bu hesaplamaların ... Sözleşmesi’nin 29. maddesi gereğince banka kayıtlarıyla uyumlu olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmesi gerektiğini, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 60,60 oranını ve T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen azami gecikme faiz oranlarını geçmemek şartıyla davacı bankanın uyguladığı değişken oranlarda temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı talebi ile tarafların yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusundaki takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğunu belirttiğini, tüm bu hususlar çerçevesinde yapılan tespit ve hesaplamaların mahkemenin takdirine sunulduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, asıl borçlu şirkete Business Card Üyelik Sözleşmesi kapsamında tahsis edilen ticari kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla müteselsil kefil hakkında başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra dairesinin ve mahkemenin yetkili olup olmadığı, davanın takip talebinin kapsamında kalıp kalmadığı, davalının dava dışı şirketteki paylarını devretmesinin kefaletine etkisi, kefalet limiti ve davalının takip tarihi itibarıyla sorumlu olduğu alacak miktarı noktalarında toplanmaktadır. İtirazın iptali davasında borçlu icra dairesinin yetkisine de itiraz etmişse, mahkemece öncelikle bu itirazın incelenmesi gerekir. İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca para alacakları için yapılan takiplerde HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. TBK'nın 89/1-1. maddesi uyarınca para borçları, aksine bir anlaşma bulunmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Alacaklı davacı bankanın yerleşim yeri ...'da bulunduğundan, para borcunun ifa yeri İstanbul (Çağlayan) icra daireleri ve mahkemelerinin yetki alanında kalmaktadır. Kefilin borcu da bir para borcu olup aynı kurala tabidir. Bu nedenle davalının yerleşim yeri esas alınarak ...İcra Dairelerinin yetkili olduğu yönündeki icra dairesinin yetkisine itirazı yerinde görülmemiştir. İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davası, genel yetki kuralları yanında takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinden ve icra dairesi yetkili bulunduğundan mahkememizin yetkisine yönelik itiraz da reddedilmiştir. Davalı, takibin Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'ndeki kefalete dayandığını, davanın ise takipte yer almayan kredi kartı alacağına dayandırıldığını ileri sürmüştür. İtirazın iptali davası, takip talebi ve ödeme emri ile sınırlı olup takipte ileri sürülmeyen bir alacak veya borç sebebi dava aşamasında ileri sürülemez. Ancak bu sınırlamanın kapsamı, takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilen borç sebebinin bir bütün olarak değerlendirilmesiyle belirlenir. Somut olayda ödeme emrinin "Alacağın sebebi" bölümünde takibin dayanağı olarak "Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri, Bankamız ile imzalanan sözleşmeler, ihtarnameler, hesap özetleri" gösterilmiştir. Takip; dava dışı asıl borçlu şirketin davacı bankaya olan 2.556.249,44 TL toplam borcunun 950.000,00 TL'lik kısmı için, kefalet limitleri dahilinde kefile karşı başlatılmıştır. ... Üyelik Sözleşmesi de davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan ve davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı sözleşmelerden biridir. Takip talebinde gösterilen "ihtarnameler" arasında yer alan ... 10. Noterliği'nin... tarihli ihtarnamesi ise ....numaralı ticari kredi kartından kaynaklanan borca ilişkindir ve davalıya da tebliğ edilmiştir. Böylece dava konusu kredi kartı alacağı, takip talebinde gösterilen borç sebepleri arasında yer almakta ve asıl borçlunun takipte ileri sürülen toplam borcunun bir parçasını oluşturmaktadır. Davacı, eldeki davada borç sebebini değiştirmemiş, takipte ileri sürülen alacaklardan, kredi kartı alacağına isabet eden 43.092,71 TL'lik yönünden itirazın iptalini talep etmiştir. Alacaklının, takipte ileri sürdüğü alacağın bir kısmı için itirazın iptali davası açması mümkün olup bu durum takiple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturmaz. Bu nedenle davalının, farklı bir borç sebebine dayanıldığı yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde bir yerde davalının adını "..." olarak göstermesi, dilekçenin bütünü, takip dosyası ve davalının kimlik bilgileri karşısında maddi hatadan ibarettir. Asıl borç ilişkisi ve kefalet: Davacı bankanın... Şubesi ile dava dışı ... Şirketi arasında 24/01/2021 tarihinde...Üyelik Sözleşmesi imzalandığı, davalı ... ile dava dışı ...'ın 24/08/2021 tarihinde bu sözleşmeyi 40.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları ve sözleşme uyarınca dava dışı şirkete davalı adına kullanıcı kartı düzenlenmiş ... numaralı, 40.000,00 TL limitli ticari kredi kartının tahsis edilerek kullandırıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 21. maddesinde kefillerin üyenin sözleşmeden dolayı bankaya borçlandığı ve borçlanacağı tutarlardan imza bölümünde belirtilen miktara kadar müteselsil kefil olarak sorumlu oldukları kararlaştırılmıştır. Davalının kefalet tarihinde asıl borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi olduğu anlaşılmıştır. Pay devrinin kefalete etkisi: Davalı, 15/08/2022 tarihli genel kurul kararıyla dava dışı şirketteki paylarının tamamını devrettiğini ve TBK'nın 202. maddesi uyarınca iki yıllık sorumluluk süresinin dolduğunu savunmuştur. TBK'nın 202. maddesi, bir malvarlığının veya işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devralınması halinde devredenin, işletmenin borçlarından devralanla birlikte iki yıl süreyle müteselsilen sorumluluğunu düzenlemektedir. Somut olayda devredilen, bir işletme değil, limited şirketteki ortaklık paylarıdır. Tüzel kişiliği bulunan şirketin kendisi değişmemiş, asıl borçlu sıfatı aynı şirkette devam etmiştir. Davalının sorumluluğu ise şirket ortaklığından veya müdürlüğünden değil, şahsen imzaladığı kefalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle TBK'nın 202. maddesinin somut olayda uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Kefalet, kefil ile alacaklı arasında kurulan bağımsız bir sözleşme olup kefilin asıl borçlu şirketteki ortaklık veya temsil sıfatının sona ermesi, kendiliğinden kefaleti sona erdirmez. Kefaletin sona ermesi, TBK'nın 598 ve devamı maddelerinde düzenlenen hallere bağlıdır. Bu itibarla davalının kefaletinin pay devrine rağmen devam ettiği ve davalının asıl borçlunun kredi kartı borcundan kefalet limiti dahilinde sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporu ve davalının itirazları: Mahkememizce bankacı bilirkişiden kök ve ek rapor alınmıştır. Davalı, asıl borçlu şirketin yapmış olabileceği ödemelerin incelenmediğini ileri sürmüş, ek raporda banka kayıtlarına göre asıl borçlu şirketin 06/04/2025 kat tarihinden sonra herhangi bir ödeme yapmadığı tespit edilmiştir. Raporun hesaplamaya ilişkin teknik tespitleri banka kayıtlarına, sözleşmeye ve mevzuata uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. Hesap katı, ihtar ve temerrüt: Banka kayıtlarına göre dava dışı asıl borçlu şirketin kredi kartı hesabına son ödeme 28/01/2025 hesap kesim dönemine ilişkin olarak yapılmış, 28/02/2025 ve 28/03/2025 dönemlerinde ödeme yapılmamıştır. Bunun üzerine davacı banka, sözleşmenin 26. maddesine dayanarak 06/04/2025 tarihinde hesabı kat etmiş ve ... 10. Noterliği'nin ... tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 45.537,83 TL anapara, 151,05 TL faiz ve 41,15 TL BSMV olmak üzere toplam 45.730,03 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesini asıl borçlu ile davalı kefile ihtar etmiştir. İhtarname 10/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Asıl borçluya tebliğ edilen ihtarın sonuçsuz kalmasıyla TBK'nın 586. maddesi uyarınca müteselsil kefile başvuru koşulları gerçekleşmiştir. Bilirkişi tarafından ihtarnamede verilen sürenin sonunda davalının 14/04/2025 tarihinde temerrüde düştüğü belirlenmiştir. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi ve T.C. Merkez Bankasının 2013/10 sayılı Tebliği uyarınca, kurumsal kredi kartı işlemlerinde de bireysel kredi kartları için belirlenen azami akdi ve gecikme faizi oranları uygulanır. Bu nedenle davacının dayandığı, borçlu cari hesap kredilerine uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında gecikme faizi öngören sözleşme hükmü, kredi kartı borcu bakımından T.C. Merkez Bankasınca belirlenen azami oranları aşan kısmı yönünden uygulanamaz. Bilirkişi incelemesine göre davacı banka 06/04/2025-14/05/2025 döneminde ticari kredi kartı borçlarına T.C. Merkez Bankası'nca belirlenen azami oranlar olan aylık %4,75 (yıllık %57) akdi faiz ve aylık %5,05 (yıllık %60,60) gecikme faizi uygulamıştır. Hesaplamada bu oranlar esas alınmıştır. Kefilin sorumluluğunun miktarı: Bilirkişi tarafından asıl borçlu şirketin temerrüt tarihi itibarıyla borcu; 45.537,83 TL anapara, kat tarihinden önceki 151,05 TL faiz ve 41,15 TL BSMV, kat tarihinden temerrüt tarihine kadar yıllık %57 oranında hesaplanan 576,81 TL akdi faiz ve 28,84 TL BSMV olmak üzere toplam 46.335,68 TL olarak belirlenmiştir. TBK'nın 589/1. maddesi uyarınca kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktar sınırı içinde kalmak kaydıyla asıl borçlunun kusur ve temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumludur. Kefilin asıl borçlunun temerrüt tarihine kadarki borcundan sorumluluğu kefalet limitiyle sınırlı olduğundan, davalının bu tarih itibarıyla sorumluluğu 46.335,68 TL'lik borcun 40.000,00 TL'lik kısmıyla sınırlıdır. Buna karşılık kefil, kendi temerrüdünden sonra işleyen temerrüt faizinden kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın sorumludur. Davalının kefalet limiti olan 40.000,00 TL'ye, kendi temerrüt tarihinden takip tarihi olan 14/05/2025'e kadar geçen 30 gün için yıllık %60,60 oranında 2.020,00 TL temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında 101,00 TL BSMV işlemiştir. Böylece davalının takip tarihi itibarıyla sorumlu olduğu alacak 40.000,00 TL asıl alacak, 2.020,00 TL işlemiş temerrüt faizi ve 101,00 TL BSMV olmak üzere toplam 42.121,00 TL'dir. Dava değeri olan 43.092,71 TL'nin bunu aşan kısmı yerinde görülmemiştir. Davacı takip talebinde 950.000,00 TL'nin kefalet limiti olduğunu belirterek yıllık %150 oranında temerrüt faizi talep etmiş ise de, kredi kartı alacağı yönünden yukarıda açıklanan azami oranlar aşılamayacağından asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranını ve T.C. Merkez Bankası'nca belirlenen azami gecikme faizi oranlarını geçmemek üzere değişen oranlarda temerrüt faizi ile faizin %5'i oranında BSMV işletilmesine karar verilmiştir. İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi halinde, talep üzerine borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerekir. Somut olayda alacak likit olduğundan kabul edilen 40.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranında (8.000,00 TL) icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Davalının İİK'nın 67/2. maddesine dayanan kötü niyet tazminatı talebi ise; bu tazminatın alacaklının davasının reddi ve alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşuluna bağlı bulunması ve davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması karşısında şartları oluşmadığından reddedilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacağa yönelik itirazın 40.000,00 TL asıl alacak, 2.020,00 TL işlemiş temerrüt faizi ve 101,00 TL BSMV olmak üzere toplam 42.121,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, davalının sorumluluğunun 950.000,00 TL kefalet limiti ile sınırlı olmasına, 40.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranını ve TCMB tarafından belirlenen azami gecikme faizi oranlarını geçmemek üzere değişen oranlarda temerrüt faizi ile faizin %5'i oranında BSMV işletilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 4-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.877,29 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 735,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.141,37 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 42.121,00-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 971,71-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 735,92 TL peşin/nisbi harcı, 13.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 317,90 TL tebligat+posta+diğer masraflar olmak üzere toplam 14.669,22 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%97,75) dikkate alınarak; 14.338,44 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4600 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%97,75) dikkate alınarak; 103,73 TL'nin Davacıdan; 4.496,27 TL'nin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 10-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/931, K. 2026/740, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-931-e-2026-740-k-05f32e9088bc