Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1055 E. 2026/1389 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1055
- Karar No
- 2026/1389
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1055 - 2026/1389 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1055 KARAR NO : 2026/1389
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :27/03/2026 tarihli ara karar NUMARASI :2026/206 Esas (derdest dosya)
DAVACI :TEKNİK KİMYA DONATIM MAKİNE ENERJİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :KABLOMAR KABLO HAM MADDELERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA TÜRÜ :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :24/03/2026 TALEP :İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ :24/03/2026
KARAR TARİHİ :08/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ :14/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine Kocaeli İcra Dairesinin 2026/6566 Esas sayılı dosyası nezdinde fatura alacağından kaynaklanan borç için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından tebliğ edilen ödeme emrine itiraz edildiğini, itiraz sonucunda icra takibi durdurulmuş olduğunu, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan bu itirazın iptali ile takibin devamı talepli dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı şirket borcunu vadesinde ödemediğini, davacının kimya sektöründe hizmet veren bir şirket olduğunu ve bu çerçevede borçlu Kablomar Kablo Ham Maddeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacı şirketten ürün ve hizmet satın aldığını, davacı şirketin yükümlülüklerini tam olarak ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı tarafından kesilen faturalara itiraz edilmediğini, davanın yasal süresi içerisinde açıldığını, davacının alacağı bir rehinle teminat altında olmadığı gibi, mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulüne, Kocaeli İcra Dairesi 2026/6566 sayılı dosyasına yapılan borca itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle asgari %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... İhtiyati Haciz talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin "yargılamayı gerektirir" gerekçesinin, ihtiyati haciz kanun yolunun amacına ve İİK hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, davacı şirketin alacağının muaccel olduğunu ve yaklaşık ispat koşulunun somut olayda gerçekleştiğini, fatura ve ticari kayıtlara dayalı alacaklarda ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerektiğinin bölge adliye mahkemesi içtihatlarıyla sabit olduğunu, alacağın rehinle temin edilmediğini ve mal kaçırma tehlikesinin mevcut olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/03/2026 tarih, 2026/206 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturadan kaynaklanan alacak nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, dava dilekçesi ve ekindeki belgeler birlikte değerlendirildiğinde dava konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi ve muacceliyet durumu yargılamayı gerektirdiğinden bu aşamada yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden İİK'nın 257/1-2. maddesindeki yasal şartlar oluşmamakla ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili, e-fatura ve cari hesap ilişkisine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince, dava dilekçesi ve ekindeki belgeler birlikte değerlendirildiğinde dava konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi ve muacceliyet durumu yargılamayı gerektirdiğinden bu aşamada yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden İİK'nın 257/1-2. maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı gerekçeleriyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Fatura tek başına alacağı kanıtlayacak belgelerden değildir. Fatura konusu mal ve hizmetin davalı borçluya tesliminin de kanıtlanması gerekir. Davacı tarafından, sadece faturalar sunulmuş olsa da malların veya hizmetin davalı tarafından alındığına dair teslim tesellüm belgesi sunulmadığı, böylelikle malların teslim edildiğine/hizmetin verildiğine ve alacağın talep edilen miktarda olduğuna ilişkin yaklaşık ispata yarar delil sunulamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan, mahkeme gerekçesinde yer verilen alacağın yargılamayı gerektirir ifadeleri, talebin geçici hukuki koruma olması nedeniyle yasanın düzenleme şekline ve amacına uygun olmamakla birlikte sonuca etkili görülmemiş ve eleştirilmekle yetinilmiştir. Mahkemece, ara karar başlığında; davacının vekili ile tarafların adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 391/2-a maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların ilk derece mahkemesince kurulacak esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*