Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2010 E. 2026/2524 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2010
Karar No
2026/2524
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2010 - 2026/2524 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/2010 KARAR NO : 2026/2524 KARAR TARİHİ : 09/10/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/05/2026 NUMARASI : 2026/665 Esas, 2026/596 Karar

DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/10/2026 YAZIM TARİHİ : 09/10/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/665 esas ve 2026/596 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket sigortalısına ait boru profil emtiasının yüklü olduğu ... nolu konteynerlerin ... liman sahasında gemiye yüklenmek için beklemekteyken, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem akabinde hasarlandığını, ekspertiz incelemesi neticesinde zararın tespit edildiğini, tarafların sorumluluğunu tespit edebilmek için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/36 Değişik iş numaralı dosyası tahtında delil tespiti talebinde bulunulduğunu, yine söz konusu deprem sebebiyle yüklerde meydana gelen hasarlara ilişkin olarak ... Üniversitesi, ... Öğretim Görevlisi Prof. Dr. ... ve ... Öğretim Görevlisi Prof. Dr.... tarafından tanzim edilen Teknik Rapor ile de davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olduklarının tespit edildiğini, davalı ... ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş.'nin TBK md.49 haksız fiil hükümleri, TBK md.561'de düzenlenen saklama sözleşmeleri hükümleri, TBK md. 572 maddesinde düzenlenen ardiyecinin saklama borcu hükümleri ve ayrıca TBK md. 69/II'de düzenlenen intifa hakkı sahiplerinin kusursuz sorumluluğu hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.nin TTK md. 1473 uyarınca meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı TCDD'nin TBK md. 69/I uyarınca yapı malikinin sorumluluğu uyarınca limanda emtialarda meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... ....'ya İzafeten ... Den. Ve Nak. A.Ş.'nin taşıyan sıfatıyla TTK md. 1178 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle borçlular aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/22765 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalıl/borçlular tarafından yapılmış olan itirazın haksız olup, tamamen kötü niyetli olarak alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını, bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/22765 esas sayılı dosyasına borçlu/davalılar tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlular/davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kendisine izafeten huzurdaki dava ikame edilen “... ...” unvanlı şirketin "... Konteyner Taşımacılık A.Ş." olduğunu, dolayısıyla açılan davada taraf gösterme noktasında maddi hata yapıldığını ve ... Konteyner Taşımacılık A.Ş'nin taraf olarak gösterilmek istendiğinin anlaşıldığını, bu durumda davalı olarak gösterilmek istenen ... Konteyner Taşımacılık A.Ş.'nin düzenlediği konişmentolarda gerek ticari merkezinin bulunduğu yer mahkemesi gerekse konişmentoda yer alan yetki şartı uyarınca, ... Konteyner hakkında başlatılan takipte ve işbu davada İzmir İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri yetkili olduğunu, işbu nedenle, icra takibinin başlatıldığı ... İcra Dairelerinin yetkisiz olup takibin İzmir İcra Dairelerinde başlatılması gerektiğini, söz konusu yetki itirazı, ... İcra Dairesi'nin 2023/22765 esas sayılı icra dosyasında da bulunduğunu, yetkisiz mahkemede açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı sigortalının ... Konteyneri ibra ettiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, ... Konteynerin deniz yolu ile yükün taşınmasına ilişkin sorumluluğu başlamadığını, ... Konteynerin gemiye yüklenmeden önce emtiada meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağını, davalı ...'ın kendisine teslim edilen eşyanın güvenliğini sağlamak ve her tür önlemi almakla yükümlü olduğunu, TTK m. 1180 hükmü uyarınca taşıyanın yangın nedeniyle meydana gelen zararlardan sorumlu tutulamayacağını, açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle Mahkemenin huzurdaki yargılamada yetkisiz olması ve diğer ilk itirazlar doğrultusunda davanın usulden reddine, davacının aktif husumetinin bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, her halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı ve davalı tarafın tacir olduğu, HMK'nin 17. maddesi uyarınca sözleşme ile kararlaştırılan yetki anlaşmasının kesin yetki olduğu, davalı tarafın 26/01/2026 uyap tarihli beyan dilekçesi ekinde yeralan konşimento ve tercüme kayıtlarının 5 nolu “Yargı Bölgesi” başlıklı maddesinde:''İşbu konşimentodan kaynaklanan yahut işbu Konşimento kapsamında taşımacıya karşı ileri sürülecek her türlü talep, münhasıran Türk Hukuku'na tabi olacak ve Türkiye Cumhuriyeti İzmir Mahkemelerinin yetkisi dahilinde görülecektir'' hükmü düzenlendiği, buna göre İzmir İcra Dairelerinin kesin yetkili olduğu, davaya esas teşkil eden icra takibinin usulüne uygun yapılmadığı, geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece hukuka aykırı tesis edilen kararın aksine, davalının iddia ettiği konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğunun izahtan vareste olduğunu, tefrik olunan ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1471 esas sayılı dosyasında hem söz konusu hasarın ... Limanı'nda meydana gelmiş olması hem de anılan 2024/1471 esas sayılı dosyada yer alan davalı ... ... Uluslararası Liman İşletmeciliği Anonim Şirketi'nin adresinin de ...'da bulunması nedeniyle icra takibinin HMK md. 7 uyarınca hukuka uygun şekilde yetkili icra dairesinde başlatıldığını, ayrıca, davalı vekili tarafından İcra Dairesi'ne yapılan borca itirazda yetkili icra dairesinin gösterilmediğini, yetki anlaşması tek taraflı yapılamayacağını, yetki anlaşmasında taraflardan yalnızca birinin imzasının olmasının TBK m.14'e aykırı olduğunu, HMK m.17-18 uyarınca yetki anlaşmasını hukuken geçersiz kılacağını, bu kapsamda, her iki tarafça imza altına alınmamış olması sebebiyle konşimentonun arkasında bulunduğu iddia edilen yetki şartının yerel mahkemece kabul edilmesi hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte, yetki şartının bir an için geçerli olduğu düşünülse dahi, yetki şartının Borçlar Kanunu'nun 20 ve 21. maddeleri kapsamında "genel işlem şartı" olup yazılmamış sayılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından taşıma esnasında meydana gelebilecek rizikolara karşı sigortalanan dava dışı sigortalıya ait profil boru emtiasının konteynerler içerisinde ... Limanı'nda beklemekteyken meydana gelen 06/02/2023 depremi ve sonrasında çıkan yangın sonucu emtianın tamamen zayi olduğunu, zarar gören sigortalıya ödeme yapıldığını ve işbu tazminatın zarara sebep olan davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine dava konusu icra takibinin başlatıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında yapılmış yetki sözleşmesinde mahkemeden söz edilmiş ise, bu ifadenin icra dairelerini de kapsayıp kapsamadığı doktrinde tartışmalı ise de, Yargıtay genellikle, bu kayıtların icra dairesini de kapsadığını kabul etmektedir. Zira uyuşmazlığın çözümü için yapılan yetki sözleşmesi sadece mahkemeden karar alınmasını değil, karardan önce veya sonra başvurulacak cebrî icrayı da kapsar (Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan/ Özekes; İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 2013 s.176).(bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/15-1021 Esas, 2014/424 Karar sayılı kararı) Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, taraflar arasında dava konusu emtiaların taşınmasına ilişkin konşimentonun 5. maddesinde işbu taşımadan kaynaklanacak uyuşmazlıklarda İzmir mahkemelerinin yetkili kılındığı, işbu yetki şartının icra takipleri açısında da geçerli olacağı, davalının borca itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu, bu haliyle davalı taşıyıcı açısından yetkili icra müdürlüğünde yapılmış bir takipten bahsedilmeyeceği, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2--492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.09/10/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2010, K. 2026/2524, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2010-e-2026-2524-k-c6338ab0ae0a