Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2013 E. 2026/2479 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2013
Karar No
2026/2479
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2013 - 2026/2479 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/2013 KARAR NO : 2026/2479 KARAR TARİHİ : 06/10/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/04/2026 NUMARASI : 2026/486 Esas, 2026/447 Karar

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/10/2026 YAZIM TARİHİ : 06/10/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/486 esas ve 2026/447 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkili sigortalısı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. 'ye ait polipropilen hammadesi emtiası, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, davacı şirket sigortalısına ait polipropilen hammadesi emtiasının yüklü olduğu ... numaralı konteynerlerin meydana gelen depremde hasarlandığını, ekspertiz incelemesi neticesinde, ... numaralı konteynerler ve konteyner içerisindeki emtianın ... ... Limanında bulunduğu sırada meydana gelen deprem sonrasında çıkan yangında bir kısım konteyner ve içerisindeki emtianın yanarak; diğer kısım konteyner içerisindeki emtiaların bir bölümünün ambalajlarının ısıdan etkilenerek delindiğini, yırtıldığını, form ve renk değiştirdiğini, ambalajı hasar gören yükün bir kısmının big bag çuvallar içerisine aktarıldığını ancak süprüntü olarak adlandırılan bu emtiaların içerisine kül, toprak, kütük parçası, vb. yabancı maddelerin karıştığını, yoğunluklu olarak paletli ürünlerin üst sırasında istifli malzemelerin liman sahasındaki söndürme çalışmaları esnasında konteynerlerin deforme olan kısımlarından sızan pis sudan etkilendiğinin tespit edildiğini, söz konusu deprem sebebiyle yüklerde meydana gelen hasarlara ilişkin olarak ... Üniversitesi Öğretim Görevlileri tarafından tanzim edilen Teknik Rapor ile de davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olduklarının tespit edildiğini, davalı ... ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş., TBK md.49 haksız fiil hükümleri, TBK md.561'de düzenlenen saklama sözleşmeleri hükümleri, TBK md. 572 maddesinde düzenlenen ardiyecinin saklama borcu hükümleri ve ayrıca TBK md. 69/II'de düzenlenen intifa hakkı sahiplerinin kusursuz sorumluluğu hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. TTK md. 1473 uyarınca meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı TCDD TBK md. 69/I uyarınca yapı malikinin sorumluluğu uyarınca limanda emtialarda meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... ...'a izafeten ... Deniz Acenteliği A.Ş.'nin taşıyan sıfatıyla TTK md. 1178 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, arz ile izah edilen nedenlerle ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/2468 esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlular/davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin ilgili konişmentoda yer alan yetki şartı nedeniyle davayı görmeye görevli ve yetkili olmadığını, Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğunu, işbu davanın dava konusu taşıma için taşıyan .... (“Taşıyan”) adına acentesi ... ... (...) LTD. tarafından ... numaralı konişmento düzenlendiğini, ... numaralı Konişmento ve Türkçe tercümesini ibraz ettiklerini, Konişmento’nun hüküm ve koşulları uyarınca Amerika Birleşik Devletleri dışında gerçekleşen tüm taşımaların İngiliz Hukukuna tabi olacağı ve bu taşımalardan doğan tüm uyuşmazlıkların Londra Yüksek Mahkemeleri önünde görüleceğinin yer aldığını, Konişmento’nun “Hukuk ve Yetki” başlıklı 29. maddesi ve Türkçe tercümesine göre, "ABD Dışı Ticaret: Bu Konişmento kapsamında doğan tüm talepler, başka hiçbir yargı merciine başvurma hakkı olmaksızın yalnızca İngiltere’deki Londra Yüksek Mahkemesi önünde ileri sürüleceğini bu Konşimentonun başka bir yerinde aksi belirtilmedikçe, söz konusu taleplere İngiliz Hukuku uygulanacağı” düzenlemesinin yer aldığını, uyuşmazlığa konu taşımadaki yükleme limanı, yükleten, taşımanın uluslararası sularda (Haifa, İsrail’den ..., Türkiye’ye) gerçekleştiğini ve Taşıyan’ın yabancı olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlıkta yabancılık unsurunun bulunduğunu, uyuşmazlığı görmeye Yetkili Mahkemenin belirlenmesinde Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin kuralların uygulanması gerektiğini, yetki şartı uyarınca bahse konu yük senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Londra Mahkemeleri münhasıran yetkili olup; Mahkemenin bu davayı görmeye yetkili olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğu, işbu davanın 29/01/2023 tarihli ... numaralı konişmentoya dayandırıldığı, konişmentonun yetki şartını kapsayan maddesinin "...ABD Dışı İşlemler: Bu Konişmento kapsamında doğan tüm talepler, başka hiçbir yargı merciine başvurma hakkı olmaksızın yalnızca İngiltere, Londra Yüksek Mahkemesi önünde ileri sürülecek ve görülecektir. Bu Konşimentonun başka bir yerinde aksi belirtilmedikçe, söz konusu taleplere İngiliz hukuku uygulanacaktır..." hükmünü düzenlediği, yetki şartı uyarınca bahse konu konşimentodan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Londra Yüksek Mahkemeleri münhasıran yetkili olup ; Mahkemenin bu davayı görmeye yetkili olmadığı gerekçesi ile davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konşimentodaki yetki şartıyla ilgili olarak Yargıtay'ın 22.06.2020 tarihli kararında, konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğuna ve uyuşmazlığın çözümünde Türk Mahkemeleri'nin yetkili olduğuna hükmedildiğini, bu kapsamda Yerel Mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, Yetki Anlaşmasının tek taraflı yapılamayacağını, yetki anlaşmasında taraflardan yalnızca birinin imzasının olması TBK m.14'e aykırı olduğunu, HMK m.17-18 uyarınca yetki anlaşmasını hukuken geçersiz kılacağını, her iki tarafça imza altına alınmamış olması sebebiyle konşimentonun arkasında bulunduğu iddia edilen yetki şartının Yerel Mahkemece kabul edilmesinin hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte, yetki şartının bir an için geçerli olduğu düşünülse dahi, yetki şartının Borçlar Kanunu'nun 20 ve 21. maddeleri kapsamında "Genel İşlem Şartı" olduğunu, yazılmamış sayılması gerektiğini, konşimento taşıyan adına acentesi tarafından düzenlenmiş olup acentenin tahkim/yetki anlaşması yapabilmesi için bu hususta özel yetkisinin bulunmasının gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından taşıma esnasında meydana gelebilecek rizikolara karşı sigortalanan dava dışı sigortalıya ait polypropilene emtiasının konteyner içerisinde ... Limanı'nda beklemekteyken meydana gelen 06/02/2023 depremi ve sonrasında çıkan yangın sonucu emtianın tamamen zayi olduğunu, zarar gören sigortalıya ödeme yapıldığını ve işbu tazminatın zarara sebep olan davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine dava konusu icra takibinin başlatıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise müvekkili şirketin konşimentoda adının bulunmadığını, acente sıfatının bulunmadığını, bu sebeple husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca konşimentodaki yetki şartı sebebiyle mahkemenin yetkili olmadığını, Londra Yüksek Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda; ibraz edilen konşimentonun 29. maddesindeki yetki şartına göre uyuşmazlık halinde İngiliz hukukunun uygulanacağı ve İngiltere Londra Yüksek Mahkemesi'nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 105/2. maddesindeki yetki düzenlemesinin Türk Mahkemeleri'nin münhasır yetkisine ilişkin olmadığı ve yabancı tacirin Türkiye'deki acentesiyle işlem yapan Türk tacire seçimlik bir hak sağladığına dair bu tespitin doğal bir sonucu olarak yabancı tacirin Türkiye'deki acentesi aracılığıyla yapılan ve yabancı bir devlet mahkemesini yetkili kılan yetki sözleşmelerinin geçerli olduğu, TTK'nın 105/2. maddesinin taşıyıcıya izafeten acente tarafından veya acente aleyhine açılacak davalarda uygulanacak olmasına ve milletlerarası tahkim merciince acente aleyhine doğrudan hüküm kurulması halinde bu kararın tenfizi yönünde dava açılması aşamasında acente bakımından tenfiz şartlarının ayrıca değerlendirileceği(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/1544 Esas, 2025/6907 Karar sayılı kararı), yine 6100 sayılı HMK'nın 114/1-a maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması şartının diğer genel ve özel dava şartlarından önce incelenmesi gerektiği, mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın milletler arası yetki şartı sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2--492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.06/10/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2013, K. 2026/2479, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2013-e-2026-2479-k-4151c29133fe