İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1004 E. 2026/731 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1004
- Karar No
- 2026/731
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1004 Esas KARAR NO : 2026/731
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava bakımından Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ambalaj-poşet gibi ürünler alım satımı konusunda cari hesap ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki ihtilaf yalnızca 1 adet faturadan (davalının tanzim ettiği ve itiraz edilen ... no ve 29.04.2025 tarihli 1.896.727,34 TL bedelli fatura) kaynaklandığını, müvekkilinin davalı borçlu firmadan aldığı bir kısım ürünlerin ayıplı olması nedeniyle durum öncelikle davalı taraf yetkililerine telefonda izah edildiğini ve davalı tarafça da müvekkili şirket nezdindeki incelemelerde durum gözlemlenmiş ve ürünlerdeki ayıplar kabul edildiğini ve ürünler davalı firmaya iade faturası ile 25/03/2025 tarihinde iade edildiğini, davalı da bu iadeyi yani geri satış işlemini kabul edip faturayı defterlerine de işlediğini, ticari ve hukuki açıdan muhasebesel açıdan da davalı kendisinin müvekkiline sattığı ürünü tekrar müvekkilinden geri satın aldığını, davalı borçlunun süresinden çok sonra faturaya da itiraz etmediği gibi ürünleri de teslim aldıktan çok sonra müvekkili şirkete ... 57. Noterliği ... tarihli ... Yevmiye No ile ihtarname keşide etmesi ile sanki iadeye konu mallar davalı tarafından yalnızca "incelenmek üzere" teslim alınmış gibi bir kurgu yaratılmaya çalışılmış ise de abesle iştigal hükümdeki ciddiyetten dahi uzak bu iddialara hayali ve kurmaca iddialara karşı taraflarınca...tarihinde ... 4. Noterliği ... Yevmiye No ile ihtara cevap verildiğini ve kötü niyetli amaç için kullanılan davalı firmanın ... no ve 29.04.2025 tarihli 1.896.727,34 TL bedelli iade faturasına itiraz ve iade edildiği açıkça beyan edildiğini ve müvekkilin cari alacağı olan 272.795,71 TL bedelin ödenmesi ihtar edildiğini, ihtara rağmen alacağın tahsil edilememesi sebebiyle davalı borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, takibe haksız olarak davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin plastik paketleme sektöründe faaliyet gösterdiğini ayrıca bu ürünlerin toptan ve perakende satışı ile iştigal olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirkete birçok ambalaj siparişi verdiğini, müvekkili tarafından bu siparişler tam ve kusursuz olarak hazırlanmış ve tamamı sonuncusu 20.12.2024 tarihinde olmak üzere teslim edildiğini, teslim alınan ürünlere ilişkin Türk Ticaret Kanunu'nun 18/3 ve 23. maddeleri uyarınca ayıp ihbar bildirim süresi ve şekli şartlarına uygun bir bildirimde bulunulmamış olmasına rağmen son sipariş teslim tarihi üzerinden 4 ay geçmesi sonrasında teslim edilen ürünlerin 106.444 adetlik kısmında sorun yaşandığı beyan edildiği ve müvekkili şirkete 27.03.2025 tarih ... fatura numaralı toplam 1.896.727,34 TL bedelli iade faturası kesildiğini, ilgili mevzuat kapsamında müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmasa da davacı şirketle arasındaki ticari ilişki ve iyi niyet kuralları çerçevesinde ürünler davalı şirket merkezinde incelendiğini ve yapılan incelemeler neticesinde teslim edilen ürünlerde herhangi bir sorun bulunmadığı ilk aşamada değerlendirildiğini ancak yine de davacı şirket tarafından söz konusu ürünler iade alınması talebiyle müvekkili şirket merkezine gönderildiğini, inceleme neticesinde teslim edilen ürünlerde herhangi bir ayıbın mevcut olmadığı tekrar tespit edildiğini, hem ürünlerin teslim alınması hem de ürünlerin iade faturasına karşılık gelen miktarda davacı şirket adına kesilen fatura sonrası cari hesap bakiye borcu olan 1.623.931,63 TL'nin ödenmesi için davacı şirkete ... 57. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, davacının vermiş olduğu siparişler sebebiyle teslim edilen ürünleri iade etmek istediğini ancak müvekkili şirket tarafından ürünlerde herhangi bir ayıp olmaması sebebiyle bu talebin kabul edilmediğini, bunun üzerine davacı tarafından müvekkile 27.03.2025 tarihli 1.896.727,34 TL bedelli iade faturası keşide edilmesi sonrası cari hesapta bakiye 272.795,71 TL alacaklı olduğu iddiasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, eş zamanlı olarak müvekkili şirket tarafından davalının ödeme yapmaması neticesinde taraflar arasındaki cari hesap kapsamında bakiye borcun ve işleyecek faizin tahsili istemli toplam 1.623.931,63 TL tutarında icra takibi başlatılmışsa da davacı tarafça borca haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından işbu haksız ve kötüniyetli itirazın iptali amacıyla ... 22. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, ürünlerin bağımsız ve nitelikli bir denetleme şirketi tarafından da incelemeye tabi tutulması ve rapor tanzim edilmesi istendiğinden dava dışı ...A.Ş. tarafından sunulan Muayene ve Analiz Bulgusu Raporu'nda ürünlerde herhangi bir ayıp olmadığı ve tüm testler neticesinde kullanıma uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığı gibi alacaklı konumda olduğunu beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; davacının, davalı firmadan aldığı bir kısım ürünlerin ayıplı olması iddiasıyla ürünlerin iadesi ile ödenen bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 272.795,71 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Birleşen ... 22. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyası bakımından Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, plastik paketleme sektöründe ürünlerin toptan ve perakende satışını yaptığını, davalı şirket, müvekkili şirkete birçok ambalaj siparişi verdiğini, müvekkili tarafından bu siparişler tam ve kusursuz olarak hazırlanmış ve tamamı sonuncusu 20.12.2024 tarihinde olmak üzere teslim edildiğini, sipariş teslim tarihi üzerinden 4 ay geçmesi sonrasında teslim edilen ürünlerin 106.444 adetlik kısmında sorun yaşandığı beyan edilmiş ve müvekkili şirkete 27.03.2025 tarih ... fatura numaralı toplam 1.896.727,34 TL bedelli iade faturası kesildiğini, ilgili mevzuat kapsamında müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmasa da davalı şirketle arasındaki ticari ilişki ve iyi niyet kuralları çerçevesinde ürünler davalı şirket merkezinde incelendiğini, incelemeler neticesinde teslim edilen ürünlerde herhangi bir sorun bulunmadığı ilk aşamada değerlendirildiğini ancak yine de davalı şirket tarafından söz konusu ürünler iade alınması talebiyle müvekkili şirket merkezine gönderildiğini, müvekkili her ne kadar ayıp ihbar bildirim süresi ve şekli şartlarına uygun bir bildirimde bulunulmamış olsa da ürünleri tekrar incelemeye alındığını, inceleme neticesinde teslim edilen ürünlerde herhangi bir ayıbın mevcut olmadığı tekrar tespit edildiğini, bunun üzerine davalı şirkete ürünlerde herhangi bir ayıp tespit edilmediği için iade alınamayacağı, ürünlerin teslim alınması gerektiğinin bildirildiği, hem ürünlerin teslim alınması hem de ürünlerin iade faturasına karşılık gelen miktarda davalı şirket adına kesilen fatura sonrası cari hesap bakiye borcu olan 1.623.931,63TL'nin ödenmesi için davalı şirkete ... 57. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ancak davalı şirket tarafından borca ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından davalının ödeme yapmaması neticesinde taraflar arasındaki cari hesap kapsamında bakiye borcun ve işleyecek faizin tahsili istemli toplam 1.623.931,63-TL tutarında ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, davalı tarafından itirazın iptali amacıyla ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile davanın ikame edildiğini beyanla öncelikle davanın birleştirilmesini, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ihtilaf yalnızca 1 adet faturadan (davacının tanzim ettiği ve itiraz edilen ... no ve 29.04.2025 tarihli 1.896.727,34 TL bedelli fatura) kaynaklandığını, müvekkilinin davacı firmadan aldığı bir kısım ürünlerin ayıplı olması nedeniyle durum öncelikle davacı taraf yetkililerine telefonda izah edildiğini ve davacı tarafça da müvekkili şirket nezdindeki incelemelerde durum gözlemlenmiş ve ürünlerdeki ayıplar kabul edilerek ürünler davacı firmaya iade faturası ile iade edildiğini ve konu ürünler 25.03.2025 tarihinde davacı firmaya teslim edilmiş faturası da aynı tarihte tanzim edilmiş ve mail ile de bilgi verilmiş, davacı da bu iadeyi yani geri satış işlemini kabul edip faturayı defterlerine de işlediğini, davacının, aradan 1 aydan fazla süre geçtikten sonra ürünlerde ayıp olmadığını iddia ederek yeniden bir iade faturası kesmesi hayatın olağan akışına da mantık ve hukuk kurallarına da aykırı olduğunu, bilindiği üzere TTK'da düzenlenen ayıp ve ihbar süreleri ürünün niteliği ve kullanıma bağlı ortaya çıkabilecek ayıp durumuna göre düzenlendiğini, ilgili ürünlerin ayıplı olduğu ortaya çıkar çıkmaz Mail yoluyla davacıya bilgilendirme yapıldığını, zaten öyle ki davacı taraf dava dilekçesinde hiçbir şekilde ürünün iade faturasının neden kabul edildiğini ve neden ürünleri teslim alarak kendi şirket merkezinde muhafaza edildiğini açıklayamadığını çünkü işbu ürünlerin ayıplı olarak iade alındığı ve iade faturasının da kabul edildiği zaten davacının da malumu olduğunu, davacı kendisinin müvekkiline sattığı ürünü tekrar müvekkilinden geri satın almış durumda olduğunu, bilahare de satın aldığı bu malları zorla müvekkiline geri satmaya çabaladığını, davacının süresinden çok sonra faturaya da itiraz etmediği gibi ürünleri de teslim aldıktan çok sonra müvekkili şirkete ... 57. Noterliği ... tarihli .... Yevmiye No ile ihtarname keşide etmesi ile sanki iadeye konu mallar davacı tarafından yalnızca "incelenmek üzere" teslim alınmış gibi bir kurgu yaratılmaya çalışılmış ise de abesle iştigal hükümdeki ciddiyetten dahi uzak bu iddialara hayali ve kurmaca iddialara karşı taraflarınca 05.05.205 tarihinde ... 4. Noterliği ... Yevmiye No ile ihtara cevap verildiğini, kötü niyetli amaç için kullanılan davacı firmanın ... no ve 29.04.2025 tarihli 1.896.727,34 TL bedelli iade faturasına itiraz ve iade edildiği açıkça beyan edildiği ve müvekkilin cari alacağı olan 272.795,71 TL bedelin ödenmesi ihtar edildiğini, davacı hakkında aynı somut olaydan kaynaklı olarak oluşan cari hesap bakiyesine dayalı yapılan takibe itiraz neticesinde ikame edilen itirazın iptali davamız ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, ilgili davamız işbu davadan önce ikame edildiğinden işbu davanın belirtilen davamız ile birleştirilmesini, aksi halde ilgili davanın kesinleşmesinin beklenmesini beyanla davanın ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davanın reddini, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; davacının, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 1.623.931,63 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. SMMM ve Metalurji bilirkişisi tarafından alınan 16/02//2026 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirketin 2024 ve 2025 yılında e.defter mükellefi olduğu dönemde, e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görüldüğü, takdir yetkisinin mahkemede olduğunu, davalı şirketin 2024 ve 2025 yılında e.defter mükellefi olduğu dönemde, e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, Muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 maddeleri gereği sahibi lehine lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görüldüğü, takdir yetkisi mahkemenizde olduğu, yerinde yapılan teknik inceleme sonucunda yukarıdaki görsellerde de gösterildiği ve ayrıntılı açıklandığı üzere, çok sayıda değişik paketler içinden örnekleme ürün üzerinde yapılan tespitler sonucu ayıplı ürüne rastlanmadığını, Sayın mahkemece gerekli görülmesi halinde aşağıdaki tespit ve açıklamalarımızdan ayrı olmak üzere taktiren davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan iadenin iadesi nitelikli (davacının iade faturasına karşı iade faturası) 1.896.727,34 TL'lik faturanın kabulü halinde bu tutardan 272.795,71 TL (1.896.727,34 TL-272.795,71 TL)=1.623.931,63 TL davalının davacıdan alacaklı olabileceğini, davalı şirket tarafından davacı şirketin düzenlediği 25/03/2025 tarihli ... no'lu 1.896.727,34 TL'lik “iade faturasının” kabul edilip, muhasebe kayıtlarının yapıldığını, kabul edilen iade faturası sonrası davalı kayıtlarına göre davacı şirketin 1.262.236,57 TL alacaklı konuma geldiği ve bu şekli ile davacı şirket kayıtlarını da doğruladığını, davalı tarafından davacıya hitaben 26/03/2025 tarih ve ... no'lu 989.440,86 TL'lik ürün satış faturasını düzenlediği ve bu faturanın kaydı ile davacı şirketin alacağının 272.795,71TL'ye düştüğünü, bu şekli ile davacı şirket kayıtlarını da doğruladığını, başka bir deyişle davalı şirket kayıtlarına göre davacı şirkete 272.795,71 TL borçlu olunduğunun, aynı tutardaki davacı şirket alacağını doğruladığı tespit edildiğini, davalı şirket kayıtlarına göre davacı şirkete 272.795,71 TL borçluluk, davacı şirket kayıtlarına göre davalı şirketten olan 272.795.71 TL alacağı doğruluyorken, davalı şirket tarafından 2025 yılında taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamına ...-Hesap no'lu ticari defter kayıtlarında 272.795.71-TL tutarında davacı şirkete borç kaydı varken, 29/04/2025 tarihinde,... hesap no'lu kaydın açılarak bu kayda davacı şirket aleyhine ... no'lu 1.896.727,34 TL tutarlı fatura kaydı yapılarak, davalı şirketin 1.896.727,34 TL borçlandırıldığı tespit edildiğini, böyle bir borçlandırmanın davacı tarafından düzenlenen... tarihli ... no'lu 1.896727,34 TL'lik “iade faturasına” karşı yapıldığı açık olduğunu, düzenlenen bu fatura davacının düzenlediği iade faturasından 35 gün sonra düzenlendiği tespit edildiğini, faturaya itiraz süresi TIK 21/2 maddeye göre 8 gün olduğundan davalı tarafından itiraz edilmeksizin kayda geçirilen faturaya dayanılarak davalı lehine alacak kaydı yapıldığını, bu alacak kaydı ile davalı kayıtlarına göre davacı şirketin 1.262.236,57 TL alacaklı konuma geldiği ve bu şekli ile davacı şirket kayıtlarını da doğruladığını, davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen “iade faturasının” davalı tarafından kabul edilip, kayıtlarına geçirilmesi sonrası taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında davalı tarafından ayrıca davacıya hitaben ... tarih ve ... no'lu 989.440,86 TL'lik Ürün satış faturasının düzenlendiği ve davacının alacağının 272.795,71 TL'ye düştüğünü, tarafların karşılıklı ticari defter kayıtlarının davacı şirketin 272.795,71 TL alacağını doğruladığını, davalı şirket kayıtlarına göre davacı şirkete 272.795,71-TL borçluluk, davacı şirket kayıtlarına göre davalı şirketten olan 272.795.71 TL alacağı doğruluyorken, davalı şirket tarafından 2025 yılında taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamına ...-Hesap no'lu ticari defter kayıtlarında 272.795.71 TL tutarında davacı şirkete borç kaydı varken, 29/04/2025 tarihinde ... hesap no'lu kaydın açılarak bu kayda davacı şirket aleyhine ... no'lu 1.896.727,34-7L tutarlı fatura kaydı yapılarak davacı şirketin 1.896.727,34-TL borçlandırılmasının davacı tarafından 25/03/2025 tarihinde ... no İle düzenlenmiş 1.896.727,34- TL'lik "iade faturasına" karşılk davacının düzenlendiği, iade faturasına karşılık iadenin iadesi niteliğinde bir işlem olduğu anlaşılmış olduğundan bu tür bir işlemin sadece TIK 21/2 Maddesi kapsamında faturaya yapılacak 8 günlük itiraz süresi içerisinde olması gerektiği dikkate alındığında davalı tarafından davacıya hitaben bu şekilde borçlandırma kaydı yapılmayacağını, böyle bir kayıt yapılabilse dahi taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı dahilinde davacının 272.795.71 TL alacak tutarını takip eden bir kayıt olması ve tutarlar arasında mahsup ilişkisinin olması gerektiğini, davalı tarafından ... muhasebe hesabına yapılan kaydın gerek TIK 21/2 madde kapsamında gerekse muhasebe tekniği açısından usulüne uygun kayıt olmadığını, sonuç olarak esasen tarafların birbirini doğrulayan kayıtları içeriğinden davacının 272.795.71 TL alacaklı olduğunu bildirmişlerdir. SMMM ve Metalurji bilirkişisi tarafından alınan 12/06//2026 havale tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; davacı şirketin 2024 ve 2025 yılında e.defter mükellefi olduğu dönemde e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğunu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığını, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görülmüş olup, takdir yetkisinin Mahkemenizde olduğunu, davalı şirketin 2024 ve 2025 yılnda e.defter mükellefi olduğu dönemde e.defter beratlarının alındığını, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığını, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olduğundan muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı İlkelerine uygun tutulduğunu, incelenen ticari defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığını, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görüldüğünü, takdir yetkisi mahkemenin takdirinde olduğunu, mahalde yerinde yapılan incelemede tespite konu ürünlerin 03/10/2024 tarih ve ... numaralı irsaliye içeriğinde (BASKISIZ ... ürünler olduğu) tespit edildiğini, davalı şirket tarafından davacı şirketin düzenlediği 25/03/2025 tarihli, ... no'lu 1.896.727,34 TL'lik “iade faturasının” kabul edilip, muhasebe kayıtlarının yapıldığını, kabul edilen iade faturası sonrası davalı kayıtlarına göre davacı şirketin 1.262.236,57 TL alacaklı konuma geldiği ve bu şekli ile davacı şirket kayıtlarını da doğruladığını, davalı tarafından davacıya hitaben 26/03/2025 tarih ve ... no'lu 989.440,86 TL'lik ürün satış faturasını düzenlediği ve bu faturanın kaydı ile davacı şirketin alacağının 272.795,71 TL'ye düştüğünü, bu şekli ile davacı şirket kayıtlarını da doğruladığını, başka bir deyişle davalı şirket kayıtlarına göre davacı şirkete 272.795,71 TL borçlu olunduğunun, aynı tutardaki davacı şirket alacağını doğruladığını, davacı şirket kayıtlarına göre davalı şirketten olan 272.795,71 TL alacağı doğruluyorken, davalı şirket tarafından, 2025 yılında taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamına...-Hesap no'lu ticari defter kayıtlarında 272.795.71TL tutarında davacı şirkete borç kaydı varken, 29/04/2025 tarihinde, ...hesap no'lu kaydın açılarak bu kayda davacı şirket aleyhine .. no'lu 1.896.727,34 TL tutarlı fatura kaydı yapılarak, davacı/karşı davalı şirketin 1.896.727,34 TL borçlandırıldığı tespit edildiğini, böyle bir borçlandırmanın davacı tarafından düzenlenen 25/03/2025 tarihli, ... no'lu 1.896.727,34 TL'lik “iade faturasına" karşı yapıldığı açık olduğundan düzenlenen bu fatura davacının düzenlediği iade faturasından 35 gün sonra düzenlendiğini, teknik bilirkişi tarafından, ayıp iddiası ile ilgili yapılan tespitler ve bu tespite konu ürünlerin (ticari emtia) 03/10/2024 tarih ve ... numaralı İrsaliye içeriğinde (...)ürünler olduğu ve bire bir tespiti doğruladığını, bu nedenle davalı/karşı davacı tarafından düzenlenen 1.896.727,34 TL tutarlı faturanın taraflar arasındaki borç/alacak ilişkisinin tespitinde dikkate alınması gerektiğini, 120.01.A15 hesaptaki davacı/karşı davalı şirketin alacağı olan 272.795,71 TL'nin davalı/karşı davacı şirketin alacağı olan 1.896.727,32 TL'den mahsubu ile davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalıdan 1.623.931,61 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında ambalaj paket alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davalı birleşen davacı tarafından üretilen ürünlerin davacı birleşen davalıya fatura karşılığı teslim edildiği, daha sonrasında davacı birleşen davalı tarafından bir kısım ürünlerin iade faturasına konu edilerek davalı birleşen davacıya iade edildiği, davalı birleşen davacı tarafından 25/03/2025 tarihli 1.896.727,34 TL'lik “iade faturasının” kabul edilip muhasebe kayıtlarının yapıldığı, davalı birleşen davacı tarafından ürünlerin incelenmek maksadıyla teslim alındığı savunulmuşsa da bu iddianın ispatına elverişli delil sunulmadığı, bu nedenle ürünler üzerinde yapılan teknik inceleme ile ürünlerin ayıplı olup olmadığının ve iadeye konu edilip edilmeyeceğinin tespitinin sonuca etkili olamayacağı, basiretli davranması gereken davalı birleşen davacının iade faturasıyla ürünleri iade aldığı, buna uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 272.795,71 TL alacaklı olduğu, davalı birleşen davacı tarafından otuz beş gün sonra 29/04/2025 tarihinde 1.896.727,34 TL tutarlı fatura kaydı ile davacı birleşen davalı borçlandırılmak istenmişse de bu faturanın davacı tarafından kabul edilmediği ve kayıtlara alınmadığı, ürünlerin davalı birleşen davacıda bulunduğu, teslim edilmeyen mal veya hizmet için davalı birleşen davacının alacak talebinde bulunamayacağı ve somut olayda davacı alacaklı bakımından alacaklı temerrüdü şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla tacir olan tarafların birbirini teyit eden ticari defter kayıtlarına göre asıl davanın kısmen kabulü ile açık hesaba ilişkin alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, birleşen davanın reddine, birleşen davada davacı alacaklının kötüniyeti bulunmadığından davalının tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl dava bakımından Davanın kabulü ile; 272.795,71 TL asıl alacak yönünden davalının ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden devamına; kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 54.559,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Alınması gerekli 18.634,67 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.294,69 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 15.339,98 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 3.294,69 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.910,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 16.190,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Birleşen ... 22. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası bakımından Davanın reddine, Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafça yatırılan 19.613,04 TL peşin harçtan mahsubuyla fazla yatırılan 18.881,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 445,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 245.350,43 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır