Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/280 E. 2026/1074 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/280
- Karar No
- 2026/1074
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/280 Esas
KARAR NO:2026/1074
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/12/2024
NUMARASI:2024/75 ESAS, 2024/900 KARAR
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı alacaklının İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/06/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/11/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/12/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/05/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/08/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/07/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/09/2019 Vade Tarihli,
50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/10/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/01/2020 Vade Tarihli senetler yönünden kambiyo senedine özgü icra yolu ile takip başlattığını, müvekkilinin .... Şti.'nin tek yetkilisi olduğunu, icra takibine konu senetlerin tutarlarının yetkilisi olduğu şirketin banka hesabından davalı alacaklının hesabına muhtelif tarihlerde ödemeler yaptığını, söz konusu ödemelerde bir kısım dekontlardan dava konusu senetlere ilişkin bilgi verildiğini, bir kısım ödemelerde herhangi bir dekont açıklaması yapılmadığını, müvekkilinin tek yetkili olduğu şirket ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki veya alacak ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu senet bedellerini tek yetkili olduğu şirket üzerinden ödeyerek borcunu bitirdiğini, davaya konu icra takibinde davalı alacaklı davacı müvekkiline protesto çekmeden icra takibi başlattığını, müvekkilinin ise İstanbul Anadolu 21.İcra hukuk mahkemesi 2022/181 Esas sayılı dosyasından takibin iptali istemli dava açtığını, yargılama neticesinde takibin iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, ancak davacı müvekkil dava konusu senetler yönünden sadece usuli anlamda yanlış açılan icra takibinden kurtulduğunu, dava konusu senetler yönünden ayrıca ilamsız icra takibi veya alacak davası açılabilecek olup bu nedenlerle ödemesini yaptığı halde aleyhine hukuki işlem yapılabilecek olması karşısında borçlu olmadığının tespitini talep etmesinde hukuki menfaati bulunduğunu, bedelsiz kalan senetler icra takibine konulması sebebi ile TCK 156 maddesi uyarınca davalı hakkında suç duyurusunda bulunulacağını, davalı, bono keşidecesine karşı da haciz işlemleri yapmakta olduğunu, ödemleri alınan senetlerden mükerrer tahsilat yaptığını, davalının müşteki nezdinde alacaklı sıfatı kalmadığını, alacaklı taraf olan davacı müvekkil olduğunu, ciro silsilesi bozulmakla beraber senet ödemelerini tahsil eden davalının, senetleri iade etmemesi ve keşideciye haksız icra takibine devam eden davalıya karşı menfi tespit davası açılması zorunlu olduğunu, yapılan ödemelere rağmen söz konu senetler icra takibine konu edildiğinden işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, icra takibi kötü niyetle başlatılmış olup %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek; davanın kabulü ile İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/06/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/11/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/12/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/05/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/08/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/07/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/09/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/10/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/01/2020 Vade Tarihli senetlere ilişkin borçlu olmadığının tespitini, senetlerin davacıya iadesini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı sıfatı bulunmayan davacının ödeme iddiasına dayalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, takip davacı yönünden iptal edildiği takip sıfatının kalmadığını, takip edilen sıfatı kalmayan ...'ın davacı sıfatının da olamayacağını, kambiyo ilişkisi nedeniyle müracaat edilemeyeceğinin hükmen sabit olduğunu, davacının temsilcisi olduğu şirket hesabından müvekkiline sadece 22.01.2018 Tanzim, 01.06.2019 Vade tarihli 50.000,00 TL senet bedelinin ödendiğini, diğer ödemelerin senetten başka cari alacaklara karşılık olduğu borçlarına mahsuben havale edildiği görüldüğünü, senet ve ferilerinden kaynaklanan alacaktan feragat edildiğini, feragat dilekçesi 22.02.2024 tarihinde İstanbul 16. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyaya ibraz edildiğini, havalenin aslında bir borç ödemesi olduğunu, itirazı kayıt ve açıklama da içermeyen ödemelerin borca karşılık verildiği yasal karine olduğunu, ispat yükünün de davacıda olduğunu savunarak; davanın husumet nedeniyle reddini, davanın esastan reddini, %20 oranında tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/75 Esas 2024/900 Karar 03.12.2024 Tarihli Kararı: "...Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibine konu bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğu, davacının dava ve takip konusu bonoların tek yetkilisi olduğu .... Şti'nin banka hesaplarından ödendiğini ileri sürdüğü, davalı tarafça ise sadece 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/06/2019 Vade Tarihli senet bedelinin ödendiği, diğer ödemelerin başka cari alacaklara karşılık havale edildiğini savunduğu, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/06/2019 Vade Tarihli bono yönünden borcun ödenmiş olması nedeniyle davalının dava tarihinden sonra takipten feragat ettiği, bu beyanın maddi hukuk anlamında da sonuç doğurduğu, bu sebeple dava konusu bu bono yönünden davanın konusuz kaldığı ve davanın açıldığı tarihte bu bono yönünden davacının davayı açmakta tamamen haklı olduğu, bu sebeple HMK 331 uyarınca bu bono yönünden yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi gerektiği, diğer bonolar yönünden ise davacının bono bedellerini ödediğini ispatlamakla mükellef olduğu, yukarıda örneği ortaya konulan bonolardan da görüleceği üzere davacının bononun lehtarı, dava dışı şirketin keşideci, somut olayda bilirkişi raporu da dikkate alığında davacının dava dışı üçüncü şahıs şirketin keşideci ve davalının ciranta ve son hamil (yetkili hamil) olduğu, davacının bononun lehtarı ve cirantası olması nedeniyle şahsen borç altında olduğu, alacaklının para borcunun üçüncü kişi tarafından ifasında menfaati bulunsa da, dava dışı üçüncü kişi .... Şti tarafından yapılan ödemelerin davacının davalıya dava konusu bonolardan kaynaklanan şahsi borcuna ilişkin olduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, bu sebeple bu bonolar yönünden davanın reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Dava konusu 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/06/2019 Vade Tarihli bono yönünden davanın konusuz kalmış olması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- Dava konusu 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/11/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/12/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/05/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/08/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/07/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/09/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/10/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/01/2020 Vade Tarihli bonolar yönünden DAVANIN ESASTAN REDDİNE,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesi tarafından, dosyada yer alan somut delillerin, beyanlarının ve yine bilirkişi raporunda yer verilen tespitler dikkate alınmadığını, dosyaya sunulan somut delillerle birlikte yeterli muhakeme yapılmadan ve yine yeterli gerekçe sunulmadan davanın reddine hükmedildiğini, ilk derece mahkemesince hukuki denetime elverişli olmayan karar usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin borçlu olmadığı senetlerden kaynaklı hakkında mükerrer tahsilatların yapılmasının önü açıldığını, davacı müvekkil dava konusu senetler yönünden sadece usuli anlamda yanlış açılan icra takibinden kurtulduğunu, davalı alacaklı taraf müvekkile karşı pek çok haksız takip girişiminde bulunduğunu, davada davalı tarafın sunmuş olduğu cevap dilekçesinde müvekkilinin 22.01.2018 tanzim, 01.06.2019 vade tarihli 50.000 TL senet bedelini ödediğini kabul etmiş olmasına rağmen tahsili gerçekleşen çeki yeniden takibe koyduğunu, gerekçesiz şekilde hüküm kurulduğu gibi bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde de dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davalı şirketin defterlerinde, taraflar arasında ticari ilişki olduğuna dair hesap kayıtlarına rastlanmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; Menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince; "...-Dava konusu 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/06/2019 Vade Tarihli bono yönünden davanın konusuz kalmış olması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- Dava konusu 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/11/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/12/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/05/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/08/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/07/2019 Vade Tarihli, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/09/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/10/2019 Vade Tarihli,50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli,01/01/2020 Vade Tarihli bonolar yönünden DAVANIN ESASTAN REDDİNE,..." karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava ve takip konusu her biri 50.000,00-TL bedelli ve 22.01.2018 düzenlenme tarihli 9 adet bonoların tek yetkilisi olduğu dava dışı .... Şti'nin banka hesaplarından ödendiğini ileri sürdüğü, davalı tarafından 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli ve 01/06/2019 Vade Tarihli senet bedelinin ödendiğinin, diğer ödemelerin ise başka cari alacaklara karşılık havale edildiğini savunduğu, 50.000,00 TL Miktarlı 22/01/2018 Tanzim Tarihli 01/06/2019 Vade Tarihli bono yönünden borcun ödenmiş olması nedeniyle davalının dava tarihinden sonra takipten feragat ettiğinden dava konusu bu bono yönünden davanın konusuz kaldığı ve ancak davanın açıldığı tarihte bu bono yönünden davacının davayı açmakta haklı olduğu, davacının bono lehtarı ve cirantası olması nedeniyle şahsen borç altında olduğu, dava dışı üçüncü kişi .... Şti tarafından yapılan ödemelerin dava konusu bonolardan kaynaklanan borca ilişkin olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, davacı tarafından her ne kadar delil listesinde "yemin" deliline de dayandığı görülmekte ise de bu hususta istinaf sebebi ileri sürülmediği anlaşılmakla sekiz adet bono yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2026