İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/854 E. 2026/173 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/854
- Karar No
- 2026/173
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/854 Esas KARAR NO : 2026/173 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2026 KARAR TARİHİ : 05/10/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket bu ticari faaliyeti kapsamında davalı şirket ile girmiş olduğu ticari ilişkideki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalı şirket icra takibine, dolayısıyla da işbu davaya konu fatura bedelini ödenmediğini, davalı şirketin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesi için gerçekleştirilen tüm iyiniyetli girişim ve görüşmelerin sonuçsuz kalması ve borcunu ödememesi üzerine davacı şirketin hakkını temin ve alacağını tahsili için yasal yollara başvurmaktan başka seçeneği kalmadığını ve davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalı şirket ise, kötüniyetli tutumunu devam ettirerek borca, faize, ferilerine itiraz ettiğin bunun üzerine takibin durduğunu, davalı şirket tarafından ileri sürülen faize ve diğer ferilere ilişkin itirazlar da haksız olduğunu, takip talebinden de görüleceği üzere, icra takibindeki asıl alacak kalemine ilgili fatura tarihinden 30 gün sonraki ödeme tarihinden takip tarihine kadar titizlikle Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesi uyarınca o dönemde geçerli uygulanan faiz oranı esas alınarak ticari temerrüt faizi uygulandığını, aynı şekilde, takip tarihinden sonra da her bir asıl alacak kalemine aynı Kanun hükmüne göre belirlenen ve ilgili dönemlerde geçerli olacak değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanması talep edildiğini, bu kapsamda icra takibinde talep edilen faiz ve uygulanan faiz oranı tamamen hukuka uygun olup, faize ilişkin itirazlar da açıkça kanuna aykırı olduğunu beyan ederek; davanın kabulüne, davalı şirketin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirketçe yapılan itiraz haksız ve alacak likit olduğundan hükmolunacak meblagın %20’sinden az olmamak üzere davalı şirketini davacı şirkete icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde dilekçesinde özetle, davacının davalı şirket ile girmiş olduğu ticari ilişkide yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalı şirketin borçlu olduğunu, takibe ve davaya konu fatura bedelini ödemediğini, davalı şirketin fatura bedelini ödemekle sorumlu olduğunu, kötüniyetli olarak borca, faize ve ferilere itiraz ettiğini, faize yönelik ileri sürülen itirazın haksız olduğu, takip konusu alacağın likit olduğunu, itirazın haksız, hukuka aykırı, salt takibi sürüncemede bırakıp alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla kötüniyetli yapıldığı ileri sürülmüş, takibe yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edildiğini, davacı şirketin, 97.251,84 TL asıl alacak, 19.770,00 TL faiz talebiyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında takip şaplatmış ise de, işbu takip haksız olduğunu, davalı davacıyla takip ve dava konusu faturadan kaynaklı böyle bir borcu olmadığını, anılan faturada belirtilen malların teslim olgusu ispat edilemediğini, fatura konusu malların teslim edildiğini, hizmetin verildiği iddiası ile ilgili tek bir somut delil sunulmadığını, faturanın kayıtlara itirazsız işlenmiş olması ihtimalinde dahi faturaya itiraz edilmemesinin tek başına davacıyı haklı çıkarmayacağını, teslim olgusunun ispatlanmış olması gerektiğini, ayrıca, faturanın tebliğ edilmiş olması veya itiraz edilmemiş olması fatura tanzim eden yönünden herhangi bir alacak hakkı doğurmayacağını, davacı şirketçe, takip talebinde, 19.770,00 TL faiz talebinde bulunulmuş ise de, davacının faiz talebinde bulunabilmesi için davalıyı ayrıca bir ihtar ile temerrütte düşürmesi gerektiğini beyan ederek; davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı şirketin dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatla mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: SMMM Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09/09/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini açılış ve kapanış GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği 2025 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini açılış ve kapanış GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 2025 yılı envanter defteri sunulmamıştır. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacının ve davalının ticari defterlerinde takibe konu30.07.2025 tarihli ve... seri numaralı 97.251,84 TL tutarlı fatura kaydının karşılıklı olarak yer aldığı ve davalının defter kayıtlarına göre 31.12.2025 tarihi itibariyle davalının davacıya olan borcunun 97.251,84 TL olduğu görülmüştür. Takibe konu 30.07.2025 tarihli ve ... seri numaralı 97.251,84 TL tutarlı e-faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğundan, davacı tarafından fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalıya teslim edildiğinin Sayın Mahkemece kabulü halinde, 20.01.2026 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 30.07.2025 tarihli ve ... seri numaralı e-faturadan kaynaklı 97.251,84 TL alacaklı olduğu. 3. İşlemiş Faiz Yönünden: Davacı alacaklı taraf 20.01.2021 tarihli takipte, 97.251,84 TL asıl alacağına, 19.770,00 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık Türk Ticaret Kanununun 1530. maddesine göre değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt ile tahsilini talep etmiştir. Takibe konu; 30.07.2025 tarihli ve ...seri numaralı 97.251,84 TL tutarlı e-faturanın GİB sistemi üzerinden davalıya teslim edildiğinden söz konusu fatura tarihine 30 günlük süre eklenmesi 30.08.2025 tarihinde temerrüdün oluştuğu hesaplanmaktadır. Bu doğrultuda 97.251,84 TL fatura alacağın 30.08.2025 temerrüt tarihinden 20.01.2026 icra takip tarihine kadar yıllık %53,25 oranındaki ve kademeli olarak TTK 1530. maddesine göre ticari temerrüt faizi 19.770,10 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından takipte 19.770,00 TL talep edildiği.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine 20/01/2026 tarihinde "30.07.2025 tarihli ...Fatura Nolu, 97.251,84-TL toplam tutarlı faturadan kaynaklanan alacak 97.251,84 TL" alacak sebebine dayalı olarak 19.770,00 TL asıl alacak ve 19.770,00 TL işlemiş faiz alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin muhtelif kararları). Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı (ve davalı) defterlerinde 97.251,84 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, her ne kadar davalı tarafından hizmetin ifa edilmediğine ilişkin savunma ileri sürülmüş ise de, davalının takip konusu faturaya TTK 21/2 maddesine uygun olarak sekiz gün içinde itiraz etmediği ve faturaları ticari defterlerine işlediği, yine davalının envanter defterini ibrazdan kaçındığı, bu sebeple bu savunmasına itibar edilemeyeceği, tarafların tacir olması ve taraflar arasındaki ilişkinin mal teslimini içermekle tedarik ilişkisi kapsamında olması nedeniyle TTK 1530 uyarınca davalının fatura tarihinden 30 gün sonra kendiliğinden temerrüte düştüğü, buna göre hesaplanan faiz miktarının bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 19.770,10 TL olduğu, davacının takipte 19.770,00 TL talep ettiği, tüm bu sebeplerle davacının asıl alacağını ve faiz alacağını ispatladığı, tarafların tacir olması nedeniyle takipte talep edilen faiz türünün hukuka uygun olduğu, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Takip konusu alacağın (117.021,84 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 23.404,368 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (117.021,84 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 7.993,76 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 1.413,34 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.580,42 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 2.249,34 TL dava açma masrafı ve 11.160,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 13.409,34 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (117.021,84 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekili ile e-duruşma yolu ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır