Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1620 E. 2026/2206 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1620
- Karar No
- 2026/2206
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1620 KARAR NO : 2026/2206
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/07/2026 NUMARASI : 2026/759 Esas DAVA : ORGANİK BAĞIN TESPİTİ VE ALACAK KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/10/2026
Taraflar arasında görülen organik bağın tespiti ve alacak davasının yargılaması sırasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 20/07/2026 tarihli ara kararda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... Şti. İle diğer davalılar arasındaki organik bağ, ekonomik bütünlük, fiili hakimiyet ve hakkın kötüye kullanılması teşkil eden yapılanma nedeniyle tüzel kişilik perdesi kaldırılarak, davacı müvekkilinin davalı ... .. Şti.’den olan ve İzmir 6. İcra Müdürlüğü 2025/6979 E. sayılı icra takibi ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1007 E. sayılı itirazın iptali davasına konu edilen alacağından davalılar ... A.Ş., ... ve ...’ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ve HMK m. 109 gereği kısmi alacak davası olarak şimdilik 1.000,00-TL'sinin tahsiline ve davalıların mal varlığını borçtan kaçınma amacıyla başka yapılar üzerine kaydırma ihtimali gözetildiğinde yargılama sonuna kadar ihtiyati haciz kararı verilmemesinin, müvekkili şirketin alacağının tahsilini ciddi biçimde tehlikeye düşüreceğinden İİK m. 257 ve devamı hükümleri uyarınca davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarına ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Dosyanın incelenmesinde; dava konusu alacak yargılamayı gerektirdiği gibi mal kaçırma girişiminde bulunabileceği yönünde sunulan deliller kapsamında mahkememizde bir kanaat oluşmadığı, talep konusu konusu edilen alacağın varlığı ve miktarı ve talep koşullarının mevcut olup olmadığının hususunun yargılamayı gerektirdiği, İİK 257. Madde kapsamında ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı..." gerekçesi ile, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı müvekkili... A.Ş. ile davalı asıl borçlu.... Şti. arasında 25.06.2021 tarihli tedarik ve dağıtım Sözleşmesi kapsamında müvekkilinin, üretimini yaptığı su ve su ürünlerini pazarlama, satma ve dağıtma konusunda ...'ya, Almanya, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Avusturya ve Belçika bölgelerinde Distribütörlük yetkisi verdiğini, ...’nın sözleşme kapsamında doğan ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine taraflar arasında 05.02.2024 ve 20.11.2024 tarihli ek protokoller ... vadesi geçmiş borçlarını kabul ederek ödeme ve teminat yükümlülükleri altına girdiğini, ... tarafından ek protokollerdeki taahhütlerin de yerine getirilmemesi üzerine 17.06.2025 tarihli ihtarname ile vadesi geçmiş 806.616,00-Euro borcun ödenmesi talep edildiğini....’nın bu ihtara rağmen de ödeme yapmaması üzerine, 02.07.2025 tarihli ihtarname ile sözleşme haklı nedenle feshedildiğini ve 1.281.418,00-Euro tutarındaki borcun ödenmesinin talep edildiğini, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/1007 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davasında müvekkili şirketin alacağının temini amacıyla talep edilen ihtiyati haczin, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2025/1831 E., 2026/25 K. sayılı kararıyla kabul edildiğini ve ....’nın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 39.221.673,02-TL ile sınırlı olmak üzere ihtiyaten haczine karar verildiğini, ancak ihtiyati haciz kararının icrası aşamasında ... adına kayıtlı hacze kabil herhangi bir malvarlığına ulaşılamadığını, ....’nın ticaret sicilinde kayıtlı adresinde, aynı faaliyet alanında iştigal eden davalı .... A.Ş.’nin faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini, Ticaret sicili kayıtları ve haciz mahallinde ortaya çıkan fiili durumun... ile ....’un aynı adres, faaliyet alanı ve yönetim iradesi altında hareket ettiğini, müvekkil şirketin alacağına kavuşmasını önlemek amacıyla ....'nın içinin boşaltılarak ticari faaliyete... üzerinden devam edildiğini, diğer davalılar ... ve ...’ın da bu bağlantılı yapılanmanın içerisinde yer aldığının ortaya çıkarıldığını, ....’dan olan aynı alacağın yeniden dava edilmesi amacıyla değil; ... ile diğer davalılar arasındaki organik bağ, ekonomik bütünlük, fiili hâkimiyet ve hakkın kötüye kullanılması teşkil eden yapılanma nedeniyle tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1007 E. sayılı itirazın iptali davasına konu alacaktan .., ... ve ...’ın da tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması amacıyla açıldığını, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haczin reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır. İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur. Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından somut olayın özelliklerine göre organik bağın tespiti ve şimdilik 1.000.00.TL alacak isteminin yargılamaya muhtaç olmasına, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/759 Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen 20/07/2026 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati haciz talep eden davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.