İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1117 E. 2026/779 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1117
Karar No
2026/779
Karar Tarihi

T.C. A N T A L Y A 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1117 Esas KARAR NO : 2026/779 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2025 KARAR TARİHİ : 15/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari alım-satım ilişkisi kapsamında malzeme satımı gerçekleştirilerek ... tarihli ve ...-TL bedelli, ... tarihli ve ...-TL bedelli, ... tarihli ve ...-TL bedelli, ... tarihli ve ...-TL bedelli, ... tarihli ve ...-TL bedelli ile ... tarihli ve ...-TL bedelli faturaların düzenlendiğini, davalı tarafça yapılan kısmi ödemenin ilk faturadan mahsup edilmesiyle bu fatura yönünden bakiye ...-TL kaldığını ve toplam ...-TL alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ... tarihli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca süresinde itiraz edilmeyen ve içeriğinde irsaliye yerine geçtiği belirtilen faturalarla malzemelerin teslim edildiğinin sabit olduğunu, borcun ödendiğinin ispat yükü kendisinde olan davalının itirazının kötü niyetli olduğunu ve zorunlu arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takibine yapılan itirazın ...-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilerek dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra aşaması sürecinde davaya konu faturalara ilişkin dayanak belgelerin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini ve bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, takibe konu faturaların kabul edilmediği gibi borcun bulunmadığının icra aşamasında açık ve net olarak itirazen bildirildiğini, davacı tarafın beyanlarının aksine alacağın ispat yükünün alacaklıda olduğunu ileri sürerek icra dosyası, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları, yemin ve her türlü yasal delile dayanmak suretiyle cevaplarının kabulü ile davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce S.M Mali Müşavir &Bağımsız Denetçi bilirkişi tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı tarafın ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davacı şirketin davalı adına düzenlediği dava/takip konusu alacağın dayanağı olan faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirket adına borç olarak kayıtlı olduğu ve bu faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu, belirtilen bilgiler karşısında dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar ve muhteviyatındaki malların davalı şirkete teslim edilip edilmediğinin takdiri sayın mahkemeye ait olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak .../... Esas sayılı dosyasının bir örneği celbedilmiş incelenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının fatura alacağından dolayı davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile giriştiği ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine yöneliktir. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258) Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket ile davalı borçlu ... Şti. arasında ticari alım-satım ilişkisi sebebiyle malzeme satımı gerçekleştirildiği, karşılığında; ... tarihli, ... numaralı, ...-TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ...-TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ...-TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ...-TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ...-TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ...-TL bedelli fatura kesildiği, davalı borçlunun, fatura bedellerini davacı şirkete ödemediğinin ileri sürüldüğü, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin ... tarihli, ... numaralı, ...-TL bedelli faturadan düşüldüğünün belirtildiği, işbu fatura için bakiye borç ...-TL olarak takibe konu edildiği, davacı şirketin işbu faturalardan toplam ...-TL alacağı bulunduğunun beyan edildiği, davalı borçlunun, davacı şirkete olan borcunu ödememesi sebebiyle, Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın icra takibine itiraz etmesi üzerine iş bu davanın itirazın iptali amacıyla açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davacı şirketin davalı adına düzenlediği dava/takip konusu alacağın dayanağı olan faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirket adına borç olarak kayıtlı olduğu ve bu faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu, davacı tarafından, davalı tarafı borcu olduğuna dair bu kanun hükmü gereğince temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği, bu bilgiler karşısında, davacı tarafın takip tarihinden önce faiz talep etmesinin yerinde olmadığının takdiri sayın mahkemeye bırakıldığı belirtilmiştir. Yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, aldırılan bilirkişi raporu, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda; Ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davacı şirketin davalı adına düzenlediği dava/takip konusu alacağın dayanağı olan faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirket adına borç olarak kayıtlı olduğu, Mahkememizce bu durumun emsal yüksek mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere malın teslimi noktasında karine teşkil ettiği, aksini ispatın davalı tarafa düştüğü fakat bu hususun aksinin davalı tarafça da ispatlanamadığı, dolayısıyla davaya konu bu faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından, davalı tarafı borcu olduğuna dair bu kanun hükmü gereğince temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediğinden, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talep etmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ; -Davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, -Takibin ...-TL asıl alacak üzerinden devamına, bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, takip öncesi işlemiş faiz alacağı talebinin reddine, -Fazlaya dair istemin reddine, 2-Likit olan ...-TL alacağın %20'si oranındaki ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam ...-TL harçtan daha önceden ödenen toplam ...-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan ...-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Başvuru Harcı, ...-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Bilirkişi ücreti, ...-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak ...-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 9-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1117, K. 2026/779, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1117-e-2026-779-k-b1a8828fcf55