İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1024 E. 2026/677 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1024
Karar No
2026/677
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1024 Esas KARAR NO : 2026/677

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 06/03/2026 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... adresinde bulunan dükkanının devri için 01/10/2025 tarihinde davalı ile 1.500.000-TL karşılığında anlamaya vardığını, anlaşılan tutarın 300.000,00-TL'sinin peşin olarak ödendiğini, kalan bakiyenin ise 2026 yılı Ocak ayı sonunda ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve tarafların kendi arasında bu hususu imza altına aldıklarını, belirtilen ödeme tarihi geldiğinde davacının parasını istediğini ancak davalının ödemeye yanaşmadığını, aradan geçen süre zarfında davalının müvekkiline herhangi bir ödeme yapmayarak müvekkilini mağdur ettiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine, ... 10. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak başlatılan takibe kar davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla, davalının yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun takibe kötü niyetli olarak itiraz etmiş olduğundan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görülmesinde davacının hukuki yararının bulunmadığını, dosyaya sunulan kira sözleşmesinin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin olmadığını, dava şartı olan arabuluculuk yükümlülüğünün usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, devir işleminin ticaret siciline tescil edilmediğini, davalının dava konusu iş yerinde faaliyetini sürdürebilmek için taşınmaz maliki ile ayrıca kira sözleşmesi akdetmiş olmasının malik tarafından taraflar arasındaki işlem kapsamında kira ilişkisinin devrine rıza gösterilmediğine işaret ettiğini, devir sözleşmesinin imzalanmasından sonra taşınmazın kentsel dönüşüm kapsamında bulunduğunun ortaya çıktığını, davacı tarafça taşınmazın hukuki ve fiili durumuna ilişkin olarak yapılan beyanların gerçeği yansıtmadığının sonradan ortaya çıktığını, davalının söz konusu hususu öğrenmesinin ardından davacı tarafa keşide ettiği ihtarname ile iradesinin gerçeğe aykırı beyanlar nedeniyle sakatlandığını açıkça bildirdiğini, sözleşmeyi iptal ettiğini ve sözleşmeyle bağlı olmadığını karşı tarafa ihtar ettiğini, gelinen noktada, taraflar arasında akdedilen dükkan devrine ilişkin sözleşmenin yasal geçerlilikleri taşımaması nedeniyle kesin hükümsüz olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. ...19. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas 2...Karar sayılı 09/03/2026 tarihli kararı ile "Eldeki uyuşmazlık, işletmenin devrinden kaynaklanmakla, mutlak ticari dava olduğundan Mahkememiz nezdinde görev dava şartı oluşmamış, görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dava mahkememize tevzi edilerek yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, işletme devrinden kaynaklı alacağa ilişkin itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında TTK 11/3 , TBK 202,2023 madde kapsamında, 01.10.2025 tarihinde ...adresinde bulunan dükkanının devri için davalı davalı taraf ile 1.500.000-TL karşılığında anlaşmaya varılıp varılmadığı, bu miktarın 300.000,00 TL sinin peşin olarak ödenip bakiye alacağın bulunup bulunmadığı, ... 10. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından kaynaklı davacının alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin itirazın iptali davasıdır. Dosyanın yapılan incelemesinde, davacının dava dilekçesinde işletme devrine yönelik taraflar arasında anlaşma varıldığını, 300.000TL'nin peşin ödendiği, bakiye kısmın tahsilini talep ettiği, davalının cevap dilekçesi ile davacının dosya sunduğu kira sözleşmesinin uyuşmazlık konusu taşınmaza ait olmadığını, ticari işletme devrinin kanuni geçerlilik şartlarının yerine getirilmediğini, sözleşmenin ticaret sicile tescil edilmediğini, dava konusu işyerinde faaliyet gösterebilmek için yeni bir kira sözleşmesi akdedildiğini, bakiye devir bedeli alacağının doğmasının mümkün olmadığını davanın reddini talep ettiği, Dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, görevsizlik kararıyla Mahkememize gönderildiği, ... BAM 3 Hukuk Dairesi'nin Dosya no: ..., Karar no: ...sayılı ilamında da belirtildiği üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun işletme devrine yönelik sözleşmeden kaynaklandığı, uyuşmazlığın hukuki temeli TBK'nın malvarlığının veya işletmenin devralınması başlıklı 202. maddesine dayandığı, yasal düzenleme gereği mutlak bir ticari dava olup yargılama yapma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu bu nedenle Mahkememizin görevli olduğu değerlendirilerek açık yargılamaya devam edildiği, Arabuluculuk dava şartının sağlandığı, davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı, 1.10.2025 tarihli sözleşmede " ....deki dükkanı devir ücretini 300.000TL peşin geri kalanını da ocak ayında sonra ödemek şartıyla anlaştık kalan 1.200.000TL ..., ..." şeklinde adi yazılı olarak düzenlendiği, sözleşmeye itirazın olmadığı, sözleşmenin ticaret sicilde ilan edilmediği, Ticari işletmenin devri hususu 6102 sayılı TTK’da, devir halinde sorumluluk ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlendiği, 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası "Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir." şeklinde, 6098 sayılı Kanun'un 202 nci maddesi ise "Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz." şeklinde düzenlendiği, TTK'nın anılan 11. maddesi ve TBK'nın anılan 202. maddesi hükümleri ışığında ticari işletme bir bütün olarak ele alınması, dolayısıyla ticari işletmenin devrine yalnızca borcun nakli çerçevesinde yaklaşılmaması gerektiği, ticari işletmenin bir bütün olduğu ticari işletmeyi tanımlayan ve devrini düzenleyen TTK m.11’de “Bütünlük İlkesi” başlığı ile vurgulandığı, Emsal Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi DOSYA NO : .... KARAR NO : ... ilamında ;" İşletmenin, ticari işletme olduğu kabul edilir ise, devir sözleşmesinin yazılı yapılması yanında tescil ve ilanı gerekmektedir. Esnaf faaliyeti kapsamında işletilen bir işletme ise, devralanın bunu alacaklılara bildirmesi veya Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurması gerekmektedir. Bu husus devri için geçerlilik şartı olmamakla beraber işletmenin aktif ve pasifleri ile devralındığını ispat açısından gerekmektedir." denildiği, Somut olayda; taraflar arasında dükkan devrinin adi yazılı şekilde yapılıp geçerli olduğu, TTK 11 kapsamında devalana belirtilen hakların geçtiği, tescilin yapılmamasının sözleşmenin geçerliliğini etkilemediği, davalının sözleşme kapsamında kısmi ödeme yaptığı, davalının bakiye ödemenin tahsilini talep ettiği, davalının kira sözleşmesini mülk sahibi ile yapmış ise de fiiliyatta devredilen yeri kiralamış olduğu, davacının kendi rızası ile bu yeri boşalttığı, davalının devredilen yerdeki eşyaları kullandığı, sözleşmenin uygulandığının tespit edildiği, sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca tarafların sözleşmeyle bağlı olup TMK 2 kapsamında sonuçlarından sorumlu oldukları davalının itirazlarına bu nedenle itibar edilmediği, davacının bakiye alacak kısmını talep edebileceği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ İLE, Davalının ... 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibin 1.200.000TL dükkan devir bedeli alacağı üzerinden devamına, -Devamına karar verilen 1.200.000 TL toplam alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık %39,75 oranında faizi işletilmesine, - alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabul ediln miktar olan 1.200.000 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 81.972,00 TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 20.493,00 TL peşin harcın ve icra dosyasına yatırılan 6.000,00-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 55.479,00 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 186.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 20.493,00 TL peşin harç, 732,00 TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 6.000,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 27.225,00 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 643,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti 6.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘a İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1024, K. 2026/677, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1024-e-2026-677-k-b47d42e47f49