Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2006 E. 2026/2534 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2006
- Karar No
- 2026/2534
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2006 - 2026/2534 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2006 KARAR NO : 2026/2534 KARAR TARİHİ : 09/10/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2026 NUMARASI : 2026/744 ESAS 2026/664 KARAR DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/744 esas 2026/664 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirket sigortalısına ait elma emtiasının yüklü olduğunu, ... nolu konteynerler, ... liman sahasında gemiye yüklenmek için beklemekteyken, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem akabinde hasarlandığını, ... ve ... numaralı konteynerlerin tümüyle yandığını ve tam zayi olduğunu, ... numaralı konteyner muhtevası ürün kolilerinin ıslandığını ve ezildiğini, emtianın soğuk zincirinin kırılmış olup, emtiada küflenme, çürüme ve kokuşma olduğunu, ... numaralı konteyner muhtevası ürün kolilerinin istifinin bozulduğunu, emtianın soğuk zincirinin kırılmış olduğu emtiada küflenme, çürüme ve kokuşma olduğunu, ... ve ... numaralı konteyner muhtevası emtianın soğuk zinciri kırılmış olup, emtiada küflenme, çürüme ve kokuşma olduğunu, Davalı ...'a İzafeten ... Den. Nak. A.Ş. taşıyan sıfatıyla TTK md. 1178 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davacının hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olduğunu, 6102 Sayılı TTK 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve "kanuni halef" sıfatını kazandığını, bununla birlikte ibraname ile de TBK m.183 gereğince de "akdi halef" sıfatına haiz olduğunu, izah edilen nedenlerle ... İcra Müdürlüğünün 2023/16102 E. sayılı dosyasına Borçlu/Davalı tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlular/davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetini kanıtlayamaması nedenleriyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu taşıma için düzenlenen deniz yolu ile yük taşıma senetlerinin "Hukuk ve Yargı Yetkisi" (Law and Jurisdiction) başlığı altında düzenlenen 24. Maddesinde, taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde Hamburg Mahkemelerinin yetkili olduğunu düzenlediğini, bu kapsamda, huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde Hamburg Mahkemeleri yetkili olduğunu, yetkisiz mahkemede açılan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından dosyaya, dava dışı sigortalı ... Gıda tarafından düzenlenmiş/ imzalanmış bir ibraname ya da temlikname sunulmadığını, aktif husumet ehliyetini kanıtlayan ilgili belgelerin dosyaya sunulmasını, aksi takdirde dava şartı sağlanamayan davanın usulden reddini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " davacı tarafın taşıma sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebinde bulunduğu, davalı tarafın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiği, Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğu, davalı tarafın 31/10/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde bulunan taşıma senedinin yetki şartını kapsayan maddesinin “Aksi bu Konşimentoda açıkça belirtilmedikçe, bu Konşimento ve/veya Taşıyan ile taşıma talebinde bulunan taraf arasındaki sözleşmeden doğan veya bunlarla bağlantılı her türlü talep, uyuşmazlık, dava veya yargılama Alman hukukuna tabi olacaktır ve yalnızca Hamburg mahkemelerinde karara bağlanacaktır. Taşıyan, davayı Ticaret Erbabının iş yerinin bulunduğu yerde açma seçeneğine sahiptir.” hükmünü düzenlediği, yetki şartı uyarınca bahse konu konşimentodan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Hamburg Mahkemeleri münhasıran yetkili olup Mahkememizin işbu davayı görmeye yetkili olmadığı anlaşılmakla davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine" şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; konşimentodaki yetki şartlarıyla ilgili olarak Yargıtay'ın 22.06.2020 tarihli kararında konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğuna ve uyuşmazlığın çözümünde Türk Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, yetki anlaşmasının tek taraflı olarak yapılamayacağını, yetki anlaşmasında taraflardan yalnızca birinin imzasının olması TBK M.14' e aykırı olduğunu, HMK M. 17-18 uyarınca yetki anlaşmasını hukuken geçersiz kaldığını, her iki tarafça imza altına alınmamış olması konşimentonun arkasında bulunduğu iddia edilen yetki şartının yerel mahkemece kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, Emtia Sigorta Poliçesinden kaynaklı alacağın rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce, MÖHUK'ün 47.maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin yargı hakkı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, 6102 sayılı TTK'nın 105/2. maddesindeki yetki düzenlemesinin Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olmadığı ve yabancı tacirin Türkiyedeki acentesiyle işlem yapan Türk tacire seçimlik bir hak sağladığına dair bu tespitin doğal bir sonucu olarak yabancı tacirin Türkiye'deki acentesi aracılığıyla yapılan ve yabancı bir devlet mahkemesini yetkili kılan yetki sözleşmelerinin geçerli olduğu, TTK'nın 105/2. maddesinin taşıyıcıya izafeten acente tarafından veya acente aleyhine açılacak davalarda uygulanacak olmasına ve milletlerarası tahkim merciince acente aleyhine doğrudan hüküm kurulması halinde bu kararın tenfizi yönünde dava açılması aşamasında acente bakımından tenfiz şartlarının ayrıca değerlendirilecek bulunmasına göre(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/1544 Esas, 2025/6907 Karar sayılı kararı), inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli istinaf karar harcının peşin yatırılmış olduğu anlaşıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 09/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır