İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/783 E. 2026/477 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/783
Karar No
2026/477
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/783 Esas KARAR NO : 2026/477

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;"Davacı ile davalı şirket arasında imzalanan ekte sunulu 20.03.2025 tarihli "Kiralama Sözleşmesi" başlıklı sözleşme uyarınca, taraflar arasında ticari bir ilişki kurulmuştur. İlgili sözleşme başlığında her ne kadar kiralama sözleşesi ibaresi yer alsa da içerik itibariyle sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı da iş karşılığı müvekkil şirkete 32.000,00-Euro ödemeyi taahhüt etmiştir. İlgili anlaşmaya istinaden müvekkil sözleşme edimlerini eksiksiz biçimde yerine getirmiş akabinde davalı yana ekte sunulu ... numaralı ve 27.05.2025 tarihli faturayı düzenlemiştir. Lakin davalı yan sözleşme kapsamında 2 taksitle ödemesi kararlaştırılan ödemelerden 16.000 Euro'luk ilk taksidi ödemişse de 16.000 Euro'luk ikinci taksitin ödemesini yapmamıştır. Davalı yan kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiştir. Faturaya itiraz edilmemiştir sözleşmede yer aldığı üzere yetkili mahkeme İstanbul mahkemeleridir sözleşmede özel faiz şartı bulunmaktadır alacak likit olduğundan %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmelidir taraflar arasındaki sözleşmede delil sözleşmesi hükmü de bulunmaktadır. İhtiyati Haciz Talebimiz yönünden dava şartı Arabuluculuk Sürecinde Anlaşmaya Varılamamıştır. Öncelikle ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 16.000,00 euro için borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,huzurdaki davamızın kabulü ile; davalı tarafından başlatılan ... 34. İcra Müdürlüğü-... E. sayılı dosyasına yapılan borca itirazın iptaline ve takibin devamına takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini…” talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 34. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasını gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2025 yılına ait BA/BS formlarının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Mahkememizin 15.10.2025 tarihli alınan ara kararı ile; İhtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir. ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat müzekkeresi yazılarak davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde 1 mali müşavir bilirkişi ile inceleme yapılarak taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturadan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, davalı tarafa çıkartılacak davetiyede " dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini Mahkememize ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazereti ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmesi hususunda tarafına inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verildiğinin, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı" ihtarının eklenmesinin istenmesine, karar verilmiştir. Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi ile 12/02/2026 günü saat 14.00 tarihinde Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, davacı tarafa inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri , ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına, karar verilmiştir. Davacı vekiline icra takibinde talep ettiği işlemiş faizin faiz başlangıç tarihlerini mahkememize bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına, karar verilmiştir. Davalı tarafça ticari defterler sunulmadığından talimatın bila ikmal iade olduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 03.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Raporun içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yana ait 2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ...Tic. Ltd. Şti.'nin 2025 yılına ait ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu, süresinde beratlarının alındığı ve TTK hükümleri yönünden usulüne uygun olduğu, Taraflar arasında 20.03.2025 tarihli yazılı sözleşmenin bulunduğu, sözleşmede iş bedelinin 32.000 EURO olarak kararlaştırıldığı ve ödeme planının açıkça belirlendiği, Davacı tarafından sözleşmeye istinaden 27.05.2025 tarihli 32.000 EURO bedelli faturanın düzenlendiği, bu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve açık (ödenmemiş) nitelikte olduğu, Davalı tarafın 02.04.2025 tarihinde 16.000 EURO ödeme yaptığı, bu ödeme sonrasında davacı kayıtlarına göre 27.05.2025 tarihi itibariyle 16.000 EURO bakiye alacak oluştuğu, Davacı ve davalı taraflara ait karşılaştırmalı alış-satış (BA/BS) analiz formlarında, dava konusu işleme ilişkin olarak her iki tarafta da 1.417.136,00 TL tutarında mal hizmet kaydının bulunduğu ve bu durumun taraflar arasında ticari ilişkinin varlığını teyit ettiği, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenemediği..." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 34. İcra Dairesinin... Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 34. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 17.130,96 EUR toplam alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde, 16.000,00 EUR asıl alacak için açıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). 6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ... Esas,...Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...". Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 34. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, taraflara ait 2025 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere talimat müzekkeresi yazılmış; davalı tarafça ticari defterler sunulmadığından talimat bila ikmal iade edilmiştir. Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları yönünden taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin rapor hazırlanması için SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi 03/05/2026 tarihli raporunda davacının incelenen 2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, taraflar arasında 20.03.2025 tarihli yazılı sözleşmenin bulunduğu, sözleşmede iş bedelinin 32.000 EURO olarak kararlaştırıldığı ve ödeme planının açıkça belirlendiği, Davacı tarafından sözleşmeye istinaden 27.05.2025 tarihli 32.000 EURO bedelli faturanın düzenlendiği, bu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve açık (ödenmemiş) nitelikte olduğu, Davalı tarafın 02.04.2025 tarihinde 16.000 EURO ödeme yaptığı, bu ödeme sonrasında davacı kayıtlarına göre 27.05.2025 tarihi itibariyle 16.000 EURO bakiye alacak oluştuğu, Davacı ve davalı taraflara ait karşılaştırmalı alış-satış (BA/BS) analiz formlarında, dava konusu işleme ilişkin olarak her iki tarafta da 1.417.136,00 TL tutarında mal hizmet kaydının bulunduğu ve bu durumun taraflar arasında ticari ilişkinin varlığını teyit ettiği tespit edilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora itiraz dilekçesi sunulmamış ve rapor hükme esas alınmıştır. Dosya incelendiğinde; davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafça ticari defterlerin usulüne uygun kesin süreye rağmen ibraz edilmediği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının davalıdan 16.000,00 EUR tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafından rapora itiraz edilmediği, bilirkişi raporu ile takibe konu cari hesap alacağı nedeniyle alacağın kanıtlandığının kabulü ile davanın kabulüne; ... 34. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 16.000,00 EUR asıl alacak yönünden iptali ile, icra takibinin 16.000,00 EUR asıl alacak yönünden icra takibinde talep edilen faiz oranı ve türünün taraflar arasındaki sözleşmede belirlenmesi nedeniyle aynı şartlarla devamına karar verilmiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 34. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; asıl alacak olan 16.000,00 EUR'nun dava tarihindeki (15/10/2025) Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden (16.000,00 x 48,407 TL) 774.512,00 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 154.902,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 34. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 16.000,00 EUR asıl alacak yönünden İPTALİ ile, icra takibinin 16.000,00 EUR asıl alacak yönünden aynı şartlarla DEVAMINA, 2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; hüküm altına alınan asıl alacak olan 16.000,00 EUR'nun dava tarihindeki (15/10/2025) Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden (16.000,00 x 48,407 TL) 774.512,00 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 154.902,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihi itibariyle dava tarihindeki EUR efektif satış kuru olan 48,407TL üzerinden, dava değerinin dava tarihindeki TL karşılığı olan (16.000,00 x 48,407 TL) 774.512,00 TL üzerinden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 52.906,91TL harçtan peşin alınan 9.198,48 TL'nin mahsup edilerek bakiye 43.708,43TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40TL Başvuru Harcı, 9.198,48 TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 9.813,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 9.125,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.125,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 16.000,00 EUR'nun dava tarihindeki (15/10/2025) Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden (16.000,00 x 48,407 TL) 774.512,00 TL üzerinden hesaplanan 122.176,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 07/07/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/783, K. 2026/477, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-783-e-2026-477-k-bc4c5cb5988c