Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/84 E. 2026/1742 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/84
Karar No
2026/1742
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BAM 14. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/84 - 2026/1742 T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/84 KARAR NO : 2026/1742

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : DR. ABDULLAH OK (42698) ÜYE : HATİCE GÜNEYLİ (125601) ÜYE : ESRA PINAR ÇELİK (195865) KATİP : MUHAMMET KÜÇÜKDAĞ (326463)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2015/831 Esas- 2021/511 Karar TARİH : 22/06/2021

DAVACI : KADOOĞLU PETROLCÜLÜK TAŞ. TİC. SAN. İTH. VE İHR. A.Ş. VEKİLLERİ : Av. BURAK KÜÇÜKTÜRKÖZ - İstanbul Dünya Ticaret Merkezi A1 Blok Kat:10 Yeşilköy/Bakırköy DAVALI : 1- .... ŞTİ. VEKİLİ : Av. NİLGÜN ŞAHBUDAK - [16891-98448-99905] UETS DAVALI : 2- ... AKARYAKIT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - [25929-56200-17961] UETS VEKİLİ : Av. YELDA TUĞCU ERYILMAZ - [16908-09862-71667] UETS DAVALI : 3- MEHMET RUJHAT EKİNCİ (TC Kimlik No: 57331585850) VEKİLİ : Av. FİLİZ YILMAZ - [16248-42579-42480] UETS DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/10/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında akaryakıt istasyonu için bayilik sözleşmeleri yapıldığını, davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olan kişinin aynı zamanda sahip olduğu diğer firmasının da davacı şirketin bayisi olması nedeniyle tamamıyla güven ve iyi niyete dayalı olarak yapılan görüşmeler neticesinde tarafların mutabakata vararak 27/08/2013 tarihinde protokol imzaladıklarını, protokolün 3.1.2.mad gereğince davalının bayilik sözleşmesi tarihinden itibaren davacı şirketten her yıl için asgari 4.000 m3/yıl beyaz ürün satın alacağını, bu miktardan eksik olarak satın aldığı her m3 ürün için 50 USD tutarında cezai şart ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt ettiğini, davalı bayinin, protokolün 4.maddesi ve bayilik sözleşmesi gereğince taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin bir yada birden fazla maddesini ihlal etmesi halinde davacı şirkete 40.000USD tutarında cezai şartı ve sözleşmenin bu sebeplerle feshi halinde davacı şirketin uğrayacağı kar mahrumiyetini de ödemeyi kabul ettiğini, bayilik sözleşmesi ve ariyet sözleşmesi hükümleri doğrultusunda davalı bayiye bayilik sözleşmesi süresince akaryakıt istasyonunda bedelsiz olarak kullanılmak ve sözleşme sonunda iade edilmek üzere malzemeler verildiğini ve istasyona kurumsal kimlik uygulaması yapıldığını, bu yatırımın da davacı şirkete maliyetinin 78.822,03TL olduğunu, 17/03/2014 tarihinde akdedilen bayilik sözleşmesi ile lisansını alan davalı bayi ile ticarete başlandığını, ancak davalının bayilik sözleşmesini takip eden 9 aylık süre içinde satış taahhüdünü gerçekleştirmediğini ve kira şerhi taahhüdünü yerine getirmediğini, buna rağmen davalı bayinin almış olduğu hibe ve krediyi iade edip daha fazla iskonto ile ürün satın alarak bayilik sözleşmesini yenileme isteğinin, art niyetli olduğu düşünülmediğinden davacı tarafından kabul edildiğini, bu doğrultuda 17/03/2014 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, 28/12/2014 tarihinde 5 yıl süreli yeni akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokol imzalandığını, bir önceki protokolün 4.maddesinde 150.000USD olarak yer alan maktu cezai şart miktarının da yeni protokolde 40.000USD'ye indirildiğini, kısa bir süre sonra davalı bayinin, işyeri açma ve çalışma ruhsatıyla birlikte akaryakıt istasyonunu ve lisansını davacı şirketin bilgi ve onayı olmaksızın diğer davalı Başpehlivan Akaryakıt'a devrettiğini, davacı şirketin davalı bayisinin lisansını kendi isteğiyle devrettiğini, lisansını iptaline dair bu işlemin EPDK'nın web sitesinde yayımlanması neticesinde öğrendiğini, davalı bayinin hiçbir haklı sebebi olmaksızın, bayilik sözleşmesini fiilen ve hukuken sona erdirmesi ve bu davranışı üzerine davacı şirketin davalıya ihtarname göndererek sözleşmeden doğan borçlarını ödemesini talep ettiğini, ancak davalının cevabi ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, davacının davalıdan alacağı bulunduğunu, davalı ... Akaryakıt'a ait ticari işletmeyi devir alan diğer davalı Başpehlivan Akaryakıt'ın da külli halefiyet gereği davalı ... Akaryakıt'ın borçlarından dolayı sorumlu olduğunu, bayilik sözleşmesini garantör olarak imzalayan Mehmet Rujhat Ekinci'nin de ortağı ve yetkilisi olduğu ... Akaryakıt'ın borçlarından dolayı sorumlu olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacının muaccel 8.302,50TL cari hesap alacağının, ... Akaryakıt'ın satış taahhüdünü yerine getirmemesinden kaynaklanan 109.050USD tutarındaki cezai şart alacağının şimdilik 1.000USDlik kısmının, istasyona uygulanan kurumsal kimlik ekipmanları ve ariyet malzemelerinin söküm bedeli ile bu ekipman ve malzemelerin satışından kaynaklanan zararın 1.000TL'lik kısmının, sözleşmesinin süresinden önce sona erdirilmesi nedeniyle davacı şirketin uğradığı zarar ve yoksun kaldığı karın şimdilik 1.000TLlik kısmının, ihtarnamenin davalı ... Akaryakıt'a tebliğ tarihi 25/05/2015 tarihinden işleyecek olan aylık %6 oranındaki sözleşmesel faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Mehmet Rüjhat Ekinci vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, davacı ile ... Akaryakıt arasında imzalanmış olan 28/12/2014 tarihli bayilik sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil ve garantör beyanı başlıklı sözleşmeyi imzaladığını, bahsi geçen sözleşme içeriği itibariyle bir kefalet sözleşmesi olup, davacı yanın iddia etmiş olduğu gibi garantörlük sözleşmesi olmadığını, teminat veren kimsenin bu sözleşmeyi yapmakta menfaati olduğu belirlenemediği gibi, bu hususun davacı tarafından ileri sürülüp kanıtlanabilmiş de olmadığını, verilen teminatın bayi olan ... şirketinin borçlarını karşılamaya yönelik olduğunu, davalının garanti beyanı adı altındaki beyanlarının bir garanti sözleşmesi amacı ile değil, kefalet amacı ile verildiği sonucunun ortaya çıktığını, bunun bir garanti sözleşmesi olmayıp, kefalet sözleşmesi olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının bir kısım taleplerinin asıl ve fahiş olduğunu, davalının bildiği kadarıyla diğer davalı ... Şti'nin davacıya hiçbir borcu olmadığını, ayrıca davacının 28/12/2014 tarihli protokolün 3.2.2 maddesine dayanarak davalı ... Şti'nden cezai şart talebinde bulunmuş ise de, dayanmış olduğu protokol hükmünün geçersiz olduğunu, ayrıca istasyondan sökülen malzemelerin bir çoğunun başka istasyonlarda kullanılabilir nitelikte olduğunu, davacı yanın talep etmiş olduğu faiz oranının da yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyanla, davalı aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Ak San ve Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesi özetle; davacı tarafın taleplerinin haksız olduğunu, davalının davacıya hiçbir cari borcu olmadığını, davacı tarafın davalıdan satış taahhüdüne dayalı olarak 109.050,00USD cezai şart alacağı olduğunu beyan ederek 1.000USDlik kısmını talep etmesinin de yasal olmadığını, tarafların 27/08/2013 tarihinde bir protokol, 17/03/2014 tarihinde bir bayilik sözleşmesi imzalamak suretiyle ticari ilişkilerine başladığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davacı tarafın davalı şirkete bir kısmı yatırım bedeli, bir kısmı kredi olmak üzere bir takım ödemeler yaptığını, davacı firmanın çalışma koşulları, marka gücünü arttırmak için gerekli çabayı harcamaması, gerekse akaryakıt piyasasında meydana gelen gelişmeler sonucunda davalının 4.000 metreküp ürün satmasının mümkün olmadığını, bunun üzerine davalı şirketin iyi niyetli şekilde davacı tarafa bu taahhütlerini yerine getiremediğini ve bundan sonra getirmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle almış olduğu yatırım ve krediyi iade etmeye hazır olduğunu beyan ettiğini ve bunun davacı tarafından kabul edildiğini, tarafların 28/12/2014 tarihli protokolü ve aynı tarihli bayilik sözleşmesini imzaladıkların ilgili protokol uyarınca davalının toplamda 1.138.469,58TL geri ödediğini, davalı tarafından zaten fahiş bir bedel ödenmişken ve yeni sözleşmeler yapılmışken, eski satış taahhüdüne dayanarak ve protokolün 3.2.2 maddesi dayanak gösterilerek davalıdan cezai şart talep etmesinin hakkaniyete ve iyi niyete aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen protokolün 3.1.4 ve 3.2.2 maddesi arasında çelişkiler mevcut olduğunu, davalı şirketin ödemiş olduğu paranın tonaj taahhüdünün çok üstünde bir para olduğunu, davacının taleplerinin haksız olduğunu ve iddialarının gerçek dışı olduğunu beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Başpehlivan Akaryakıt San ve Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesi özetle; davalı şirketin iyi niyetli 3.kişi olması sebebiyle açılan davada husumet yöneltilemeyeceğini, gerçeğe aykırı ve soyut iddialara dayalı davanın da reddi gerektiğini, davalı ile BP Petrolleri AŞ arasında, BP markası ve logosu altında bayilik faaliyetinde bulunulması amacıyla 11/03/2015 tarihinde bayilik sözleşmesinin imzalandığını, bayilik sözleşmesi çerçevesinde de BP firmasının kullanım hakkı kendisinde olan akaryakıt istasyonuna işletmeci olarak da davalı şirketi atadığını, BP AŞ'nin akaryakıt istasyonuna ilişkin sahipliğinin de diğer davalılardan ... Ltd Şti ile yapılan geçerli ve tarafları bağlayıcı nitelikteki bir kira akdine dayanmakta olduğunu, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin de tapuya şerh tarihinden itibaren başlamak ve 10 yıl süre ile geçerli olmak üzere imzalandığını, kira bedeli karşılığı ödenen tutarların kira sözleşmesinin muhatabı olan ... firmasına ödendiğini, ödemeye ilişkin belgelerin de muhatabı olan BP firmasından talep edilebileceğini, bu nedenle davacı yanın belirttiği gibi ... firmasının kendi aleyhine doğacak alacaklarının tahsil imkanını ortadan kaldırmak adına BP Petrolleri AŞ'nin bedelleri davalı şirkete ödendiğine yönelik iddialarının da asılsız olduğunu, taraflarına yapılan herhangi bir ödemede de bulunmadığını, davalı şirketin diğer davalı ... Ltd Şti'nin ticari işletmesini devir almasının söz konusu olmadığı gibi, diğer davalılar ile herhangi bir anlaşması, muhataplığı da bulunmadığını, sözleşme gereği tek muhatabı olan firmanın da bayisi olduğu BP AŞ olduğunu, davalı şirketin iyi niyetli 3.kişi konumunda olduğunu, tapu kayıtlarında BP lehine tesis edilen kira şerhine dayalı olarak BP ile bayilik sözleşmesi kaydedildiğini ve bu sözleşmeye dayanarak akaryakıt istasyonunda davalının faaliyete başladığını, davalının, davacı yan ile diğer davalı firma ve kişiler arasında yapılan akitlerin muhatabı ve tarafı olmadığını beyanla, iyi niyetli 3.kişi konumunda olmaları sebebiyle davanın husumetten reddine, işin esasına girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/06/2021 tarih ve 2015/831 Esas- 2021/511 Karar sayılı kararında; Davanın bayilik sözleşmesinden kaynaklı cezai şart ve tazminat alacağı, bakiye hesap alacağı garantörlük ve kefalet ilişkisine dayalı alacak davası olduğu, yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalıların beyanları, tanzim olunan bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı ... arasında 27/08/2013 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, buna göre ... Şti'nin her yıl asgari 4000 metreküp/yıl beyaz ürünü davacıdan alacağı, almadığı her metreküp için 50USD cezai şart ödeyeceği, ayrıca sözleşmenin ihlal edilmesi halinde 40.000USD cezai şart ve sözleşmenin bu sebeplerle feshinden dolayı davacı şirketin kar mahrumiyetini de ödemeyi taahhüt ve kabul ettiğini, davalı bayinin kiracısı olduğu akaryakıt istasyonunu mevcut kira sözleşmesi ile aynı şartlarla 5 yıl süre ile alt kiracı olarak davacı şirkete kiralayacağı ve kira sözleşmesini tapuya şerh verdireceğini taahhüt ettiği, davacı şirkette bayilik ilişkilerinin 5 yıl süreceği ve taahhütlerinin yerine getirileceği inancı ile davalı bayine 472.000TL'yi hibe, 400.000TL'yi de bayi ilk sözleşmesinin sonunda iade edilmek üzere kredi olarak vermeyi taahhüt ettiği, 17/03/2014 tarihli bayilik sözleşmesi ile lisansını alan davalı bayinin ticarete başladığı, ancak davalı bayinin bayilik sözleşmesini takip eden 9 aylık süre içerisinde satış taahhüdünü gerçekleştirmediği ve kira şerhi taahhüdünü yerine getirmediği, davalı bayini nalmış olduğu hibe ve krediyi iade edip daha fazla iskonto ile ürün satın alarak bayilik sözleşmesini yenileme isteğinin davacı tarafından kabul edildiği, bu doğrultuda 17/03/2014 tarihli bayilik sözleşmesinin fesh edilip yerine 28/12/2014 tarihli 5 yıl süreli yeni protokol ve akaryakıt bayilik sözleşmesinin imzalandığı, bu yeni sözleşmeye göre ilk protokolde yer alan cezai şarta bağlı 4000 m3 akaryakıt alım taahhüdü ve LPG'de ton başına 5 USD+ KDV komisyon ödeme yükümlülüğünü bayi lehine olmak üzere kaldırıldığı, ayrıca önceki döneme ait cezai şartın da talep edilmeyeceğinin sözleşmede belirtildiği, böylece yeni sözleşmede cezai şartına 40.000USD'ye indirildiği, davalı bayinin akaryakıt istasyonunu daha sonra diğer davalı Başpehlivan Ltd Şti'ne devrettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı Rampet arasında imzalanan bayilik sözleşmesinden doğan cezai şart ve tazminat ve bakiye hesaba ilişkin alacağın davalı bayi ..., akaryakıt istasyonunun devredildiği davalı Başpehlivan Ltd Şti ve 28/12/2014 tarihli bayilik sözleşmesinin eki olan müşterek borçlu müteselsil kefil ve garantör beyanını imzalayan davalı Mehmet Rujhat Ekinci'den tahsili noktasında toplandığı, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre, davacının davalı ... Şti'den 8.302,50TL cari hesap alacağı bulunduğu, bunun 7.641,56 TL' si yönünden 03/06/2015 tarihinden, bakiye kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şti'nden ve müşterek borçlu müteselsil kefil ve garantör beyanı bulunan davalı ...'den tahsilini talep edebileceği, davalı ... Akaryakıt'ın taraflarca imzalanmış olan 28/12/2014 tarihli sözleşmeden sonra akaryakıt istasyonu ve lisansını davacı şirketin bilgi ve onayı olmaksızın diğer davalı Başpehlivan Akaryakıt'a devrettiği, bu itibarla sözleşmeyi süresinden önce haksız olarak sona erdirdiği, bu nedenle şartların oluşması halinde davacının sözleşmenin tarafı olan davalı ... Akaryakıt ve yine sözleşmeyi garantör sıfatı ile imzalayan Mehmet Rujhat Ekinci'den mahrum kalınan kar ve cezai şart alacağı talebinde bulunabileceği, 28/12/2014 tarihli protokol ile 28/12/20147 tarihli bayilik sözleşmesinin uyuşmazlığın çözümünde uygulanacağı anlaşıldığından, cezai şart talebi için gerekli koşullar oluşmakla, 28/12/2014 tarihli protokolün 4.maddesi uyarınca davacının talep edebileceği cezai şart tutarının 40.000USD olduğu, aynı koşullarda yeni bir bayilik kurulabilmesi için makul sürenin 6 ay olarak kabulü gerektiği ve buna göre hesap edilen 43.027,80TL mahrum kalınan karın temerrüt tarihi olan 03/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... Şti. ve Mehmet Rüjhat Ekinci' den tahsilini talep edebileceği, satış taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart talep edilmiş olsa da, bunun önceki sözleşmede düzenlendiği, yeni protokolde bun ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi, bu talep yönünden öncesinde çekilen bir ihtarın da bulunmadığı, bu itibarla davacının satış taahhüdünün yerine getirilmemesinden kaynaklı cezai şart talep edemeyeceği, yine davacı tarafın istasyonda uygulanan kurumsal kimlik ekipmanları ve ariyet malzemelerinin söküm bedeli ve malzemelerinin satışından kaynaklanan zararın tahsili talep edilmişse de, bu konuda dosyada ispata elverişli delil bulunmadığından buna ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, bu itibarla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının cari hesap alacağı yönünden 8.302,50 TL' nin 7.641,56 TL' si yönünden 03/06/2015 tarihinden, bakiye kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, alım taahhüdünü yerine getirmemesinden kaynaklı olarak talep edilen ceza şart yönünden davanın reddine, 40.000 USD cezai şartın temerrüt tarihi olan 03/06/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi uyarınca kamu bankalarınca USD cinsinden mevduata uygulanacak faizi ile birlikte davalılar .... Şti. ve ...' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, mahrum kalının kar talebi yönünden 43.027,80 TL' nin temerrüt tarihi olan 03/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... Şti. Ve ...' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talepler reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davalı Başpehlivan Akaryakıt San Tic Ltd Şti yönünden açılan davada ise, davalı Rampet Ltd Şti ile davalı Başpehlivan Ltd Şti arasında 18/03/2015 tarihli devir sözleşmesinin imzalandığı, davalı Başpehlivan Ltd Şti'nin kötü niyetle ve davacının zararına sebep olmak kastıyla davalı ... ile sözleşme imzaladığı sabit olmadığından, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili, davalı .... Şti. Vekili ve davalı Mehmet Rujhat Ekinci vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davada tarafınca yapılan bir ıslah işlemi olmamasına rağmen, taleplerinin ıslah edilmiş gibi karar verilmesinin hukuken isabetsiz olduğunu, taraflar tacir olup sözleşmede alacaklara uygulanacak faiz oranının (aylık % 6) uygulanması gerekirken hatalı olarak yasal faiz ve döviz alacaklarına uygulanan faiz oranının uygulandığını, davalı ... Akaryakıt ile imzalanan 27.08.2013 tarihli Protokolün 3.1.2. maddesinde "BAYİ, akaryakıt bayilik sözleşmesinin imza tarihinden itibaren sözleşme süresi boyunca her yıl için asgari 4.000 m3 (dörtbin) beyaz ürün (Benzinler-Motorinler) ile 1 (bir) ton madeni yağı KADOİL'den satın almayı, her ne sebeple olursa olsun taahhüt ettiği miktardan eksik satın aldığı beyaz ürün için beher m3 başına 50 USD (Elli Amerikan Doları) ve eksik satın aldığı madeni yağ için beher ton başına 250 USD (İkiyüzelli Amerikan Doları) tutarında cezai şartı hiçbir itirazda bulunmaksızın KADOİL'e ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder." hükmü yer aldığını, taraflar anlaşarak ilk bayilik sözleşmesini karşılıklı olarak feshettiğini ve sonrasında 28.12.2014 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokolünü imzaladıklarını, 28.12.2014 tarihli protokolün 3.2.2. Maddesi; "BAYİ'nin yukarıda yazılı ve bayilik sözleşmesinde belirtilen taahhüt ve yükümlülüklerini tamamen yerine getirmesi ve bayilik sözleşmesi süresince sözleşmelerde yer alan tüm hükümlere riayet etmesi halinde, 17.03.2014 tarihli Bayilik Sözleşmeleri dönemindeki satış taahhütlerine uymamasından kaynaklanan cezai şart borcu BAYİ'den talep edilmeyecektir." hükmü yer aldığını, bu hükme göre davacının ürün alım taahhüdüne aykırı davranması sebebiyle cezai şart alacağının bulunduğu ve bu talebin ikinci sözleşme ile saklı tutulduğu, bu sebeple ihtarname gönderilmesine gerek bulunmadığını, Mahkemece söz konusu sözleşme hükmünün değerlendirilmemesinin isabetli olmadığı, ariyet malzemelerin satışı nedeniyle müvekil nezdinde oluşan zarar ziyanın tazmini talebinin dosyaya belge sunduğunu, alacağını ispat etmesine rağmen alacağının ispat edilemediğinden bahisle reddedilmesinin hukuken isabetsiz olduğunu, avalılar arasında organik bağ olduğunu bilgi ve belgeleriyle ortaya koymasına rağmen yerel mahkeme tarafından yeterli araştırma yapılmadan organik bağ olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, organik bağa ilişkin dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... AKARYAKIT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında mevcut dilekçeler ile ayrıntılı şekilde izah ettiği üzere müvekkil şirket son derece iyiniyetli bir şekilde, yılda 4.000 m3 akaryakıt satacağına inanarak davacı taraf ile sözleşme imzaladığını, gerek davacı firmanın çalışma koşulları, marka gücünü arttırmak için gerekli çabayı harcamaması, gerekse akaryakıt piyasasında meydana gelen gelişmeler sonucunda müvekkil şirketin 4.000 metreküp ürün satmasının mümkün olmadığını, bunun üzerine müvekkil şirket son derece iyiniyetli bir şekilde davacı tarafa bu taahhütleri yerine getiremediğini ve bundan sonra da getirmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle almış olduğu yatırım ve krediyi iade etmeye hazır olduğunu beyan ettiğini ve aldığı yatırımı iade ettiğini, iyiniyetli olan müvekkil şirket ticari faaliyetine devam edebilmek adına bu ödemeyi yaptığını, günün ekonomik koşulları nedeniyle maddi sıkıntıya girdiğini ve faaliyetine devam etmesinin mümkün olmadığını, burada davacı tarafın uğradığı bir zarar bulunmadığını, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere davacı tarafın talep etmiş olduğu cezai şart miktarı müvekkil şirketin mahvına sebep olacak nitelikte olduğunu, davacı tarafın cezai şart talep yasal olmadığını, mahkemece aksi kanaatte ise ilgili cezai şart miktarının tenzili gerektiğini, davalının cari hesap borcunun da bulunmadığını, davacı tarafından dava ıslah edilmemesine rağmen talepten fazlaya hükmedilmesinin ve reddedilen miktar üzerinden vekalet ücreti takdir edilememesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı Mehmet Rüjhat EKİNCİ vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından ıslah dilekçesi sunulmamasına rağmen talepten fazlasına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin 28/12/2014 tarihli bayilik sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil ve garantör beyanı başlıklı sözleşmeyi imzaladığını, bu sözleşmenin kefalet sözleşmesi olduğu ileri sürülmesine rağmen Mahkemece sözleşmenin hangi gerekçe ile garantör sözleşmesi olarak kabul edildiğinin açıklanmadığı ve davalının borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, reddedilen miktar üzerinden vekalet ücreti takdir edilememesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı ile davalı .... Şti.arasında akdedilen "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi"nin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasıyla cari hesap alacağının, ürün alım taahhüdüne aykırılıktan kaynaklanan cezai şart alacağının, sözleşmenin ihlal edilmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının, ariyet ve ekipmanların satışı sebebiyle uğranılan zarar ve söküm bedelinin, sözleşmenin erken feshedilmesi sebebiyle uğranılan kar mahrumiyetinin sözleşmede belirlenen faiz oranı dikkate alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı .... Şti. Vekili ve davalı Mehmet Rujhat Ekinci vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 27/08/2013 tarihli "Protokol", 17/03/2014 tarihli "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi" ve "Ariyet Sözleşmesi" akdedildiği, bu sözleşmeden 9 ay 10 gün sonra taraflar karşılıklı anlaşarak söz konusu sözleşme ve protokolün feshedildiği ve taraflar arasında 28/12/2014 tarihli 5 yıl süreli "Protokol" ve "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi"nin akdedildiği, davalı Mehmet Rujhat Ekinci tarafından bu sözleşmedeki davacı alacağına "Müşterek Borçlu-Müteselsil Kefil ve Garantör'ün Beyanı" başlıklı belgenin imzalanması suretiyle garanti verildiği, ancak davalı tarafından noterde yapılan işletmenin devri sözleşmesine göre 18/03/2015 tarihinde, fiilen ise 01/04/2015 tarihinde söz konusu işletme davacının bilgi ve rızası dışında diğer davalı .... Şti.'ne devredilerek taraflar arasındaki sözleşmenin fiilen ve sözleşmeye aykırı davranılmak suretiyle süresinden önce haksız olarak feshedildiği, davacı tarafından haksız fesih sebebiyle dava konusu alacakların sözleşmenin tarafı olan davalı şirketten, üçüncü kişinin fiilini taahhüt eden davalı Mehmet Rujhat Ekinci'den ve işletmeyi devir alması ve aralarında organik bağ bulunduğu iddiasıyla davalı .... Şti.'nden tahsili talep edilmiş, davacı iddiaları davalılar tarafından inkar edilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Taraflar arasında karşılıklı olarak feshedilen 27/08/2013 tarihli "Protokol"ün 3.1.2 maddesi "BAYİ, akaryakıt bayilik sözleşmesinin imza tarihinden itibaren sözleşme süresi boyunca her yıl için asgari 4.000 m3 (dörtbin) beyaz ürün ( Benzinler- Motorinler )ile 1 (bir) ton madeni yağı KADOIL'den satın almayı, her ne sebeple olursa olsun taahhüt ettiği miktardan eksik satın aldığı beyaz ürün için beher m3 başına 50 USD (Elli Amerikan Doları) ve eksik satın aldığı madeni yağ için beher ton başına 250 USD (İkiyüzelli Amerikan Doları) tutarında cezai şerti hiçbir itirazda bulunmaksızın KADOIL 'e ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder." hükmünü içermektedir. Bu protokol ve bu protokol uyarınca yapılan sözleşmenin feshinden sonra taraflar arasında akdedilen 28/12/2014 tarihli "Protokol"ün 3.2.2. maddesinde ise "BAYİ'nin yukarıda yazılı ve bayilik sözleşmesinde belirtilen taahhüt ve yükümlülüklerini tamamen yerine getirmesi ve bayilik sözleşmesi süresince sözleşmelerde yer alan tüm hükümlere riayet etmesi halinde, 17.03.2014 tarihli Bayilik Sözleşmeleri dönemindeki satış taahhütlerine uymamasından kaynaklanan cezai şart borcu BAYİ'den talep edilmeyecektir." hükmünü, 4.maddesi "İşbu protokolün, bayilik sözleşmesinin ve bayilik sözleşmesine ilave olarak akdedilmiş veya akdedilecek tüm sözleşme, taahhütname vs. anlaşmaların herhangi bir ya da birden fazla maddesinin BAYİ tarafından ihlal edilmesi durumunda BAYİ, KADOIL'e 40.000,00 USD (Kırkbin Amerikan Doları) tutarında cezai şartı ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. BAYİ, işbu protokol kapsamında basiretli tacir sıfatıyla ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği cezai şart miktarlarından tenkis talep edemez. İşbu protokolde belirtilen cezai şart tutarları, KADOIL'in ilk yazılı talebi üzerine, herbangi bir mahkeme kararı alınmasına, ihtar veya ihbarname keşidesine gerek kalmaksızın BAYİ tarafından hiçbir itirazda bulunulmaksızın derhal, nakten ve def'aten KADOIL'e ödenecektir." hükmünü içermektedir. Davalı bayi tarafından 28/12/2014 tarihli protokol ve sözleşmenin akdedilmesinden çok kısa bir süre sonra yükümlülükler yerine getirilmeden ve sözleşmenin 13.maddesinde düzenlenen devir yasağına aykırı olarak işletmenin diğer davalı şirkete devredildiği ve bu işletmede diğer davalı şirket tarafından dava dışı BP Petrolleri A.Ş.'nin bayiliğinin yapılmasına başlandığı, böylelikle davalı şirketin sözleşme ve protokol hükümlerini ihlal ederek sözleşmeyi haksız feshettiğinin açık olduğu, 28/12/2014 tarihli protokolün 3.2.2 maddesine göre bu sözleşmedeki taahhüt ve yükümlülüklerini tamamen yerine getirmesi ve bayilik sözleşmesi süresince sözleşmelerde yer alan tüm hükümlere riayet edilmesi halinde feshedilen sözleşmedeki taahhüde uyulmaması halinde tahakkuk edecek cezai şartın talep edilmeyeceğinin hüküm altına alındığı, maddenin mefhumu muhalifinden aksi halde cezai şart alacağının talep edileceğinin açık olduğu, davalı tarafından sözleşmenin ihlal edildiği sabit olduğundan davacının 27/08/2013 tarihli protokolün 3.1.2 maddesinde düzenlenen alım taahhüdüne uyulmamasına dayalı olarak 9 ay 10 günlük süreye tekabül eden ve eksik alınan 3.122 m3 ürüne ilişkin 109.050,00 USD cezai şart alacağına ve 4. maddesinde düzenlenen 40.000,00 USD ceza şart alacağına ve sözleşmenin haksız ve erken feshi sebebiyle davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makul süre olarak tespit edilen 6 aylık süre için hesaplanan 43.027,80 TL kar mahrumiyeti zararına sözleşmenin 17. ve 19. maddeleri uyarınca da hak kazandığı açıktır ve talep hakkı bulunmaktadır. Ayrıca sözleşmenin 24. Maddesindeki "BAYİ, KADOİL nezdinde tutulan defter ve kayıtları münhasır delil olarak kabul etmiş olup, KADOİL'e karşı olanı tüm borçlarının ve bilcümle ödemelerinin adı geçen defter ve kayıtlara göre tespit olunmasına, hesaplanmasına ve talep olunmasına muvafakatını beyan ederek bu sözleşmeyi imzalamıştır." hükmü uyarınca davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 8.767,07 TL cari hesap alacağının tespit edildiği, davalılar tarafından bu alacağın ödendiğine dair yazılı delil sunulmadığı dikkate alındığında davacının talep ettiği 8.302,50 TL alacağın ödenmesini talep edebilecektir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 21. Maddesinde bayinin bu sözleşmeden doğan alacaklar yönünden temerrüte düşmesi halinde aylık % 6 oranında faiz uygulanacağının öngörüldüğü, taraflar tacir olup basiretli davranma yükümlülüklerinin bulunduğu gözetildiğinde sözleşmede kararlaştırılan ve kabul edilen faiz oranının tarafları bağladığı, ancak söz konusu faiz oranın sadece TL alacaklarına uygulanmasının mümkün olduğu, 3095 Sayılı 4/a maddesi kamu düzeninden olduğundan yabancı para alacaklarına bu madde uyarınca faiz uygulanması gerektiği anlaşıldığından davacının tüm alacaklara sözleşmedeki faiz oranının uygulanması gerektiği iddiası yerinde görülmemiş, sadece TL alacağı yönünden talebinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı dava konusu istasyondaki malzeme ve ekipmanların söküldüğü ve kullanılamamasından dolayı satıldığını, bu sebeple zarara uğranıldığını, ayrıca söküm masrafları ile istasyona yapılan ankraj imalatı ve boyama masraflarının ödenmesini talep etmiştir. 17/03/2014 tarihli Ariyet Sözleşmesi"nin 3.2 maddesinin "BAYİ, sözleşme konusu malzemeleri özenle muhafaza ederek, iyi ve çalışır durumda tutacak, bunların kullanılmayacak şekilde hasara uğraması halinde, malzemelerin fatura bedellerini Şirket'e aynen ödeyecektir. BAYİ, bu halde bedellerden amortisman paylarının düşürülmesini isteyemeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir." hükmünü içerdiği, davacı tarafından söz konusu malzemeler satıldığından kullanılmayacak şekilde hasara uğradığından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla davacı tarafından sökülerek teslim alınan malzeme ve ekipmanların sıfır olarak alındıkları fatura bedeli talep edilemeyeceğinden bu fatura bedeli ile ikinci el satış bedeli arasındaki farkın da talep edilemeyeceği, 11/03/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının ikinci el satış fiyatının rayice uygun olduğu belirtildiğinden davacının bu sebeple zarara uğramadığının anlaşıldığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9. maddesi uyarınca imalat ve boyama masraflarının bayiye ait olacağı kararlaştırılmış ve bu masraflara ilişkin 6.891,20 TL bedeli fatura sunulmuş ise de, boyaya ilişkin faturanın açık fatura olduğu ve ödendiğine dair bir dekont sunulmadığı, yine sözleşmenin 4.3. maddesi uyarınca malzemelerin söküm ve nakliye giderlerinin bayiye ait olacağı hükmü düzenlenmiş ve buna ilişkin 3.953,00 TL bedelli fatura sunulmuş ise de, faturanın açık fatura olduğu ve ödendiğine dair bir dekont sunulmadığı anlaşılmakla bu bedellerin talep edilemeyeceği anlaşılmıştır. Davalı Mehmet Rujhat Ekinci tarafından "Müşterek Borçlu-Müteselsil Kefil ve Garantör'ün Beyanı" adlı taahhütnamenin imzalandığı, söz konusu taahhütname içeriği incelendiğinde bu davalı tarafından asıl borçlunun borcunu aşabilecek, bir başka deyimle, lehine taahhüt altına girilen alacaklının hiçbir şekilde zarara uğramayacağını temine yönelik teminat verildiği, teminatın belirli bir miktar ile sınırlandırılmadığı ve objektif olarak belli bir sonucun gerçekleşmesi amacına yönelik olarak teminat verildiği anlaşıldığından kefalet sözleşmesi nitelinde olmayıp, üçüncü kişinin fiilini taahhüt sözleşmesi niteliğinde olduğu ve davalı Mehmet Rujhat Ekinci'nin dava konusu alacaktan bu kapsamda sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı asıl borçlu şirket tarafından dava konusu işletme .... Şti.'ne Sakarya 5. Noterliği'nin 18/03/2015 tarih ve 8374 yevmiye numaralı "İşletmenin Devri Sözleşmesi" ile devredilmiş ise de sözleşme içeriği incelendiğinde sadece işletmenin, işletme hakkının ve demirbaşların devredildiği, söz konusu devrin TTK'nın 11/3 maddesine göre ticari işletme devri niteliğinde olduğu, yoksa TBK'nın 202 maddesi uyarınca tüm aktif ve pasifleri ile birlikte işletmenin devri niteliğinde olmadığı, bu sebeple TBK'nın 202 maddesi uyarınca davalının işletmenin devrinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, yine davacı tarafından dosyaya sunulan ve dayanılan delillere göre tek başına taraflar arasında organik bağ olduğunun somut ve kesin deliller ile ispat edilemediği anlaşıldığından davalı .... Şti.'nin dava konusu alacaktan sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir. Mahkemece yukarıda tespit edilen bu hususlar gözetilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken taraflar arasındaki sözleşme maddelerinin irdelenmemesi, tarafların iddia, savunma ve itirazları hakkında olumlu/olumsuz karar verilmemesi ve gerekçeli kararda irdelenmemesi, yine davacı tarafından ıslah dilekçesi sunulmamasına rağmen Mahkemece talepten fazlasına hükmedilmesi, reddedilen kısım yönünden davalılar .... Şti. vekili ve Mehmet Rujhat Ekinci lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesi, davacı lehine yargılama giderlerinin kabul edilen miktar oranında hükmedilmemesi isabetli olmamış, Dairemizce davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Davalı ... tarafından cezai şartın fahiş olduğu ve tenkisine karar verilmesi talep edilmiş ise de, iş bu davada davacının hak ettiği tüm cezai şartın talep edilmediği, iş bu davanın konusu olmayan miktar üzerinden tenkis yapılmasının söz konusu olamayacağı ve bu davada talep edilen cezai şart miktarı dikkate alındığında makul olup, davalıların ekonomik mahvına sebebiyet verecek nitelikte olmadığından hüküm altına alınan cezai şart miktarları tenkise tabi tutulmamıştır. Sonuç itibariyle, tarafların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak, dairemizce yukarıda belirtilen gerekçelerle yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı KISMEN KABULÜ İLE, ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../06/2021 tarih ve 2015/... Esas- 2021/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Davacının 8.302,50 TL cari hesap alacağının 7.641,56 TL' si yönünden 03/06/2015 tarihinden, bakiye kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek aylık % 6 oranında faizi ile birlikte davalılar .... Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalının alım taahhüdünü yerine getirmemesinden kaynaklı olarak şimdilik talep edilen 1.000,00 USD cezai şart alacağının 03/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Kanun'un 4/a maddesi uyarınca USD cinsi devlet bankalarının 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılar .... Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalının sözleşmenin ihlalinden kaynaklı olarak şimdilik talep edilen 1.000,00 USD cezai şart alacağının 03/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Kanun'un 4/a maddesi uyarınca USD cinsi devlet bankalarının 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılar .... Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalının şimdilik talep edilen 1.000,00 TL kar mahrumiyeti alacağının 03/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 6 oranında faizi ile birlikte davalılar .... Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının kurumsal kimlik ekipmanları ve ariyet malzemelerinin söküm bedeli ile bu ekipman ve malzemelerin satışından kaynaklanan zarar talebinin reddine, -Davacı tarafından davalı .... Şti.aleyhine açılan davanın reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN; 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 992,70 TL nispi karar harcından peşin alınan 265,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 727,44 TL harcın davalılar .... Şti. ve ...' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvurma harcı ve 265,26 TL peşin harcın toplamı olan 292,96 TL'nin davalılar .... Şti. ve ...' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.007,30TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.491,62 TL'nin davalılar .... Şti. ve ...' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 14.532,30 TL vekalet ücretinin davalılar .... Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalılar .... Şti. ve ... yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine, 9- Davalı.... Şti. Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 14.532,30 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gideri avansının kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının kararın kesinleşmesine müteakiben ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, 12-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 440,00 TL istinaf masrafı olmak üzere toplam 660,70 TL nin davalılar .... Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 13-İstinaf eden davalı ... tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 14-İstinaf eden davalı .... Şti. tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 200,00 TL istinaf masrafı olmak üzere toplam 440,70 TL nin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 15-Kullanılmayan gideri avansının kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/84, K. 2026/1742, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-84-e-2026-1742-k-640829167171