Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4495 E. 2026/2903 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4495
- Karar No
- 2026/2903
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4922 E., 2025/1304 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/238 E., 2024/223 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin mülkiyeti davalı Bankaya ait bulunan ... ili, ... ilçesi 1 57... ,5 ve 9 parsel sayılı taşınmazlarda yer alan Besi Çiftliği ve Entegre Tesislerini 1.350.000,00 TL bedelle satın aldığını, davalı Banka tarafından bu taşınmazların müvekkilinin adına 10.07.2015 tarihinde devredildiğini, müvekkili tarafından devir alınan Besi Çiftliği ve Entegre Tesislerinde 1 adet kesim yeri, 1 adet soğuk hava deposu, 1 adet yem fabrikası ve deposu, 1 adet idari bina ve 10 adet çiftlik bulunduğunu, müvekkilinin satın almış olduğu tesisi faaliyete geçirmek için dilekçeyle davalı Bankaya A başvuru yaparak taşınmazların İnşaat Ruhsatını, Yapı Kullanım İzin Belgesini, İşletme Ruhsatını ve tesisle ilgili diğer belgeleri talep ettiğini, davalı Bankanın müvekkiline satmış oldukları Besi Çiftliği ve Entegre Tesislerinin İnşaat Ruhsatının, Yapı Kullanım İzin Belgesinin, İşletme Ruhsatının kendilerinde mevcut bulunmadığını beyan ettiklerini, bu durumun müvekkilinin satın almış olduğu tesisini faaliyete geçirerek işletmesine ciddi anlamda engel olduğunu, müvekkilinin tesisini işletmeye hazır olarak satın aldığını, kendisine Banka tarafından bu belgelerin olmadığının müvekkiline satıştan önce söylenmediğini, müvekkilinin tesiste elektriğin de kesik olduğunu öğrenince 03.05.2017 tarihinde Bankaya başvuru yaptığını, bunun üzerine Banka yetkililerinin müvekkilini diğer davalı şirketlere yönlendirdiğini, müvekkilinin başvuru yaparak tesise enerji verilmesini talep ettiğini, davalılar şirket yetkililerinin, müvekkiline bu tesisin elektrik borcu olduğu için elektriğinin kesik olduğunu, bu sebeple bu borç ödenmeden aboneye enerji veremeyeceklerini söylediklerini, bunun üzerine müvekkilinin davalı Bankaya başvuru yaparak, tesisin borcu sebebiyle elektriğinin kesik olduğunu, bu borç ödenmeden tesislerin bağlı bulunduğu aboneye enerji verilemeyeceğini bildirmek suretiyle bir an önce elektrik borcunun ödenmesini istediğini, davalı bankanın elektrik borcunu ödemediğini, müvekkilinin tesis elektrik enerjisi olmamasından kaynaklı çalıştıramaması sebebiyle oluşan toplam ticari kazanç kaybının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek; ticari kazanç kaybından kaynaklanan zarar nedeniyle ile şimdilik 10.000,00 TL alacağın ticari mevduat faizlerine uygulanan faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tazminine karar verilmesini istemiş; 03.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 539.256,38 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ... vekili; davacı tarafından abonelik talebinde bulunulan yerin 12.04.1994 tarihinden bu yana "... YEM SANAYİ ..." adına kayıtlı olduğunu, halihazırda da kullanım dışı olduğundan müvekkili şirkete yöneltilen abonelik talebinin de bulunmadığını, davacı tarafın abonelik talebinde bulunmaksızın, şirketten enerji borcundan dolayı enerjinin kesik olup mevcut borç ödendikten sonra enerjinin bırakılacağı ve abonelik tesis edileceği yönünde cevap verilmesi için, belgeleme amaçlı talepte bulunulduğunu, talebin iyi niyetli karşılanarak mevcut abone, mülkiyet sahibi ve fiili kullanıcı arasındaki iç ilişkinin ve asıl borçluya ulaşılması açısından makul bulunarak cevap verildiğini, davacı tarafın talebi kapsamında verilen cevabın hakkın kötüye kullanımı kapsamındaki bu tutumun korunmayarak davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... ... vekili; müvekkili şirketin elektrik dağıtım faaliyeti ile iştigal ettiğini, müvekkilinin parekende satışla bağlantısının bulunmadığını, müvekkilinin abonelikle ilgili karar mercii de olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı Banka vekili; müvekkili Bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, kanuni takip borçlusu ... ... Hayvansal ve Tarımsal Ürünler Gıda San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı iken 01.08.2003 tarihinde müvekkili Bankanın mülkiyetine geçen, 96.000 m² yüz ölçümlü besi çiftliği ve entegre tesisi ile müştemilatının, müvekkili bankanın Yönetim Kurulunun 12.04.2011 tarihli kararıyla satılmasının uygun bulunduğunu, akdedilen 27.04.2011 tarihli satış ve borçlanma protokolü ile tesisin davacıya satıldığını, söz konusu sözleşme protokolünden doğan borçların tamamının 27.06.2015 tarihi itibarıyla ödenmiş olduğunu, bu çerçevede 10.07.2015 tarihinde davacı adına tapu devrinin yapıldığını, dava dilekçesine konu olan 83.136.44 TL elektrik borcunun müvekkili Banka ile hiçbir ilgisi olmadığı gibi diğer davalılar nezdinde de bir aboneliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... ...'ın elektrik dağıtım faliyeti ile iştigal ettiği abonelik sözleşmesi yapılması işlemlerinin ... ...'ın yetkisi dahilinde olduğu, davalıların farklı tüzel kişiliklere sahip olmaları nedeniyle, davalı'ya husumet yöneltilemeyeceği, dosyaya kazandırılan 13.05.20 15... .02.2018 tarihli evraklar ve davalı şirketlere yazılan müzekkereler ile davacının yeni abonelik başvurusunda bulunmadığının, başvuruların abonelik devrine ilişkin olduğunun, yeni abonelik başvurusunda bulunulduğuna ilişkin olarak sunulan evrak ve kayıtların yeni bir başvuruyu içermediğinin yapılacak bir başvuru halinde kabul edilip edilmeyeceğine dair bilgi alınması mahiyetinde olduğunun, yeni bir başvuru olarak değerlendirmeye alınmadığının, yeni başvuru yapıldığı kabul edilse dahi, başvuru tarihi ile yürürlükte bulunan Yönetmelik uyarınca usulüne uygun bir başvurunun bulunmadığının, davacının aboneliğe konu fabrikayı 27.04.2011 tarihinde fiili olarak devir aldığının, 27.06.2015 tarihinde tapu devri yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığının, bilirkişi raporu incelendiğinde borcun bir kısmının davacının işyerini devir aldıktan sonra oluştuğunun, alınan bilirkişi raporunda da vergi dairesi yoklama fişlerinden anlaşıldığı kadarıyla her ne kadar abonelik, dava dışı şahıs adına 1987 yılından bu yana devam etmekte ise de, 2011 yılında davacının aboneliğe konu yerde faaliyet yürüttüğü tespit edildiğinden ve tahakkuk tarihlerine göre tüketim borcundan dolayı hem abone hem de fiili kullanıcının müteselsilen sorumlu olması esası karşısında, davacıya aboneliğin devredilmemesinin haklı gerekçelere dayandığı davacıya ait olan fabrikaya elektrik enerjisi verilmemesinde davalı ... ...'ın haklı olduğu, davalı Banka yönünden ise davalının gerekli belgeleri vermemesi sebebiyle elektrik enerji verilmediği iddası yönünden, davacının yeni abonelik başvurusunda bulunmadığı bulunsa dahi taraflar arasında gayrimenkul satış sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin tapu devrine yönelik olması tüm kayıt ve belgeleriyle beraber tesisin devrini içermemesi sebebiyle, sözleşme kapsamında davalının söz konusu belgeleri temin yükümlülüğünün bulunmadığı, abonelik devri talebi yönünden devir talebi ile birlikte davacının önceki abonenin hak yükümlülüklerini üsteleneceği, dolayısı ile kendisinin başvuru öncesi borçlardan da sorumlu olacağı, bu suretle mevcut borç sebebiyle elektrik enerjisi verilmemesinin yerinde olduğu, davacının kendi dönemine ilişkin borcu ödemeden davalının sorumluluğuna gidilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu, davacının davaya konu yeri satın alırken gerekli dikkat ve özeni göstermediği gerekçesiyle; davalı ... ... hakkında açılmış bulunan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve Banka hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; elektrik dağıtımını yapanın yani enerjiyi verenin ... ... olduğunu, olmayan bir elektriğin borcundan müvekkili sorumlu tutmanın hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğunu, davalı ... ... yönünden yapılan değerlendirmede bilirkişi raporuna itirazların karşılanmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde: "sözleşmelerde taşınmaz üzerinde bulunan tesislere yönelik elektrik borçlarından dolayı davalı bankaya sorumluluk yüklenmediği," denilmiş olmasına rağmen, sözleşmede böyle bir madde veya hüküm bulunamadığını, elektrik borcunun müvekkilin tesisi devir almasından önceki dönemdeki borçlar olduğunu, müvekkilin sorumlu olmadığı döneme ait elektrik borcundan dolayı davalı şirketlerin elektrik enerjisi vermemeleri, abonelik devrini yapmamaları ve de yeni abonelik vermemeleri sebebiyle kusurlu ve sorumlu olduklarının ağır kusurların ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Banka ile 27.04.2011 tarihinde imzalanan sözleşmeye istinaden davacıya teslim edilen, gayrimenkul ve üzerinde bulunan tesis yönünden, elektriğin kesilmesi ve yeni abonelik verilmemesi iddiasına dayalı olarak uğranıldığı belirtilen kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile davalı Banka arasında 27.04.2011 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin 1.350.000,00 TL, 300.000,00 TL'nin peşin kalan 1.050.000,00 TL'nin 5 eşit taksitle ödeneceği, ödemelerin tamamlanmasından sonra tapu tescil işlemlerinin yapılacağının kararlaştırıldığı, sözleşme tarihi itibarıyla davaya konu taşınmazın kullanımının davacıya bırakıldığı, sözleşme uyarınca borçların ödenmesi akabinde 10.07.2015 tarihli resmi senet ile taşınmazın davacıya devrinin gerçekleştiği anlaşılmıştır. Davalı ... ... tarafından 31.12.2013 tarihli tutanak ile kaçak ve usulsüz elektrik kullanıldığı ve 23.02.2018 tarihli tutanak ile elektriğin kesik olduğu tespit edilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) '‘Perakende Satış Sözleşmesi’' başlıklı ikinci bölümünün 21 ve devamı maddelerinde, perakende satış sözleşmesi başvurusu, kapsamı, sözleşmenin imzalanması, sözleşmenin taraflarının hak ve yükümlülükleri ile sözleşmenin süresi, sona ermesi düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin ‘Sözleşmenin süresi ve sona erme’ kenar başlıklı 24. maddesinin beşinci fıkrası şöyledir: (5) Bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan veya sonlandırarak ayrılması ve farklı bir gerçek veya tüzel kişinin, aynı kullanım yeri için yeni bir perakende satış sözleşmesi ya da ikili anlaşma başvurusunda bulunması halinde görevli tedarik şirketi tarafından; a) Önceki tüketicinin ödenmemiş borçlarının bulunması halinde, söz konusu borçlar, ilgili tüketicinin güvence bedelinden düşülmek suretiyle karşılanır ve ilgili sözleşme sona erdirilir. b) Güvence bedelinin ödenmemiş borçları karşılamaması halinde, (a) bendi kapsamında işlem yapılır ve kalan borç önceki tüketiciden tahsil edilir. c) Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli olan bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla, yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenlenir. (6) Beşinci fıkra kapsamında, bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan kullanım yerinden ayrılması halinde, görevli tedarik şirketi, yeni başvuru sahibinden söz konusu kullanım yerinin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini ister.''düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun'un 202. maddesinde (6098 sayılı Kanun) ''Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir.Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz.'' hükmü yer almaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, Yönetmeliğin 24/5 maddesi uyarınca yeni abonelik başvurusunda bulunan kişinin kural olarak önceki abonenin elektrik borçlarından sorumlu tutulamayacağı, öte yandan 6098 sayılı Kanunun 202. maddesinde düzenlenen işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devralınmasına ilişkin koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek; dava konusu elektrik borcunun hangi dönem veya döneme ait olduğunu, 31.12.2013 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarihte davacının taşınmazın fiili kullanıcısı olup olmadığının ve davacının kendi kullanım döneminden kaynaklanan bir tüketim veya kaçak kullanım borcunun bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi ve ulaşılacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2.Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemektedir.
VI. KARAR Açıklanan Sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.