Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1916 E. 2026/1377 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1916
Karar No
2026/1377
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1916 - 2026/1377 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1916 KARAR NO : 2026/1377

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :18/06/2025 NUMARASI :2024/597 Esas - 2025/410 Karar

DAVACI :ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :MEROSA ULUSLARARASI DANIŞMANLIK DIŞ TİCARET A.Ş. - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Alacak DAVA TARİHİ :03/05/2024

KARAR TARİHİ :08/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ :20/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu davalı şirket hakkında Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/544 Esas sayılı dosyası ile konkordatonun tasdiki yargılamasının görüldüğünü, dosya kapsamında konkordatonun tasdikine karar verildiğini, yargılama kapsamında davacı banka tarafından süresinde alacak bildiriminde bulunulduğunu, bankanın geçici mühlet tarihi olan 05.01.2021 tarihi itibariyle alacağının 42.586.815,60-TL olduğunu, davalı tarafından davacı bankanın alacağına itiraz edilerek davacı banka alacağının 32.544.779,60-TL olduğunun iddia edildiğini, konkordato davası kapsamında çekişmeli alacaklar hakkında verilen kararda 14.02.2024 tarihli rapora istinaden bankanın alacağının 31.250.000,00-TL rehinli alacak 9.371.098,84-TL adi alacak olmak üzere toplam 40.621.098,84-TL olarak tespit edildiğini, davacı bankanın alacağının 1.965.716,76-TL eksik tespit edildiğini belirterek bu tutarın konkordato projesine dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal 1 aylık süresinde açılmadığını, konkordato kapsamında kabul edilen alacak dışında davacıya konkordato borçlarının bulunmadığını, USD borçlarının olmadığını, konkordato dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bankanın alacak bildirimine olası zararları da dahil ettiğini, konkordato projesine göre ödemelerin devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davalı şirket hakkındaki konkordato tasdik kararı kanun yolu incelemesinde kaldırıldığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame edilen dava kapsamında henüz herhangi bir tahkikat yapılmadan, iddia edilen alacağın varlığına ilişkin herhangi bir delil değerlendirilmeden tesis edilen karar verilmesine yer olmadığı kararına eşlik eden yargılama giderleri ve ücret-i vekalete ilişkin hükümlerin yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafça ikame edilen davanın usulen alacak davasına dönüşmesi mümkün olmadığından, verilen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı her ne kadar hukuken isabetli ise de bu karara eşlik eden davanın açılmasına davacı tarafından sebebiyet verildiği tespitinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/06/2025 tarih, 2024/597 Esas - 2025/410 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/02/2024 tarih, 2023/544 E., 2024/79 K. sayılı kararı ile davalı şirketin konkordato talebinin adi alacaklar yönünden tasdikine karar verildiği, davacının eldeki dava ile konkordato sürecinde çekişmeli hale gelen alacağının konkordato projesine eklenmesi için İİK'nın 308/b maddesi uyarınca eldeki davayı açtığı, ilk derece mahkemesince davada görevli mahkemenin konkordatonun tasdikine karar veren Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 10/09/2024 tarih, 2024/1327 Esas ve 2024/1122 Karar sayılı ilamı ile '...Eldeki davanın taraflar ticaret şirketleri olup her iki taraf da tacirdir ve dava da her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle görevli mahkeme Ticaret Mahkemesidir. İlk derece mahkemesince davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı...' gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırıldığı, yargılama devam ederken davacının konkordato talebinin reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ilk derece mahkemesince konusuz kalan dava hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 308/b maddesi; "(EKLENMİŞ MADDE RGT: 15.03.2018 RG NO: 30361 KANUN NO: 7101/37) Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." şeklindedir.

Bu hüküm uyarınca açılan dava, niteliği itibariyle konkordato projesinin tasdiki kararı ile sıkı bağlantı içerisindedir. Çünkü, çekişmeli alacak davasında davanın kabulü yahut kısmen kabulü halinde verilecek karar eda hükmü içermeyip alacağın projeye eklenmesi şeklinde olacaktır. Bu nedenle İİK'nın 308/b maddesi uyarınca uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için mahkeme tarafından tasdik edilmiş bir konkordato projesi bulunması gerekir. İİK'nın 308/b maddesinde düzenlenen çekişmeli alacak davası açıklanan niteliği gereği konkordato tasdik kararı kaldırıldığında konusuz kalacaktır ve davanın kendiliğinden alacak davasına dönüşmeyecektir. Bu nedenle, konkordatonun tasdik kararı kaldırıldığında çekişmeli alacak davası konusuz kalacağından çekişmeli alacak davasında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekecektir. Eldeki davada, davalı şirket hakkında verilen konkordatonun tasdik kararı Dairemizin 31.10.2024 tarih 2024/966 Esas 2024/1523 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak davalı şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmiş, kararın temyiz edilmemesi üzerine Dairemiz kararı 17.04.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Bu nedenle eldeki dava konusuz kalmıştır. Somut olayda; 6100 sayılı HMK’nın 331/1.maddesine göre; Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Bu nedenle konusuz kalan eldeki davada, dava tarihi itibariyle haklılık durumlarının tespiti gerektiği ancak Mahkemece tarafların haklılık durumunun belirlenmesi amacıyla tahkikat yapılmadan ve haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin neden davalı üzerinde bırakıldığına dair gerekçe yazılmadan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; davacı bankadan kredi sözleşmeleri getirtilerek, dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi ile davacı bankanın davalı şirketten alacağı bulunup bulunmadığı, bulunduğu takdirde miktarının ne kadar olduğu hususunda rapor alınarak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasında haklı olup olmadığı, dolayısıyla yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulup tutulmaması gerektiğinin değerlendirilmesi gerekir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/06/2025 tarih, 2024/597 Esas ve 2025/410 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.08/07/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1916, K. 2026/1377, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1916-e-2026-1377-k-5f126f4d201e