İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/289 E. 2026/751 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/289
- Karar No
- 2026/751
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/289 Esas KARAR NO : 2026/751
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 31/03/2026 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davalı/borçlu ... tarafından 04.06.2025 tarihinde Avcılar İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan .... İlçesi, ... Mahallesi,...adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir.Meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenicisi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 42.549,86-TL borç davalı yana tahakkuk ettirilmiştir.Davalı/borçlu tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 47.863,04-TLnin tahsili amacıyla ilamsız takip yapılmış ve borçluya ...ödeme emri gönderilmiştir. Davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep etmiştir.Davalının davaya konu eylemi, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında haksız fiil teşkil etmekte olup, müvekkilin uğradığı zararın tazmininden sorumludur. Zararın kesin tutarı ancak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle, 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesi gereğince kısmi dava açma hakkımızı kullanıyoruz. Müvekkil şirketin uğradığı zararlar bakımından; zarar kalemlerinden şimdilik sadece malzeme bedeli olan 11.326,96-TL ile bu bedelin %20 oranında KDV'si olan 2.265,39 -TL'nin toplamı 13.592,35-TL üzerinden, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, itirazın kısmen iptaline ve 13.592,35-TL üzerinden takibin devamına ve hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.İzah edilen nedenlerle;fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalının ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının şimdilik 13.592,35-TL (malzeme bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile tarafımıza ödenmesine,davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline, Arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan 24/04/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"Müvekkil idarenin sahada uygulama yapması muhtemel dairelerinden bilgi talep edilmesi üzerine, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği ... adresinde 4.06.2025 herhangi bir çalışma yapılmadığı bildirilmiş olduğundan gerçekleştiği iddia olunan hasarla İdarenin herhangi bir irtibatı yoktur bu sebeple açılan davanın reddi gerekmektedir.Müvekkil İdare bir kamu kuruluşudur. Kamu yararı amacıyla hizmet eder, iş ve işlemlerinde idari usül ve esaslara bağlı kalmak durumundadır. Yapılması izin ve ruhsata bağlanmış bir durumla ilgili İdarenin izinsiz çalışma yapması düşünülemez.Davacı daha hangi adreste hasarın gerçekleştiğini tam olarak ortaya koyamamıştır.Davacının hasar tesbit tutanağı formuna hasar vereni belirleyen başkaca kayıtlar fotoğraflar olmaksızın sadece ... olduğunu yazmasının hukuken bir anlamı yoktur. Zira tutanağa göre hasar verenin ... ekibi olduğu, çalışma tabelası İSKİ logolu araçlar vs fotoğraflarla ortaya konulmuş değildir.Olay yerinde çalışma yapan kişi veya kurumlara ait tabela ve çalışmaları yapan araçlar tespit edilememiştir. Hangi kurum veya firmaların çalışma yaptığı tutanak ekindeki belgelerden anlaşılamamaktadır....'nin kendi kendine izin oluşturulmadan veya resmi kayıtlara girmeden, elemanlarının insiyatif alarak izinsiz veya kayıtsız kazı yapmış olması düşünülemez. Davacı ...A.Ş.’nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tessatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıkmaktadır.İzah edilen sebeplerle haksız davanın, usul ve esastan reddine, yargılama masrafının ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini...."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 33. İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... Belediyesi ile ...Belediyelerine ayrı ayrı müzekkere yazılarak 04/06/2025 tarihinde "..." adresine kazı çalışma ruhsatı verilip verilmediğinin, verildi ise tüm bilgi ve belgelerin iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ...'a müzekkere yazılarak varsa kazı yapılan "..." adresine ait tüm yer altı projesi ile eklerinin iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacı vekilince kazı yapılan yere ilişkin varsa renkli fotoğraflar ile kazı çalışmasının yapılacağına ilişkin davalı kurumdan gözlemci bulundurulması için bilgi notu gönderilip gönderilmediğinin iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ...'ye müzekkere yazılarak "..." adresinde 04/06/2025 tarihinde çalışma yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise tüm bilgi ve belgelerin iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Dosyanın bir inşaat mühendisi bilirkişisine tevdii ile, takibe konu eylem nedeniyle davalının kusurlu olup olmadığı, kusur ve alacak miktarının tespiti ile davacının faize hak kazanıp kazanmadığı, kazanmışsa takipteki faiz miktarının doğru olup olmadığı konusunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, karar verilmiştir. ...'ye tekrardan müzekkere yazılarak dosya içerisindeki hasar tespit formu eklenmek suretiyle (...) 04/06/2025 tarihinde herhangi bir kuruma kazı ruhsatı verilip verilmediği hususunda bilgi verilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Bilirkişiden alınan 28/06/2026 tarihli raporunda özetle;"Davacı ... tarafından dava dosyaları sunulan belgeler ve fotoğraflarda davaya konu hasarın davalı ... tarafından verildiğini ispat açısından, davacı kurum tarafından düzenlendiği anlaşılan ve içeriğinde...bulunan hasarda “Hasar Veren : ...” yazan Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Tespit Tutanağı formu sunulmuş olduğu, dosyada bu yönde, başka bir belge bulunmadığı, Sayın Mahkeme tarafından sorulması üzerine ... Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü tarafından Mahkeme’ye gönderilen 12.06.2026 tarihli yazida; “Müdürlüğümüz tarafından gerçek ve tüzel kişilere kazı ruhsatı verilmekte ve kontrolleri yapılmaktadır. İlgi yazınızda belirtilen 04.06.2025 tarihinde Davcılar İlçeşi, ...adresinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat İzni verilmediği AYBİS programımız üzerinden yapılan incelemede anlaşılmıştır.” denilmekte olduğu ve de sıralanan bu bilgiler ışığında davaya’ya takibe konu eylem nedeniyle davalı ... nin kurslusu olup olmadığı ile ilgili takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır.Mahkeme tarafından davalı ... nin hasarda kusuru bulunduğu kararına varılması durumu için; sunulan fotoğraflarda da açık olarak görüldüğü üzere hasara uğrayan AG yeraltı kablosunun 2 adet ek mufu (3x240 sc 120 sc mm2 Termoplastik Alüminyum) ve 4 metre kadar AG yeraltı kablosu (3x185 + 95 mm2 Alüminyum ...) kullanılmak sureti ile giderilirken olduğu ve bu hasar gideri için kullandığı görülen malzemeler için hesaplanan 11.326,96 TL + % 20 KDV (KDV dahil 13.592,35 TL) Malzeme Bedelinin piyasa rayiçlerine uygun kadri maruf olduğu..."rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin olup uyuşmazlık noktaları tarafların aktif pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı ise miktarına ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.12.2007 tarih ve... Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine sahiptirler. Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Görüldüğü üzere, taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için defi değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir. Uygulamada sıfat yerine genel olarak "husumet", davacı bakımından "aktif husumet ehliyeti", davalı bakımından "pasif husumet ehliyeti" tabirleri kullanılmaktadır. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur...". İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Dosya kapsamından dava dilekçesi ekinde yer alan fotoğrafların hasar tarihindeki hasar mahalline ait olup olmadığının anlaşılamadığı, davacı tarafından dinletilen tanıkların bu takibe konu hasar tutanak mümzisi yahut bu takibe konu hasarı gören görgü tanıkları olmadığı, davacı tarafından dinletilen tanıkların somut hasara ilişki beyanda bulunmayıp hasarı genelde ... ya da igdaş verir şeklinde tahmine dayalı beyanda bulundukları anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. TBK madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının davaya konu hasarı davalının yahut davalıya bağlı yüklenicinin verdiği usulüne uygun bir biçimde ispat edilmemiştir. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir...". Davaya konu ... 33. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 42.549,85 TL hasar bedeli, 04/06/2025-15/09/2025 arası 5.313,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.863,04 TL alacak yönünden takip talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasının malzeme bedeli olan 11.326,96-TL ile bu bedelin %20 oranında KDV'si olan 2.265,39 -TL'nin toplamı 13.592,35-TL üzerinden takibin devamı için açıldığı görülmüştür. 15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği" nin 4. Maddesinde tanımlandığı üzere "altyapı" kavramı "içme suyu kanalizasyon projeleri, elektrik doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri hafif yaylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları" ifade etmekte ve kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti bulunmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya, davacı kurumdan kazı yapılan "..." adresine ait tüm yer altı projesi ile ekleri, ... Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünden 04/06/2025 tarihinde "..." adresine kazı çalışma ruhsatı verilip verilmediğinin, verildi ise tüm bilgi ve belgeler celp edilmiştir. Akabinde dosya, takibe konu eylem nedeniyle davalının kusurlu olup olmadığı, kusur ve alacak miktarının tespiti ile davacının faize hak kazanıp kazanmadığı, kazanmışsa takipteki faiz miktarının doğru olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 28/06/2026 tarihli raporunda davacı ... tarafından dava dosyaları sunulan belgeler ve fotoğraflarda davaya konu hasarın davalı ... tarafından verildiğini ispat açısından, davacı kurum tarafından düzenlendiği anlaşılan ve içeriğinde Denizköşkler Mahallesi, Bilen Sokakta bulunan hasarda “Hasar Veren : ..” yazan Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Tespit Tutanağı formu sunulmuş olduğu, dosyada bu yönde, başka bir belge bulunmadığı, davaya ve takibe konu eylem nedeniyle davalı İSKİ nin kusurlu olup olmadığı ile ilgili takdirin Mahkeme’ye ait olacağı kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama , taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamındaki hasar tespit tutanakları, fotoğraflar ile taraf iddia ve savunmaları hep birlikte dikkate alındığında hasarın gerçekleştiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarafların bu hasarda kusur durumları ile davalının gerçekleşen zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Davacının davalı tarafından 04/06/2025 tarihinde ... adresinde yapılan çalışmalar sırasında, davacının tesislerine hasar verildiğinden bahisle, hasar bedelinin tahsili bakımından yapılan icra takibine davalının itirazının iptalini talep ettiği, davacı şirket meydana gelen zararın davalı tarafından verildiğini iddia etmiş ise de, davalının kablolardaki hasarı meydana getirdiklerine ilişkin bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, sadece davacı şirket çalışanları tarafından tanzim edilen tutanağın olduğu, ...Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabından da anlaşılacağı üzere davalının o tarihte bildirilen adreste kendilerince yada taşeronlarınca yapılan bir çalışma olmadığı, davacı tarafça sunulan belgeler arasında yer alan fotoğrafta yapılan kazı çalışmasının hangi kuruma ait olduğunun anlaşılamadığı, dava konusu hasarın davalı şirket veya taşeronu tarafından yapıldığına dair kesin bir tespite varmanın mümkün olmadığı, hasar tespit tutanağında kabloya hasarın nasıl verildiğinin belli olmadığı, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve deliller ile tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, zararın davalı tarafından verildiğinin ispatlanamadığı; davalının husumetinin bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m. 7/2 gereğince Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden; dava değeri olan 13.591,35 TL üzerinden hesaplanan 2.174,61 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 06/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır