İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/809 E. 2026/726 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/809
- Karar No
- 2026/726
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/809 Esas KARAR NO : 2026/726
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma tarafından, ...'da kain ... (Bundan böyle ... olarak anılacaktır) firmasının siparişi üzerine ürün satışı gerçekleştirildiği, davalı tarafaça karşı edim olan ürün bedellerinin ve klişe bedellerinin ödenmemesi nedeniyle işbu huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu doğduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tutulmuş olan 01.01.2023-31.12.2024 tarihleri aralığındaki cari hesap kayıtlarından, davalının müvekkile karşı 8.494,50-EURO borçlu olduğu, davalı tarafça gönderilen sipariş formları, proforma faturalar, müvekkil tarafından davalıya kesilen faturalar, ürünlerin teslimine ilişkin gümrük beyannamelerinin dilekçe ekinde sunulduğu, dava konusu yapılan faturalar ve gümrük beyannameleri ile sabit olduğu üzere davalı tarafaça sipariş edilen ürünlerin müvekkili tarafından üretiminin sağlanarak tesliminin gerçekleştirildiği, davalı tarafından ise cari hesap ilişkisi kapsamında bakiye borcun ödenmediği; klişenin, baskıda ambalaj üzerine basılmak amacıyla müşteri marka isminin kabartması şeklinde hazırlanan metal kalıp olduğu, markanın ambalajı üzerinde marka ismi yazması gerekeceğinden müvekkili tarafından davalı firma adına klişe yaptırıldığı, bahsedilen klişenin, davalı firma unvanının kabartması şeklindeki metal levha olduğu dikkate alındığında müvekkilinin bu ürünü başka hiçbir iş için kullanamayacağı, yalnızca davalının ambalaj ürünleri için kullanılabilecek bir ürün olduğu, nihayetinde haklı davalarının kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin bakiye alacağı 8.494,50-EURO'nun devlet bankalarınca Euro mevduatına yıllık uygulanacak en yüksek faiz orani ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmediği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilerek söz konusu dava dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu hususunda toplandığı tespit edildi. Dosyaya sunulan 13/03/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, 31.12.2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 8.494,50 EUR alacaklı olduğu, davacı ticari defterlerine göre, davacı tarafından yurt dışında bulunan davalı yana 2023 yılında toplam tutarı 47.757,03 EUR olan 17 Adet fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacı yana ... olarak 42,75 EUR fatura düzenlenmiş olduğuna dair davalı lehine kayıt yapılmış olduğu, davalı tarafından davacı yana toplam olarak 39.219,78 EUR ödeme yapılmış olduğu, davacının kalan alacak tutarının (47.757,03 EUR-42,75 EUR-39.219,78 EUR) 8.494,50 EUR olduğu; gümrüklemе yönünden yapılan değerlendirmelerde davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş faturalar toplamının 47.476,48 EUR olduğu, toplam tutarı 279,55 EUR olan 3 Adet fatura için bir tespit görülemediği, gümrüklemе yönünden yapılan değerlendirmede tespit edilen davalı yana satış tutarı olan 47.476,48 EURO’dan davalı tarafından yapılmış 39.219,78 EUR ödeme ve 42,75 EUR davalı faturası mahsup edildiğinde (47.476,48 EUR-39.219,78 EUR-42,75 EUR) davacının alacağının 8.213,95 EUR olarak hesaplandığı; bu durumda davacının işbu dava ile talep ettiği 8.494,50 EUR alacağı ile 8.213,95 EUR tutar arasında 280,55 EUR fark olduğu, bu farkın 279,55 EURO’sunun toplam tutarı 279,55 EUR olan TABLO.5’te detayları görülen 3 Adet faturanın gümrüklemе yönünden tespitlerde yer almamış olmasından, 1 EUR farkın da KLİŞE bedelinin Gümrüklemе yönünden Praforma faturalar üzerinde yapılan tespitte davalı tarafından onaylanan Klişe bedelinin davacı tarafından davalı yana fatura edilen klişe bedellerinden 1 EUR daha az olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, bir kısım fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine huzurda görülen davayı açtığı görülmüştür. Davacının faturaya konu ihracat işlemlerine ilişin ilgili gümrük evrakları celp edilmiştir. Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.494,50 EURO alacaklı olduğu; gümrüklemе yönünden yapılan değerlendirmelerde ise davacının 8.213,95 EURO alacaklı olduğu; aradaki 280,55 EURO farkın toplam tutarı 279,55 EURO olan 3 adet faturanın gümrüklemе işlemlerde tespit edilmemesinden, 1,00 EURO farkın da klişe bedelinin davalı tarafından onaylanan klişe bedelinin davacı tarafından davalı yana fatura edilen klişe bedellerinden 1 EURO daha az olmasından kaynaklanmış olduğu hususları tespit edilmiştir. HMK m. 282 uyarınca hâkim, bilirkişi raporunu serbestçe takdir eder ve raporla bağlı değildir. Yine HMK m. 279/4 uyarınca bilirkişi, hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Bu itibarla, bilirkişinin tarafların ticari defterlerinin "sahibi lehine delil niteliği taşıdığı" yönündeki değerlendirmesi hukuki nitelendirmeye ilişkin olup, bu husustaki takdir doğrudan mahkemeye aittir. Bilirkişi raporları, defterlerin şeklî unsurları ile kayıt içeriklerinin tespiti bakımından hükme esas alınabilecek nitelikte, yeterli ve denetime elverişli bulunmuştur. Taraflar arasında TTK m. 89 ve devamı maddeleri anlamında yazılı şekilde akdedilmiş bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Tarafların "cari hesap" olarak nitelendirdiği ilişki, münferit satım sözleşmelerinden doğan semen alacaklarının muhasebe kayıtlarında tek bir hesap altında izlenmesinden ibarettir. Dolayısıyla dava konusu alacağın hukuki sebebi, TBK m. 207 ve devamı ile TTK m. 23 hükümleri çerçevesinde satılan malın bedelidir. TTK m. 21/2 uyarınca kendisine fatura gönderilen kişi, faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. HMK m. 222/2 uyarınca ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, bu şartlara uygun tutulan defter kayıtlarının sahibi lehine delil kabul edilebilmesi ise, diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması koşuluna bağlıdır. Dördüncü fıkra uyarınca ise, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Davacının ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından davalıya fatura edilen malların davacı tarafça ihracat işlemlerinin tamamlanarak davalıya teslim edildiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, ihracat işlemlerinden ve klişe bedelinden kaynaklı davacının davalıdan 8.213,95 EURO alacaklı olduğu, davacının bakiye 279,55 EURO bakımından ise alacak iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından açılan davanın 8.213,95 EURO üzerinden kısmen kabulü ile 8.213,95 EURO'nun dava tarihi olan 16/01/2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 8.213,95 EURO'nun dava tarihi olan 16/01/2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 20.549,43-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 5.312,83-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 15.236,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 48.132,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 5.312,83-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 5.928,23TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 16.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 58,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.058,90-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 15.528,52-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 9- 6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 118,80-TL'sinin davacıdan, bakiye 3.481,20-TL'nin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip e-imzalı
Hakim e-imzalı