İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/458 E. 2026/775 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/458
Karar No
2026/775
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/458 Esas - 2026/775 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2026/458 KARAR NO: 2026/775

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 10/06/2026 KARAR TARİHİ : 01/10/2026 K. YAZIM TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile teminat altında bulunduğunu, sevk ve idaresindeki araçla trafik kazası meydana geldiğini, karşı araçta oluştuğu ileri sürülen zarar nedeniyle karşı aracın sigorta şirketi olan ......Sigorta A.Ş. tarafından kendisi ve diğer sigorta şirketi aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip nedeniyle hakkında haciz işlemleri uygulanması ve malvarlığına cebri icra tehdidi yönelmesi üzerine icra baskısı altında kalarak daha fazla zarara uğramamak amacıyla icra dosyasına toplam 99.790,00 TL ödemek zorunda kaldığını, bu ödemenin ihtiyari veya gönüllü olmayıp yalnızca takibi sonlandırma ve haciz uygulamalarının önüne geçme amacı taşıdığını, böylece davalı sigortacının yerine getirmesi gereken edimin kendisi tarafından ifa edilmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesini isteme hakkının doğduğunu, ödemenin davalının teminat kapsamında karşılamakla yükümlü olduğu zarara ilişkin olduğunu, davalıya başvurulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını ve davalının poliçe kapsamındaki sorumluluğunu yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, icra dosyasına ödenen toplam 99.790,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK madde 6/1 uyarınca, genel yetki kuralı gereği, yetkili mahkemenin müvekkilinin adresinin bulunduğu İstanbul Mahkemeleri olduğunu, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ve aynı zamanda davacı olan ..... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından .... numaralı ve 28.02.2025-2026 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitlerinin maddi hasar araç başına 300.000,00 TL olduğunu ve Müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, somut olay kapsamında meydana gelen trafik kazasının oluşumunda müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsüne atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, kazanın tamamen karşı taraf sürücüsünün kusurlu hareketleri neticesinde meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmadığını, davacının avans faizi talebi yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı taraf aracının kasko şirketinin sigortalısına ödediği bedelin rücuen tahsili istemiyle davacıdan tahsil etmesi üzerine davacının icra tehdidi altında ödediği bedeli kendi ZMMS sigortacısı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/11138 esas, 2019/4612 karar sayılı ilamı; "Davanın, davacı sigortalı tarafından kasko sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davası olması ve 6502 sayılı Tüketici Yasasının yürürlüğe girdiği 28.05.2014 tarihinden sonra 24.12.2014 tarihinde açılmış olmasına göre mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın HMK'nın 114/c maddesi gereğince görevsizlik nedeni ile HMK'nın 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde olup sigortalı tarafından kasko sigorta şirketine karşı açılan davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı taraf meydana gelen trafik kazası nedeniyle karşı taraf aracının kasko şirketinin sigortalısına ödediği bedelin rücuen tahsili istemiyle davacıdan tahsil etmesi üzerine davacının icra tehdidi altında ödediği bedeli kendi ZMMS sigortacısı olan davalıdan rücuen tahsilini talep etmektedir. Davacının kendi sigorta şirketiyle sözleşme ilişkisi Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. Maddesinde (Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi... ifade eder.) belirtildiği şekilde 6502 sayılı TKHK kapsamında tüketici işlemidir. Yukarıda zikredilen yasal düzenlemeler ve aracın trafik kaydının ticari olmadığı hususi olduğu bu kapsamda Yargıtay içtihatları gereğince 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlüğünden sonra 30.04.2026 tarihinde açılan iş bu davaya Ankara Batı Tüketici Mahkemesinin bakması gerekir. Görev dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır. Bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak usul ekonomisi ilkesi gereğince dilekçeler teatisi beklenmeksizin davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, 2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/10/2026

Katip .... e-imza Hakim ..... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/458, K. 2026/775, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-458-e-2026-775-k-2baa25f92284