Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/273 E. 2026/979 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/273
Karar No
2026/979
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/273 Esas

KARAR NO:2026/979

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:05/11/2024

NUMARASI:2022/620 Esas, 2024/673 Karar

DAVANIN KONUSU:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)

KARAR TARİHİ:16/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile dava dışı .... AŞ. arasında 05/11/2021 tarihli, ... sözleşme numaralı, 200.000.000-TL limitli Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, faktöring işlemleri çerçevesinde dava dışı .... AŞ'nin, 6 adet faturaya konu toplam 13.962.797,07-TL alacağının, 01/02/2022 tarihinde, müvekkiline temlik ve devredildiğini, dava konusu temlik alınan alacağının ödenmesi için Beşiktaş .... Noterliğinden keşide edilen 03/03/2022 tarihli, ... yevmiye numaralı ve 14/02/2022 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamelere rağmen davalının ödeme yapmaması üzerine, İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasından başlatılan takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların bahse konu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olması sebebiyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından davacı şirkete gönderilen Ankara ... Noterliği'nin 18/02/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, dava dışı ...'in dava konusu edilen faturalara ilişkin olarak davacıdan herhangi bir finansman kaynağı kullanmadığı bu nedenle yapılan temliklerin geçersiz olduğunun taraflarına bildirildiğini,davacının ise dava dışı ...'e 24.000.000-TL ödeme yaptığını ileri sürdüğünü, bu ödemelerin dayanağı olarak da ...'e verilen taşeron çeklerini gösterdiğini, faturaların gösterilen çekler ile bir ilgi ve alakası bulunmadığını, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temlikin geçersiz olduğuna karar verildiğini, temlik konusu edilen 6 adet faturaya konu işlere ilişkin geçici kabul ya da kesin kabulünün de yapılmadığını, temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini, davacı icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğundan %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı ile asıl borçlu ... .... AŞ arasında 05/11/2021 tarihli 200.000.000,TL limitli faktoring sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçlu ... ... AŞ nin yapmış olduğu satış ve teslimler ile vermiş olduğu hizmetler nedeniyle ...'ne kesmiş olduğu faturaları davacı şirkete temlik ettiği, faktoring müşterisidava dışı .... AŞ'nin faktoring işlemlerinin 01/02/2022 tarihinde gerçekleştirilmesinden bir müddet sonra 08/02/2022 tarihinde Ankara 3 ATM nin 2022/86 E.sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğu, dava sonunda iflasına karar verildiği, davacı faktoring şirketi tarafından dosyaya 17/01/2022 tarihli; ... Faktoring hesabından, ...'taki ... Hesabına (müşteri temlik ödemesi açıklaması ile) 24.000.000-TL'lik bir ödeme dekontu sunulmuş olmakla birlikte, faktoring işlemi 01/02/2022 tarihli olup bu tarihten önce yapılan ödemenin davaya konu faktoring işlemi ile bir ilgisinin olmadığınıın anlaşıldığı, anılan durum karşısında ibraz edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davaya konu faktorng işlemindeki amacın faturaların temliki ile ön finansman sağlamak olduğu, faturalar temlik alınmış olduğu halde faktoring şirketi tarafından müşterisi ... AŞ'ye ödeme yapılmayarak ön finansman sağlanmadığı, yönetmeliğin "bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak olan fatura veya benzeri belgeler le tevsik edilebilen alacakların satın alınması veya tahsilinin üstlenilmesidir." hükmü kapsamında faktoring şirketi tarafından temlik alınan faturaların (satın alınması değil) tahsili görevinin yüklenilmiş olduğu, ancak ... AŞ'nin faktoring şirketinden talebinin tahsilat hizmeti sağlanması olmayıp ön finansman sağlamak olduğu görülmekle, temlik alınan faturalar miktarınca bir ödeme, faktoring şirketi tarafından ön finansman talebi şeklinde olan faktoring işlemi gerçekleşmemiş olduğu, davaya konu bu faktoring işlemleri ile ilgili olmak üzere faktoring müşterisi ... .... AŞ' nin davacıya borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine; koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece itirazları doğrultusunda yeni bilirkişi raporu alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verlimesi gerekirken, hatalı değerlendirmeler içeren 25/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, yerel mahkemenin tespitinin aksine somut olay kapsamında bir faktoring ilişkisi kurularak, temlik işlemlerinin gerçekleştirildiğini, faktoring işleminin şekil değiştirmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, 17/01/2022 tarihinde yapılan ödemenin, faktoring sözleşmesi kapsamında gerçekleştirildiğini, bu hususun dava dışı faktoring müşterisi tarafından, iflas müdürlüğü dosyasında da açıkça kabul edildiğini, faktoring müşterisinin bu beyanının, mahkemenin incelemesine sunulmasına rağmen, gerekçeli kararda bu hususa yer dahi verilmediğini, müvekkili şirket tarafından, faktoring sözleşmesi kapsamında ön finansmanın gerçekleştirilmiş olduğu sabit olup, aksi kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için söz konusu temlike ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından ayrıca bir ön finansmanın gerçekleştirilmediği ihtimalinde dahi, müvekkil şirket davaya konu temlik olan alacağı davalı fatura borçlularından faktoring sözleşmesinde yer alan hükümler uyraınca talep edebileceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı ...'in temlike konu edilen faturalardan dolayı bir alacağının olmadığının, eksik ve ayıplı işlerin olduğu ve hatta faktoring sözleşmesinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile iptal edildiğinin müvekkil şirket tarafından davacıya bildirildiğini, tüm bu bildirimlere rağmen davacının takibe geçtiğini, haklı kötü niyet tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken, reddine karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Davacı faktoring şirketi ile müşterisi olan dava dışı .... AŞ arasında 01/02/2022 tarihinde faktoring işlemi gerçekleştirilerek, toplam 13.962.797,07-TL bedelli faturaların temlik alındığı, ancak temlik alınan faturalar karşılığında davacının dava dışı faktoring müşterisine finansman sağlamadığı, bu nedenle 6361 sayılı yasanın 9/2.maddesi uyarınca geçerli bir temlik işleminin sağlanmadığı, davacı tarafından dava dışı faktoring müşterisine ödenen 24.000.000-TL'lik bir ödeme dekontu sunulmuşsa da, bu ödeme 17/01/2022 tarihli olup, davaya konu faktoring işleminden önce gerçekleşen ödemenin faktoringle ilgili olmadığı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

3-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davalıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/273, K. 2026/979, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-273-e-2026-979-k-e870638ebd72