Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5387 E. 2026/2715 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5387
Karar No
2026/2715
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/622 E., 2025/1359 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/470 E., 2023/524 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili;müvekkili ile dava dışı ... arasında yapılan anlaşma uyarınca ... İli, ... Mahallesinde bulunan A blok, 14. Kat doğu cepheli dairenin satışının 27.10.2014 tarihli sözleşme uyarınca temlik alındığını, davalının temliğe muvafakatinin bulunduğunu, daire bedeline istinaden 290.000,00-TL ödeme yapıldığını, buna rağmen davalının daireyi teslime yanaşmadığını, bedel iadesi için davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2021/29980 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin davalının itirazı uyarınca durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ... ile davacı arasındaki ilişkinin doğmamış bir alacağın temliki mahiyetinde olduğunu, ...'ın taşeronluk sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle temlik edilen alacağın doğmadığını, bu haliyle davacının da temlik hükümlerine dayalı olarak müvekkilinden talepte bulunamayacağını, davacının kendi akidine yönelmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı ... ile davacı arasında ... Mahallesindeki sitenin A bloğun 14. Kat doğu tarafındaki daire için taşınmaz satış sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasındaki bu sözleşmenin alacağın temliki niteliği taşıdığı dava dışı ...'a davalı ... tarafından 18.10.2014 tarihli taşeronluk sözleşmesinin ifası karşılığı olarak ... Mahallesindeki sitenin A bloğun 14. Kat doğu tarafındaki dairenin 270.000,00 TL bedelle verildiğinin sabit olduğu, yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre taşeronluk sözleşmesine konu edimlerin ifa edildiğinin tespit edildiği, davalı şirket tarafından daire teslim borcu yerine getirilmediğinden davacının daire bedelini davalı şirketten isteyebileceği gerekçesiyle davanın; kabulüyle ... İcra Müdürlüğünün 2021/29980 Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak olan 290.000,00 TL'nin %20 oranında hesaplanın icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; (istinaf başvurusunun esastan reddine) karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı ile dava dışı taşeron ... arasındaki taşınmaz satış sözleşmesinin doğmamış alacağın temliği niteliğinde olduğunu, yapılacak işe karşılık dava dışı ...'a devredildiğini, temlik edenin davalıya karşı edimlerini eksiksiz yerine getirdiğine dair bir tespit bulunmadığını, inşaatın tamamlanmış olmasının taşeronun ediminin tam ve zamanında ifa ettiğini ispatlamayacağını, sözleşmesel yükümlülüklerin değerlendirilmediğini, temlik alan davacının müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağını, davacının müvekkiline yapmış olduğu bir ödemenin de bulunmadığını, bu haliyle talep alacağın muhatabının kendi akidi olduğunu, öte yandan müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilemeyeceğini, hukuki değerlendirmenin hatalı yapıldığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, alacağın temliki niteliği taşıyan taşınmaz satış sözleşmesinden davacının dönmesi sonucunda ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (6502 sayılı Kanun) 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut olayda, dava, alacağın temliki niteliği taşıyan taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı; taşınmazı satın aldığı ve yüklenici sıfatı bulunmayan satıcı dava dışı ...'ın iş karşılığı davalı yüklenicinden devraldığı taşınmazı, kendisine alacağın temliği yoluyla devrettiğini ancak taşınmazın resmi devrinin sağlanmaması nedeniyle satış sözleşmesinden dönerek bedelin iadesi amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini etmiştir. Davacının taşınmazı haricen satın aldığı dava dışı satıcı ... taşınmazın yüklenicisi olmadığından davacının tüketici sıfatını haiz olmadığı ve bu bağlamda davaya bakmanın tüketici mahkemesinin görev alanına girmediği anlaşılmaktadır. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece, asliye hukuk mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5387, K. 2026/2715, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5387-e-2026-2715-k-e0c06d974dc4