İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1045 E. 2026/476 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1045
Karar No
2026/476
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1045 Esas KARAR NO : 2026/476

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;"Davacı şirket ile davalı arasında tütün mamulleri alım satımına ilişkin ticari iş ilişkisi kurulmuştur. Bu ticari ilişki bağlamında tahakkuk eden borç ödenmediğinden tarafımızca davalı aleyhine ... 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmıştır.olan zorunlu arabuluculuğa başvuru yapılmıştır. Ne var ki davalı, ... Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası üzerinden yürütülen arabuluculuk görüşmelerine katılmamış olup süreç "anlaşmama" olarak sonuçlanmıştır.Müvekkil şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı/borçlunun müvekkil şirkete dava tarihi itibariyle 15.040,84-TL borçlu olduğu anlaşıldığından borçlunun, icra takibine vaki haksız ve kötü niyetli itirazının Sayın Mahkemece iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesi için huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olmuştur.... 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren yıllara göre değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle alacağımızın davalıdan tahsiline, Davalının, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, davalının arabuluculuk toplantısına katılmamış olması da nazara alınarak vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; Tarafların bağlı bulundukları vergi dairesine müzekkere yazılarak 2024-2025 yılına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... 3.İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyalarının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir SMMM bilirkişi ile 02/04/2026 günü saat 14.00 tarihinde Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, taraflara inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri, ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir. Mahkememizin 11.03.2026 tarihli alınan ara kararı ile; davacı vekilinin HMK.m.218 hükmü gereği yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 13.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının, incelenen 2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalının, inceleme günü ticari defter belge sunmadığı, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığından ticari defter ve belge incelemesi yapılmadığı, Davacının, ticari defter ve kayıtlarında;İcra takibine konu ettiği 15.040,84 TL. alacağının olduğu, Davacının, 15.040,84 TL. alacağının, davalıya tanzim ettiği son 3 faturasından kaynaklandığı, Husumete konu edilen faturaların GİB e-Fatura sistemi üzerinden davalıya teslim edildiği, Husumete konu edilen faturaların içeriği tütün maddelerinin davalıya e-irsaliye ile teslim edildiği, irsaliyelerde davalı şirketin kaşesi ile imzanın bulunduğunun tespit edilmesi ile; işlemiş faiz talebinde bulumadığı ve 29.03.2024 tarihinde icra takibi yaptığı İcra Müdürlüğü ...E icra takibi ile talep ettiği 15.040,84 TL. ana para talebi ile 29.03.2024 icra takip tarihiden itibaren 15.040,84 TL. için faiz talebinin yerinde olduğu, 6.3. İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama dair bir husus olduğu..." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 14.05.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda 13/05/2026 tarihli rapor içerisinde icra dosya dosyasının ismi yerine alakasız bir icra dosyasının ismi sehven yanlış yazıldığını, İcra dosyasına ilişkin diğer bilgiler ve hesaplamada herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek; icra dosyasının ismi düzeltilerek özetle;" Davacının, incelenen 2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalının, inceleme günü ticari defter belge sunmadığı, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığından ticari defter ve belge incelemesi yapılmadığı, Davacının, ticari defter ve kayıtlarında; İcra takibine konu ettiği 15.040,84 TL. alacağının olduğu, Davacının, 15.040,84 TL. alacağının, davalıya tanzim ettiği son 3 faturasından kaynaklandığı, Husumete konu edilen faturaların GİB e-Fatura sistemi üzerinden davalıya teslim edildiği, Husumete konu edilen faturaların içeriği tütün maddelerinin davalıya e-irsaliye ile teslim edildiği,irsaliyelerde davalı şirketin kaşesi ile imzanın bulunduğunun tespit edilmesi ile; Davacının; işlemiş faiz talebinde bulumadığı ve 29.03.2024 tarihinde icra takibi yaptığı ... 3.İcra Müdürlüğü ... E icra takibi ile talep ettiği 15.040,84 TL. ana para talebi ile 29.03.2024 icra takip tarihiden itibaren 15.040,84 TL. için faiz talebinin yerinde olduğu, İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu..." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 3. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 3. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 15.040,84 TL toplam alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). 6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin... Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...". Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, taraflara ait 2024-2025 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde inceleme yapılarak taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanması için dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi 14/05/2026 tarihli raporunda davacının incelenen 2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin, inceleme günü ticari defter ve belge sunmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığından ticari defter ve belge incelemesinin yapılamadığı, davacının, ticari defter ve kayıtlarında; icra takibine konu ettiği 15.040,84 TL alacağının olduğu, davacının, 15.040,84 TL. alacağının, davalıya tanzim ettiği son 3 faturasından kaynaklandığı, Husumete konu edilen faturaların GİB e-Fatura sistemi üzerinden davalıya teslim edildiği, Husumete konu edilen faturaların içeriği tütün maddelerinin davalıya e-irsaliye ile teslim edildiği,irsaliyelerde davalı şirketin kaşesi ile imzanın bulunduğunun tespit edilmesi ile; Davacının; işlemiş faiz talebinde bulumadığı ve 29.03.2024 tarihinde icra takibi yaptığı ... 3.İcra Müdürlüğü ... E icra takibi ile talep ettiği 15.040,84 TL. ana para talebi ile 29.03.2024 icra takip tarihiden itibaren 15.040,84 TL. için faiz talebinin yerinde olduğu tespit edilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora itiraz dilekçesi sunulmamış ve rapor hükme esas alınmıştır. Dosya incelendiğinde; davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafça ticari defterlerin usulüne uygun kesin süreye rağmen ibraz edilmediği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının davalıdan 15.040,84 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafından rapora itiraz edilmediği, bilirkişi raporu ile takibe konu fatura alacağı nedeniyle alacağın kanıtlandığının kabulü ile asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiş; her ne kadar icra takibi ile yıllık TTK 1530. madde temerrüt faizi talep edilmiş ise de; İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere taraflar arasında bir tedarik sözleşmesi bulunduğu ve davacının da tedarikçi olduğu iddia ve ispat edilmemiş olup, TTK'nın 1530. Maddesinin eldeki davada uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmış; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması nedeniyle takibin asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle devamına karar verilmiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; asıl alacak olan 15.040,84 TL'nin %20’si oranındaki 3.008,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, icra takibinin 15.040,84 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek DEVAMINA, 2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 15.040,84 TL'nin %20’si oranındaki 3.008,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.027,43TL harçtan peşin alınan 615,40TL'nin mahsup edilerek bakiye 412,03TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40TL Başvuru Harcı, 615,40TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 1.230,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 11.135,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.135,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 15.040,84TL üzerinden hesaplanan 15.040,84TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 07/07/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1045, K. 2026/476, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1045-e-2026-476-k-b889bf84da9a