İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/951 E. 2026/840 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/951
- Karar No
- 2026/840
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/951 Esas - 2026/840 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/951 Esas KARAR NO : 2026/840
HAKİM KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/10/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasının belirtilen tarih ve saatte meydana geldiğini, kazaya müvekkiline ait aracın davalıya ait ve davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın karıştığını, davalının trafik kurallarına aykırı ve dikkatsiz şekilde araç kullanması nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, olayda davalının kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, aracın onarım gördüğünü ancak onarım sonrasında aracın ikinci el piyasa değerinde düşüş oluştuğunu, bu nedenle araçta değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca aracın onarım süresince kullanılamaması sebebiyle araç mahrumiyet zararı ve ticari kazanç kaybı oluştuğunu, meydana gelen zararların bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirttikleri maddi tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/42239 Esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talepli davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının harca esas değeri yalnızca 28.660,00 TL asıl alacak olarak gösterdiğini ancak sonuç ve istem kısmında itirazın iptali ile birlikte işlemiş faiz, masraf ve vekâlet ücretini de talep ettiğini, bu nedenle eksik harçla dava açıldığını, harcın toplam alacak üzerinden hesaplanması gerektiğini beyan etmiştir. Davacının icra takibinde yalnızca 1 adet faturayı dayanak gösterdiğini, dava dilekçesinde ise 25 adet faturadan söz ederek talebini cari hesap bakiyesine dayandırdığını, taraflar arasında 6102 sayılı TTK’nın 89. maddesi anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle uyuşmazlıkta cari hesap hükümlerinin uygulanamayacağını, itirazın iptali davasında incelemenin takibe konu faturalarla sınırlı yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, faturanın tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığını, faturaya konu mal veya hizmetin eksiksiz şekilde teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkil şirket yetkilisinin imzasını taşımayan irsaliyeleri kabul etmediklerini, faturaların müvekkile tebliğ edilmediğini, faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesinin tek başına borcun varlığını göstermeyeceğini beyan etmiştir. Davacının talep ettiği faiz oranı ve türünün TBK ve TTK hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, takipte fahiş temerrüt faizi talep edildiğini, faiz talebine itiraz ettiklerini belirtmiştir. Davacı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere talep ettiği icra inkâr tazminatının şartlarının oluşmadığını, alacağın likit olmadığını, gerçek borç miktarının ancak bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini, müvekkilin kötü niyetli olmadığını, icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini talep etmiştir. Sonuç olarak davanın reddine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava Davacının Kayseri Genel İcra Dairesinin 2025/42239 Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Kayseri Defterdarlığına, Mimarsinan Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 2025/42239 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının Süha Beton Turizm İnşaat Ticaret Sanayi Ve Limited Şirketi olduğu, borçlunun Mk Plan Proje İnşaat Yapı Taahhüt Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin toplam 28.660,00 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır. Mahkememizin 01/04/2026 tarihli duruşma zaptının 10 nolu ara kararı gereğince tarafların defterlerinin incelenmesine karar verildiği ve 12/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle tarafların flash bellek içinde sunulan ve aleyhine delil teşkil eden ticari defter kayıtlarının incelenmesinden ulaştığımız tespitler şöyledir: 1. Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde davalıdan 28.660 TL alacak talep etmiş ve 25 adet faturayı takip dayanağı olarak göstermiştir. 2. Davacının takip ve dava konusu yaptığı 25 adet faturanın 24 adedi 2024 yılına aittir. 2024 yılı faturaları toplamı 3.316.500 TL’dir. Davacının ticari defterlerinde davalıdan 2024 yılında 3.350.000 TL tutarında çek girişi kayıtlıdır. Bu durumda davacı 2024 yılı sonunda davalıya 33.500 TL borçlu olmaktadır. 3. Davalının 2025 yılı ticari defterlerinin açılış kaydında davacıdan alacak/borç gözükmemektedir. Ancak davacının ticari defterlerinde davalıya 33.500 TL borç gözükmektedir. Hal böyle olunca davacının ticari defterleri aleyhine delil olup 31.12.2024 tarihi itibariyle davalıya 33.500 TL borçlu olduğu kabul edilmelidir. 4. Taraflar arasındaki 2025 yılı ticari işlemleri incelendiğinde davacının davalı adına düzenlediği SUH2025…197 numaralı 62.160 TL tutarlı faturanın her iki tarafın ticari defterlerine kayıtlı olduğu tespit edilmektedir. Bu durumda davacı davalıdan 62.160 TL – 33.500 TL = 28.660 TL alacaklı olmaktadır. Nitekim davalının 2025 yılı ticari defterlerinin kapanış kaydında da davacıya 62.160 TL borç gözükmektedir.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra takip konusu 25 adet faturadan kaynaklı bakiye alacak olup olmadığının tespiti için taraf defterlerinin incelenmesi ile bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş ve 12/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 2024 yılı sonunda davalıya 33.500 TL borçlu olduğu, davacının ticari defterleri aleyhine delil olup 31.12.2024 tarihi itibariyle davalıya 33.500 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 2025 yılı ticari işlemleri incelendiğinde davacının davalı adına düzenlediği SUH2025…197 numaralı 62.160 TL tutarlı faturanın her iki tarafın ticari defterlerine kayıtlı olduğu, bu durumda davacının davalıdan 62.160 TL – 33.500 TL = 28.660 TL alacaklı olduğu, nitekim davalının 2025 yılı ticari defterlerinin kapanış kaydında da davacıya 62.160 TL borçlu gözükmekte olduğunun belirtildiği görülmüş olmakla, takip konusu faturaların, alacak ve borç kayıtlarının durumu birlikte dikkate alındığında davacının takip konusu alacak nedeni ile davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmış, davalının 2025 yılı ticari defterlerinin bir kısmının zayi olduğu iddiasına ilişkin iddiasını Mahkeme kararı kanıtlayamamış olmaması nedeni ile beyanı gereğince değerlendirme yapılmamış ve böylece, DAVANIN KABULÜ İLE, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin 2025/42239 sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 28.660,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen alacak bedeli olan 28.660,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN KABULÜ İLE, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin 2025/42239 sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 28.660,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, 2-Kabul edilen alacak bedeli olan 28.660,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.957,76 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 1.342,36 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 5.500,00 TL bilirkişi, 280,00 TL posta, müzekkere, tebligat gideri olmak üzere toplam 5.780,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 28.660,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/09/2026
Katip ¸E-imzalıdır
Hakim ¸E-imzalıdır