Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/880 E. 2026/1299 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/880
Karar No
2026/1299
Karar Tarihi

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/880

KARAR NO : 2026/1299

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/06/2025 (Karar)

NUMARASI : 2023/278 Esas, 2025/381 Karar

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ...tarihinde ... ili ... ilçesi ... Beldesinde bisikletle hareket halindeyken ZMM sigortası bulunmayan ... plakalı aracın (vidanjör), kusurlu bir şekilde kendisine çarpması sonucu yaralandığını, sözü edilen kaza sonucunda müvekkilinin ayağında kırıklar oluştuğunu ve davacının ciddi manada mağdur edildiğini, müvekkilinin şikayetinin halen devam ettiğini, gerçekleşen trafik kazasıyla ilgili ... CBS tarafından başlatılan ... Soruşturma sayılı dosyasının derdest olduğunu, meydana gelen kaza hakkında olay yerinde kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, ayrıca yapılan araştırmadan, kazaya karışan aracın, sigortasız olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin davacının somut kazadan kaynaklı oluşan, geçici ve daimi maluliyet (maddi) zararının tazmini için, ilgili yaşa kapsamında davalı ... karşı işbu dava derdest edilmek durumunda kalındığını, somut kaza nedeniyle müvekkili adına, davalı ... yazılı başvuru yapıldığını, ... numaralı hasar dosyası açıldığını, ancak yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, uyuşmazlık hakkında arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, ancak yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanmadığını beyanla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava değer artırım dilekçesi ile talebini 72.686,02-TL olarak arttırdığı görülmüştür.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu yöndeki itiraz ve def'ileri sayın mahkeme takdirlerine sunulduğunu, Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca; zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasının gerekli olduğunu, başvuru ile sunulması gerekli zorunlu belgelerin ise; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda belirtildiğini, dolayısıyla usule uygun olmayan başvurulara binaen ikmal edilen davaların, dava ön şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda sigortası bulunmayan aracın kusuru bulunmadığını, davacının, kazanın ve zararın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, yaşı itibari ile davacının geçici iş göremezlik tazminatı kazanmasına imkanı olmadığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıların bir zararı oluşmadığını, buna ilişkin kesin ve mevzuata uygun bir rapor dosyaya sunulmadığını, iddia edilen zarar ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı da bulunmadığını ve davacının kaza öncesindeki sağlık durumunun tespit edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda ... tarihli hükümle; "....tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı işbu maddi tazminat davasının ikame edildiği, meydana gelen kazaya dair alınan ve yukarıda kısaca sonuç kısmına yer verilen kusur raporunda davacı ...in %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı ...in dosya arasına alınan ve yukarıda kısaca sonuç kısmına yer verilen maluliyet raporuna göre %3 oranında engellilik durumunun mevcut olduğu tespitinin yapıldığı, anılan raporlar ışığında düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacı ...in sürekli iş göremezlik nedeniyle 72.686,02 TL tutarında maddi tazminat alabileceği tespitinin yapıldığı, ayrıca mezkur raporda davacının 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığının görüldüğü, davacı vekilince 03/06/2025 tarihinde verilen dava değerini artırmaya yönelik dilekçe ile 72.686,02 TL tutarında maddi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıca ödenmesinin talep edildiği..." gerekçesiyle

"...1-Davanın kabulü ile;

72.686,02 TL'nin dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça usulüne uygun başvuru yapılmadığını, talep edilen eksik evraklar ve maluliyet raporu sunulmadan arabuluculuk ve dava yoluna gidildiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca dava şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ve müvekkilinin temerrüde düşmeyip davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, üniversitelerin adli tıp anabilim dallarının ilgili yönetmelik kapsamında rapor düzenleme yetkisi bulunmadığını, kazaya karışan ve sigortası bulunmayan iş makinesi niteliğindeki vidanjörün trafiğe çıkış izni olmaması sebebiyle ...'nın sorumluluğunun doğmadığını, olay tarihinde 12 yaşında olan davacının ebeveynlerinin gözetim yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle kazanın oluşumunda davacı tarafın tam kusurlu bulunduğunu, yerel mahkemece Adli Tıp Kurumu raporundaki tam kusur tespitine aykırı olan bilirkişi raporuna üstünlük tanınmasının ve çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabında askerlik indiriminin gözetilmediğini, 18 yaşından küçük davacı için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olup teminat dışı kaldığını, arabuluculuk ücretinden ve faizden sorumlu tutulmalarının kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmamış sigortasız aracın 30.05.2022 tarihinde kaza tarihinde 12 yaşında olan bisikletli davacı ...'a çarpması neticesinde davacıda meydana gelen cismani zarara dayalı 6098 sayılı TBK 54. maddesi uyarınca açılan maddi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince; yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş, davalı ... vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;

1-) 6100 sayılı HMK 297-(1)/b maddesine göre, hükümde tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin yer alması gerekmektedir.

İlk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında davacı konumunda olan tek kişi ... olduğu halde davacı olarak velisi sıfatıyla anne ve babasının da gösterildiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi kararının bu yön itibariyle yasaya aykırı olarak oluşturulduğu açıktır. Anılan hatalı husus karar yerinde düzeltilmelidir.

2-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

Somut olayda; 18.02.2025 tarihli .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca üç adli tıp uzmanı hekim tarafından düzenlenen rapora göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik gereği davacının %3 oranında malul olduğu belirtilmiştir.

Davacının vücudunda oluşan arazın niteliği ile (tibia-fibula kemiklerinde ayak parmaklarında meydana geldiği ifade edilen yaralanma ve kırıklar) belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında Yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Ayrıca kaza nedeniyle oluşan kemik kırıkları kapsamındaki arazın incelenmesi için gerekli olan ortopedi ve tramvoloji uzmanı ile fizik tedavi uzmanı hekimin raporu hazırlayan heyette yer almadığı, buna göre söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür.

Bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (inceleme konusuna göre şayet eksik varsa temini ile) dosyada bulunan raporlar da irdelenmek ve davacı asil bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, içerisinde adli tıp uzmanı ve diğer arazlar gözetilerek ortopedi uzmanı ve fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının da bulunduğu davacının ikametgahına en yakın üniversitenin adli tıp bölümünden ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2026/4315 E. 2026/4930 K. Sayılı, 2024/13503 E. 2026/5008 K. Sayılı, 2024/2862 E. 2026/262 K. sayılı ilamları)

3-) Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun (2.) bent dahilinde yapılan açıklamalar kapsamında kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kaldırma neden ve şekline göre (2) numaralı bentte karşılanan istinaf itirazı dışındaki sair istinaf nedenlerinin kararın mahiyeti gereği bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun gerekçedeki (2.) bent dahilinde yapılan açıklamalar kapsamında kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın KALDIRILMASINA, kaldırma neden ve şekline göre (2) numaralı bentte karşılanan istinaf itirazı dışındaki sair istinaf nedenlerinin kararın mahiyeti gereği bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine,

4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,

6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/880, K. 2026/1299, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-880-e-2026-1299-k-3d29627361bf