İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/963 E. 2026/871 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/963
Karar No
2026/871
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/963 Esas - 2026/871 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/963 Esas KARAR NO : 2026/871

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/10/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Ali ARAÇ’ın 25.06.2025 tarihinde, idaresindeki Ethica Sigorta A.Ş. Tarafından 74052674 nolu poliçe ile sigortalanan 35 AGG 257 plakalı aracı ile Kayseri Talas Bulvarı üzerinde şehir merkezine doğru sol şeritte seyri esnasında, Komando Durağı karşısında, kendisinin önünde aynı yönde olmak üzere seyir eden davacı Bilgen Gürbüz ELKIRAN'a ait 38 EB 048 plakalı aracın arka kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, taraflarca 25.06.2025 tarihli kazaya ait tutulan tutanakta 35 AGG 257 Plakalı aracın seyir halindeyken duramayıp önünde bulunan davacıya ait 38 EB 048 plakalı araca arkadan çarptığının tutanak altına yazılıp taraflarca imzalanmış olduğunu, ilgili kaza sonrası zarar tespiti için Bağımsız Eksper ABDULEHAD FERİT YILMAZ’ın atanmış olduğunu, açılan hasar dosyasında davacının uğradığı maddi hasarın 25.08.2025 tarihi itibari ile 72.726,33 ₺ olarak tespit edilmiş olduğunu, ayrıca kaza sebebiyle davacının aracında değer kaybı da meydana gelmiş olduğunu, davacının 38EB 048 plakalı aracının kazadan 2 hafta önce sıfır olarak almış olduğunu ve aracın dava konusu kazadan önce hiçbir kazası bulunmadığını ancak kazadan sonra davacının aracı sanayide yeniden onarılmış, bazı parçaları değiştirilmiş ve boyama işlemi yapılmış olduğunu, yeniden onarılmış, parçaları değiştirilmiş ve boyama işlemi yapılmış, kazaya karışmış olan bir aracın ikinci el piyasasında değer kaybettiği bilinen bir gerçek olduğunu, söz konusu onarım ve boyama kusursuz olacak olsa bile aracın orijinal halini bozduğu için kaza fiyatından önce belirlenen satış fiyatından her şekilde daha düşük olacağını, davacının, kaza tarihinden aracın sanayide tamir edilip tekrar kullanılabilir hale getirilmesine kadar geçen 10 günlük süreçte aracını kullanamamış olduğunu(bu husus eksper raporunda da belirtilmekte olduğunu) aracın bu bakım ve onarım süreci içerisinde kullanılamaması sebebiyle araçtan yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmanın kaçınılmaz olacağını, bu tespitler sonrasında dava şartını yerine getirmek ve sulh olabilmek adına taraflarınca Kayseri Arabuluculuk bürosuna başvurulmuş, yapılan başvuru sonunda davalılar ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, Mahkemeden, bu dilekçe içerisinde talep etmekte olunan araç değer kaybı tazminatı ve mahrumiyet bedelinin dosyanın mahkemece belirlenecek bir bilirkişiye tevdi edilmesi sonucunda araştırılmasına ve hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL araçtan yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 25/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte araç sahibinden tahsiline, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL araç değer kaybının faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi ve davalı Ali ARAÇ'tan müteselsilen tahsiline, (HMK 107) karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı Ethica Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Başvuranın taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede ikame edilmiş olduğunu, işbu dava da "Yetkili Mahkeme”nin davalı sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu bakımdan yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden usulden reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, HMK 121 Md. gereği delillerin taraflarına tebliği gerektiğini, Değer kaybı bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerekmekte olduğunu, somut olayda kaza tarihi ve poliçe tanzim tarihi nazara alındığında; 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Genel Şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerekmekte olduğunu, değer kaybı zararının, 01.04.2020 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-1’inde düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla her durumda rayiç bedele göre hesaplama yapılması ihtimalinde aracın somut özellikleri ve geçmiş hasarlarının dikkate alınması gerekmekte olduğunu, uyuşmazlık konusu kazada hasar gören parçaların eski tarihli kazalarında hasar görüp görmediği dolayısı ile orijinalliğini daha önce yitirmiş olup olmadığının tespiti gerekmekte olduğunu, başvuran tarafça, tramere yansıyan eski hasar kayıtlarına ilişkin kaza tutanakları, hasar resimleri ve onarım kapsamını gösteren ekspertiz raporları temin edilerek iddia edilen değer kaybına etken zararın mevcudiyetini ortaya koyan elverişli delillerle önce sigorta şirketine ön başvuru yapması gerektiği dikkate alınarak başvurunun usulden reddine karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, Araç mahrumiyetinin trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, ayrıca bu türden zararların trafik poliçesi teminatı altında olmadığının yerleşik Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu (Özel Daire 14.01.2002 gün 2001/7974 E. 2002/94 K. sayılı ilamı, Özel Daire 14.06.2004 gün 2003/12783 E. 2004/6678 K. sayılı ilamı, Özel Daire 10.05.2005 gün 2004/7649 E. 2005/4909 K. sayılı ilamı, (ULAŞ. I, Uygulamalı Sigorta Hukuku Ankara 2010 sh;923)), Yargıtay 17.H.D.2011/2123 E. 2011/8057 K. sayılı kararının, Yargıtay 17.H.D.2010/9115 E. 2011/2895 K. sayılı kararının, Yargıtay 17.H.D.2010/6070 E. 2010/7837 K. sayılı kararının, Yargıtay 17.H.D.2009/5970 E. 2009/9140 K. sayılı kararının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30.11.2015 tarih ve E.2015/3992, K.2015/13023 sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Yüksek Mahkemenin, araç mahrumiyetinin ZMS teminat kapsamı dışında kaldığını istikrarlı kararlarıyla ortaya koymuş olduğunu, KTK 99. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, başvuranın zararı karşılandığından davalı şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini beyan eder, her halükarda yukarıda yer alan madde hükmü uyarınca başvuranın temerrüt tarihinden itibaren faiz taleplerinin reddini arz ve talep ettiklerini, Sigortacının tazminat sorumluluğunun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 maddesi yollamasıyla 85/1 maddesinde düzenlenmiş olduğunu, işletenin sorumlu tutulamayacağı bir faiz türünden, onun sorumluluğunu üzerine alan Trafik Sigortacısının sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığını, İşletenin faiz ile ilgili yükümlülüğü ise, kazaya karışan aracın kullanım amacına göre belirleneceğini, kazaya karışan araç hususi nitelikte bir araç olup ticari kullanımı söz konusu olmadığını, Sigorta kuruluşunun faiz ile ilgili yükümlülüğü, yasal faiz olacağını, bu konunun Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11.03.2014 tarih ve E. 2013/2862 - K. 2014/3439 sayılı kararında irdelenmiş ve sigortalı aracın özel araç olması durumunda sigorta şirketinin yasal faizle sorumlu olması gerektiği içtihat edilmiş olduğunu ayrıca söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu, davalı şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceği izahtan vareste olup Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, bu nedenle başvuranın avans faiz talebinin reddini beyan arz ve talep ettiklerini, her durumda davalı sigorta şirketi temerrüde düşmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekmekte olduğunu, somut olayda; mahkeme nezdinde dava yoluna gidilmesine, davalı şirketin neden olmadığını, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini arz ve talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı Ali Araç’ın cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 25/06/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait 38 EB 048 plakalı araçta değer kaybı ve aracın kaza nedeni ile kullanılamamasından kaynaklı davacının ikame araç gideri zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne, davalı sigorta şirketine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görüldü. Araçların trafik tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür. Mahkememiz 08/04/2026 Tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereğince dosyanın Makine Mühendisi Bilirkişi ile Adli Trafik uzmanı bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği, bilirkişi heyet raporunun 20/07/2026 Tarihinde dosyamıza sunulmuş olduğu, incelenmesinde özetle; "Takdiri Makamınıza ait olmak üzere, tarafımıza verilen görev gereği mevzuat hükümleri çerçevesinde, yukarıda açıklanan nedenler ve yapılan tespitler sonucu bu kazanın oluşumunda; 25/06/2025 tarihinde meydana gelen iş bu davaya konu trafik kazasında; 35 AGG 257 plakalı araç sürücüsü Ali ARAÇ'ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücü diğer kusurlarından 52/1b, 52/1c ve 56/1c Maddelerinde belirtilen kuralları ihlal ederek araç kullandığından, kazayı önlemek için hukuken bir hareket yapmak ve neticeye engel olabilme kudret ve imkânına sahipken bunları yapmaması sonucu illiyet bağı somut olarak tanımlandığından ve kusur izafesi gerektiğinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84. Maddesinde sayılan sürücü asli kusurlarından (4) “Arkadan Carpma” kuralını ihlal ettiğinden Yasada %100 (Yüzde Yüz) Oranında Asli Kusurlu Sayılacağı Amir Hükmü bulunmakta olup, kazanın meydana gelmesinde etken olduğu, 38 EB 048 plakalı araç sür Ramazan ELKIRAN'ın ise Kusursuz olduğu, Dava konusu araçta meydana gelen hasar nedeniyle 25.06.2025 kaza tarihi itibarıyla 100.000,00 TL değer kaybı yaşanacağı, Araç mahrumiyet zararının (İkame araç bedelinin) 25.06.2025 kaza tarihi itibarıyla 30.000,00 TL olduğu, Görüş ve kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederiz." şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından 23/07/2026 Tarihli dava değeri artırım dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine davadan önce başvurulmadığı, bu nedenle arabuluculuk tarihi olan 29/07/2025 tarihinin temerrüt tarihi olarak dikkate alınması gerektiği anlaşılmış ve kararda bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça kararda avans faiz uygulanması talep edilmiş olup, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan 35 AGG 257 plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faize hükmedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 25/06/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumları ile davacıya ait 38 EB 048 plakalı araçta oluşan değer kaybı ve aracın kaza nedeni ile kullanılamamasından kaynaklı ikame araç gideri zarar bedellerinin tespiti için bilirkişi heyetinden 20/07/2026 tarihli rapor alınmış ve raporda, 25/06/2025 tarihinde meydana gelen iş bu davaya konu trafik kazasında; 35 AGG 257 plakalı araç sürücüsü Ali ARAÇ'ın %100 (Yüzde Yüz) Oranında Asli Kusurlu Sayılacağı, 38 EB 048 plakalı araç sür Ramazan ELKIRAN'ın ise Kusursuz olduğu, dava konusu araçta meydana gelen hasar nedeniyle 25.06.2025 kaza tarihi itibarıyla 100.000,00 TL değer kaybı yaşanacağı, araç mahrumiyet zararının (İkame araç bedelinin) 25.06.2025 kaza tarihi itibarıyla 30.000,00 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacının değer kaybı nedeni ile oluşan zararından davalı sigorta şirketinin kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle sürücünün kusuru oranında ve limit ile sınırlı sorumlu olduğu, davalı Ali Araç’ın ise kusurlu araç sürücüsü ve araç işleteni olarak değer kaybı tazminat talebi ile ikame araç gideri taleplerinden kusur oranında sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 23/07/2026 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KABULÜ ile; A-100.000,00-TL Değer kaybı tazminat bedelinin davalı Ali Araç'tan olay tarihi olan 25/06/2025 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 29/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B-30.000,00-TL İkame araç gideri tazminat bedelinin davalı Ali Araç'tan olay tarihi olan 25/06/2025 Tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile birlikte davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile; A-100.000,00-TL Değer kaybı tazminat bedelinin davalı Ali Araç'tan olay tarihi olan 25/06/2025 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 29/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B-30.000,00-TL İkame araç gideri tazminat bedelinin davalı Ali Araç'tan olay tarihi olan 25/06/2025 Tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 8.880,30-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 2.185,92-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.801,32-TL harcın düşümü ile eksik kalan 6.078,98-TL harcın, davalılardan (davalı Ethica Sigorta Anonim Şirketi 4.675,95-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) gerekçede açıklandığı üzere DAVACIDAN alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 2.185,92-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.416,72-TL harcın davalılardan (davalı Ethica Sigorta Anonim Şirketi 2.628,14-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri, olmak üzere toplam 9.377,90-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı Ethica Sigorta Anonim Şirketi 7.213,48-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı Ethica Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılan 40,00-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı Ali Araç tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/09/2026

Katip e- imzalıdır

Hakim e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/963, K. 2026/871, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-963-e-2026-871-k-00b099774921