Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1969 E. 2026/9617 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1969
Karar No
2026/9617
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2025/303 Esas, 2025/275 Karar

I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 02.07.2025 Tarihli ve 2025/22 Esas, 2025/33 Karar Sayılı Kararı Davalının cevap dilekçesi ile birlikte davaya konu olayın, 31.05.2022 tarihinde ..., ... Köyü sınırları içerisinde meydana geldiğinden huzurdaki davada kazanın/zararın meydana geldiği yer mahkemesi olan Elazığ Tüketici Mahkemesinin yetkili olduğunu beyan ettiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

B. Elazığ Tüketici Mahkemesinin 24.09.2025 Tarihli ve 2025/303 Esas, 2025/275 Karar Sayılı Kararı Somut olayda, davacı ... tarafından davalıya karşı 24.04.2025 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 31.05.2022 tarihli trafik kazasında mağdur kişiye malüliyet ödemesi yapılması nedeniyle ... İcra Dairesinde başlatılan icra takibine itirazın iptali istemli dava açıldığı, dava açılış tarihinde davalının ikametgahının .../Malatya olduğu, bu haliyle davacının yetkili ve görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesinde (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) davasını açmış olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, zorunlu trafik sigortacısının kendi akidine karşı açmış olduğu itirazın iptali davasında yetkili mahkemenin belirlenmesi istemine ilişkindir.

B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.

2. 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”

3. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin beşinci fıkrası şöyledir: “Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.”

4. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir: “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.”

5. 6100 sayılı Kanun'un “Cevap dilekçesini verme süresi” başlıklı 127 nci maddesi şöyledir: “Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.”

6. 6100 sayılı Kanun’un 6 ncı, 10 uncu ve 115 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50 nci maddesi

C. Değerlendirme 1. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16 ncı maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir.

2. 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasında tüketici davalarının, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabileceği belirtilmişse de bu kural 6100 sayılı Kanun'un yetkiye ilişkin kurallarının yanında bir ek yetki kuralıdır.

2. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.

3. Somut olayda, davacının alacağının tahsili için ... İcra Dairesinde takip başlatıldığı, davalının icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği, böylelikle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmezse de dosya kapsamından kazanın ... ilçesinde meydana geldiği, davalının dava tarihi itibariyle yerleşim yeri adresinin ise .../Malatya olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, 6100 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesindeki seçimlik hakkını, davalının yerleşim yerinde dava açarak kullanmasının, genel yetki kuralına uygun olduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın ... Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) sonuçlandırılması gerekmektedir.

III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1969, K. 2026/9617, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1969-e-2026-9617-k-6453259e049e