Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1081 E. 2026/1309 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1081
Karar No
2026/1309
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1081 - 2026/1309 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1081 KARAR NO : 2026/1309

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/06/2025 NUMARASI : 2024/881 Esas 2025/679 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

KARAR TARİHİ : 23/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2026

....Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/06/2025 tarih ve 2024/881 Esas - 2025/679 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı şirketin bir elektrik dağıtım şirketi olduğunu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu düzenlemeleri doğrultusunda almış olduğu lisans kapsamında Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Gaziantep ve Kilis İlleri'nden oluşan Toroslar Bölgesi'nde elektrik dağıtımı ve kaçak elektrik kullanımları ile mücadele faaliyetlerini yerine getirdiğini, davalı ...'ın ... Vergi Kimlik Numaralı ... Turizm Emlak Otomotiv ve Sanayi Limited Şirketi'nin işletmecisi olup uhdesinde bulunan ... numaralı elektrik tesisatlarında davacı şirket görevlilerince 01.09.2020 - 09.01.2024 tarihleri arasında yapılan incelemelerde kaçak elektrik tüketiminde bulunulduğunun tespit edildiğini, buna istinaden düzenlenen tutanaklardan kaynaklı olarak tahakkuk eden fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine de davacı şirket tarafından farklı dönemlerde her bir borca istinaden 290 adet icra takibi açıldığını, Davalı ..., daha şirket kurulmadan önce abileri ... ve ... ile birlikte söz konusu adreslerde günübirlik ev kiralama ve pansiyon hizmeti verdiklerini, daha sonra ilgili şahıslar işletmelerinde şirketleşme sürecine giriştiğini ve 15.09.2020 tarihinde ... Turizm Emlak Otomotiv ve Sanayi Limited Şirketi'ni kurduklarını, şirket kurulduğunda ...'ın çalışanı ... şirketin tek hissedarı olarak gösterildiğini, akabinde ise 27.01.2023 tarihinde ... tüm hisselerini davalı ...'a devretttiğini, aile şirketi olarak hareket eden davalı şirket ve tek hissedarı gözüken davalı ...'ın hem şirketi devralmış olması hasbiyle TBK md. 202 kapsamında hem de özel hukuk tüzel kişisinin haksız fiili ancak organları aracılığyla işeyebilmesi sebebiyle yetkili gerçek kişi sıfatıyla da söz konusu kaçak elektrik tüketiminden sorumlu olduğunu, davacı şirket tarafından davalılar aleyhine tahsilde tekerrürlük olmamak kaydıyla ....İcra Müdürlüğü 2024/6397 Esas sayılı dosyası ile şirket kuruluş tarihi itibariyle muaccel hale gelen borçlar yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borçlarına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu, belirterek öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte olur ise takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında borca yetecek tutarda borçluların taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, akabinde davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/6397 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, arabuluculuk ve mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNE ÖZETLE: Uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı tarafın perakende satış sözleşmesi olmaksızın kaçak elektrik tüketimi iddiasıyla dava açtığını, 4077 sayılı Kanun hükümleri gereği uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde bulunduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2014/11129 Esas 2015/4077 Karar sayılı kararı uyarınca görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğunu, davaların yığılması şartlarının somut olayda gerçekleşmediğini, HMK 110. madde uyarınca ortak yetkili mahkeme bulunmadığını, müvekkilin fiili kullanıcı olmadığını ve husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilin davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, kaçak elektrik tutanaklarının müvekkil ile hukuki veya fiili bir bağlantısının bulunmadığını, tutanaklarda belirtilen bedellerin hizmet karşılığı olmadığını ve fahiş hesaplandığını, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine dayanak belgelerin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, borcun muaccel olmadığını, müvekkilin şirket ile müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarının kötü niyetli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine aykırı işlem yapıldığını, müvekkil ile davacı arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığını, tutanaklarda müvekkil ...'ın imzasının veya imtina şerhinin yer almadığını, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2014/14033 Esas 2015/6512 Karar sayılı kararı uyarınca aboneliği ve fiili kullanımı olmayan kişinin sorumluluğunun bulunmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/20819 Soruşturma sayılı dosyası ile .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/529 Esas sayılı dosyasındaki iddiaların müvekkil nezdinde bağlayıcılığı olmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/84325 sayılı soruşturma dosyasındaki mal kaçırma iddialarının soyut olduğunu ve henüz nihai karar verilmediğini, alacağın belirli olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davacının kötü niyetli olması sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, .... İcra Müdürlüğü 2024/6397 Esas sayılı icra dosyasındaki takibin haksız olduğunu, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Dosyamıza konu dava, davalılar hakkında davacı Tarafından yapılan icra takibine itirazın iptali hususunda açılmıştır. 27/06/2025 tarihli celsede davacı vekili davalı tarafın tüm borcunu ödediğini, davanın konusunun kalmadığını, bununla birlikte davalı taraf davanın açılmasına yol açtığından yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini istediklerini ifade etmişlerdir. Davalılar vekili de aynı celsede, tüm borçların ödendiğini sulh olunduğunu, davanın konusunun kalmadığını ifade etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılamada, davanın devamı sırasında davalı tarafın dava konusu borcu ödediği ve davanın konusu kalmadığı anlaşılmakla davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Dava konusu borcun davanın açılmasından sonra ödendiği göz önüne alındığında davalıların davanın açılmasına yol açtığı anlaşılmakla davalıların yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. DAVANIN KONUSU KALMADIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 51.892,85 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 51.277,45- TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine 3-Davacı tarafından yapılan 2.895,50 TL yargılama giderlerinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Davacı tarafından mahkememiz veznesine depo edilen ve sarf edilmeyen yargılama giderinin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 4-Dosya kapsamında görülmediğinden davalılar yararına yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 45.732,32 TL vekalet ücretinin davalıladan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,..." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/881 E. , 2025/679 K. sayılı kararı ile müvekkil şirket ile davalılar arasında sulh sağlandığı gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiğini, ancak hükmün beşinci fıkrasında yer alan 45.732,32 TL tutarındaki vekalet ücretine ilişkin kararın hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin kamu düzeninden olduğunu ve hakimin bu hususta takdir yetkisinin bulunmadığını, HMK 323 ve 330 maddeleri gereğince vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğunu, 03.10.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan AAÜT'nin 6. maddesi uyarınca ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra davanın konusuz kalması durumunda tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın icra takibine itirazın iptali davası olduğunu, dava değerinin 4.296.654,58-TL olarak belirlendiğini, davanın nispi harca tabi olması sebebiyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin zorunlu olduğunu, AAÜT uyarınca nispi vekalet ücretinin kademeli olarak hesaplanması gerektiğini, mahkemece davalıların yargılamaya sebebiyet verdiğinin kabul edilmesine rağmen 45.732,32 TL tutarında vekalet ücretine hükmedilmesinin sehven yapıldığını, ön inceleme duruşmasının gerçekleştirilmiş olması nedeniyle vekalet ücretinin 487.732,37 TL olarak belirlenmesi gerektiğini, aksi kanaatte olunması durumunda ise bu tutarın yarısı olan 243.866,185 TL tutarına hükmedilmesi gerektiğini beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı fatura borcuna istinaden başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı ... görevlileri tarafından davalılar hakkında 396 adet kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiği, bu tutanak doğrultusunda davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/6397 esas sayılı dosyası üzerinden toplam 4.296.654,58 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresi içinde ödeme emrinde yer verilen borca itirazı üzerine davacının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/881 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 27/06/2025 Tarih, 2024/881 Esas ve 2025/679 Karar sayılı karar ile " Davanın Konusu Kalmadığından Karar Verilmesine Yer Olmadığına" karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 331 /1. maddesi "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmüne amirdir. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin yargılamanın 2 nolu celsesinde, davalı tarafın tüm borcu ödediğini, davanın konusuz kaldığını, dava açılmasına davalının yol açması nedeniyle, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiği, davalı vekilinin de tüm borcun ödendiğini, sulh olunduğunu, davanın konusuz kaldığını beyan ettiği, taraf vekillerinin beyanlarının ayrı ayrı imza altına alındığı anlaşılmıştır. HMK'nun 331. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluğun tayini için davanın açılması sırasında tarafların haklılık durumunun değerlendirilmesinde zaruret bulunmaktadır. Davacı ... tarafından 396 adet kaçak elektrik tespit tutanaklarına dayanılarak davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, dosya kapsamındaki belgelerden kaçak elektrik tespit tutanağına konu yerin ... ... Sok. No:8/1 ... adresi olduğu, söz konusu yerin ticaret sicil kayıtlarına göre davalılara ait olduğunun görüldüğü, dosya kapsamında yer alan kaçak tespit tutanakları, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan deliller ve yapılan tespitler dikkate alındığında, dava açılmasına davalıların sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu, ancak mahkemece taraflarca ön inceleme tutanağında sulhe yönelik süre istenilip tahkikat aşamasına geçilmeden sulh olunduğu anlaşıldığından, dava değeri ve takip çıkış miktarına göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6. Maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak davacı vekili lehine 243.866,18 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı hesaplama sonucu yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, belirlenen eksikliklerin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla; HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına giderek; 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 51.892,85 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 51.277,45- TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 2.895,50 TL yargılama giderlerinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilen ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 5-Dosya kapsamında görülmediğinden davalılar yararına yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 6. maddesine göre hesaplanan 243.866,18 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-6325 sayılı kanunun 18/A-14. maddesi uyarınca arabuluculuk aşamasında Devlet tarafından sarf edilen 3.800,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Kanun yolu yargılaması nedeniyle; II-Davacıdan tahsil edilen 615,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, III--Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 2.104,50 TL yargılama giderlerinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, IV-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, V-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, VI-Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/06/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1081, K. 2026/1309, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1081-e-2026-1309-k-d0e6458a5f04