İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/122 E. 2026/534 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/122
- Karar No
- 2026/534
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/122 KARAR NO : 2026/534
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 01/12/2025 KARAR TARİHİ : 15/06/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, iş yeri devri sözleşmesinden dönme nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin takibe itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı --- kendisine ait "----" isimli yeri, diğer davalı ----- aracılığıyla devren satışına ilişkin ilan verdiğini, ilanda işyeri olarak belirtildiğini, yerin işyeri vasfında olmadığını, işyeri ruhsatı verilmediğini bildirmediklerini, gizlediklerini, ---- isimli işyerinin içindeki demirbaşlarıyla birlikte devri için 24/01/2025 tarihinde için 750.000 TL karşılığında devir ve satış sözleşmesi yapıldığını, aynı gün davalı ---- 100.000 TL kapora ücreti, diğer davalı ---- 75.000 TL komsiyon bedeli ve akabinde 29/01/2024 tarihinde 650.000 TL bakiye satış ve devir bedeli yine ---- ödendiğini, taşınmazın resterasyon ve ruhsat işlerinin davalı yanca tamamlanmadığını, restarasyon sırasında işyerinin sağlık bakanlığı ekiplerince mühürlendiğini, sonradan yapılan araştırmada taşınmazın tapuda konut olarak gözüktüğünü davacıların öğrendiklerini, bu nedenle zarara uğradıklarını, davacıların iradesinin fesada uğratıldığını belirterek, ---. İcra Dairesi ----- Esas numarasıyla görülen dosyadaki borcun tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesi ile, Davalı ----- tacir olmadığını, esnaf olduğunu, husumeti bulunmadığını, aracı simsar olduğunu, taşınmazı gezdirdiğini sözleşmenin kurulmasından sonraki ihtilaflardan sorumlu olmadığını, sözleşmenin kurulması ile komisyon ücretine hak kazandığını, davalının hileli bir davranışı bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- vekili cevap dilekçesi ile, Davalı ----- devre konu işyeri sahibi olduğunu, esnaf olduğunu, kira sözleşmesinde yerin işyeri olduğunun belirtildiğini, yanıltıcı bir beyan bulunmadığını, yerin güzellik merkezi olduğunu, kiracılık hakkı ile birlikte demirbaşın devir edildiğini, ruhsat başvurularının bulunduğunu, gizlenen bir şey bulunmadığını, mühürlenme işlemi nedeninin davacının hatası olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava hakkında ---.Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Esas, ---- Karar sayılı ilamı ile ; " Dava ----- isimli işyeri devir sözleşmesinin imkansızlığı nedeni ile davacı tarafından işyerinin devri alımı ve işletilmesi için yapılan harcamaların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtilmiş, aynı yasanın 5/(1) bendinde de aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, 5/(3) bendinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 202 vd. maddeleri, 6102 sayılı TTK'nın 11/3 ve 4 maddelerindeki hükümler birlikte gözetildiğinde işletmenin devri sözleşmesinden kaynaklı dava mutlak ticari dava niteliğindedir. TTK'nın 5/2. maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise; asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "c" bendinde; 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı TBK'nın mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleştirilmesi ve şekil değiştirilmesi hakkındaki 202. ve 203. maddeleri gereğince açılan davaların mutlak ticari dava olarak belirtilmiş olup, somut olayda da; TBK'nın 202. maddesi gereğince iş yeri devri sözleşmesinden kaynaklı dava açılmış olmakla Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararı, üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Dava, işyeri niteliğinde olduğu iddia edilen yerin kiracılık hakkı, demirbaş eşya ve cihazları ile devrini kapsayan güzellik merkezi devir ve satış sözleşmesinden irade fesadı nedeniyle dönme ile zararın tazminine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacılar iddialarını TBK m.219 (ayıba karşı tekeffül), TBK m.36 (hile/aldatma), TBK m.229 (sözleşmeden dönme) hükümlerine dayandırmışlardır. Davalı yan müvekillerinin tacir olmadığını, iş yerinin de esnaf işletmesi niteliğinde olduğunu belirtmişlerdir. Davacının iddiası da devir konusu yerin işyeri niteliğinde olmadığı hususundadır. İki tarafında da beyanlarından devir konusu yerin ticari işletme olmadığı, esnaf işletmesi olup olmadığının da taraf iddiaları kapsamında tartışılması gerektiği, TTK madde 11 kapsamında işletmenin devri söz konu olmadığı davanın bu nedenle mutlak ticari dava olmadığı, tarafların beyanlarından tarafların tacir olmadığı da anlaşılmakla bu nedenle davanın nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı, uyuşmazlığın genel TBK hükümleri kapsamında çözümlenmesi gerektiğinden Asliye Hukuk Mahkemelerinin olayda görevli olması nedeniyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
KARAR: 1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin ----- Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Mahkememiz tarafından karşı görevsizlik kararı verilmiş olduğundan, a)Mahkememiz kararının süresinde ve usulüne uygun şekilde istinaf yoluna başvurulması durumunda dosyanın istinaf incelemesi için ---- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, b)Mahkememiz kararının istinaf yoluna gidilmeden kesinleşmesi durumunda HMK 21/1.c madde hükmünde öngörüldüğü şekilde iki mahkeme arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığını gidermek ve yargı yerininin (görevli mahkemenin) belirlenmesi için dosyanın ---- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'NİN -----. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI'NA GÖNDERİLMESİNE, 5-Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair tarafların yokluğunda karar verildi.