Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1398 E. 2026/2059 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1398
Karar No
2026/2059
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1398 KARAR NO : 2026/2059

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/04/2023 NUMARASI : 2021/356 Esas 2023/318 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/356 Esas 2023/318 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın ispatlanamadığından reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı .... A.Ş. vekilinin 26.05.2021 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin sigortalısı.... A.Ş.’ye ait çocuk bezi emtiasının taşınması sırasında oluşacak risklere karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, çocuk bezi emtiasının 19.09.2019 tarihli ve ARKALG0000004447 numaralı konşimento tahtında Cezayir’den Türkiye’ye taşınmak üzere ....gemisine hasarsız yüklendiğini, ancak konteyner kapakları açıldığında ARKU853398-5 numaralı konteyner emtianın hasar gördürdüğünün belirlendiği, hasar sebebinin ekspertiz incelemesinde konteynere su sızması nedeniyle oluştuğunun belirlendiğini, davalıların konişmentoyu düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle “fiili taşıyan” olarak hareket ettiklerini, emtianın taşıma sırasında hasar görmesi sebebiyle davalıların taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, 6102 sayılı TTK m. 1472’e göre müvekkilinin kanuni halef sıfatını kazandığını, 6102 sayılı TTK m. 1178 uyarınca davalıların kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermediklerini, hasarın eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, taşıyanın sorumluluğu bulunduğunu, davalılar / borçlular hakkında İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/4557 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçtiklerini, ancak davalıların itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk bürosuna başvurduklarını, anlaşamama tutanağının imzalandığını belirterek davalıların icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar .... A.Ş. ve ....A.Ş. İzafeten ..... A.Ş. vekili 11.08.2021 tarihli cevap dilekçelerinde; dava konusu emtianın teslim şeklinin CFR olduğunu, alıcının bütün hasarları üstlendiğini ve ödemenin ex gratia ödeme olmadığını, emtiaların geminin küpeştesine yüklendikten sonra alıcıya geçtiğini, sigorta poliçesi yönünden davacının sigortalısının eksik ödeme veya hiç ödememe ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle fatura ödemesi bulunabileceğini, nakliyat abonman sözleşmesi incelendiğinde 8. Maddenin a ve b bendine göre sigortalının sigortacıya usulüne uygun hasar ihbarında bulunmadığı gibi, taşıyana da usulüne uygun ihbar yapılmadığını, bu nedenle aktif sıfat yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, tarafların katılımı ile gerçekleştirilen bir expertiz incelemesinin bulunmadığını, (TTK m. 1185) hasar ihbarının yapılmadığını, tespitin bu süre içerisinde yapılmadığından hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabul edilemeyeceğini bu konuda bir karine oluştuğunu, taşıyanın sadece deniz taşımasını üstlendiğini, gönderen firmanın adresinden yükleme limanına kara taşımasının 3. kişi tarafından yapıldığından zararın deniz taşımasında meydana geldiği ispatlanamadığı gözetilerek müvekkilinin sorumlu olamayacağını, malların mühürlü olarak taşınarak alıcısına teslim edildiğini, buna göre hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kanıtlanabilmesi için davacının hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ispatlaması gerektiğini, konteynerlarda hasar ve delik bulunmadığını, taşıyanın sorumluluğunun TTK m. 1186’a göre sınırlı olduğunu belirterek davanın aktif husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... A.Ş. vekili 12.08.2021 tarihli süresinde verdiği cevap dilekçesinde; emtianın Alger Cezayir Limanından Marport Limanına müvekkil şirketin acenteliğini yaptığı .... A.Ş. tarafından denizyolu ile taşındığını, taşımanın ARKSAL0000018943 numaralı konşimento tahtında taşıyan .... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu taşımada acente sıfatı ile hareket ettiğini, konşimentoda ve navlun faturasında taşıyıcının .... A.Ş. adına acente sıfatıyla tanzim edildiğinin görüldüğünü, müvekkili şirketin davacı ile bir sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin taşıyan sıfatının bulunmadığını, bu davanın sadece dava dışı taşıyan .....a izafeten acentesi sıfatıyla açılabileceğini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının usulüne uygun bir hasar ihbarı ve tarafların katılımı ile yapılan bir inceleme bulunmadığından ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, hasar raporunun usulüne uygun olmadığını, taşımadan önce satıcının fabrikasında istif ve sayma sırasında veya gemide teslimden sonra alıcını fabrikasına taşınması sırasında zararın meydana geldiğinin kabulü gerektiğini, ekspertiz raporunda boşaltma limanı ile kara taşıması sırasında meydana gelme olasılığının yer aldığını, navlun faturasında hizmet adının “deniz ithalat navlunun” olarak yer aldığını, hasarın kara nakliyesinde gerçekleşmesi halinde müvekkilinin sorumlu olmayacağını, malların mühürlü olarak taşındığını ve aynı mühür ile alıcısına teslim edildiğini, konteynır içerisine yüklerin yükleyici tarafından yüklendiğini ve konteynır mührünün sigortalı yükleyen tarafından takıldığını, müvekkilinin istifleme, emniyete alma ve sağlamlaştırma işlemlerine nezaret yükümlülüğünün bulunmadığını, sorumluluğun davacının sigortalısında olduğunu, davacının delillerinde hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğine dair bir belgenin yer almadığını, taşımanın FCL/FCL Full Container Load olarak gerçekleştirildiğini, malların yükleten tarafından doldurulduktan sonra mühürlenerek teslim edildiğini, konşimentona üzerinde SLAC SHİPHERS LOAD STOW EİGHT AND COUNT ibaresinin yer aldığını ( yükleyici yükledi, istifledi, saydı, mühürledi klozunun yer aldığı), konşimento incelendiğinde Free In/free Out klozuna haiz olduğunu, taşıyanın yükleme ve boşaltma yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, iddia olunan tutanağın bulunmadığını, konşimentonun taşıma şart ve koşulları’nın .6A.i maddesine göre hasardan taşıyanın sorumlu tutulamayacağını, davacının sigortalısının malların bedeli bildirmediğini ve konşimentoda da yer almadığını, iddia olunan zarar miktarının dayanağının belirli olmadığını ve fahiş olduğunu, belirlenen hasar tutarını kabul etmediklerini, dayanağı olmayan 8.327,08 TL işçilik masrafının hasar tutarına eklendiğini ve bunun eklenmesinin bir dayanağının bulunmadığını belirterek davanın pasif husumet yönünden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesine hükmedilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasarlanmasına istinaden açılan rücuen takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/4557 Esas sayılı dosyası, poliçe, ihtarname, faturalar, konşimento, ekspertiz raporları, hasar dosyası incelenmiştir. İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/4557 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı .... AŞ’nin, takip borçluları ....'ya İzafeten ... A.Ş.,....A.Ş., .... A.Ş., .... A.Ş. aleyhine 25.06.2020 tarihinde 45.867,91 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçtiği, borçlulara ödeme emrinin 12.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 18.08.2020 tarihinde takibe konu borcun ferîleriyle birlikte tamamına itiraz ederek takibi durdurdukları belirlenmiştir. Davalının aktif husumet yönünden yapılan itirazının değerlendirilmesiyle; alıcı sigortalı.... A.Ş.’ye ait çocuk bezi emtiasının davacı sigortacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ve abonman poliçesi ile sigortalandığı, taraflar arasındaki satım sözleşmesinin CFR (cost freight) incoterms şartıyla yapıldığı ve hasar ve yararın malın gemiye yüklenmesiyle birlikte alıcıya / gönderilen / sigortalıya geçtiği ve bu nedenle davacının ileri sürdüğü hasar ve yararın satıcıda olduğu, satıcının alacağı temlik etme şartının gerçekleşmesinin aranmadığı, taşıyana gönderenin rücu etme imkânının bulunmadığından aktif sıfat yokluğu itirazının reddine karar verilmiştir. Ayrıca davacı taraf dosyaya ibraz etmiş olduğu 03.12.2019 tarihli ibraname ve temlikname belgesiyle davaya konu olan 45.856,91 TL bedelin sigortalı.... A.Ş.’ye ödemesiyle sigortalı tarafından davacıya alacağın temlik edildiğine ilişkin temlikname vermesiyle TBK m. 183 gereğince sigortalının alacak hakkını temlik aldığı belirlenmiş olduğundan aktif husumetin bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişiler Tekstil Mühendisi...., İstif Uzmanı.... ve Teknik Bilirkişi ....’den alınan 01.12.2021 ve 08.02.2022 tarihli raporlarda; dava konusu çocuk bezi emtiasının davacı sigortacının sigortalısı olan .... A.Ş tarafından Cezayir’den İstanbul Marport Limanına ithal edildiği, yükün davalı.... A.Ş. tarafından .... gemisi ile ARKU853398-5 numaralı konteyner ile taşındığı, alıcının deposuna tahliyesi sırasında yükte ıslaklık meydana geldiğinin tespit edilmesiyle .... Şti. tarafından 29.11.2019 tarihinde düzenlenen rapora göre ıslaklığın deniz suyu kaynaklı olmadığı, konteynerin yükleme ve boşaltma limanlarında beklemesi ile gemiye nakliyesi sırasında yağmur suyuna maruz kalıp, konteynerin tavan kısmındaki delik / çatlaktan veya bütününde kapıların deformasyona uğramasından dolayı emtianın ıslandığı, konteyner tavanında ıslaklığın fotoğraflarla tespit edildiği, gönderilen alıcı olan sigortalının aldığı malın satış şeklinin CFR olarak belirlendiği, eşyanın gemiye bindirildiği andan itibaren bütün riske alıcının katlandığı, böylece konşimentoda malın üzerinde herhangi bir kayıt bulunmadığından temiz bir şekilde teslim alındığına ilişkin karine oluştuğunu, dava dışı riske katlanma yükümlüsü sigortalının hasarının tazmininde sigortacının ex-gratia ödeme yapmadığı, eşyadaki zararın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğinin ispatı gerektiğini, TTK m. 1184 ve 1185’e göre gönderilenin eşyayı teslim aldığı sırada zararın meydana geldiğinin derhal ve en geç üç gün içerisinde bildirmesi gerektiği, aksi halde malın denizde taşıma senedinde yazılı olduğu şekilde yani temiz olarak teslim edildiğinin kabul edileceğini, somut olayda da; 5 nolu konteynerin tavanındaki delikten sızan su nedeniyle bir ve dört numaralı davalıların (.... A.Ş.’nin) bu zarardan sorumlu olduğu, diğer davalıların ise hizmet ifalarında özen yükümlülüklerini ihlal ettiklerine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekili 24.02.2022 tarihli beyan dilekçesinde; iki ve üç numaralı davalılarında sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Bu rapora karşı davalılar ...A.Ş. ve ....A.Ş. vekili 23.03.2022 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkillerinin sorumlu olmadığının belirlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Bu rapora karşı davalı .... ve .... A.Ş. vekili 23.03.2022 tarihli beyan dilekçesinde; aktif dava ehliyeti açısından inceleme yapılmadığı, survey raporunun iyi değerlendirilmediğini, boşaltma sırasında ekspertizin bulunmadığını, ekspertizin konteyneri incelemeden rapor düzenlediğini, konteynerin 02.10.2019 tarihli ordine ile sigortalı tarafından çekildiğini, incelemenin 29.10.2019 tarihinde yapıldığını, bu süre zarfında eşyanın nasıl saklandığının belirlenemediğini, konteyner tavanındaki delikle ıslanmasının nasıl tespit edildiğini, konteynerin aynı zamanda gözetim altında tutulduğunu, güvenlik sertifikasının bulunduğunu, davacı tarafın sigorta poliçesini sunmadığını belirterek ek bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir. Bilirkişilerden alınan 25.05.2022 tarihli birinci ek raporda; aktif husumet konusunda mahkemenin değerlendirme yaptığını, konteynerin tahliyeden önce hasarlandığına dair bir tespit bulunmadığını, 02.10.2019 tarihinden itibaren 20 gün sonra yapılan incelemeyle zararın tespit edilmesinin doğru olmadığını iddia ettiğini, ancak ekspertiz raporunda ıslaklıkla ilgili fotoğrafların çekildiğini, hasar nedeninin konteyner tavanındaki delikten doğduğunun belirlendiğini, mübrez belge ve fotoğraflar incelendiğinde konşimentonun temiz olmasının bir ve dört numaralı davalıların sorumluluklarını ortadan kaldırmadığını, zararın 44.686,90 TL olduğu, diğer masrafların zarar kapsamı dışında kalması gerektiğini belirterek eski raporlarını tekrar etmişlerdir. Bu rapora karşı davacı vekili 09.06.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; ek raporu kabul etmediklerini, tüm davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını belirtmiştir. Bu rapora karşı davalı ... A.Ş. vekili 09.06.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; konteynerler üzerinde hiçbir inceleme yapılmadığını, ekspertizin konteyneri hiç görmediğini belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir. Bu rapora karşı davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekili 09.06.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; kök raporda belirlendiği üzere müvekkillerinin sorumlu olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle rapora bir itirazlarının olmadığını beyan etmiştir. Tarafların asıl ve ek rapora itirazları gözetilerek bilirkişilerden alınan 06.10.2022 tarihli ikinci ek raporda; iki ve üç nolu davalıların fiilleriyle sonuç arasında bir bağlantı bulunamadığını, iddianın ispatlanamadığını, bir ve dört nolu davalıların ise mübrez belge ve fotoğraflara göre konteynerin davalılar tarafından tedarik edilmiş olması ve konşimentonun temiz olması nedeniyle sorumlu olduklarının kabul edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Bu rapora karşı taraf vekilleri aynı beyanlarını tekrar etmişlerdir. Mahkememizce toplanan delilleri ve yapılan incelemelere göre; Dava konusu çocuk bezi emtiasının Cezayir’den Türkiye’ye ithal edilmesi ve bu yükün taşınması işlemini davalı taşıyan .... A.Ş.’nin üstlendiği, yükün gemiye 19.09.2019 tarihinde yüklendiği, yükün gemiden 02.10.2019 tarihli ordinoyla sigortalı tarafından teslim alındığını ve 06.10.2019 tarihinde hasarın tespit edildiği ve ekspertiz hizmetlerini yapan .... şirketine 18.10.2019 tarihinde bildirildiği, bu tarihten sonra incelemenin 23.10.2019 tarihinde yapılıp 29.11.2019 tarihinde raporun düzenlendiği, yükün gönderilene teslim tarihi 02.10.2019 tarihi olup, bu tarih itibariyle gönderilen tarafından teslim alındıktan sonra yükün geldiği Marport Limanında veya yükün konteynerde teslim alındıktan sonra TTK m. 1185/1 hükmüne göre ziya ve hasarı tespit edici bir işlem yapılmadığı, 02.10.2019 tarihinde Marport Limanına ulaşan yük hakkında yükün alıcının adresine teslim edildikten sonra 06.10.2019 tarihinde gönderilen tarafından tespit edildiği, TTK m. 1185/2f hükmüne uygun olarak tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam veya bu husus için atanan resmi atanmış uzmanlar tarafından bir inceleme yaptırılmadığı, böylece eşyanın deniz taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim alındığının kabul edilmesi gerektiği, ayrıca eşyanın teslim alan tarafın teslim aldığı tarih itibariyle, yani eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sıra içeresinde zararın meydana geldiğini ispat edici herhangi bir delil de ibraz edemediği, bu halde gemide kaptanın gözetiminde düzenlenen hasarlara ilişkin konteynerin el değiştirme ve hasar kaydı bulunmadığı, mevcut durum itibariyle taşıyanın konteynerleri kusursuz teslim ettiğinin kabulünün gerektiği, bunun aksini iddia eden tarafın/ sigortalının bu iddiasını ispatla mükellef olduğu, zira; eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde hasara uğradığı ispatlanamadığından (süresi içeresinde tespit ve resmi makamlarca yapılmış bir inceleme bulunmadığından) davacının yük zararındaki hasar sorumluluğunun davalıdan kaynaklanan sebeplerden doğduğu ispatlanamamış olduğu belirlenmiştir. Davalı olarak yer alan bir ve dört numaralı ....’ya İzafeten ....A.Ş. ile ... . A.Ş. TTK m. 1238/1f uyarınca konşimentoyu taşıyan sıfatı ile imzalayan veya konşimentoyu kendi ad ve hesabına imzalanan kişinin taşıyan sayıldığı, somut olayda da taşıyanın ... A.Ş. / .... . olduğu ve pasif husumet ehliyetine haiz bulunduğu tespit edilmiştir. Taşıyanın TTK m. 1178/1f uyarınca eşyanın ziya ve hasarından, geç tesliminden doğan zararlardan sorumluluğunun bulunmakla birlikte, TTK m. 1185/1f uyarınca ziya ve hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında ya da aralıksız 3 gün içerisinde taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, ön görülen süreden sonra inceleme yapıldığı, dosyada bu bildirimin yapıldığına ilişkin bir belge bulunmadığı, ya da TTK m. 1185/2f ya göre eşyanın tarafların katılımı ile mahkeme / yetkili makam veya bu husus için resen atanmış uzmanlar tarafından yapılmış ise ihbara gerek olmayan bir durumda inceleme yapıldığına dair bir belgede bulunmadığı da belirlenmiştir. Buna göre TTK m. 1185/4f uyarınca hasar ve zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığının (taşıyanın sorumlu olmadığı, başka bir sebepten dolayı hasarın meydana geldiği konusunda) karine oluştuğunu kabul edilmesi gerekmektedir. Bu karinenin aksinin ispat olunabilecektir. Bunun aksi ancak taşıyanın sorumluluk sahasındayken taşıyanın ya da adamlarının kusur ve ihmalinden kaynaklandığının davacı tarafça ispatlanması gerektiği halde bu durumun ispatlanamadığı belirlenmiştir. Heyette bulunan bilirkişilerin incelemesinde her ne kadar bir ve dört numaralı davalıların konteyneri temin eden taraf olarak sorumlu olması gerektiğini belirtmişler ise de, konteynerdeki delikten sızan yağmur suyu nedeniyle meydana gelen ıslaklığın ekspertiz raporunda 23.10.2019 tarihinde tespit edildiği, yükün 02.10.2019 tarihinde gönderilene teslim edildiği, arada geçen zaman içerisinde zararın ne zaman meydana geldiğinin belirlenemediği, zararın yükün suyla temas etmesi sebebiyle meydana geldiği, konteynerde elverişsizlik olduğu ileri sürülmekle birlikte ekspertiz raporu dışında bu hususu ortaya koyan bir veri olmadığı, gümüş nitrat testinin negatif olması sebebiyle zararın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin ispatlanamadığı, kara yolu taşımasının da davalılar dışında üçüncü bir kişi tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında zararın hangi aşamada ve ne şekilde meydana geldiğinin dosya içeriğindeki belgeler çerçevesinde tespitinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle bilirkişilerin bu tespitlerine katılınmamıştır. Yükün hangi tarihte hasara uğradığı belirlenemediğinden bir ve dört numaralı davalılar hakkında davanın ispat edilemediği belirlenmiştir. Konteynerlerin ekspertiz incelemesinde fotoğraflarının çekilmediği, ekspertiz incelemesinde konteyner tavanında delik veya yapısında oluşan deformasyon sebebiyle içeriye giren yağmur suyu ıslandığı düşünüldüğü belirtilerek taşıyanın kusurlu olduğuna ilişkin yargıya varıldığı, ancak bu tespitin TTK m. 1185/4f’de yer alan taşıyan lehine oluşan karinenin aksini ispat edecek delil olarak yeterli bir delil olmadığı, zararın hangi aşamada ve nasıl meydana geldiği anlaşılamadığı, dolayısıyla TTK m. 1185/4f uyarınca ispat yükünün taşıyandan talepte bulunana ait olması karşısında bu karinenin çürütülemediğinden davanın bu davalılar yönünden reddi gerekmiştir. Yine iki ve üç numaralı davalılar hakkında ise sorumluluğunun bulunmadığı bilirkişiler tarafından da belirlenmiştir. Zira davacı tarafça bu davalıların üzerlerine düşen özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ispat edilememiştir. Bu davalıların operasyonel hizmetler vermesi ve tahliye ile ardiye hizmeti vermesi nedeniyle bu zararın doğduğu ispat edilememiştir. Bu nedenle bu davalılar yönünden de davanın reddi gerekmektedir. '' gerekçesi ile; Davacının davasının ispatlanamadığından REDDİNE, Davalılar her ne kadar %20 kötü niyet tazminatı talep etmiş iseler de, davacı taraf haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, Konşimentoda görüleceğinin üzere 1 ve 4 Numaralı davalıların konşimentoyu düzenleyen fiili taşıyan olması ve sorumluluklarının doğmuş olmasına rağmen TTK m.1185/4 uyarınca aksinin ispat edilemediğine karar verilmiş olması hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, 1 ve 4 Numaralı davalılara hasar bildirimi yapılmış olup, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılmamış olsaydı dahi hasar tespiti, tarafsız ve bağımsız yetkili eksper tarafından yapılmış olduğundan TTK m.1185/2 gereğince ihbara gerek olmamasına rağmen mahkemece hasar bildirimi yapılmadığına karar verilmiş olması hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece, 2 ve 3 Numaralı davalıların liman, ardiye ve terminal hizmeti vermesi ve dolayısıyla özen yükümlülüklerine aykırı davranmış olmalarına rağmen aksine karar verilmiş olması hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, 1 ve 4 no'lu davalı tarafından konşimento düzenlenmiş olup davalılar ttk md.1191 uyarınca fiili taşıyan sıfatına haiz olduğunu, bu sebeple meydana gelen hasardan sorumlu olduklarını, sigortalı tarafından hasar ihbarı yapıldığını, bununla birlikte, dosyada hasar tespiti, tarafsız ve bağımsız yetkili eksper tarafından yapılmış olduğundan ttk m.1185/2 gereğince ihbara gerek olmadığını, 1184/2 uyarınca "mümkün oldukça diğer taraf da incelemede hazır bulundurulur" denilmekle, her iki tarafın da katılma zorunluluğu bulunmadığı açıkça ifade edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalıların hasardan haberdar olmadığı düşünülse dahi Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca hasar ihbarının yapılmaması halinde bile dosya, diğer deliller göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, 2 numaralı davalı tarafından sigortalıya ait emtia için tahliye ve terminal hizmeti verilmiş olup davalı şirket dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması neticesinde emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, 3 no'lu davalının ardiye ve terminal hizmeti vermesi sebebiyle Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen emsal kararlar ışığında ve tbk md. 572 gereği meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğunu, 2 ve 3 numaralı davalıların, 1 ve 4 numaralı davalılar ile müştereken ve müteselsilen hasardan sorumlu olduğu aşikar bir husus olup, Mahkeme'nin hukuka aykırı kararının ortadan kaldırılmasını ve dosyada mübrez delillerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasarlanmasına istinaden açılan rücuen takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı vekilince, müvekkilinin sigortalısı .... A.Ş.’ye ait çocuk bezi emtiasının taşınması sırasında oluşacak risklere karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, çocuk bezi emtiasının taşıma sırasında hasarlandığı, ekspertiz raporu ile hasarın konteynere su sızmasından kaynaklandığının anlaşıldığını, davalıların konişmentoyu düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle “fiili taşıyan” olarak hareket ettiklerini ve taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalılar / borçlular hakkında İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/4557 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçtiklerini, ancak davalıların itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilince, davanın reddi talep edilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2023 tarih ve 2021/356 Esas 2023/318 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 179,90.TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1398, K. 2026/2059, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1398-e-2026-2059-k-2d24a7402b69