İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/29 E. 2026/475 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/29
Karar No
2026/475
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/29 Esas KARAR NO : 2026/475

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2026 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davalı ile davacı müvekkil şirket arasında internet tabanlı pazarlama teknolojilerine(ınsıder uygulamaları) ilişkin abonelik sözleşmesi bulunmakta olup davalı şirket sözleşme bedelini ödememiştir. Müvekkil Şirket ve Davalı Şirket arasında imzalanan işbu Insider Uygulamaları Abonelik Sözleşmesi 01/09/2022 tarihinden itibaren 12 (oniki) ay geçerli, yenileme sözleşmesi ile birlikte toplamda 24 ay olmak üzere sözleşmeler akdedilmiştir. İşbu sözleşme kapsamında Müvekkil Şirketin, Insider Uygulamaları hizmetini sağlayacağı, Davalı Şirketin de bu süre boyunca kullanım bedeli hüküm altına alınmıştır ve bu hususu taraflarca kabul, beyan ve taahhüt edilmiştir. Gelinen aşamada davalı/borçlu ile birçok dönem için ilgili sözleşmeler akdedilmiştir. Müvekkilim ... A.Ş sözleşmeye uygun olarak yüklendiği hizmet sunma edimini eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde ifa etmesine rağmen davalı taraf sözleşmeyle kararlaştırılan bedeli bir süre sonra ödememeye başlamış, sonra da iletişimi tamamen kesmiştir. Müvekkilimin davalı tarafa defalarca ödeme planı sunmasına, sözleşmeye uygunluğu sağlamak için davet etmesine rağmen; davalı bu tutumunu sürdürmüş, iletişimi keserek ödemeye yanaşmamıştır. Sözleşme uyarınca ınsıder ürünleri entegrasyon süreci davalı şirkete aittir. tüm bunların yanında taraflar arasında yürürlükte olan abonelik sözleşmesi kapsamında kesilen faturaların, iade faturası düzenlenmek suretiyle iptali mümkün değildir.davalı tarafça borcun kaynağı bilinmesine rağmen ödeme emrine itiraz edilmesi haksız ve kötü niyetli olup, itirazın iptali ile ayrıca iik 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.davalı/borçlunun takipte asıl alacağa işletilen faize yönelik iddiası mesnetesiz ve gerçek dışıdır. Hal böyleyken yukarıda açıklanan nedenlerle haklı alacağımızın tahsiline yönelik başlattığımız icra takibine yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptalini istemine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 8. İcra Dairesi'ne ait....sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2025 yıllarına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir SMMM bilirkişi ile 02/04/2026 günü saat 14.30 tarihinde Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, her bir fatura yönünden işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, taraflara inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri, ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir. Davacı vekiline icra dosyasında talep ettiği işlemiş faizin hangi tarihler arası talep edildiğine dair açıklama yapmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 18/05/2026 tarihli raporunda özetle; "Davacının incelenen 2024-2025-2026 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirket, inceleme günü ticari defter ve belge sunmadığı ve yerinde inceleme talebi de bulundığından ticari defter ve belge incelemesi yapılamadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarında; davalıdan 391.717,00 TL. alacağı olduğu, yapılan Tespitler Sonucunda; taraflar arasında 22.07.2022 Tarihinde akdedilen “Insıder Abonelik Sözleşmesi”nin, sözleşme süresinin dolması ile uzatıldığı akabinde bir kez daha uzatılarak 01.09.2024- 31.08.2025 tarih aralığında geçerli olmak üzere tekrar uzatıldığı ve husumete konu edilen faturaların bu dönemin içinde sözleşmeye dayalı ve 01.09.2024 ÜFE endeksine uygun fiyatlandırılarak düzenlendiği, davalıya GİB e-Fatura sistemi üzerinden teslim edildiği, fatura üzerinde yazılı olan ödeme vadelerinin sözleşmeye uygun olduğu, dava dosyasında hizmet ifasına ilişkin itiraz vb. Hususa rastlanmadığından davacının, davalıya husumete konu ettiği fatura bedelleri kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacının husumete konu ettiği CHS. alacağının 10 adet ve toplam tutarı 391.717,00 TL. Olan faturadan oluştuğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada; Davacının, 16.09.2025 tarihinde ... 8.İcra Müdürlüğü... E icra dosyası ile talep ettiği 391.717,00 TL. ana para talebi ile “Taleple Bağlılık İlkesi” gereği 44.095,93 TL. işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu..." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 8. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20’ sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 8. İcra Dairesinin ...Esas Sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 435.812,93 TL toplam alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde, asıl alacak olan 391.717,00 TL istem yönünden açıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). 6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin 2021/1179 Esas, 2025/31 Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...". Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, taraflara ait 2025 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde inceleme yapılarak taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, her bir fatura yönünden işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin rapor hazırlanması için dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi 18/05/2026 tarihli raporunda davacının incelenen 2024-2025-2026 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin, inceleme günü ticari defter ve belge sunmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığından ticari defter ve belge incelemesinin yapılamadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarında; davalıdan 391.717,00 TL. alacağı olduğu, davacının husumete konu ettiği CHS. alacağının 10 adet ve toplam tutarı 391.717,00 TL. Olan faturadan oluştuğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada; Davacının, 16.09.2025 tarihinde ... 8.İcra Müdürlüğü ... E icra dosyası ile talep ettiği 391.717,00 TL. ana para talebi ile “Taleple Bağlılık İlkesi” gereği 44.095,93 TL. işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu tespit edilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora itiraz dilekçesi sunulmamış ve rapor hükme esas alınmıştır. Dosya incelendiğinde; davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafça ticari defterlerin usulüne uygun kesin süreye rağmen ibraz edilmediği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının davalıdan 391.717,00 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafından rapora itiraz edilmediği, bilirkişi raporu ile takibe konu fatura alacağı nedeniyle alacağın kanıtlandığının kabulü ile davanın kabulüne; ... 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, icra takibinin 391.717,00 TL asıl alacak yönünden, icra takibinde talep edilen faiz miktarı ve türünün taraflar arasındaki sözleşmede belirlenmesi nedeniyle aynı şartlarla devamına karar verilmiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; asıl alacak olan 391.717,00 TL'nin %20’si oranındaki 78.343,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, icra takibinin 391.717,00 TL asıl alacak yönünden aynı şartlarla DEVAMINA, 2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 391.717,00 TL'nin %20’si oranındaki 78.343,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 26.758,18TL harçtan peşin alınan 4.510,49 TL'nin mahsup edilerek bakiye 22.247,69TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 732,00TL Başvuru Harcı, 4.510,49 TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 5.242,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 10.075,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.075,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 391.717,00 TL üzerinden hesaplanan 62.674,72TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 07/07/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/29, K. 2026/475, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-29-e-2026-475-k-c0267a1a290f