İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/112 E. 2026/634 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/112
Karar No
2026/634
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/112 KARAR NO : 2026/634

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 02/05/2024 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, görevli elektrik tedarik şirketi olan dava dışı ... A.Ş.'nin sözleşmeli abonesi olarak, esnaf işletmesi (kuruyemişçi) olan ... tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmakta olduğunu; davalı şirket tarafından, müvekkilinin bu kullanım yerinde kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla düzenlenen... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak, 08/03/2024 tarihli, ... no'lu ve 141.443,97-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile 08/03/2024 tarihli, ... no'lu ve 85.164,97-TL bedelli ek tüketim faturası olmak üzere müvekkili adına toplam 226.608,94-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini; müvekkilinin bu kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanmadığını, davalı şirket tarafından ileri sürülen haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasının haksız, maddi ve hukuksal mesnetten yoksun olduğunu; tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilinin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının, aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir belge olmadığını ve kaçak elektrik kullanım iddiasını ispata elverişli/yeterli delil olmadığını; ispat yükünün davalı şirkette olduğunu; huzurdaki davadan önce ... 40. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli ve... Değişik İş sayılı ihtiyati tedbir kararı ile müvekkilinin elektrik enerjisinin kesilmemesine dair tedbir kararı verildiğini; HMK m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya konu faturalar ile tahakkuk ettirilen bedelin şimdilik 500,00-TL kısmından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 09/04/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; 23.03.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda müvekkilinin, davaya konu faturaların 38.599,31-TL kısmından sorumlu, 188.009,63-TL kısmından ise sorumlu olmadığı yönünde görüş bildirildiğini belirterek, dava dilekçesindeki 500,00-TL olan netice-i talep miktarını HMK m.176 vd. hükümleri uyarınca ıslah yoluyla 187.509,63-TL artırmış ve netice-i talebini, davaya konu 226.608,94-TL'nin 188.009,63-TL kısmından davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti olarak belirlemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından eksik harç yatırılarak dava ikame edildiğini, davanın HMK m.194 somutlaştırma yüküne aykırılık teşkil ettiğini; müvekkil şirket görevlilerince 06.03.2024 tarihinde yapılan kontrollerde, davacının sözleşmeli abone olduğu kullanım yerinde harici hat vasıtasıyla sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik kullandığının ... seri numaralı tutanakla tespit edildiğini; kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini ve aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, ispat yükünün tutanağın aksini iddia eden davacı tarafta olduğunu; davacının bu yönde herhangi bir somut delil sunamadığını; kaçak elektrik kullanımı tespit edildiği esnada mahalde çekilen video kaydının müteakiben sunulacağını beyanla, ihtiyati tedbir kararına itirazlarını da bildirmek suretiyle davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili, ıslah dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde; menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılamayacağını, harcın fatura bedelleri üzerinden değil bilirkişi raporunda tespit edilen tutar üzerinden ıslah yoluyla tamamlanmasının usule aykırı olduğunu, ıslah talebinin zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uğradığını, ıslaha esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve 27.04.2026 tarihli itiraz dilekçesindeki hususların tekrarı mahiyetinde ek rapor alınması gerektiğini beyan etmiştir. Birleşen ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E., ...K. Sayılı Dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, davalı aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu; müvekkili şirket görevlilerince 06.03.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde, EPTHY m.42/1(b) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini ve... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini; bu tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen faturalara dayalı takibe yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; ayrıca işbu davanın, taraf ve konu ortaklığı nedeniyle ...31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında görülen menfi tespit davası ile HMK m.166 uyarınca birleştirilmesi gerektiğini; icra takibinde uygulanan faizin, EPTHY m.35/6 ve 6183 sayılı Kanun m.51 uyarınca gecikme zammı niteliğinde olup hukuka uygun olduğunu belirterek; davalının ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davalının menkul/gayrimenkul malvarlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesine ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... E., ... K. Sayılı Dosyasında Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin mezkûr kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanmadığını; davacı şirketin, tarafı olduğu uyuşmazlıkta tek taraflı olarak düzenlediği ve müvekkilinin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının HMK m.204 ve m.205 anlamında kesin delil/resmi senet ya da adi senet niteliğinde olmadığını, ispat yükünün kaçak elektrik kullanım iddiasını ileri süren davacı şirkette olduğunu; tutanakta yer alan cihazların tamamının harici hattan beslendiği yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığını; kaçak elektrik kullanımının ispatlanması halinde dahi tüketim bedelinin EPTHY hükümlerine ve EPDK tarifelerine uygun hesaplanıp hesaplanmadığının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini; icra takibinde talep edilen gecikme zammının, haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik alacağına uygulanamayacağını, müvekkilinin tacir sıfatı bulunmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini; faizin KDV'sinin talep edilemeyeceğini; alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını; ayrıca davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak başlattığı icra takibi nedeniyle müvekkili lehine İİK m.67/2 uyarınca takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05/09/2024 tarihli, ... Esas... Karar sayılı kararı ile, taraf ve dava konusu borç ortaklığı nedeniyle davaların HMK m.166 uyarınca birleştirilmesine ve yargılamanın ... 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. ... 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/01/2025 tarihli,...Esas, ... Karar sayılı kararı ile; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün .... tarihli yazı cevabında davacı-birleşen davalı ...'ın tüccar (tacir) olduğunun bildirildiği, kaçak elektrik tespit tutanağında da aboneliğin ticarethane olarak kayıtlı olduğu gözetilerek, uyuşmazlığın TTK m.4 uyarınca (mutlak) ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, Mahkemenin HMK m.114/1-c uyarınca görevsizliğine ve dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine dosya mahkememize (... Esas) tevzi edilmiştir. DELİLLER; Kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı (... seri no'lu, 06.03.2024 tarihli) ve ekleri, kaçak tahakkuk hesap bülteni, davaya konu faturalar (... ve ... seri no'lu), kaçak tespit anına ait video kaydını içerir CD, ... 40. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Değişik İş sayılı ihtiyati tedbir dosyası, ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'nın müzekkere cevapları, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26.08.2025 tarihli kök rapor, 23.03.2026 tarihli ek rapor ve 23.06.2026 tarihli 2. ek rapor ile tarafların bu raporlara karşı beyan ve itiraz dilekçeleri, tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Asıl dava, davalı-birleşen davacı şirket tarafından kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla tahakkuk ettirilen fatura bedellerinden davacı-birleşen davalının borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası; birleşen dava ise, aynı alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davaların taraf ve dava konusu borç ortaklığı bulunması nedeniyle usulüne uygun şekilde birleştirilmiş olup, aşağıdaki değerlendirme her iki dosya yönünden birlikte yapılmıştır. Kaçak Elektrik Kullanımının Varlığı Yönünden Davalı-birleşen davacı şirket görevlilerince 06.03.2024 tarihinde, davacı-birleşen davalının ticarethane (kuruyemişçi) olarak faaliyet gösterdiği ve ... hizmet numaralı tesisatın bulunduğu kullanım yerinde yapılan kontrolde, sözleşmeli sayaç haricinde, sayacın öncesinden alınan harici bir hat ile bir kısım cihazların beslendiğinin tespit edildiği, bu hususun ...seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespit anına ait video kaydına bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle eylem, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ("EPTHY") 42/1-b maddesinde tanımlanan "perakende satış sözleşmesi mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi" haline uymaktadır. Kaçak elektrik tespit tutanağı, özel hukuk tüzel kişisi olan davalı-birleşen davacı şirketin hizmet akdiyle çalışan görevlilerince tek taraflı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle HMK m.204/2 anlamında kesin delil/resmî senet niteliğinde değil ise de (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli, ...E., ... K. sayılı emsal kararı da bu yöndedir), düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup aksi ispatlanıncaya kadar geçerlidir; ispat yükü tutanağın aksini iddia eden tarafa aittir. Somut olayda, tutanağın içeriği yalnızca tek taraflı beyandan ibaret olmayıp, kaçak kullanım anına ilişkin video kaydı ile de desteklenmiş, bu husus dosyada üç ayrı bilirkişi raporunda (kök rapor ile iki ek rapor) tutarlı şekilde teyit edilmiştir. Davacı-birleşen davalı taraf, kaçak elektrik kullanmadığı yönündeki iddiasını, tutanağın ve video kaydının aksini ispatlar nitelikte somut hiçbir delille desteklememiştir. Bu itibarla, davaya konu kullanım yerinde EPTHY m.42/1-b kapsamında kaçak elektrik kullanıldığı hususu, dosya kapsamı ve bilirkişi heyetinin tutarlı tespitleriyle sabit görülmüştür. Kaçak Tüketim Miktarının Hesaplanmasında Esas Alınacak Kurulu Güç Yönünden EPTHY m.44/3 hükmü uyarınca, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi yalnızca bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. Tutanakta harici hattan beslendiği belirtilen cihazların toplam gücü 8,7 kW (1 adet UFO 2.500 W, 3 adet tekli dolap 1.200 W, 1 adet çift kapılı dolap 800 W, 1 adet kettle 2.200 W, 1 adet tost makinesi 2.000 W) olarak gösterilmiştir. Ne var ki EPTHY m.43/5 hükmü, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespitinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasını esas kılmaktadır; bu yükümlülük, tutanakta listelenen her bir cihazın fiilen harici hattan beslendiğinin somut olarak (mümkünse görüntü ile) ortaya konulmasını gerektirir. Bilirkişi heyeti, dosyaya sunulan video kaydını inceleyerek, tutanakta listelenen cihazlardan yalnızca 1 adet UFO (2.500 W), 1 adet çift kapılı dolap (800 W) ve -ikinci ek rapor ile birlikte, davalı-birleşen davacının itirazı üzerine yapılan yeniden incelemede- 1 adet sarı renkli tekli dolabın (400 W) sayacın devreleri sökülüyken çalışır durumda olduğunun görüntüyle sabit olduğunu, buna karşılık kettle, tost makinesi ve diğer tekli dolapların harici hattan beslendiğine dair görüntülü bir tespitin bulunmadığını belirlemiş ve harici hattan beslenen toplam kurulu gücü 3,7 kW olarak kabul etmiştir. Davalı-birleşen davacı vekilinin 09.07.2026 tarihli itiraz dilekçesinde, video kayıtta görülen üçlü priz düzeneği nedeniyle siyah ve lacivert renkli dolapların da aynı harici hatla beslendiğinin kabulü gerektiği ileri sürülmüş ise de; bilirkişi heyeti, kök rapor ile iki ek raporunda tutarlı şekilde, bu cihazların harici hattan beslendiğini gösterir ayrı ve doğrudan bir görüntü/veri tespit edemediğini bildirmiştir EPTHY m.43/5'in aradığı "doğru bulgu ve belge" standardı, kaçak elektrik enerjisi hesaplamasının tüketici aleyhine genişletici biçimde değil, somut ve doğrulanabilir verilerle sınırlı tutulmasını gerektirir; ispat yükü de bu hususta kaçak tespitini yapan ve tahakkuku talep eden davalı-birleşen davacı şirkete aittir. Bu ilke, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikteki kararlarında da (özellikle ...E., ... K. sayılı kararda, kurulu güç ve süre tespitlerine yönelik itirazların somut bulgu ve belgeyle desteklenmesi gerektiği vurgulanarak) benimsenmiştir. Bu itibarla, bilirkişi heyetinin dosya kapsamına, tarafların itirazlarına ve EPTHY hükümlerine uygun şekilde ulaştığı 3,7 kW'lık kurulu güç tespiti mahkememizce de benimsenmiş olup, davalı-birleşen davacının bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Günlük Çalışma Süresi Yönünden EPTHY m.45/3 hükmüne göre, sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerde iki vardiya çalışma halinde günlük 14 saat esas alınırken, diğer tüketicilerde bu süre 8 saat olarak kabul edilmektedir. Aynı maddenin 5. fıkrasına göre vardiya sayısının tespitinde öncelikle kaçak tespitini yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşlarınca verilen resmî belgeler esas alınır. Davalı-birleşen davacı şirket, sayacın ... zaman dilimi endeks verilerinden hareketle günlük ortalama tüketimin ancak 14-15 saatlik bir çalışma süresinde gerçekleşebileceğini, dolayısıyla iki vardiyalı çalışma bulunduğunu ileri sürmüş ise de; bilirkişi heyeti, bu yöndeki matematiksel çıkarımın EPTHY'nin aradığı vardiya tespiti yöntemi (yönetmelikte T-endeksi bölme yöntemine dayalı bir vardiya tespiti öngörülmediği) bakımından isabetli olmadığını, davacı-birleşen davalının ilgili kullanım yerinde iki vardiya çalıştığına dair dosyada herhangi bir resmî belge (iş yeri ruhsatı, ticaret sicil kaydı, meslek odası kaydı vb.) bulunmadığını, üstelik tutanak sonrası (kaçak kullanımın sona erdiği) dönemdeki günlük tüketim verilerinin de iki vardiyalı bir kullanımı doğrulamadığını tespit etmiştir. Anılan tespit yöntemi ve sonucu, emsal içtihatlarda da (İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. ve ... E.... K. sayılı kararlarında, resmî belgeyle desteklenmeyen vardiya iddialarının reddedilerek EPTHY m.45/3-ç uyarınca 8 saatlik sürenin esas alınmasının hukuka uygun bulunduğu) benimsenen yaklaşımla örtüşmektedir. Davaya konu kullanım yeri "diğer tüketici" (ticarethane) kapsamında olduğundan, EPTHY m.45/3-ç uyarınca günlük çalışma süresinin 8 saat olarak esas alınması gerektiği sonucuna varılmış, davalı-birleşen davacının bu yöndeki itirazı da yerinde görülmemiştir. Kaçak/Ek Tüketim Süresi, Posta Masrafı ve Faiz Yönünden EPTHY m.45/1-b ve ç hükümleri uyarınca, ayrı hat çekmek suretiyle gerçekleştirilen kaçak kullanımlarda azami 180 günlük kaçak tüketim süresi ile buna ek olarak azami 185 günlük ek (geriye dönük normal) tüketim süresinin esas alınabileceği düzenlenmiş olup, bilirkişi heyetince bu azami süreler tutarlı şekilde uygulanmıştır; bu hususta esaslı bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı-birleşen davacının, faturada ayrıca gösterilen posta masrafının hesaplamaya dahil edilmediği yönündeki itirazı, tutarı itibariyle esasa etkili görülmemiş olup EPTHY m.47/1 hükmü, posta masrafının faturaya ilave edilen ayrı bir kalem olduğunu düzenlemekte olup kaçak/ek tüketim bedelinin hesaplanmasının bir unsuru değildir; bu itibarla itiraz yerinde görülmemiştir. Faiz yönünden; davalı-birleşen davacı şirketin talep ettiği ve EPTHY m.35/6 ile 6183 sayılı Kanun m.51'e dayandırdığı gecikme zammı, haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanımından doğan alacaklar bakımından uygulanamaz; zira Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre bu nitelikteki alacaklarda, alacaklının sıfatına göre değil borçlunun sıfatına göre avans veya yasal faiz uygulanması gerekmektedir. EPTHY'nin 14.01.2025 tarihinde yürürlüğe giren değişikliği ile eklenen ve gecikme zammı uygulanmasını öngören 47/5. madde ise, tutanak (06.03.2024) ve takip (06.05.2024) tarihlerinden sonra yürürlüğe girdiğinden somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Davacı-birleşen davalı Servet AKAN'ın, Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 25/10/2024 tarihli yazı cevabıyla sabit olduğu üzere tacir sıfatını haiz olması nedeniyle, bilirkişi heyetinin seçenekli olarak sunduğu hesaplamalardan avans faizi esas alınmıştır. Sonuç Hesaplama Yukarıda açıklanan kurulu güç (3,7 kW), günlük çalışma süresi (8 saat) ve süre (180/185 gün) esaslarına göre bilirkişi heyetinin 23.06.2026 tarihli 2. ek raporunda ulaştığı sonuç mahkememizce benimsenmiş olup, buna göre; - Kaçak kullanım bedeli: 27.079,04-TL, - Kaçak ek tüketim bedeli: 16.198,98-TL, - Toplam sorumlu olunan tutar: 43.278,02-TL, - Davaya konu 226.608,94-TL'lik toplam tahakkukun 183.330,92-TL'lik kısmından davacı-birleşen davalının borçlu ve sorumlu olmadığı, - Faturaların son ödeme tarihi olan 18.03.2024 ile icra takip tarihi olan 06.05.2024 arasındaki 49 günlük süre için avans faizi oranına göre işlemiş faiz miktarının 2.570,89-TL, işlemiş faizin KDV'sinin 514,17-TL olduğu tespit edilmiştir. Asıl Dava (Menfi Tespit) Yönünden Değerlendirme Davacı-birleşen davalı vekili, 09.04.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile netice-i talebini, 226.608,94-TL'nin 188.009,63-TL kısmından borçlu olunmadığının tespiti olarak belirlemiştir. HMK m.26 uyarınca mahkeme, taleple bağlı olup ıslah ile belirlenen bu miktarı aşan bir tespite hükmedemez. Ancak yukarıda açıklanan ve mahkememizce benimsenen bilirkişi tespitine göre, davacı-birleşen davalının borçlu olmadığı miktar 183.330,92-TL olup, bu tutar ıslah ile talep edilen 188.009,63-TL'nin altında kalmaktadır. Bu itibarla, davacı-birleşen davalının talebinin 183.330,92-TL'lik kısmı yönünden ispatlandığı, kalan 4.678,71-TL (188.009,63-TL - 183.330,92-TL) yönünden ise talebin dosya kapsamındaki delillerle desteklenmediği sonucuna varılarak, asıl davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı-birleşen davacının ıslah talebine yönelik usule ilişkin itirazları (harcın hangi tutar üzerinden tamamlanması gerektiği, ıslah süresi vb.) yönünden; dava, dava dilekçesinde açıkça "kısmi dava" ve "fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak" kaydıyla, şimdilik 500,00-TL üzerinden açılmış olup bu haliyle usulüne uygun bir kısmi menfi tespit davasıdır; HMK m.176 vd. hükümleri uyarınca yargılama sırasında usulüne uygun şekilde verilen ıslah dilekçesiyle talep miktarının bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmasında ve buna ilişkin tamamlama harcının bilirkişi raporunda belirlenen (borçlu olunmadığı iddia edilen) tutar üzerinden yatırılmasında usule aykırılık bulunmamaktadır; bu yöndeki itirazlar yerinde görülmemiştir. Birleşen Dava (İtirazın İptali) Yönünden Değerlendirme Davacı-birleşen davalı ... tarafından, davalı-birleşen davacı Servet Akan aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine, borçlunun süresinde itiraz etmesi üzerine takip durmuştur. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, takip konusu alacağın 43.278,02-TL'lik asıl alacak kısmı yönünden sabit olduğu, buna 49 günlük döneme ilişkin 2.570,89-TL avans faizi ile 514,17-TL faizin KDV'sinin eklenmesi gerektiği anlaşılmakla, itirazın 46.363,08-TL (43.278,02-TL + 2.570,89-TL + 514,17-TL) tutar yönünden iptaline ve takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına karar vermek gerekmiş, fazlaya ilişkin istem yönünden ise itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK m.67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takip konusu alacağın likit (belirlenebilir) olması gerekir. Somut olayda alacağın varlığı ve miktarının ancak özel ve teknik bilgi gerektiren bilirkişi incelemesi (kök rapor ve iki ek rapor) sonucunda, üstelik yargılama sürecinde birden fazla kez değişen tutarlarla belirlenebilmiş olması, alacağın likit olmadığını göstermektedir. Bu husus, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış içtihadıyla da (...E., ...K. sayılı karar) örtüşmektedir. Bu itibarla davacı-birleşen davalı ...'ın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı-birleşen davacı ... tarafından İİK m.67/2 uyarınca talep edilen kötü niyet tazminatı yönünden ise; icra takibine dayanak kaçak elektrik alacağının belirli bir kısmı yönünden (43.278,02-TL asıl alacak) sabit olduğu ve itirazın iptali davasının kısmen kabul edildiği gözetildiğinde, davacı-birleşen davalı ...'ın takibi haksız ve kötü niyetli olarak başlattığından söz edilemeyeceğinden, bu talebin de reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle, dosya kapsamı, bilirkişi heyetinin kök rapor ile iki ek raporunda yer alan ve tutarlı görülen tespit ve hesaplamaları, tarafların toplanan delilleri ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan gerekçeler birlikte değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı ... A.Ş. tarafından davacı ... adına düzenlenen 08.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 141.443,97-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile 08.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 85.164,97-TL bedelli ek tüketim faturası ile tahakkuk ettirilen toplam 226.608,94-TL'nin 183.330,92-TL'lik kısmından davacının borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Birleşen ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası yönünden, Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı ...'ın ... 29. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının, 43.278,02-TL asıl alacak, 2.570,89-TL işlemiş avans faizi ve 514,17-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 46.363,08-TL tutar yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Birleşen davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, Kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından reddine, Asıl dava yönünden; 3-Asıl davada karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 12.523,33 TL nispi karar harcının, peşin alınan 427,60 TL harç ile 3.202,20 TL ıslah harcının mahsubu ile geri kalan 8.893,53 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Asıl davada kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Asıl davada reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 4.178,71 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Asıl davada davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 4.118,20TL (427,60 TL BHV, 60,80TL VSH, 427,60TL peşin harç, 3.202,20 TL ıslah harcı ) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Asıl davada davacı tarafından yapılan toplam 19.905,00 TL (19.500,00 TL bilirkişi ücreti, 405,00 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 19.409,65 TL'sının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Birleşen dava yönünden; 8-Birleşen davada karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.167,06 TL nispi karar harcının, peşin alınan 2.882,48 TL harç harcının mahsubu ile geri kalan 284,58 TL harcın dosya davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Birleşen davada kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Birleşen davada reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Birleşen davada davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 3.370,88 TL (427,60 TL BHV, 60,80TL VSH, 2.882,48TL peşin harç ) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 11-Birleşen davada davacı tarafından yapılan toplam 10.576,00 TL TL (10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 76,00tL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 2.054,49 TL'sının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 23/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/112, K. 2026/634, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-112-e-2026-634-k-8bae634c1476