İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/749 E. 2026/780 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/749
Karar No
2026/780
Karar Tarihi

T.C. A N T A L Y A 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/749 Esas KARAR NO : 2026/780 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2024 KARAR TARİHİ : 15/10/2026

Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilerek .../... Esasını almış olup, mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin servis-tur araçlarına tamir, bakım, işçilik ve malzeme tedariği yaptığını, yaptığı iş karşılığında davalı şirkete fatura kestiğini, faturaların ödenmemesi üzerine davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı taraf itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde olmadığını, taraflarınca yapılan hizmetin karşılığı olarak faturalar kesilerek teslim edildiğini, icra takip tarihine kadar müvekkili tarafından kesilen faturalara ne bir iade faturası ne de itiraz edilmediğini, yapılan bu iş karşılığında davalı şirket üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek faturaların bedelini ödemediğini, bu nedenle borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin ...-TL üzerinden devamına, faiz türüne ve oranına yapılan itirazın iptaline, itiraz konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu faturanın konusu iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ise de , asliye ticaret mahkemesi görevli olacağını, müvekkil şirketin tek ortaklı bir limited şirket olup tacir olduğunu, söz konusu faturalar da müvekkilin ticari işletmesi ile ilgili olduğunu, davacı taraf, haksız olarak müvekkilininden alacağı olduğunu iddia etmekte olduğunu, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu mevcut olmadığını, taraflar arasında cari hesap alacağına ilişkin bir mutabakat da bulunmadığını, bu kapsamda dava konusu fatura/faturaların kabulü hukuken mümkün olmadığını, müvekkil şirketinin, muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş olduklarını, ancak tek başına bu husus fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediğini, faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, davacı yanın faiz talebine, talep edilen faiz oranına itiraz ettiklerini, davacının haksız hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi şeklinde cevap vermiştir. Mahkememizce Mali Müşavir& Hesap Bilirkişi tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı firmanın Davalının inceleme konusu olan 2024 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesinde TTK.nun 64/3 maddesi gereğince açılış-kapanış kayıtlarını zamanında yaptırdığı, lehine delil olma özelliği taşıdığı, firmanın ticari defterlerinin incelenmesinde dava tarihi itibari ile davacı firmanın davalı firmadan ...-TL alacağı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde bildirmiştir. Mahkememizce Mali Müşavir& Hesap Bilirkişi tarafından aldırılan ... tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;"Davacı firmanın Davalının inceleme konusu olan 2024 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesinde TTK.nun 64/3 maddesi gereğince açılış-kapanış kayıtlarını zamanında yaptırdığı, lehine delil olma özelliği taşıdığı, firmanın ticari defterlerinin incelenmesinde dava tarihi itibari ile davacı firmanın davalı firmadan ...-TL alacağı olduğu, takip tarihi itibariyle masraf ve vekalet ücretleri hariç ...-TL gecikme faiz tutarı hesaplanmış olup ana para dahil toplam borç miktarı ...-TL olabileci hesaplanmıştır." şeklinde bildirmiştir. Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak .../... Esas sayılı dosyasının bir örneği celbedilmiş incelenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258) Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettiği, Davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi KÖK raporunda, davacı firmanın inceleme konusu olan 2024 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesinde TTK.nun 64/3 maddesi gereğince açılış-kapanış kayıtlarını zamanında yaptırdığı, lehine delil olma özelliği taşıdığı, ticari defterlerin incelenmesinde 2023 yılından ...-TL alacak olduğu, sonra ... tarihli EFT ödemesi ile ...-TL ve aynı tarihte ...-TL ödeme yapıldığı, ... tarihinde ...-TL ve ... tarihinde ...-TL fatura olmak üzere davalı firmaya fatura düzenlendiği ... tarihinde ticari ilişkinin sona erdiği, dava tarihi itibari ile davacı firmanın davalı firmadan ...-TL alacağı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi EK raporunda, davacı firmanın inceleme konusu olan 2024 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesinde TTK.nun 64/3 maddesi gereğince açılış-kapanış kayıtlarını zamanında yaptırdığı, lehine delil olma özelliği taşıdığı, firmanın ticari defterlerinin incelenmesinde dava tarihi itibari ile davacı firmanın davalı firmadan ...-TL alacağı olduğu, takip tarihi itibariyle masraf ve vekalet ücretleri hariç ...-TL gecikme faiz tutarı hesaplanmış olup ana para dahil toplam borç miktarı ...-TL olabileceği hesaplanmıştır. Yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda; ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, davacı firmanın inceleme konusu olan 2024 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesinde TTK.nun 64/3 maddesi gereğince açılış-kapanış kayıtlarını zamanında yaptırdığı, lehine delil olma özelliği taşıdığı, firmanın ticari defterlerinin incelenmesinde dava tarihi itibari ile davacı firmanın davalı firmadan ...-TL alacağı olduğu belirtilmiştir. Borçlu temerrüdünün koşulları ve sonuçları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Fakat 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesinin 2 ila 8. fıkralarında, gerek borçlunun temerrüdün kosulları, gerekse de sonuçları açısından, geniş kapsamlı bir uygulama alanına sahip olabilecek nitelikte bazı farklı ve borçlar hukuku sistemimize farklı düzenlemeler getirilmiştir. 6102 sayılı Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesinde, borçlunun temerrüdünün bu koşullarından, özellikle muacceliyet ile ihtar kosulu açısından değişiklikler yapılmıştır. Buna göre, Kanun’daki ifadeyle “mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde” para borcunun ifa edileceği tarih belirli veya kesin vade biçiminde belirlenmemişse borçlu, kural olarak faturanın borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Böylece temerrüdün temel kosulu olan ihtara önemli bir istisna getirilerek, ihtarsız temerrüt ilkesi kabul edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesinin konuluş amacı, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olup, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanması söz konusu değildir. Davacı, davalıya ticari satış yapmakta ise de aralarında "mal tedarik sözleşmesi" bulunmamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1530. maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Fatura, içeriğine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, yalnızca tebliğ edilmekle muaccel olmayacaktır. Faturayı tebliğ alan borçlu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşecektir. Anılan husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 117. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu durumda, borçluya ihtarname gönderilmeden başlatılan icra takibinde, takip tarihinden öncesi için faiz talep edilemeyecek, borçlu icra takibi ile temerrüde düşürülmüş sayılacaktır. Tüm bu nedenlerle, davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile, davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin ...-TL asıl alacak üzerinden devamına, bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada tevsik edici bir belgeye rastlanılmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, fazlaya dair istemin reddine, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ; -Davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin ...-TL asıl alacak üzerinden devamına, bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, -Fazlaya dair istemin reddine, 2-Alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam ...-TL harçtan daha önceden ödenen toplam ...-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan ...-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Başvuru Harcı, ...-TL Peşin/nisbi Harcı, ...-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 7-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Bilirkişi ücreti, ...-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak ...-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 9-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunarak verildi.15/10/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/749, K. 2026/780, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-749-e-2026-780-k-135a6cefa916