İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/827 E. 2026/863 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/827
- Karar No
- 2026/863
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/827 Esas KARAR NO : 2026/863
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/11/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 17/11/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ambalaj malzemesi üretimi ve gravür işlemine dair ticari ilişkiden kaynaklı ödenmeyen 02.01.2025 tarih ve ... Fatura Nolu 64.255,03 TL (bu faturadan 57.966,27 TL)’lık, 03.01.2025 tarih ve ... Fatura Nolu 239.696,76 TL’lık, 06.01.2025 tarih ve ... Fatura Nolu 359.734,50 TL’lık, 10.01.2025 tarih ve .... Fatura Nolu 359.948,30 TL’lık, 14.01.2025 tarih ve ... Fatura Nolu 696.267,18 TL’lık, 20.01.2025 tarih ve ... Fatura Nolu 400.727,83 TL’lık, 25.02.2025 tarih ve ... Fatura Nolu 509.207,05 TL’lık, 04.03.2025 tarih ve .... Fatura Nolu 181.209,31 TL’lık faturalar ve muavin hesaptan kaynaklanan Toplam “2.804.757,20 TL” asıl alacak ile fatura bedeli alacaklara vade tarihlerinden (takipte belirtildiği üzere 57.966,27 TL’lık alacağa 02.04.2025, 239.696,76 TL’lık alacağa 03.04.2025, 359.734,50 TL’lık alacağa 06.04.2025, 359.948,30 TL’lık alacağa 10.04.2025, 696.267,18 TL’lık alacağa 14.04.2025, 400.727,83 TL’lık alacağa 20.04.2025, 509.207,05 TL’lık alacağa 26.05.2025 ve 181.209,31 TL’lık alacağa 02.06.2025 tarihlerinden itibaren) itibaren takip tarihine kadar hesap edilen işlemiş toplam “217.888,10 TL” %44,25 Avans Faizi (Resmi Gazetede yayınlandığı gün uygulanan) olmak üzere “3.022.645,30 TL” tutarındaki Toplam Alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %44,25 Avans Faizi (Resmi Gazete Yayınlandığı Gün Uygulanan) faiz ile tahsili amacıyla ... 3. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından davalı Borçlu aleyhine 26.06.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığını, icra Takibinde, Borcun Sebebi; Taraflar arasındaki ambalaj malzemesi üretimi ve gravür işlemine dair ticari ilişkiden kaynaklı ödenmeyen faturalar, ticari ilişkiye dayalı taraflar arasındaki düzenlenen tüm faturalar, yapılan ve önceki fatura alacaklarına mahsup edilen ödemeleri gösterir Muavin Hesap, Sipariş Teyit Formları, Ticari Defter Kayıt ve Belgeler gösterildiği, ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan gravür işlem hizmet bedeline ilişkin fazlaya dair haklarımız saklı tutulmuş, icra takip talebine; takibe konu edilen faturalar ile Taraflar arasında düzenlenen tüm faturalar, alacaklar ve alacağa mahsup edilen ödemeleri gösterir Muavin Hesap Dökümü eklendiğini, başlatılan İcra Takibine, Davalı/Borçlu Vekili tarafından 04.07.2025 tarihinde dosya UYAP kaydına giren itiraz dilekçesi ile itiraz edildiğini, İcra Müdürlüğü'nce 04.07.2025 tarihli "Karar Tensip Tutanağı" Kararı ile "yetki ve borç yönünden takibin durdurulmasına" karar verildiğini, takip konusu alacaklarının mevcut ve borçlunun tüm itirazlarının tamamen haksız, mesnetsiz, asılsız, gerçeğe, usul ve yasalara açıkça aykırı ve kötüniyetli olmakla, dava açmakta hukuki yararları bulunduğunu, borçlunun tüm itirazlarının iptali ile ... 3. İcra Md.nün ... E. sayılı dosyasında yapmış bulunduğumuz icra takibinin devamı ve borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talebi ile işbu davanın açılması için "Ticari Uyuşmazlıklarda" "dava şartı" olan arabuluculuk'a başvurma zorunluluğu olduğundan ... Arabuluculuk Bürosu'na "Büro Dosya Numarası..." olan "Arabuluculuk Başvuru Dilekçesinin gönderildiği ve yapılan oturumlar sonucunda 21.07.2025 tarihinde "Arabuluculuk Numarası:..." olan "Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı" ile "anlaşamama" Tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle davalı borçlu aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında yapılan icra takibi nedeniyle, borçlu tarafından; "yetkiye, ödeme emrine, takibe, borcun tamamına, faize, masraf taleplerine ve borcun tüm fer'ilerine" itiraz edilmiş ve icra müdürlüğü'nce; "yetki ve borç yönünden takibin durdurulmasına" karar verilmiş olmakla; davalı borçlunun ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış bulunduğu haksız, mesnetsiz, asılsız, hukuka, gerçeğe, usul ve yasalara açıkça aykırı ve kötüniyete yönelik tüm itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini, davalı borçlunun, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin de davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 05/12/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisiz olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, HMK m.6 gereğince genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, Müvekkil şirketin yerleşim yerinin ... olduğunu, dolayısıyla yetkili mahkemeler ve icra dairelerinin İzmir Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, davacı yanın, dava dilekçesinde "Sipariş Teyit Formları" üzerinde yer alan ibarelere dayanarak İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia ettiğini, ancak; HMK m.17 gereğince tacirler arasında yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, bu anlaşmanın yazılı olması ve yetkili mahkemenin açıkça belirlenmesinin şart olduğunu, davacının dayandığı "Sipariş Teyit Formları", davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenmiş belgeler olduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasında, münhasıran yetkiyi düzenleyen ve karşılıklı imza altına alınmış geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığını, tek taraflı irade beyanı ile düzenlenen fatura veya form altı notlar, yetki sözleşmesi hükmünde olmadığı, müvekkili bağlamayacağını, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-4 maddesi gereğince arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılması gerektiği, davacının arabulucuk başvurusunu ... Arabuluculuk Bürosuna yaptığı ve taraflarca anlaşmaya varılamadığını, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-4 . Maddesi gereğince de davanın yetkili İzmir Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı yanın, müvekkil şirketin ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında görülen Konkordato davasında sunduğu ön projede, davacı alacağını listeye yazdığını belirterek, bunun "kayıtsız şartsız bir borç ikrarı" olduğunu iddia ettiği, ancak; Konkordato projesinde bir alacağın yer alması, o alacağın davacının talep ettiği faiz oranları, vade farkları ve fer'ileriyle birlikte kabul edildiği anlamına gelmeyeceğini, davacının başlattığı icra takibinde talep ettiği fahiş işlemiş faiz, avans faizi oranları ve vade farklarının taraflarınca kabul edilmediğini, davacının, konkordato sürecini göstererek henüz kesinleşmemiş ve yargılamayı gerektiren fer'i alacakları da kabul edilmiş gibi göstermeye çalıştıklarını, davacı yanın, alacağa %44,25 ve değişen oranlarda "Avans Faizi" işletilmiş ve icra takibinde talep etmiş olduğu, hiç bir şekilde kabulünün olanaklı olmadığını, taraflar arasındaki ilişki ticari olsa dahi, temerrüt oluşmadığından ve oran konusunda mutabakat bulunmadığından, davacının talep ettiği fahiş faiz oranlarını kabul etmediklerini, faiz başlangıç tarihlerinde müvekkilin temerrüde düştüğünü ve talep ettiği oranın uygulanması gerektiğini yazılı delillerle davacı ispatlamak zorunda olduğunu, diğer yandan, itirazın iptali davasında icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması gerektiğini, bu nedenle, likit olmayan bir alacak için müvekkil aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin olanaklı olmadığını, bu nedenlerle öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, sonrasında haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 05/03/2026 tarihli celse ara kararı gereği, ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; Resen seçilecek bir mali müşavir vasıtasıyla davalının 2024-2025 yılı ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle takip tarihi itibariyle davacıya borçlu olup olmadığının varsa miktarının tespitinin istenilmesine karar verilmiş olup, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasından aldırılan 10/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ...A.Ş.’nin 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, şirketin e-defter mükellefi olduğu, e-defter beratlarının yasal süresinde oluşturularak Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklendiği, ticari defterlerin VUK ve TTK hükümlerine uygun şekilde tutulduğu tespit edildiği, davacının muavin defter kayıtları ile davalı şirket ticari defter kayıtlarının karşılaştırılmasında, taraf kayıtlarının birbirini teyit ettiği ve cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında, davacı ... A.Ş. tarafından düzenlenen faturaların kayıtlı olduğu, davalı tarafından toplam 2.400.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler sonrasında davacı cari hesabının 02.06.2025 tarihi itibarıyla 2.804.757,20 TL alacak bakiyesi verdiği tespit edildiği, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 26.06.2025 itibarıyla davacı şirketin 2.804.757,20 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, faiz talebinin değerlendirilmesinin ise Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafa ait ticari defter ve tasdik bilgileri dosyaya sunulmadığından, yalnızca muavin hesap kayıtları incelenebildiği, ticari defterlerin açılış/kapanış tasdikleri incelemesi yapılamadığını, davacının Ticari Defter incelemesi kararının Takdirinin Mahkemeye ait olduğunu bildirdiği görüldü. Mahkememizce ... 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasınında yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 3.022.645,30-TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 3.022.645,30 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla; davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 2.804.757,20 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunduğu ve buna göre alacak miktarı tespit edilmiş olup mahkememizce hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 2.804.757,20TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davacı vekilinin işlemiş faiz talebinin de bulunduğu ancak sipariş teyit mektubunda ya da faturada yer alan vadenin tek başına temerrüt olgusunun gerçekleştiğini göstermediği, TTK'nun 1530. maddesi kapsamında mal ve hizmet tedarikinden de bahsedilemeyeceği anlaşılmakla işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 2.804.757,20 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile bu miktar yönünden TAKİBİN DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 560.951,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 191.592,96-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta mahkememize yatırılan 36.506,00-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 155.086,96-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 36.506,00-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.750,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen miktarına göre hesaplanan 8.119,25-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesinin 13. Maddesi uyarınca, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 406.618,44-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesinin 13. Maddesi uyarınca, davanın red edilen kısmı üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 4.268,40-TL'sinin davalıdan, 331,60-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır