Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/283 E. 2026/1176 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/283
Karar No
2026/1176
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/283 Esas

KARAR NO:2026/1176

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:17/10/2024

NUMARASI:2022/169 ESAS 2024/689 KARAR

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:09/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı asilin dava dilekçesinde özetle; 15.07.2014 tarihinde,davalılardan ...'in kendisine telefon edip işyerine çağırdığını, kendisinin de duruşmadan sonra işyerine gittiğini, önüne boş bir senet koyduğunu ve kendisine “beni seviyorsan, bu senedi imzalarsın yoksa beni bir daha beni göremezsin" dediğini, "tabii ki seni seviyorum" dediğini, onu kaybetmemek için, bu manevi baskı altında, 15.07.2014 tarihinde, boş olan senedi imzalayıp verdiğini, 24.07.2014 tarihinde muhtarlıktan aldığı İstanbul 23. İcra Müdürlüğünden gönderilen ... Sayılı dosya ile ilgili ödeme emri ile ekindeki senedi incelediğinde davalılardan ...'e imzalayıp verdiği boş olan senedin, Av....'ın bürosunda birlikte doldurulmuş ve ... tarafından, kardeşi olan ...na ciro edilmiş olduğunu, davalılardan ... de, borçlu gösterilerek, hakkında kambiyo takibi yapılmış olduğunu, boş olarak imzalayıp verdiği senede 950.000.00 TL bedelli 15.01.2014 tanzim tarihi ve 01.07.2014 ödeme tarihi yazılmış olduğunu ve kendisinin dışında doldurulmuş olduğunu, imza dışındaki, yazılar ve tarihlerin kendisine ait olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesinde bu hususun ortaya çıkacağını, söz konusu senedin borç senedi olmadığını hatır senedi olduğunu, davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine kendisinin davalılardan alacağının bulunduğunu, "... Şişli-İST." adresinde bulunan kuaför işyeri açılışı için, davalı ...'e 300 adet Cumhuriyet altını ile nakit para verdiğini, tanıklarının bu duruma şahit olduğunu ve dinlenmelerini talep ettiğini, davalılara, 950.000.00 TL'lik bir borcunun olmadığını, ... ve ...'ün abla-kardeş olduklarını, maddi yönden durumları iyi olmayan insanlar olduğunu, iş yerine ortak yaptığı davalıların, ev ve işyeri ile işyerindeki çalışanların maaşlarını da kendisinin ödediğini, bunun için... Şubesinden 950.000.00 TL tutarında, başka işleri ve başka yerden gelirleri olmayan ve kendisinin alacaklı olduğu davalılara, kendisinin (950.000.00) TL borçlu olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 950.000.00 TL'lik borcun dayanağı ve sebebinin açıklanması ve belgelendirilmesinin gerekmekte olduğunu, muvazaa nedeniyle temlikin iptalini, davalılara ise 950.000.00TL borçlu olmadığının tespiti ile teminatsız olarak yargılama sonuna kadar icranın geri bırakılmasını talep etmiştir.

CEVAP:Davalılar tarafından, davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2024 Tarih 2022/169 Esas 2024/689 Karar sayılı kararı:"...HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının dava dilekçesindeki asli talep niteliğinde olan "Beyoğlu .. Noterliğince düzenlenen 21/10/2014 tarihli ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesinin iptaline" yönelik davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın sübut bulmadığından reddine, Davacının dava dilekçesindeki feri talep niteliğindeki "950.000-TL bedelli 15/01/2014 tanzim tarihli, 01/07/2014 ödeme tarihli ve düzenleyenin davacı olarak gözüken, daha önce İstanbul 23.İcra Müdürlüğünün ....sayılı dosyasına konu edilen bonoya yönelik" davalılar ... (...), ... ve ... aleyhine açılan menfi tespit davasının sübut bulmadığından reddine,..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı asil istinaf dilekçesinde; 15.07.2014 tarihinde, davalılardan ...'in kendisine telefon edip işyerine çağırdığını, kendisinin de duruşmadan sonra işyerine gittiğini, önüne boş bir senet koyduğunu ve kendisine “beni seviyorsan, bu senedi imzalarsın yoksa beni bir daha beni göremezsin" dediğini, "tabii ki seni seviyorum" dediğini, onu kaybetmemek için, bu manevi baskı altında, 15.07.2014 tarihinde, boş olan senedi imzalayıp verdiğini, 24.07.2014 tarihinde muhtarlıktan aldığı İstanbul 23. İcra Müdürlüğünden gönderilen ... Sayılı dosya ile ilgili ödeme emri ile ekindeki senedi incelediğinde davalılardan ...'e imzalayıp verdiği boş olan senedin, Av....'ın bürosunda birlikte doldurulmuş ve ... tarafından, kardeşi olan ...na ciro edilmiş olduğunu, davalılardan ... de, borçlu gösterilerek, hakkında kambiyo takibi yapılmış olduğunu, boş olarak imzalayıp verdiği senede 950.000.00 TL bedelli 15.01.2014 tanzim tarihi ve 01.07.2014 ödeme tarihi yazılmış olduğunu ve kendisinin dışında doldurulmuş olduğunu, imza dışındaki, yazılar ve tarihlerin kendisine ait olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesinde bu hususun ortaya çıkacağını, söz konusu senedin borç senedi olmadığını hatır senedi olduğunu, davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine kendisinin davalılardan alacağının bulunduğunu, "... Şişli-İST." adresinde bulunan kuaför işyeri açılışı için, davalı ...'e 300 adet Cumhuriyet altını ile nakit para verdiğini, tanıklarının bu duruma şahit olduğunu ve dinlenmelerini talep ettiğini, davalılara, 950.000.00 TL'lik bir borcunun olmadığını, ... ve ...'ün abla-kardeş olduklarını, maddi yönden durumları iyi olmayan insanlar olduğunu, iş yerine ortak yaptığı davalıların, ev ve işyeri ile işyerindeki çalışanların maaşlarını da kendisinin ödediğini, bunun için... Şubesinden 950.000.00 TL tutarında, başka işleri ve başka yerden gelirleri olmayan ve kendisinin alacaklı olduğu davalılara, kendisinin (950.000.00) TL borçlu olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 950.000.00 TL'lik borcun dayanağı ve sebebinin açıklanması ve belgelendirilmesinin gerekmekte olduğunu, İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014-312 D.İş Sayılı dosyasından alman 18.07.2014 tarihli ihtiyati haciz kararı ile, bana ait (7) taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, İstanbul / Ataşehir” deki bir dairesini satıldığını, 50.000.00TL. için ihtiyati haciz kararı alındığı halde, 950.000.00TL. lık icra takibi yapıldığını, ... tarafından; ( Kardeşi ) olan ...'e ciro edilen alacak, ... tarafından da; (Ablası) ... (...)'in ( Sevgilisi ) olan ...'ya, temlik edildiğini, Temlikin, geçerli bir temlik olmadığını, Muvazaalı bir alacağım temlikinin de muvazaalı olduğunu, Beyoğlu ... Noterliğinde yapılan, 21. Ekim. 2014 Tarih,... Yev. No.lu Temliknameye dayanarak, Davalı-..., İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından, kendisine ait (7) taşınmazın satışını istendiğini, 1.126.225.12 TL. lik temlikin, hangi banka, hangi şubedeki hangi hesaptan; hangi banka ve hangi şubedeki, hangi hesaba veya iban numarasına transfer edildiğinin açıklanması ve yazılı belge ile belgelendirilmesi gerektiğini, Mücerret olarak, 1.126.225.12 TL.yi (aldım, verdim) beyanı geçerli olmadığını, çünkü ortada, para alma ve verme hadisesi bulunmadığını, Av....'ın, ... ve ... aleyhine, İstanbul 3. Tüketici Mahkemesinde ikame ettiği ... sayılı davada temlikin, muvazaalı olduğunu beyan ettiğini, davlılar ... ( ...) ve ...'ın cezaevinde yatmış sabıkalı kişiler olduğunu, kandırıldığını, davalı ... de diğerleriyle ortak irade ile hareket ettiğini, mahkemeye bildirdiği delilerin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, senet üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan ve gerekli araştırmalar yapılmadan verilen kararın, yerinde bir karar olmadığını, Mahkemeye sunduğu yemin teklifi yerine, mahalli mahkemece hazırlanan yemin metninin okutulması, Terditli olarak açılan davanın karmaşık olarak nitelendirilmesi, İstanbul 3. Tüketici Mahkemesindeki ... ve İstanbul 10. icra Müdürlüğünün ... sayılı dosyalarının incelenmemesi, temlike ilişkin olarak, para transferlerine ilişkin araştırma yapılmaması yerinde olmadığını,Davalıların, davaya cevap vermediklerini, hal böyle iken, tanık listesinde bildirilen tanıklar için davalıların, tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığına ilişkin gerekçenin yerinde olmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, Temlikin iptali, aksi halde menfi tespit istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı tarafından, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından, HMK 31. Madde kapsamında sunduğu 02/11/2023 tarihli dilekçesinde; Dava dilekçesindeki asli talebine konu istemin "Beyoğlu ... Noterliğince düzenlenen 21/10/2014 tarihli ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesinin iptali", feri talebinin ise "İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu 950.000-TL bedelli, 15/01/2014 tanzim tarihli, 01/07/2014 ödeme tarihli olarak keşide edilen bonoya" dayalı menfi tespit istemi olarak açıkladığı görülmüştür.Uyuşmazlığa konu bono suretinden; 950.000-TL bedelli, 15/01/2014 tanzim tarihli, 01/07/2014 ödeme tarihli bononun, davacı tarafından davalı ... adına keşide edildiği, lehtar cirantadan sonra bononun davalı ... ...'na devir ve teslim edildiği, hamil ... tarafından keşideci ve lehtar aleyhinde icra takibi başlatıldığı, ... ... tarafından Beyoğlu ... Noterliğince düzenlenen 21/10/2014 tarihli ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile icra dosyasına konu alacağı diğer davalı ...'ya temlik edildiği görülmüştür.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6098 sayılı TBK m.183 ve devamı maddelerinden temlik sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapılması gerekli ve yeterli olup, geçerliliği için resmî şekil şartı öngörülmediği gibi alacaklının borçlunun rızasına gerek olmadan hakkını üçüncü bir kişiye devir edebileceği, alacağın temlikinin söz konusu olabilmesi için, öncelikle temlik edilecek bir alacağın mevcut olması gerektiği, bu kapsamda alacağın hukukî muameleden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden veya kanundan doğmuş olması arasında hiçbir farklılık bulunmadığı, davacı tarafından her ne kadar temlik sözleşmesinin muvazaa hukuki sebebine dayalı olarak iptaline karar verilmesi talebiyle dava açılmış ise de dosya kapsamında iddiayı ispata elverişli delil bulunmadığından asli talebine konu istemin mahkemece reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, fer'i talebine konu menfi tespit istemli davada ise, her ne kadar irade fesadı iddiasına dayanıldığı görülmekte ise de, davaya konu senedin 2014 yılında davacı aleyhinde icra takibine konu edilmesine karşın huzurdaki davanın 2022 yılında açıldığı, iddianın ileri sürülüş şekline göre "hata ve hile" hukuksal sebebine dayalı dava yönünden TBK 39. Maddesinde öngörülen bir yıllık dava açma süresinin fazlasıyla geçirildiği, hak düşürücü sürenin hukuki niteliği gereği mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği, bononun boş olarak düzenlenmesi mümkün olup, tedavüle sokulduğu sırada zorunlu unsurlarının tamamlanması yeterli olduğundan, boş olarak düzenlenen bonoyu alan kişi lehdar hanesine kendi ismini yazabileceği gibi kendisinin borçlu olduğu başkasının ismini yazarak da bonoyu fiilen devretmesi mümkün olduğu, bonodan doğan hakların bonoyu elinde bulundurana ait olduğu, Davacının, davalı hamile karşı ancak TTK'nun 687. maddesinde yazılı koşullarla def'ilerini ileri sürebilecek olup, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, bono keşidecesi davacının öncelikle bonoyu verdiği kişiye borçlu olmadığını, davalı hamilin bildiğini ve ayrıca bonoyu iktisap ederken bile bile davacı borçlu zararına hareket ettiğini ispat etmesi gerekeceği, dosya kapsamında ispata elverişli delil bulunmadığı gibi davacı yemin teklifinin davalı tarafından eda edilmesi karşında ilk derce mahkemesince asıl ve terditli talep yönünden davaların ayrı ayrı reddine karar verilmesi yerinde olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/283, K. 2026/1176, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-283-e-2026-1176-k-786d335de0da