Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1546 E. 2026/2161 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1546
- Karar No
- 2026/2161
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1546 KARAR NO : 2026/2161
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2023 NUMARASI : 2022/1130 Esas 2023/269 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 06/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden vinç hizmeti verdiğini, davalıyla birden fazla faturaya konu çalışmalar olduğunu, en son olarak davalıya 16/04/2022 tarihli GIB202 2000000077nolu 64.608,87 miktarlı fatura kesildiğini, davalı söz konusu fatura bedelinin bir kısmını ödediğini, bir kısmını ise ödemediğini, gününde ödeme yapmadığı için defalarca sözlü olarak uyarıldığını, ancak davalının ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine de müvekkilinin davalı borçludan alacağının tahsilinin sağlanması amacıyla Bodrum 2.İcra Müdürlüğünün 2022/5174 E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlattığını, başlatılan icra takibine dair ödeme emri davalı şirkete 06/07/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun aynı gün takibe itiraz ettiğini, bu itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu beyanla, itirazının iptali ile takibinin devamına ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, Bodrum’da 2003 yılından beri faaliyet gösteren, iştigal konusu inşaat ve hafriyat olan Bodrumda tanınmış ve güvenilir bir inşaat firması olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında akdedilen 17.03.2022 tarihli sözleşme ile müvekkilinin, halihazırda devam eden şantiyesinde kullanılmak üzere davacıdan sepetli platform vinç kiraladığını, taraflar arasında akdedilen ilgili Sözleşmenin 7. Maddesinde birim kira bedelinin belirlenmiş olmasına rağmen davacı tarafından toplam kiralama bedeli 63.466,48-TL olarak hesaplanmış ve söz konusu bedel müvekkile fatura edildiğini, davacı tarafından nasıl ve ne şekilde hesaplandığı anlaşılamayan fatura bedeline binaen müvekkil tarafından 29.04.2022 tarihinde 15.980-TL, 25.05.2022 tarihinde 40.000-TL olmak üzere davacıya toplam 55.980-TL yatırıldığını, davacı tarafından hatalı bir şekilde hesaplanan bakiye fatura bedeli bakımından ise müvekkil tarafından davacıya 8.628,57-TL'lik iade faturası tanzim edildiğini, taraflar arasında akdedilen ilgili sözleşme uyarınca toplam kiralama bedelinin tamamı müvekkil tarafından davacıya ödendiğini, davacının müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığını beyanla, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddi ile haksız ve kötüniyetli icra takibini başlatan davacı aleyhine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava, itirazın iptaline ilişkindir. İtirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilamsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini sağlamak amacı ile açılır. Başka bir deyişle itirazın iptali davası; alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde, borçlunun itiraz ettiği alacağın tespiti ve ödetilmesi istemiyle açtığı bir davadır. İtirazın iptali davasının konusu, ilamsız icra takibine borçlunun yaptığı itirazın haklı olup olmadığıdır. Mahkeme itirazın haklı olup olmadığını tespit ederken icra takibinin dayandığı takibi esas almalıdır. Alacaklı takip yapılırken dayanmadığı bir belgeye dayanarak itirazın iptali davası açamaz. Aksi halde itirazın iptali davasının normal bir alacak davasından farkı kalmaz ve bu sonuç davanın takip hukuku sistemi içindeki yeri ile bağdaşmaz. İtirazın iptali davasının konusu itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaktır. Takipte dayanılan belgeye itiraz haklı ise, takipte dayanılmayan bir belgeye istinaden borçlunun itirazının haksızlığına karar verilemez. Eğer takipte dayanılmayan belge davada hükme esas alınırsa icra takibine itirazında haklı olan davalı-borçlu itirazın iptali davasında haksız duruma düşer. Alacaklı takip sırasında dayandığı ve borçluya onaylı suretini ödeme emriyle birlikte tebliğ ettiği belgeye istinaden itirazın iptali davası açmalıdır. Takip sırasında dayanılan belge dışında bir belgeye istinaden itirazın iptali davası açılamaz. Mahkememizce, Bodrum 2.İcra Müdürlüğünün 2022/5174 sayılı takip dosyası uyap üzerinden getirtilerek incelenmesinden; alacaklısının ..., borçlunun ..., asıl alacak miktarının 24.611,14 TL olduğu, borçlu tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişisi ....'ın 09/01/2023 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasında dava konusu iş ile ilgili sözleşme yapıldığı, sözleşmede belirlenen kiralama birim fiyatlarının davacı tarafından düzenlenen faturalar ile uyumlu olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından düzenlenen faturadaki 4 Pazar ve 34 saatlik fazla çalışma bedelinden kaynaklandığı, davacı tarafından söz konusu kiralık makine ile ilgili çalışma gün ve saatlerine ilişkin puantaj kayıtlarının tutulduğu ancak puantaj kayıtlarında taraf imzalarının bulunmadığı, pazar çalışması ve fazla mesai çalışmasına ilişkin tutarın KDV Dahil 24.150,44 TL olduğu, davalının davacıya toplamda 111.300,00 TL ödeme yaptığı, 8.628,57 TL tutarında da Fiyat farkı iade faturası düzenlediği, taraf kayıtlarındaki mutabakatsızlığın da söz konusu bu fiyat farkı iade faturasından kaynaklandığı yönünde rapor düzenlemiştir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, dava ve savunmalar, hesap bilirkişisi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın, davalı tarafından kullanılmak üzere davalı tarafa "operatörü ile birlikte" vinç kiraladığı, ( 09/02/2023 tarihli 2 nolu celsede taraf vekillerinin beyanları ile sabit olmak üzere)Mahkememizce taraf şirketlerin ticari defter kayıt ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor düzenlettirildiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacıya ait vinçin kiralanması nedeniyle kesilen faturalardan dolayı davalının davacıya toplamda 111.300,00 TL'lik ödemenin yapıldığı, geri kalan 8.628,57 TL yönünden davalı tarafça iade faturası kesildiği, raporda davacının kayıtları esas alındığında, davalının davacıya 8.908,52 TL borçlu olduğu, davalı kayıtları esas alındığında davalının davacıya 2,65 TL borçlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Faturada belirtilen hizmetin verildiğini ve alacağın varlığını ispat külfeti davacıya düşmektedir. Davacının defter ve kayıtları ile düzenlediği fatura üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda davacının 8.908,52 TL alacaklı olduğu gözükmektedir. Ancak tek taraflı olarak düzenlenen davacı defterleri esas alınarak davacının alacaklı olduğu sonucuna varılması mümkün bulunmamaktadır. Davacı defterlerinde belirlenen bu hususların ayrıca davalının defterlerinde de bulunup birbiri ile örtüşmesi gerekmektedir. Kural olarak davacının takibe konu hizmetin verildiğini ve alacağın varlığını ispat etmesi gerekmektedir. Davacının, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı, 09/01/2023 havale tarihli raporun denetime elverişli ve yeterli gerekçeyi içerir nitelikte olduğu anlaşılmakla, davalının defterinde yer alan kayıtlar ile icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, tazmini gereken alacak miktarının bilirkişi marifetiyle belirlendiğinden ve likit alacaktan söz edilemeyeceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. '' gerekçesi ile; "HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının Bodrum 2. İcra Dairesi'nin 2022/5174 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE, takibin 2,65 TL asıl alacak üzerinden devamına 2-İcra inkar tazminatı şartları oluşmadığından talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararındaki gerekçesinin yasal olmadığını, mahkemenin kararına dayanak aldığı Mali Müşavir Bilirkişisi ....'ın 09/01/2023 tarihli raporunda taraflar arasında dava konusu iş ile ilgili sözleşme yapıldığını, sözleşmede belirlenen kiralama birim fiyatlarının davacı tarafından düzenlenen faturalar ile uyumlu olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından düzenlenen faturadaki 4 Pazar ve 34 saatlik fazla çalışma bedelinden kaynaklandığını, davacı tarafından söz konusu kiralık makine ile ilgili çalışma gün ve saatlerine ilişkin puantaj kayıtlarının tutulduğu puanataj listesine göre yapılan hesaplamalarda ve sözleşmeye göre belirlenen aylık ücrete göre davacı tarafından düzenlenen 16.04.2022 tarihli 64.608,87 tarihli faturada herhangi bir hesaplama hatasının olmadığını, davacı tarafından kesilen faturanın davalı ticari defterlerine işlendiğini 20.05.2022 tarihli iade faturasının davacı defterlerine işlenmediği ve davalıya iade edildiğinin, tespit edildiğini, müvekkilince tanzim edilen faturanın davalı defterlerine işlendiğini ve her hangi bir itirazın edilmediğini, kısım kısım ödemelerinin de yapılıp itiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesinin alacağın varlığını ortadan kaldırmaya yönelik art niyetli bir işlem yapıldığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: İtirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; davalıya vinç hizmeti verdiğini fatura kestiğini bir faturanın bakiye bedelinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise; Sözleşmenin 7. Maddesinde birim kira bedelinin belirlenmiş olmasına rağmen davacı tarafından toplam kiralama bedeli 63.466,48-TL olarak hesaplanmış ve söz konusu bedel müvekkile fatura edildiğini, davacı tarafından nasıl ve ne şekilde hesaplandığı anlaşılamayan fatura bedeline binaen müvekkil tarafından 29.04.2022 tarihinde 15.980-TL, 25.05.2022 tarihinde 40.000-TL olmak üzere davacıya toplam 55.980-TL yatırıldığını, davacı tarafından hatalı bir şekilde hesaplanan bakiye fatura bedeli bakımından ise müvekkil tarafından davacıya 8.628,57-TL'lik iade faturası tanzim edildiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, takibe dayanak faturanın her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu, davalının davacıya toplamda 111.300 TL ödeme yaptığı, davalının davacıya 8.628,57 TL tutarında fiyat farkı faturası düzenlediği, bu fiyat farkı faturasının davacı defterinde kayıtlı olmadığı, davacı defterine göre davacının bakiye alacağının 8.631,14 TL olduğunu davalı kayıtları esas alındığında ise 2,57 TL olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda faturanın sözleşmeye göre uygun düzenlendiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece davalının kestiği fiyat farkı faturasının davacı defterinde kayıtlı olmaması ve davalının bu faturayı düzenlemekte haklı olduğunu ispat edememesi nedeniyle davanın 8.631,14 TL asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, alacak belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 179,90 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, 2-Davacı vekilinin yatırdığı 492,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafın yapmış olduğu 116,50 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, B- Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/04/2023 tarih, 2022/1130 Esas ve 2023/269 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının Bodrum 2. İcra Dairesi'nin 2022/5174 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE, takibin 8.631,14 TL asıl alacak üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 8.631,14 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında (1.726,22 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması lazım gelen 589,59 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 409,69 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına. 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1-2. maddesi uyarınca 8.631,14 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca 16.736,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.127,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 723,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderleri iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 06/10/2026