İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/993 E. 2026/785 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/993
- Karar No
- 2026/785
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/993 Esas KARAR NO : 2026/785
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğunu, muhtelif tarih ve numaralı faturalardan kaynaklanan 266.727,62 TL tutarındaki cari hesap alacağının ödenmediğini, ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bu itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması sebebiyle TTK md. 5/A uyarınca arabulucuya başvurulduğunu, ... arabuluculuk dosya numaralı son tutanak ile anlaşma sağlanamadığının tespit edildiğini, alacağın likit nitelikte olduğunu, borçlunun itirazının haksız olduğunu, takip tarihi itibariyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 266.727,62-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ;"Davacıya ait 2023 ve 2024 hesap dönemlerine ilişkin ticari defterlerin elektronik ortamda tutulduğu, e-defter ve berat kayıtlarının yasal süresi içerisinde oluşturulduğu ve defterlerin TTK ve VUK hükümlerine uygun olduğu, Davacı ile davalı ... Şirketi arasında ticari ilişkinin bulunduğu, bu ilişkinin fatura düzenlenmesi ve cari hesap takibi şeklinde yürütüldüğü, Dava konusu alacağa dayanak teşkil eden faturaların davacı ticari defterlerinde yer aldığı ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun şekilde oluşturulduğu, Taraflar arasındaki cari hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda, yapılan tahsilatlar ve mahsuplar dikkate alındığında davacı taraf kayıtlarına göre 7.594,75 USD tutarında bakiye alacak oluştuğu, Söz konusu bakiyenin 2025 yılına devrettiği ve 2025 yılı başı itibariyle uygulanan kur üzerinden hesaplandığında 258.808,75 TL karşılığı bulunduğu, İcra dosyasına konu edilen alacak tutarının ise 266.727,62 TL olduğu, bu tutarın davacı taraf cari hesap bakiyesinin Türk Lirası karşılığı ile genel itibariyle uyumlu olduğu, aradaki farkın ise icra takip tarihindeki kur değişiminden kaynaklandığı, Davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtların incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle, yapılan tespitlerin davacı kayıtları ve dosya kapsamındaki mevcut veriler çerçevesinde gerçekleştirildiği, tespit edilmiştir. Bu kapsamda, yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan olan alacağın 7.594,75 USD (258.808,75 TL karşılığı) tutarında olduğu anlaşılmış olup, icra takibine konu edilen alacak tutarı ile genel itibariyle uyumlu bulunduğu değerlendirilmiştir." denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları olmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının davalıdan olan alacağının 7.594,75 USD tutarında olduğu anlaşılmış olup takip tarihindeki efektif satış kuru esas alındığında yapılan hesaplamaya göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 266.335,73 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 266.335,73 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya dair talebin reddine, 2- 266.335,73 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 18.193,39TL ilam harcından peşin alınan 3.221,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.971,98 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40 TL Başvuru Harcı, 3.221,41 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 3.836,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.593,24TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 6,76TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 840,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.840,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 8.827,01TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026
Katip ✍e-imzalıdır
Hakim ✍e-imzalıdır