Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6293 E. 2026/6197 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6293
- Karar No
- 2026/6197
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/290 E.-2023/329 K. İLK DERECEMAHKEMESİ: Diyarbakır 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/235 Esas, 2020/385 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ...'ın maliki olduğu aracı 16.01.2014-16.01.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMSS kapsamında sigortaladığını, bahse konu aracın sürücü ...'ın sevk ve idaresinde seyir halindeyken şoförün direksyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda şarampole yuvarlanarak takla attığını, kaza sonucunda sürücü ... ve yanında yolcu olarak bulunan ... 'nin vefat ettiğini, meydana gelen kazada araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazadan sonra vefat eden kişilerin yakınları tarafından müvekkili aleyhine açılan davada müvekkili şirketin yargılama giderleri ile birlikte tazminat ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin ödediği bu meblağı sigorta ettirene rücu etme hakkının bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin davalı aleyhine icra takibi başlattığını, açılan bu icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın itirazının haksız olduğunu belirterek müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından icra takibine yapılan itirazın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın tamamen kendi tasarrufuyla müvekkili ile irtibata geçmeden kazada ölen kişinin yakınları ile uzlaştığını, yargılama sürecinin devam etmesi halinde yapılan yeni yasal düzenleme gereğince davacının tazminat ödemekten kurtulacağını, bu suretle davacının yargı yolunu etkin olarak kullanmadan taraflara ödeme yaptığını, ayrıca borcu kabul etmemekle birlikte uygulanan faiz kaleminin müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle hatalı olduğunu, her iki tazminat ödemesinde de müvekkilinin işleten olarak sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin aracı satmak üzere ... Otomotiv adı ile bilinen ...'a ait iş yerine 25.08.2014 günü teslim ettiğini, teslim esnasında da müvekkilinin bu kişiden 10.000,00 TL kaparo aldığını, müvekkilinin 24.10.2014 günü de geri kalan parasını ...'dan aldığını ancak henüz araç noter satış gününü alıcı ile kararlaştırmadıklarını, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen devir işleminin aracı sattığı kişi tarafından sürekli ötelendiğini, ... isimli şahsı müvekkilinin tanımadığını, bu aracın ... tarafından ...'a teslim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama sonucunda davacının üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminat miktarının sigortalıya rücu etme hakkının bulunduğu, kaza tespit tutanağına göre dava dışı araç sürücüsüne 04.10.2014 tarihinde alkollü araç kullanmaktan işlem yapıldığı ve 6 ay süreyle sürücü belgesine el konulduğunun tespit edildiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyete geçici ya da sürekli el konulmuş kimseler tarafından aracın sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda kaza meydana gelmesi durumunda sigortacının rücu şartlarının oluştuğu, davalının motorlu araçla ilgili faaliyette bulunan mesleki teşebbüslere aracını bırakmasının işleten sıfatını yitirmeyeceği gerekçe gösterilerek davanın kabulü ile Diyarbakır 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/2290 E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın reddine, takibine devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekilinin süresinde istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, re'sen görülen kamu düzenine aykırılık nedeni ile İlk Derece Mahkemesi'nin anılan kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile davalının Diyarbakır 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/2290 E. sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamına göre gerçek işleten durumundaki araç sahibi davalının aracını satılmak üzere bir galericiye bıraktığını ve kazanın bundan sonra meydana geldiğini, 2918 sayılı Kanunun 104. maddesi doğrultusunda değerlendirme yapılarak işleten olarak sorumlu tutulması gereken kişinin belirlenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken salt trafik kaydına itibar edilerek ve yeterli olmayan inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığını, aracın teslim belgesi ile birlikte satıcıya 25.08.2014 tarihinde teslim edildiğini ve 24.10.2014 tarihinde aracın devri için bedelin alındığını, buna rağmen 21.10.2014 tarihli kazada müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığı halde kazadan sorumlu tutulmasının mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dosya arasında bulunan 25.08.2014 tarihli "oto satış mukavelesi" başlıklı sözleşmede aracın satılmak üzere teslim edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat eden müteveffanın dava dışı hak sahiplerine/3. şahıslara davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin sürücünün ehliyetsiz şekilde kazaya karışmasından dolayı araç malikinden rücuen tahsili talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2 maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.