Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1181 E. 2026/1354 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1181
- Karar No
- 2026/1354
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1181 - 2026/1354 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1181 KARAR NO : 2026/1354
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2026 NUMARASI : 2026/157 D.İş - 2026/156 D.İş İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : ... TALEP : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 05/05/2026 KARAR TARİHİ : 08/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 08/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili talep dilekçesinde; davacı şirket ile borçlu şirket arasında elektrik enerjisi alım satımına ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğu, borçlunun davacının keseceği faturalar karşılığında elektrik enerjisi satın aldığını, davacının 16.03.2026 tarihli ZE22026000000164 numaralı 718.022,60 TL bedelli fatura ile borçlunun18.03.2026 tarihli ADE2026000000084 numaralı 495.222,52 TL bedelli faturasının mahsubu neticesinde: 222.794,08 TL, 15.04.2026 tarihli ZE2202600000035 numaralı 1.085.432,12 TL bedelli fatura ile borçlunun 15.04.2026 tarihli ADE2026000000099 numaralı 974.946,32 TL bedelli faturasının mahsubu neticesinde: 102.668,32 TL, 27.04.2026 tarihli ZE22026000000149 numaralı fatura bedeli: 3.064.638,08 TL toplam işlemiş faizler: 42.263,11 TL olmak üzere 3.432.363,59 TL toplam alacağı olduğunu, söz konusu alacağın muaccel olduğu rehinle temin edilmediğini, alacağın tahsili için Kocaeli İcra Dairesinin 2026/37312 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin henüz kesinleşmediğini, davacının alacağının varlığının sundukları fatura ve icra takip belgesiyle yaklaşık ispat edildiğini belirterek; alacağının tahsili bakımından borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Talep eden vekilinin İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK'nın m. 264/2 kapsamında takip sonrasında ihtiyati haciz talebinin mümkün olduğunu, ihtiyati haciz kararı icra takip işlemi niteliğinde olmayıp HMK'nın m. 389 kapsamında tedbir niteliğinde bir işlem olduğundan, derdest icra takibinin kesinleşmemiş olmasının ihtiyati haciz kararı alınmasına ve infazına engel teşkil etmediğini, Mahkemenin bu delillerin hiçbirini gerekçesinde değerlendirmediğini; sanki tek delil sunulmuş gibi sonuca ulaştığını, bu durumun HMK'nın m. 297/2 kapsamında gerekçe eksikliğini oluşturduğunu; Mahkemenin, ihtiyati haciz için aranmayan tam ispat standardını esas aldığını, oysa İİK'nın m. 258/1 yalnızca "yaklaşık kanaat" aradığını; Mahkemenin, borçlunun itiraz etmediği e-faturalara ilişkin TTK'nın m. 21/2 karinesini hiç değerlendirmediğini, borçlunun içinde bulunduğu durumun (Konkordato ilan edilmiş olması da göz önünde bulundurulduğunda) İİK'nın m. 257/I'de öngörülen ihtiyati haciz şartlarını - rehinle temin edilmemiş muaccel alacak + mal kaçırma/ödeme güçsüzlüğü emaresi - fazlasıyla karşıladığını, her geçen gün davacının alacağını karşılayacak mal varlığının azalmasına yol açtığını; ihtiyati haciz kararı verilmeksizin geçirilecek süre telafisinin imkânsız zarara dönüştüğünü belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Karşı taraf istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/05/2026 tarih, 2026/157 D.İş - 2026/156 D.İş sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati hacze ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı ihtiyati haciz talep eden tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında “Dengeden Sorumlu Grup Sözleşmesi” bulunduğu, sözleşme kapsamında tarafların birbirlerine fatura düzenleyip gönderdiği, bu kapsamda karşı tarafın faturalarının mahsup edilmesi durumunda ihtiyati haciz talep edenin alacaklı olduğu, karşı taraf hakkında icra takibi başlatıldığı, henüz kesinleşmediği, bu nedenlerle ihtiyati haciz talep edildiğinin bildirildiği, mahkemece talebin reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati haciz talep edenin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. İhtiyati haciz, İİK'nın 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK'nın 257. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği," 258. maddesinde; "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, 265. maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir. İcra ve İflâs Kanununun 258. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264. maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. Somut olayda; taraflar arasında “Dengeden Sorumlu Grup Sözleşmesi” bulunduğu, sözleşmenin 6.1.1.maddesinde faturaların düzenlenmesinin esaslarının kararlaştırıldığı, yine 6.1.2.maddesinde ise borcun muacceliyet tarihinin EPİAŞ tarafından ihtiyati haciz talep edene düzenlenen faturanın son ödeme tarihinden 2 iş günü önce olduğunun kararlaştırıldığı, ihtiyati haciz talep edenin faturaları, sözleşmeyi ve mesajlaşma içerikleri olduğunu beyan ettiği ekran görüntülerini ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde sunduğu görülmektedir. Mesajlaşma içerikleri olduğu beyan edilen ekran görüntülerinin okunamadığı, yine ihtiyati haciz talep edenin düzenlediği faturalardaki alacağın ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle sözleşmenin 6.1.2.maddesi gereği muaccel olduğuna dair EPİAŞ tarafından ihtiyati haciz talep edene düzenlenen faturanın da dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla ihtiyati haciz talep eden tarafın alacağının varlığını ve ihtiyati haciz tarihinde muaccel olduğunu dosyaya sunulan delillerle bu aşamada yaklaşık olarak ispat edemediği de anlaşıldığından mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*